Bölümler 12Şu an: 4. Bölüm İtalya'dan Gelen
- 1 1. Bölüm Sahte Işıklar Altında337 kelime
- 2 2. Bölüm Benim Gölgemde240 kelime
- 3 3. Bölüm Yeni Hayat984 kelime
- 4 4. Bölüm İtalya'dan Gelen719 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5. Bölüm Tetiğe Bas1.068 kelime
- 6 6. Bölüm Sırça Kırıkları1.045 kelime
- 7 7. Bölüm Hedef: Alina968 kelime
- 8 8. Bölüm Kıyamet Geri Dönüyor1.115 kelime
- 9 9. Bölüm Gerçeklere Yabancı916 kelime
- 10 10. Bölüm Kriz1.905 kelime
- 11 11. Bölüm Lanet Mevzu1.159 kelime
- 12 12. Bölüm Kolye1.671 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tam o sırada kapı açıldı. Bütün yüzler kapıya döndü. Abim başını çevirdi. "Geldin demek." Kapıda ki adamın kim olduğunu bilmiyordum. Ama Mira ve Demir hariç herkes biliyor gibiydi. Kapıdan giren çocuk rahat bir tipe benziyordu. Siyah ceket, açık yaka gömlek ve rahat ama kontrolü elden bırakmayan bir duruş. Akyazdı ama ela gözleri dikkat çekiyordu. Gözleri hızlıca etrafı taradı. Sonra abime döndü. "Geciktim mi yoksa?" dedi. Abim gülümserken "İtalya'dan yeni geldin, normal." dedi. İtalya mı? Genelde mafya ülkesi olarak bilinen bir yere gerçekten bunu mu görevlendirdiniz? Demir hemen kulağıma eğildi. "Bu da kim?" Mira omuz silkti. Yüzü memnuniyetsizdi. "Ne olacak, yeni bela." Abim bize döndü. "Bu Cenk." Sonra da Cenk'e baktı. "Cenk, bu da kardeşim Alina. Yanındakiler de arkadaşları Demir ve Mira." İlk kez ismini duymuştum. Cenk elini cebine koydu ve bize doğru baktı. Bakışı tek tek üzerimizde gezdi. Önce Demir'in. Sonra Mira'nın. En sonda benim. Bir an fazla uzun baktı. "Bunlar yeni katılanlar mı?" diye sordu. Abim başını salladı. Cenk hafifçe başını eğerken "Güzel." dedi. Sesinin altında başka bir şey vardı sanki. Cenk'le üçümüz arasından ilk Mira konuştu. "İtalya'dan mı geldin?" Cenk Mira'ya baktı ve "Evet." dedi. Mira sorgular gibi "Ne işin vardı?" diye sordu. Cenk hafifçe gülümserken "Hayatta kaldım. Sonra da geldim. Bu kadar." dedi. Rahattı. Fazla rahat. Ve bu çok itici duruyordu. Demir dişlerinin arasından konuştu. "Ben bu adamı hiç sevmeyeceğim." Cenk bana döndü. İlk baktığı gibi uzun uzun bakmadı ama dikkatliydi. Cenk "Alina Sorvel." diye adımı söyledi. "Evet?" diye karşılık verdim. Cenk hafifçe başını eğerken "Buraya yakışmışsın." dedi. Ne diyor bu deli kaltak? Dediği şey içimi rahatsız etti. Demir tam ağzını açacaktı ki abim araya girdi. "Tanıştınız. İşe dönebilirsin Cenk." Cenk de yürürken yanımdan geçti. Yakınımdan geçmişti. Hem de çok yakından. Kulağıma doğru eğildi. Fısıldayarak "Hoşgeldin, ünlü oyuncu Alina Sorvel." dedi. Anladık hayransınız bana. Sonra arkasına bile bakmadan gitti. Demir yumruğunu sıkarken "Ben bir gün bunun sorunu olacağım." dedi sinirle. Mira başını salladı. "Ona şüphe yok. Hele ki şu yüz ifadeni gördükten sonra..." Ortam bir kaç saniye sessiz kaldı. Sonra Yaman direkt Demir'e döndü. "Suratını niye düşürdün?" diye sordu Yaman. Demir kaşlarını çattı.
"Düşürmedim."
"Düşürdün."
"Düşürmedim dedim ya."
Balım ve Mira kıkırdadı. Ortam biraz yumuşamış gibiydi. Soner saatine baktı. "Tamam. Madem burada kalmaya kararlısınız, kuralları öğreneceksiniz." Demir iç çekti. "İşte şimdi kaçmak istiyorum." Kenan ilk kez hafif gülerek "Bunu söylemek için biraz geç kaldın sank?" dedi. Soner "Beni takip edin." dedi. Arkamızdakileri bırakarak odadan çıktık. Cam odaların arkasında farklı odalar vardı. Bir yerde bilgisayarlar vardı, diğer yerlerde ise eğitim alanları. Sonunda büyük bir salona girdik. Ortada hedef tahtaları vardı. Oda da silahlar, koruyucu ekipmanlar ve ağır bir barut kokusu vardı. Demir "Vay anasını..." dedi. Mira etrafı inceliyordu ama bildiğin gözlerinin içi parlıyordu. Abim bize döndü. "Bugünden itibaren silah eğitimi alacaksınız." dedi. Mira "Silah mı kullanacağız?" diye sordu. Abim Mira'ya döndü. "Sen bilgisayar işleriyle daha çok ilgilenirsin diye düşünüyorum ama yine de silah kullanmayı öğrenmek zorundasınız." Kapı açıldı. Korel içeri girdi. Abim ona baktı. "Başlıyoruz." dedi. Korel'in gözü ilk önce bana kaydı. Sonra Demir'e. En sonda Mira'ya. "Üçü de mi?" diye sordu. "Evet." dedi Soner. Korel bir kaç saniye sustu. "İlk kim atış yapacak?" Demir hemen geri çekildi. "Ben, değilim." Demir'in omzuna vurdum. "Ödlek." Korel'in bakışları bana döndü. "Sen," dedi. "Sen başlıyorsun." Bir an durdum. "Bu rica mıydı emir mi?" diye sordum. Korel'in yüzünde küçücük bir ifade değişimi oldu. Gülmeye yaklaşan ama tam gülümseme olmayan. "Gel." dedi sadece. Elime ilk kez gerçek bir silah aldığımda beklediğimden daha ağır geldi. Korel arkamda bana komut veriyordu. "Güvenliği aç." dedi. Dediğini yaptım. Sonra "Hedefe bakma." dedi. Kaşlarımı çattım. "Ne?" diye afalladım. İnsanüstü güçlerim yok maalesef Korel Bey. "Hedefe bakarsan stres olursun." dedi sakin bir şekilde. "Nereye vuracağını düşün." dedi. Sesi sinir bozucu bir şekilde sakindi. Ellerim istemsizce hafif titredi. Korel bunu fark etmiş gibi "Kolunu sabit tut." dedi. Bir an kolumu tuttu. Çok kısa sürdü. Sert ama gevşek bir tutuştu. "Şimdi ateş et." dedi Korel. Tetiğe bastım. Gözlerim kapalıydı. Gözümü açtığımda kurşunun hedef tahtasının kenarına isabet etmişti. Al işte bakmadan bok atarsın. Demir kahkaha attı. "Bu neydi lan?" Demir'e göz devirdim. İlla her saniye dalga geçecekti. Mira "Bir az önce kaçıyordun." dedi alayla. Demir "O az önceydi yalnız." dedi, gülmeye devam ediyordu. Korel hedefe baktı. Sonra bana döndü. "Fena değil." dedi. Demir'in kahkahası kesildi. Surat ifadesinden iltifat edip etmediği anlaşılmıyordu. Ama nedense iyi hissettirdi. Bu da sinir bozucuydu. Nemrut surat!
Bölüm etkileşimi
