Bölümler 12Şu an: 3. Bölüm Yeni Hayat
- 1 1. Bölüm Sahte Işıklar Altında337 kelime
- 2 2. Bölüm Benim Gölgemde240 kelime
- 3 3. Bölüm Yeni Hayat984 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4. Bölüm İtalya'dan Gelen719 kelime
- 5 5. Bölüm Tetiğe Bas1.068 kelime
- 6 6. Bölüm Sırça Kırıkları1.045 kelime
- 7 7. Bölüm Hedef: Alina968 kelime
- 8 8. Bölüm Kıyamet Geri Dönüyor1.115 kelime
- 9 9. Bölüm Gerçeklere Yabancı916 kelime
- 10 10. Bölüm Kriz1.905 kelime
- 11 11. Bölüm Lanet Mevzu1.159 kelime
- 12 12. Bölüm Kolye1.671 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Korel Varkas kimdi? Abimin bu sözünden sonra uzun bir sessizlik oldu. Bu sessizliği bozan Mira oldu. "Peki bu teşkilat ne?" dedi. Soner Mira'ya döndü. Ve ilk kez saklamadan konuştu:
"Devletin bilmediği işleri biz temizliyoruz." Bir an duraksadı. "Ve bazen insanlar için değil, sırlar için savaşıyoruz." Mira olduğu yerde kaldı. Soner tekrar bana döndü. Direk gözlerime baktı. İlk kez bu kadar açık konuşuyordu. "Ve sen, Alina. Sen o sırların merkezindesin kardeşim." Demir ve Mira bana baktı. Bense ciddiyetimi hiç bozmayarak "Madem öyle, beni o sırların merkezi olduğum teşkilatın mekanına götür."
***
Bazı yerler dışarıdan bakınca sıradan görünür. Ama içine girince işler değişir. Abimin bizi götürdüğü yer tam olarak öyleydi. Şehrin biraz dışında, yüksek duvarlarla çevrili devasa bir binaydı. Dışarıdan bakınca zenginlerin yaşadığı güvenlikli rezidanslardan biri gibi duruyordu. Sessiz, düzenli ve normal. Ama normal değildi. Bu kapıda ki silahlı adamlardan bile anlaşılıyordu zaten. Diğerleri de içeride göreceklerini az çok tahmin etmiş olmalılardı ki Mira Demir'e tedirgin bir bakış attı. Arabadan indiğimiz an Demir yavaşça bana eğildi. "Yol yakınken geri mi dönsek? Ben hâlâ dönme şansımız vardır diye düşünüyorum." dedi. Gözümü bile kırpmadan "Yok." dedim. "Geri dönmek isteyen varsa..." Demir'e ve Mira'ya kısa bir bakış attım. "Ben tek başıma hallederim." dedim. Mira "Biliyor musun? Çok inatçısın!" dedi. Demir hafif gülümseyerek "Kim bilmiyor? Lisede de böyleydi bu." dedi. Demir'e göz devirdim. Demir benden biraz uzundu. Boyumuzu eşitlemek için Demir bana doğru biraz eğildi. "Hey, şaka yapıyorum, alındın mı inatçı keçi?" dedi. O an ki sinirle Demir'in sertliğine ani bir tekme attım. "Al, bu da keçi tekmesi!" Demir olduğu yerde acıdan ezilip büzülürken Mira gülmemek için elini ağzıyla kapattı. Soner "Hadi artık! Göründe gidin." dedi ve yürümeye başladı. Mira'nın koluna girdim. Demir'e "Acısı geçince gelirsin, kaybolma tamam mı?" dedim alayla. Mira ile kahkaha patlattık. Demir cevap vermeden önden hızlı hızlı yürümeye başladık. Demir'in arkadan "Ya Alina! Mira! Bekleyin!" diyen sesini duydum. Sonra yanımızda belirdi. Demir "Bir daha keçi dersem ne olayım!" dedi. Gülüyordu ama hafif sinirliydi. Kapılar açıldı. Abim bizi içeri sokarken herkes ona yol veriyordu. Kimse soru sormuyordu. Kimse bakışını uzun tutmuyordu. İnsanları incelemekten zevk alırım vesselam. Bu onun burada önemli biri olduğunu göstermeye yetiyordu zaten. Demir "Bak hâlâ vazgeçebiliriz." dedi. "Sus artık." dedim fısıltıyla. Demir biraz daha kulağıma eğildi. "Ben ciddi söylüyorum, ya organ mafyasıysa?" Mira kıkırdadı. Bense Demir'e ters ters bakmakla yetindim. Asansöre bindik. Katlar geçtikçe sessizlik ağırlaştı. Demir bana eğildi. "Abin bildiğin mafya lideri gib-" "Bir dakika daha konuşursan seni burada bırakacağım." Mira kısık sesle güldü. Kapılar açıldı. Asansörden indik. İçerisi beklediğim gibi değildi. Filmlerde ki gibi karanlık değildi mesela. İnsanlar vardı. Koşuşturanlar, bilgisayarda çalışanlar, tartışanlar... Sanki herkes aynı anda bir felaketi durdurmaya çalışıyordu. Soner önde yürümeye devam etti. "Toplantı odasına geçin." dedi kısa ve net bir şekilde. Bir anda bir kaç kişi bize döndü. "Aa, senin bahsettiğin kişiler mi bunlar? Hatta biri kız kardeşin falan?" "Yaman!" dedi Soner uyarır gibi. "Tamam tamam sustum." Yaman'ın yanında oturan çocuk ona göre daha sakindi. Daha dikkatli bakıyordu. "Kenan." dedi sadece. İkiz olduklarını anlamam bir kaç saniye sürdü. "Biriniz çok boş konuşuyor." Yaman sırıttı. "Teşekkür ederim." Kenan gözlerini devirdi. Sonra sarışın bir kız geldi. Elinde bir kahve bardağı vardı ama sadece yarısı doluydu. "Soner, toplantıyı erteledik çünkü Yaman sisteme yine kahve döktü." Yaman sırıtarak "Yanlışlıkla oldu." dedi. Soner "Balım." dedi. Balım "O bahsedilen kişiler sizsiniz değil mi?" diye sordu. Yaman Balım'a döndü. "Yemin ederim aynısını sordum. Bu kız beni taklit ediyor! Bak şuraya yazıyorum." Yaman Balım'ı işaret ederek konuşmuştu. Balım "Ne taklit edeceğim seni be! Aptal!" diyerek Yaman'ın havada olan parmağını itti. Yaman önüne döndü. "Neyse gördüğünüz gibi ben bunlar gibi boş konuşanlardan değilim." Arkadan bir ses "Emin misin?" diye sordu. Başımı çevirdiğimde koyu saçlı bir kız kapıya yaslanmış bize bakıyordu. Keskin bakışları vardı. "Liva." dedi Soner. Liva'nın gözleri üzerimde gezdi. "Ünlü oyuncu kız." Gözlerimi devirdim. Demir kısık bir sesle "Of, başladı bunlar rollenmeye." dedi. Bilgisayar bölümünden iki kişi geldi. Bir çocuk ekran tabletini bırakıp bize baktı. "Bugünleri de mi görecektik?" dedi ve gülümsedi. Allah aşkına bu kadar merkezdeysem niye daha en başından söylemedin bunu abi! Şimdi iki saat aynı lafları duyacağım! "Deniz." dedi Soner. Deniz hafifçe başını salladı. Yanında bir kız vardı. Direkt bana bakıyordu. "Alina değil mi?" diye sordu. Tam on ikiden bildin! "Evet?" diye cevap verdim şaşkınlıkla. Gülümseyerek "Bende Sinem." dedi. Bir anda Demir'in dikkati başka yere kaydı. Ben de baktım. Köşede duran kız diğerlerinden farklıydı. Siyah spor kıyafetleri vardı. Sessizdi. Ama bakışları sertti. Demir bir kaç saniye boş boş baktı. Kız bunu fark ettiğinde "Bir sorun mu var?" diye sordu. Demir hemen "Yok." dedi. Soner "Işıl." dedi. Işıl gözünü Demir'den çekmedi. "Kerem nere-" Arkadan gelen ses Soner'in lafını kesmişti. "Ben geldim!" Kafamı çevirdiğimde kahverengi saçlı, kehribar gözlü biriydi. Kerem olmalıydı. Arkasından kapı açıldı. Biri içeri girdi. Ortamın havası bir anda değişti. Herkes bir anda sustu. Abime kısık bir sesle "Bu kim?" diye sordum. Kısa ve net bir cevap verdi:
"Korel Varkas." Beni o gün oradan çıkartan kişi... Demir ve Mira da cevabı duymuş olmalıydı ki şaşırdılar. İlk gördüğüm şey bakışlarıydı. Sadece soğuk değildi. Kontrollüydü de. Sanki bir kaç saniyede herkesin zayıf noktasını bulabilecek biriydi. Yanımdan geçerken kısa bir an bana baktı. Ve neden bilmiyorum ama garip hissettirdi. Korel kim olduğumuzu sorduğunda Soner ekibe döndü. "Hey, çocuklar!" diye seslendi. Herkes dönüp baktı. Abim ilk olarak beni gösterdi. "Bu kız kardeşim Alina Sorvel. Yanındakiler arkadaşları Mira ve Demir. Onlar bize katılmayacak-" "Nereden çıkardın bunu abi?" diye çıkıştım aniden. Abim, Mira ve Demir şaşırmıştı. "Ben artık benden bir şey saklamanı istemiyorum abi. Teşkilata katılıyorum." diye konuştum bir solukta. Mira bana baktı. Sonra Soner'e döndü. "Alina varsa, bende varım." Demir derin bir nefes verdi. "Harika, bende kabul etmiş oldum." Yaman gülmeye başladı. Balım ona vurdu. "Sus." Korel hâlâ bizi izliyordu. Özellikle de beni. Sonra hafifçe konuştu. "Onları burada tutarsan hayatları tamamen değişir." Bunu abime söylemişti. Abimin konuşmasına fırsat vermeden "Hayatımız boyunca hep sırlarla büyüdük. Artık değişmesi gereken bir hayat kaldı elimizde." diye yanıtladım. Korel sustu. Herkes sustu. Sadece içimdeki ses konuştu:
Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
Bölüm etkileşimi
