11. bölüm / 12
SAKURAİHANET AŞAMASI
Bölümler 12Şu an: İHANET AŞAMASI
- 1 SAKURA MEVSİMİ2.317 kelime
- 2 KIRILAN SESSİZLİK2.459 kelime
- 3 GİZLİ GEÇİT2.471 kelime
- 4 İKİZİN GÖLGESİ2.292 kelime
- 5 60 SANİYE2.224 kelime
- 6 AKİK DAĞI1.960 kelime
- 7 BEŞİNCİ MÜHÜR2.074 kelime
- 8 UYANAN TAŞ2.064 kelime
- 9 KIRIK SÜTUNLAR2.757 kelime
- 10 KAYIP GECENİN KAYDI4.079 kelime
- 11 İHANET AŞAMASI3.724 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 KAZUKİ AKİYAMA'NIN GÖLGESİ2.991 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Karanlık bir anda bütün arşivi yuttu.
Kimse kıpırdamadı.
Sadece alarmın boğuk sesi duyuluyordu.
BİP.
BİP.
BİP.
Sakura nefesini tutmuştu.
"Mina."
Sessizliğin içindeki sesi bile sert çıkmıştı.
Mina cevap veremedi.
Çünkü az önce sildiği mesaj zihninde yankılanıyordu.
Daiki'yi kazanmanın başka yolu yok.
Birden acil durum ışıkları devreye girdi.
Kırmızı ışık arşivin raflarını boyadı.
Ren hemen Sakura'nın önüne geçti.
"Herkes olduğu yerde kalsın."
Daiki alaycı bir şekilde güldü.
"Bundan biraz geç kalmadın mı?"
Ren ona baktı.
"Ne demek istiyorsun?"
Daiki tavandaki kameraları işaret etti.
"Kilitlendik."
Haruto'nun yüzü değişti.
Başını kaldırıp tavana baktı.
Gerçekten de daha önce görünmeyen siyah kameralar açılmıştı.
Arata sessizce fısıldadı:
"Bizi izliyorlar."
Aiko ürperdi.
"Kim?"
Kimse cevap veremedi.
Çünkü tam o anda hoparlörlerden cızırtılı bir ses yükseldi.
Önce parazit.
Sonra bir kadın sesi.
"Dosya 07 doğrulandı."
Sakura'nın kalbi duracak gibi oldu.
O sesi tanıyordu.
"Annem..."
Ses yeniden konuştu.
"İhanet aşaması başladı."
Mina başını kaldırdı.
"Bu kayıt."
Daiki kaşlarını çattı.
"Hayır."
Herkes ona döndü.
Daiki'nin yüzündeki ifade ilk kez ciddi görünüyordu.
"Bu kayıt değil."
Sessizlik.
Ren:
"Nereden biliyorsun?"
Daiki birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça konuştu.
"Çünkü bu sistem kayıt oynatırken parazit üretmez."
Sakura'nın yüzü bembeyaz oldu.
"Yani?"
Daiki'nin cevabı kısa oldu.
"Birisi şu anda bizimle konuşuyor."
Arşivin içindeki hava bir anda ağırlaştı.
Mizuki korkuyla etrafına baktı.
"Burada mı?"
Hoparlörlerden hafif bir kahkaha duyuldu.
Kadın sesi yeniden konuştu.
"Çok geç fark ettiniz."
Sakura olduğu yerde dondu.
Bu kez ses daha netti.
Daha canlı.
Daha gerçek.
"Anne..."
Kimse nefes bile almıyordu.
Kadın birkaç saniye sustu.
Sonra:
"Sakura."
Sakura'nın gözleri doldu.
"Bu gerçekten sen misin?"
Cevap gelmedi.
Bunun yerine bilgisayar ekranları aynı anda açıldı.
Yüzlerce dosya belirledi.
İsimler.
Tarihler.
Fotoğraflar.
Ve en üstte tek bir klasör.
PROJE HANAMI
Arata'nın yüzündeki bütün renk çekildi.
Haruto'nun gözleri büyüdü.
Daiki küfür etti.
Ren hemen bunu fark etti.
"Siz bu ismi biliyorsunuz."
Kimse cevap vermedi.
Sakura bağırdı.
"PROJE HANAMİ NEDİR?"
Bu kez cevap hoparlörden geldi.
"Sen."
Sakura dondu.
"Ne?"
"Proje Hanami sensin."
Arşiv yeniden sessizliğe gömüldü.
Sakura'nın elleri titriyordu.
"Ben bir proje değilim."
Kadın sesi:
"Hayır."
Bir an durdu.
"Sen son aşamasısın."
Tam o anda bilgisayardaki dosyalardan biri kendi kendine açıldı.
Fotoğraflar hızla ekrana akmaya başladı.
Bebek Sakura.
Çocuk Sakura.
Okul yılları.
Her yaşına ait yüzlerce fotoğraf.
Aiko korkuyla geri çekildi.
"Bütün hayatını izlemişler."
Mina'nın boğazı düğümlendi.
Sakura ekrana bakıyordu.
Sonra bir fotoğrafta durdu.
Nefesi kesildi.
Fotoğrafta sekiz yaşındaki Sakura vardı.
Yanında annesi.
Ve arkasında duran biri daha.
Ren.
Ren de donmuştu.
"Bu..."
Sakura yavaşça ona döndü.
"Sen beni o zamandan beri tanıyor musun?"
Ren cevap veremedi.
Sakura'nın gözleri doldu.
"Ren."
Ren başını eğdi.
Bu sessizlik cevaptan daha ağırdı.
Sakura geriye doğru bir adım attı.
"Yıllardır..."
Bir adım daha.
"...beni izliyordun."
Ren hemen başını kaldırdı.
"Hayır."
"Fotoğraf burada."
"Seni izlemiyordum."
"O zaman ne yapıyordun?"
Ren'in sesi ilk kez kırıldı.
"Seni koruyordum."
Arşiv sessizleşti.
Daiki gözlerini kapattı.
Haruto başını çevirdi.
Sanki bu gerçeği zaten biliyorlardı.
Sakura ise yalnızca Ren'e bakıyordu.
"Kimden?"
Ren cevap verdi.
"Annenin korktuğu kişiden."
Tam o anda bütün ekranlar aynı anda karardı.
Sonra tek bir görüntü belirdi.
Bir yüz.
Karanlıkta oturan bir kadın.
Yüzü tam seçilemiyordu.
Ama Sakura'nın nefesi kesildi.
Çünkü gözlerini tanımıştı.
"Anne..."
Kadın kameraya baktı.
Ve ilk kez açıkça konuştu.
"Sakura."
Arşivdeki herkes donup kalmıştı.
Kadının sonraki sözleri ise hepsinden ağırdı.
"Buradan hemen çıkmalısın."
Bir an sustu.
Sonra bakışlarını Mina'ya çevirdi.
"Ve Mina'yı yalnız bırakmamalısın."
Mina şaşkınlıkla başını kaldırdı.
Sakura da donmuştu.
Çünkü annesinin son mesajları Mina'yı suçluyor gibi görünürken şimdi tam tersini söylüyordu.
Fakat kadın devam etti.
"Çünkü gerçek hain Mina değil."
Kırmızı ışıklar yeniden yanıp söndü.
Kadının yüzü bozulmaya başladı.
Parazitler ekranı kapladı.
Ama sesi son kez duyuldu.
"Gerçek hain..."
Cızırtı.
"...aranızda..."
Parazit büyüdü.
"...ve şu anda sizi izliyor."
Ekran bir anda kapandı.
Ardından tavandaki kameralardan biri yavaşça dönerek grubun üzerine çevrildi.
Ve kameranın altında kırmızı bir ışık yanmaya başladı.
Kameranın altındaki kırmızı ışık yanıp sönüyordu.
Kimse konuşmuyordu.
Sakura gözlerini tavandan ayırmadan duruyordu.
Annesinin son sözleri hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
"Gerçek hain aranızda..."
Mina yavaşça ona yaklaştı.
"Sakura..."
Sakura cevap vermedi.
Tam o sırada bilgisayarlardan biri kendi kendine çalışmaya başladı.
Ekranda yeni bir yazı belirdi.
GÖZLEM NOKTASI AKTİF
KAMERA 12 AÇILIYOR
Ardından görüntü geldi.
Herkes ekrana döndü.
Görüntü karanlık bir koridoru gösteriyordu.
Daiki'nin yüzü değişti.
"Bu mümkün değil."
Haruto hemen sordu.
"Ne oldu?"
Daiki ekrana işaret etti.
"Orayı tanıyorum."
Sakura ona baktı.
"Neresi?"
Daiki birkaç saniye sustu.
Sonra:
"Okulun altındaki tüneller."
Mina'nın nefesi kesildi.
"Orası gerçekten var mı?"
Daiki başını salladı.
"Ben yıllar önce girmiştim."
Haruto sertçe ona döndü.
"Bana bunu söylemedin."
"Sen de bana birçok şey söylemedin."
Haruto sustu.
Görüntü ilerlemeye devam etti.
Koridor boştu.
Sonra uzakta biri göründü.
Bir kadın.
Sakura'nın kalbi hızlandı.
Kadın birkaç saniye kameraya doğru yürüdü.
Yüzü yavaş yavaş görünmeye başladı.
Aiko nefesini tuttu.
Mizuki'nin gözleri büyüdü.
Çünkü kadın...
Sakura'nın annesiydi.
Bu kez daha net.
Daha yakından.
Daha gerçek.
Sakura istemsizce ekrana doğru yürüdü.
"Anne..."
Kadın kameraya baktı.
Sanki Sakura'yı duyuyormuş gibiydi.
Sonra görüntü dondu.
Bir yazı belirdi.
CANLI BAĞLANTI KESİLDİ
Daiki hemen klavyeye yöneldi.
"Hayır."
Parmakları hızla hareket etmeye başladı.
Ren yanına geldi.
"Ne yapıyorsun?"
"Konumu bulmaya çalışıyorum."
Ekranlarda sayılar akmaya başladı.
Haritalar açıldı.
Dosyalar birbirine bağlandı.
Sonunda sistem bipledi.
HEDEF BELİRLENDİ
Herkes ekrana baktı.
Arata'nın yüzü bir anda değişti.
"İmkânsız."
Sakura:
"Ne?"
Arata yavaşça konuştu.
"Bu koordinatlar..."
"Ne var?"
"...Akiyama Malikanesi."
Salon sessizliğe gömüldü.
Sakura donup kaldı.
"Eski malikâne mi?"
Arata başını salladı.
"Evet."
Kaito şaşkınlıkla sordu.
"Ama yıllar önce kapatılmadı mı?"
Arata'nın cevabı kısa oldu.
"Resmî olarak evet."
Daiki ekrana baktı.
"Birileri hâlâ kullanıyor."
Tam o anda başka bir alarm çaldı.
Bu kez daha yüksek.
UYARI
UYARI
SİSTEME DIŞ MÜDAHALE
Ren hemen etrafına baktı.
"Birisi sisteme bağlandı."
Daiki'nin yüzü gerildi.
"Hayır."
"Ne?"
"Birisi değil."
Daiki ekranı gösterdi.
Ekranda tek bir isim vardı.
YETKİ: YÖNETİCİ
Haruto'nun yüzü bembeyaz oldu.
Sakura bunu fark etti.
"Haruto."
Haruto cevap vermedi.
"Haruto!"
Genç adam yavaşça başını kaldırdı.
Sakura'nın gözlerinin içine baktı.
Ve ilk kez korkmuş görünüyordu.
"Yönetici hesabı..."
Sakura bekledi.
Haruto yutkundu.
"...ölü olması gereken birine ait."
Sessizlik.
Mina fısıldadı.
"Kime?"
Haruto'nun cevabı arşivin içindeki havayı buz gibi yaptı.
"Akiyama Kazuki'ye."
Sakura'nın nefesi kesildi.
Çünkü Kazuki Akiyama...
Ailesinin kayıtlarına göre on yedi yıl önce ölmüştü.
Fakat tam o anda ekrandaki yazı değişti.
YÖNETİCİ ÇEVRİM İÇİ
Ve ekranın ortasında tek bir mesaj belirdi:
"Sakura, sonunda beni buldun."
Ekrandaki mesaj birkaç saniye boyunca değişmeden kaldı.
"Sakura, sonunda beni buldun."
Sakura'nın gözleri ekrandan ayrılmıyordu.
"Kazuki..."
Mina hemen ona baktı.
"Kim Kazuki?"
Sakura cevap vermedi.
Arata yavaşça konuştu.
"Akiyama Kazuki."
Mizuki şaşkınlıkla:
"Bu isim daha önce hiç geçmedi."
Arata'nın bakışları ekrana kilitlendi.
"Çünkü geçmemesi gerekiyordu."
Daiki klavyeye uzandı.
"Bağlantıyı kesiyorum."
Haruto kolundan tuttu.
"Dur."
Daiki ona döndü.
"Niye?"
"Önce ne istediğini öğrenelim."
Daiki elini çekti.
"Ya bizi izliyorsa?"
Haruto'nun cevabı sakindi.
"Zaten izliyor."
Tam o anda ekranda yeni bir satır belirdi.
KAZUKİ: BİRİNİZ BENİM KİM OLDUĞUMU ZATEN BİLİYOR.
Sakura'nın bakışları yavaşça odadakilerin üzerinde gezindi.
Ren.
Haruto.
Daiki.
Arata.
Mina.
Kimse konuşmuyordu.
Sakura'nın sesi alçaldı.
"Kim biliyor?"
Cevap gelmedi.
Sakura bu kez Arata'ya baktı.
"Sen."
Arata başını kaldırdı.
"Ben neyi biliyorum?"
"Kazuki'nin öldüğünü söylediniz."
Arata sustu.
"Şimdi sistemde canlı görünüyor."
Arata'nın yüzü gerildi.
"Ben onun öldüğünü söylemedim."
Sakura şaşırdı.
"Ne?"
Arata gözlerini kaçırdı.
"Ben sadece ortadan kaybolduğunu biliyordum."
Sakura bir adım yaklaştı.
"Aradaki fark ne?"
Arata'nın cevabı gecikmedi.
"Öldüğünü bize baban söyledi."
Sakura'nın nefesi kesildi.
"Babam..."
Ren gözlerini kapattı.
Sakura bunu fark etti.
"Sen de biliyordun."
Ren başını kaldırdı.
"Evet."
Sakura'nın sesi titredi.
"Ne zamandır?"
Ren birkaç saniye sustu.
"On üç yıldır."
Mina şaşkınlıkla Ren'e baktı.
"On üç yıl mı?"
Sakura'nın gözleri doldu.
"Ben çocukken biliyordun."
"Evet."
"Neden bana söylemedin?"
Ren cevap veremedi.
Sakura'nın sesi yükseldi.
"Niye?"
Ren sonunda konuştu.
"Çünkü seni korumam gerekiyordu."
Sakura başını iki yana salladı.
"Herkes aynı şeyi söylüyor."
Bir an sustu.
"Ama kimse nedenini söylemiyor."
Ekran yeniden titredi.
KAZUKİ: ÇÜNKÜ GERÇEK SÖYLENİRSE SAKURA'YI KİMİN KORUDUĞU ORTAYA ÇIKAR.
Sakura ekrana baktı.
"Ne demek bu?"
Yeni mesaj geldi.
KAZUKİ: REN DEĞİL.
Ren'in yüzü değişti.
Ardından ikinci mesaj:
KAZUKİ: HARUTO DEĞİL.
Haruto'nun çenesi gerildi.
Üçüncü mesaj geldi.
KAZUKİ: DAİKİ DEĞİL.
Daiki'nin bakışları sertleşti.
Son mesaj ekranda belirdi.
KAZUKİ: SAKURA'YI KORUYAN KİŞİ, ONUN EN ÇOK GÜVENDİĞİ KİŞİYDİ.
Sakura'nın gözleri Mina'ya kaydı.
Mina hemen başını salladı.
"Ben değilim."
Sakura cevap vermedi.
Mina'nın gözleri doldu.
"Gerçekten değilim."
Daiki araya girdi.
"Mesajın amacı bu."
Sakura ona döndü.
"Ne?"
"Bizi birbirimize düşürmek."
Daiki ekrana baktı.
"Kim olduğunu söylemiyor. Sadece şüphe yaratıyor."
Haruto başını salladı.
"Ve bunu özellikle yapıyor."
Tam o sırada arşivin kapısından bir ses geldi.
Çıt.
Herkes aynı anda döndü.
Kapı açılmamıştı.
Ama kilidin üzerindeki ışık yeşile dönmüştü.
Daiki silahına davranacak gibi oldu.
Haruto elini kaldırdı.
"Bekle."
Kapının arkasından ayak sesleri duyuldu.
Bir.
İki.
Üç.
Sakura geri çekildi.
Ren onun önüne geçti.
Ayak sesleri durdu.
Sonra kapının altından küçük beyaz bir zarf içeri itildi.
Kimse hareket etmedi.
Daiki eğilip zarfı aldı.
Üzerinde yalnızca Sakura'nın adı vardı.
SAKURA AKİYAMA
Sakura zarfı görünce dondu.
"Onu bana ver."
Daiki zarfı uzattı.
Sakura elleri titreyerek açtı.
İçinden eski, sararmış bir mektup çıktı.
İlk satırı gördüğü anda nefesi kesildi.
Çünkü el yazısını tanıyordu.
Annesinin el yazısıydı.
Sakura mektubu okumaya başladı.
"Sevgili Sakura..."
Bir an durdu.
Gözlerinden yaş süzüldü.
Sonra devam etti.
"Bu mektubu sana bırakabildiysem, artık beni aramaman gerektiğini anlamış olmalısın."
Mina sessizce Sakura'nın yanına geldi.
Sakura okumaya devam etti.
"Çünkü beni bulduğun gün, seni koruyan herkes tehlikeye girecek."
Ren'in yüzü gerildi.
Son satıra gelindiğinde Sakura'nın elleri titriyordu.
"Ve Sakura..."
Mektubun devamında tek bir cümle vardı.
"Seni yıllar önce kaçıran kişi Kazuki değildi."
Sakura dondu.
Arata'nın yüzü değişti.
Daiki mektuba baktı.
Haruto bir adım geri çekildi.
Ren ise gözlerini kapattı.
Sakura yavaşça başını kaldırdı.
"Öyleyse kimdi?"
Kimse cevap vermedi.
Tam o anda bilgisayar ekranında yeni bir mesaj belirdi.
KAZUKİ: O SORUNUN CEVABI ARŞİVDE DEĞİL.
Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.
KAZUKİ: CEVAP, SAKURA'NIN İLK MEKTUBUNDA.
Sakura'nın gözleri büyüdü.
Çünkü elindeki mektubun arkasında daha önce fark etmediği küçük bir sembol vardı.
Bir sakura çiçeği.
Ve altında tek bir kelime yazıyordu:
SAKURA
Sakura mektubun arkasındaki tek kelimeye bakıyordu.
SAKURA
Parmakları kâğıdın üzerinde hareketsiz kaldı.
"Bu benim yazım."
Ren hemen yaklaştı.
"Hayır."
Sakura ona döndü.
"Nasıl hayır?"
"Çünkü bu kelimeyi sen yazmadın."
Sakura kaşlarını çattı.
"El yazım."
Ren başını salladı.
"Benzer."
Daiki mektubu dikkatlice aldı.
"Ren haklı."
Sakura şaşkınlıkla:
"Sen de mi?"
Daiki kâğıdı ışığa tuttu.
"Bak."
Mektubun altındaki mürekkep hafifçe parlıyordu.
Daiki devam etti:
"Bu mürekkep yıllar önce kullanılan türden değil."
Haruto yaklaştı.
"Yeni mürekkep."
"En fazla birkaç gün önce yazılmış."
Sakura'nın yüzü gerildi.
"Yani mektubu annem yazmadı mı?"
Daiki cevap vermedi.
Tam o anda arşivin hoparlörlerinden yeniden o kadın sesi duyuldu.
"Sakura."
Herkes dondu.
Sakura başını kaldırdı.
"Anne?"
Kadın sesi bu kez daha netti.
"İlk mektubun sandığın mektup değil."
Sakura'nın gözleri büyüdü.
"Ne demek istiyorsun?"
"Çünkü gerçek ilk mektup hiç sana ulaşmadı."
Mina fısıldadı:
"Kim aldı?"
Kadın sustu.
Ardından yalnızca tek bir kelime söyledi.
"Ren."
Sakura yavaşça Ren'e döndü.
Ren'in yüzü değişti.
Sakura'nın sesi titredi.
"Sen mi?"
Ren birkaç saniye boyunca cevap vermedi.
Sonra:
"Evet."
Sakura'nın gözleri doldu.
"Annemin mektubunu sen aldın."
"Evet."
"Neden?"
Ren yaklaşmak istedi.
Sakura geri çekildi.
"Yaklaşma."
Ren durdu.
"Onu sana vermem gerekiyordu."
"Ama vermedin."
"Çünkü mektubu okudum."
Sakura'nın yüzü gerildi.
"İçinde ne vardı?"
Ren başını eğdi.
"Senin için çok tehlikeli bir isim."
"Kim?"
Ren cevap vermedi.
Sakura'nın sesi yükseldi.
"Kim, Ren?"
Tam o anda Haruto konuştu.
"Vedat."
Sakura dondu.
Daiki hemen Haruto'ya döndü.
"Bu isim nereden çıktı?"
Haruto:
"Çünkü mektupta onun adı vardı."
Sakura'nın bakışları Ren'e döndü.
"Sen Vedat'ı biliyor musun?"
Ren başını kaldırdı.
"Tanıyordum."
Sakura:
"Geçmişte mi?"
Ren sustu.
"Ren."
"Şimdi de tanıyorum."
Sakura'nın yüzündeki şaşkınlık arttı.
"Yaşıyor mu?"
Ren cevap vermedi.
Daiki sertçe:
"Yaşıyor."
Arşivdeki herkes ona döndü.
Kaito:
"Sen nereden biliyorsun?"
Daiki'nin bakışları karardı.
"Çünkü üç gün önce benimle iletişime geçti."
Sakura:
"Ne istedi?"
Daiki:
"Seni."
Mina korkuyla Sakura'nın kolunu tuttu.
Sakura elini çekmedi.
"Vedat neden beni istiyor?"
Daiki cevap vermeden önce bilgisayar ekranı yeniden açıldı.
YENİ DOSYA BULUNDU
DOSYA: V-17
Altında bir tarih vardı.
18 EKİM
Sakura'nın nefesi kesildi.
"Bu yine o gece."
Daiki dosyayı açtı.
Ekranda tek bir görüntü belirdi.
Eski bir okul bahçesi.
Saat 23:47.
Kamera yavaşça dönüyordu.
Sakura, Mina ve Emi görünüyordu.
Ardından görüntünün köşesinde bir araba belirdi.
Sakura arabayı tanıdı.
"Annemin arabası."
Daiki görüntüyü büyüttü.
Arabanın kapısı açıldı.
İçinden bir kişi indi.
Sakura'nın gözleri büyüdü.
"Bu..."
Ren ekrana yaklaştı.
"Kim?"
Sakura cevap veremedi.
Çünkü görüntüdeki kişi...
Kendi babasıydı.
Mina şaşkınlıkla:
"Bu gece baban orada mıydı?"
Sakura başını yavaşça salladı.
"Babam bana o gece evde olduğunu söylemişti."
Arata'nın yüzü sertleşti.
"Yalan söylemiş."
Sakura ona döndü.
"Sen bunu biliyor muydun?"
Arata cevap vermedi.
Sakura'nın sesi titredi.
"Arata."
Arata sonunda gözlerini kaldırdı.
"Evet."
Sakura birkaç saniye boyunca ona baktı.
"Sen de biliyordun."
Arata:
"Ben sadece onun orada olduğunu biliyordum."
"Başka ne biliyorsun?"
Arata sustu.
Tam o anda görüntüde Sakura'nın babası kameraya doğru baktı.
Sonra arkasından bir kişi daha çıktı.
Mina'nın nefesi kesildi.
"Emi."
Sakura'nın gözleri büyüdü.
"Bu Emi değil."
Daiki görüntüyü durdurdu.
"Değil."
Ren:
"Kim?"
Daiki ekrana yaklaştı.
Görüntüyü büyüttü.
Kadının boynunda aynı kolye vardı.
Akiyama ailesinin mührü.
Daiki'nin sesi alçaldı.
"Emi'nin yerine geçen kişi."
Sakura'nın yüzü bembeyaz oldu.
"Kim?"
Ekrandaki görüntü biraz daha netleşti.
Kadın kameraya döndü.
Yüzü görünmeye başladığında Sakura'nın nefesi kesildi.
Çünkü kadın...
Sakura'nın annesiydi.
Ama bu kez annesi yalnız değildi.
Yanında başka biri duruyordu.
Ve o kişi kameraya bakarak gülümsüyordu.
Ekranın altında tek bir isim belirdi:
KAZUKİ AKİYAMA
Sakura'nın dizlerinin bağı çözüldü.
"Babam..."
Ren onu tutmaya çalıştı.
Sakura elini çekmedi.
Çünkü ekranda yeni bir yazı çıkmıştı.
"İKİSİ DE O GECE HAYATTAYDI."
Ardından ikinci satır belirdi:
"SAKURA'YI KİMİN KAÇIRDIĞINI ÖĞRENMEK İSTİYORSANIZ..."
Ekran karardı.
Son cümle tek başına ortaya çıktı:
"EMİ'Yİ BULUN."
Ekrandaki iki kelime birkaç saniye boyunca değişmeden kaldı.
Sakura, gözlerini ekrandan ayırmadan fısıldadı.
“Emi…”
Mina hemen ona döndü.
“Emi burada olmalı.”
Haruto arşivin karanlık tarafına baktı.
“Hayır.”
Sakura kaşlarını çattı.
“Neden hayır?”
Haruto cevap vermeden önce Daiki öne çıktı.
“Çünkü Emi buradaysa, sistem onu bize göstermek istemiyor.”
Haruto sertçe Daiki’ye baktı.
“Sen ne zamandan beri sistemin ne istediğini biliyorsun?”
Daiki de geri adım atmadı.
“Sen ne zamandan beri herkesin ne sakladığını biliyorsan söyle.”
O anda ikisinin arasındaki gerilim yeniden yükseldi.
Mina araya girdi.
“Yeter. Şimdi bunun sırası değil.”
Haruto gözlerini Daiki’den çekti.
“Belki de tam sırası.”
Daiki bir adım yaklaştı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Emi’nin kaybolduğu gece sen buradaydın.”
Daiki’nin yüzündeki ifade değişti.
“Bunu daha önce de söyledim. Buradaydım.”
“Peki neden Emi’yi bulamadın?”
Sessizlik.
Sakura ikisine baktı.
“Haruto…”
Haruto bu kez Sakura’ya döndü.
“Bir şey saklıyor.”
Daiki sertçe cevap verdi.
“Ben değil. Asıl saklayan sensin.”
Haruto’nun bakışları sertleşti.
“Ne biliyorsun?”
“Senin Sakura’yla ilgili bildiklerini.”
Sakura’nın kalbi hızlandı.
“Benimle ilgili mi?”
Daiki cevap verecekken arşivin ışıkları bir anda söndü.
Mina Sakura’nın kolunu tuttu.
“Yanımdan ayrılma.”
Karanlığın içinden bir ses geldi.
“Çok geç.”
Sakura irkildi.
Ses hoparlörden geliyordu.
Arşivin duvarındaki küçük ekran tekrar açıldı.
Bu kez görüntü eski değildi.
Canlıydı.
Bir odanın içi görünüyordu.
Ortada bir sandalye vardı.
Sandalyede ise Emi oturuyordu.
Sakura nefesini tuttu.
“Emi!”
Mina ekrana yaklaştı.
“Emi, bizi duyabiliyor musun?”
Emi başını kaldırdı.
Gözleri doğrudan kameraya bakıyordu.
Sonra dudaklarını oynattı.
“Buraya gelmeyin.”
Sakura’nın yüzü gerildi.
“Emi, neredesin?”
Emi cevap vermedi.
Kameraya doğru biraz daha yaklaştı.
“Çünkü burada…”
Görüntü bir anda parazitlenmeye başladı.
“…size söylenmeyen bir gerçek var.”
Ekran tekrar düzeldiğinde Emi’nin arkasında bir kişi belirdi.
Sakura’nın gözleri büyüdü.
“Bu…”
Haruto hemen Sakura’nın önüne geçti.
“Geri çekil.”
Ama Sakura çoktan o kişiyi tanımıştı.
“Annem.”
Ekrandaki kadın kameraya bakıyordu.
Sakura’nın annesi.
Ve onun yanında başka biri daha vardı.
Emi o kişiye dönüp korkuyla konuştu.
“Bunu ona söylemeyecektin.”
Kadın başını kaldırdı.
“Artık söylemek zorundasın.”
Ekran tekrar karardı.
Arşivin içinde yalnızca cihazın sesi kaldı.
Daiki sessizliği bozdu.
“Emi yalnız değil.”
Haruto ona baktı.
“Onu kim tutuyor?”
Daiki cevap vermedi.
Çünkü ekranın alt kısmında yeni bir yazı belirmişti.
DOSYA V-17 AÇILDI.
Ardından ikinci satır geldi.
TANIK: EMİ NAKAMURA.
Üçüncü satır ise herkesi susturdu.
İKİNCİ TANIK: MİNA HAYASHİ.
Mina’nın yüzü bir anda bembeyaz oldu.
Sakura ona döndü.
“Mina?”
Mina ekrana bakıyordu.
“Ben… ikinci tanık değilim.”
Haruto yavaşça sordu.
“Emin misin?”
Mina ona baktı.
“Evet.”
Daiki araya girdi.
“Peki sistem neden senin adını yazıyor?”
Mina cevap veremedi.
Sakura arkadaşının yanına geçti.
“Mina, ne olduğunu bilmiyorsan sorun değil.”
Mina Sakura’ya baktı.
Bir anlığına gözlerinde eski sıcaklık vardı.
Ama sonra ekrandaki yazı değişti.
TANIKLARIN HAFIZASI DEĞİŞTİRİLDİ.
Mina’nın yüzündeki ifade dondu.
Sakura fısıldadı.
“Ne?”
Ekranda yeni bir cümle belirdi.
MİNA, O GECE SAKURA’NIN YANINDAYDI.
Mina bir anda geri çekildi.
“Hayır…”
Sakura ona yaklaştı.
“Mina?”
Mina başını iki yana salladı.
“Ben o gece senin yanında değildim.”
Daiki şaşkınlıkla ona baktı.
“Ama kayıtlar—”
“Hatırlamıyorum!”
Mina’nın sesi arşivde yankılandı.
Haruto Sakura’ya baktı.
“Buradan çıkmalıyız.”
Daiki karşı çıktı.
“Hayır. Emi burada.”
“Bu bir tuzak olabilir.”
“Emi’yi bırakmayacağım.”
Haruto sertçe Daiki’nin önüne geçti.
“Ben de seni onun yüzünden Sakura’yı tehlikeye atarken izlemeyeceğim.”
Daiki’nin bakışları değişti.
“Senin sorunun Sakura’yı korumak değil.”
Haruto sustu.
Daiki devam etti.
“Senin sorunun Sakura’nın sana güvenmesi.”
Sakura ikisinin arasına girdi.
“Yeter!”
Tam o anda Mina’nın telefonu titredi.
Ekranda tek bir mesaj vardı.
“Sakura sana gerçeği anlatmadı.”
Mina mesajı okudu.
Sonra yavaşça Sakura’ya baktı.
Sakura onun gözlerindeki değişimi fark etti.
“Mina… ne oldu?”
Mina telefonu kapattı.
“Hiç.”
Ama bu kez söylediği “hiçbir şey” önceki gibi değildi.
Çünkü içinde ilk kez Sakura’ya karşı küçük bir şüphe oluşmuştu.
Ve arşivin karanlık ekranında kimsenin fark etmediği son bir cümle belirdi:
İHANET AŞAMASI: MİNA HAYASHİ AKTİF.
Ekrandaki yazı birkaç saniye sonra silindi.
Ama Mina o kelimeleri çoktan görmüştü.
“AKTİF.”
Sanki bu kelime zihninin içinde yankılanıyordu.
Sakura, Mina'nın yüzüne baktı.
“Mina, gerçekten iyi misin?”
Mina başını kaldırdı.
“İyiyim.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Bu kez Mina'nın sesi soğuktu.
Sakura bunu fark etti ama üzerinde durmadı.
Haruto ise Mina'yı dikkatle izliyordu.
“Buradan çıkmamız gerekiyor.”
Daiki hemen karşı çıktı.
“Emi'yi bırakıp mı?”
“Emi'nin nerede olduğunu bile bilmiyoruz.”
“Az önce ekrandaydı.”
“Bir kayıt olabilir.”
Daiki başını iki yana salladı.
“Hayır. Canlıydı.”
Haruto ona yaklaştı.
“Bunu nereden biliyorsun?”
Daiki cevap vermedi.
Haruto'nun bakışları sertleşti.
“Yine bir şey saklıyorsun.”
Daiki de geri çekilmedi.
“Sen de öyle.”
Sakura ikisinin arasına girdi.
“Yeter artık!”
İkisi de sustu.
Sakura derin bir nefes aldı.
“Buraya birbirimizle kavga etmeye gelmedik. Emi'yi bulmaya geldik.”
Mina Sakura'ya baktı.
Bir an önceki öfkesi yeniden yüzüne çıktı.
“Belki de Emi'yi bulmamamız gerekiyor.”
Sakura şaşırdı.
“Neden?”
“Çünkü belki de bizi buraya getiren kişi Emi.”
Haruto hemen Mina'ya döndü.
“Bunu nereden çıkardın?”
Mina omuzlarını kaldırdı.
“Bilmiyorum. Sadece düşünüyorum.”
Daiki sertçe konuştu.
“Sen böyle düşünmezsin.”
Mina ona baktı.
“Artık düşünmeye başladım.”
Daiki'nin yüzündeki ifade değişti.
“Mina…”
“Ne?”
“Bir şey oldu.”
“Hiçbir şey olmadı.”
Daiki cevap vermek üzereydi ki arşivin duvarından metalik bir ses geldi.
Sakura irkildi.
Duvarın bir bölümü yavaşça açıldı.
İçeride dar bir geçit vardı.
Geçidin sonunda kırmızı bir ışık yanıyordu.
Haruto elini kaldırdı.
“Kimse tek başına gitmiyor.”
Daiki önden yürümek istedi.
Haruto kolundan tuttu.
“Ben gidiyorum.”
Daiki elini çekti.
“Bana emir verme.”
“Bu emir değil.”
“Öyleyse ne?”
Haruto bir an durdu.
“Sakura'yı korumaya çalışıyorum.”
Daiki acı bir gülümsemeyle baktı.
“Her şey Sakura'ya dönüyor, değil mi?”
Sakura şaşkınlıkla Haruto'ya baktı.
Haruto ise cevap vermedi.
Mina bunu izliyordu.
Ve içinde yeni bir düşünce oluştu.
Haruto'nun Sakura'ya bakışı…
Daiki'nin Mina'ya bakışından farklıydı.
Mina'nın parmakları istemsizce sıkıldı.
“Demek böyle…”
Sakura ona döndü.
“Ne dedin?”
Mina hemen başını çevirdi.
“Hiç.”
Geçide girdiler.
Duvarlarda eski fotoğraflar vardı.
Sakura bir fotoğrafın önünde durdu.
Fotoğrafta dört kişi bulunuyordu.
Sakura.
Mina.
Emi.
Ve Haruto.
Sakura'nın nefesi kesildi.
“Haruto…”
Haruto fotoğrafa baktı.
“Ben bunu daha önce hiç görmedim.”
Mina fotoğrafa yaklaştı.
“Ben de.”
Daiki arka taraftaki küçük yazıyı fark etti.
“Burada tarih var.”
Sakura eğildi.
18 EKİM — 23:47
Yine aynı saat.
Sakura fotoğrafa dokundu.
Tam o anda duvarın içinden bir kayıt sesi geldi.
Genç Sakura'nın sesi duyuldu.
“Eğer bir gün bunu dinliyorsanız…”
Kayıt kesildi.
Ardından genç Mina'nın sesi geldi.
“Bunu ona söyleme.”
Sakura'nın yüzü değişti.
“Mina?”
Mina'nın gözleri büyüdü.
“Ben bunu hatırlamıyorum.”
Kayıt devam etti.
Genç Mina'nın sesi bu kez daha netti.
“Eğer Sakura gerçeği öğrenirse…”
Kısa bir sessizlik.
Sonra genç Mina'nın son cümlesi duyuldu:
“Beni de kaybedecek.”
Kayıt durdu.
Mina olduğu yerde kaldı.
Sakura ona doğru bir adım attı.
“Mina…”
Mina geri çekildi.
“Yaklaşma.”
Sakura durdu.
“Ben senin düşmanın değilim.”
Mina'nın gözleri doldu ama sesi sertleşti.
“Bunu nereden biliyorsun?”
Sakura cevap veremedi.
Haruto Sakura'nın yanına geçti.
“Mina, bu kayıt senin hafızandan silinmiş olabilir.”
Mina Haruto'ya baktı.
“Sen de Sakura'nın tarafındasın.”
Haruto'nun yüzü değişti.
Daiki ise Mina'nın yanına geçti.
“Mina, sakin ol.”
Mina ona baktığında ifadesi biraz yumuşadı.
Ama hemen ardından duvardaki ekran yeniden açıldı.
Bu kez yalnızca bir cümle vardı:
MİNA'YA SORUN: O GECE SAKURA'YI NEDEN BIRAKTIN?
Mina'nın yüzündeki bütün renk çekildi.
Sakura fısıldadı:
“Mina… o gece ne oldu?”
Mina uzun süre cevap vermedi.
Sonunda başını kaldırdı.
“Hatırlamıyorum.”
Ekranda ikinci cümle belirdi.
HATIRLAMIYORSAN, HATIRLATACAĞIZ.
Ve arşivin bütün kapıları aynı anda kilitlendi.
Kapıların kilitlenme sesi arşivin içinde yankılandı.
Sakura hemen kapıya koştu.
“Açılmıyor!”
Haruto yanına geldi ve kilidi kontrol etti.
“Elektronik sistem tarafından kapatılmış.”
Daiki ekranlara baktı.
“Birisi bizi içeride tutuyor.”
Mina ise hiçbir şey söylemeden duvara bakıyordu.
Ekranda yeni bir görüntü açıldı.
Yıllar önceki bir kayıt.
Genç Sakura, Mina ve Emi aynı koridorda yürüyordu.
Sonra görüntü durdu.
Saat ekrana yansıdı:
23:47
Kayıtta genç Mina, Sakura'nın elini bırakıyordu.
Sakura ona dönüyordu.
“Benimle gelmeyecek misin?”
Mina'nın genç sesi duyuldu.
“Sen git. Ben birazdan geleceğim.”
Sakura yalnız başına koridorun sonuna doğru ilerledi.
Görüntü yeniden değişti.
Mina başka bir odaya giriyordu.
İçeride Sakura'nın annesi vardı.
Genç Mina korkuyla ona bakıyordu.
Kadın elindeki dosyayı Mina'ya uzattı.
“Bunu Sakura'ya verme.”
Mina dosyayı aldı.
“Peki neden?”
“Çünkü Sakura bunu öğrenirse onu koruyamayız.”
Kayıt kesildi.
Mina'nın gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Ben… gerçekten bunu yapmışım.”
Sakura ona yaklaştı.
“Bunu neden yaptığını bilmiyorsun.”
Mina başını kaldırdı.
“Hayır.”
Bir an sustu.
“Biliyorum.”
Herkes ona baktı.
Mina devam etti:
“Çünkü o zamanlar bana Sakura'nın başına gelecek her şeyin benim yüzümden olduğunu söylediler.”
Sakura'nın gözleri doldu.
“Mina…”
“Sen hiçbir şey bilmiyordun.”
Mina'nın sesi titredi.
“Ama ben yıllarca senin yanında dururken, senden sakladığım şeyin ne olduğunu bile bilmiyordum.”
Daiki onun yanına geçti.
“Artık biliyorsun.”
Mina Daiki'ye baktı.
“Hayır. Hâlâ bilmiyorum.”
Tam o anda sistemden Sakura'nın annesinin sesi duyuldu.
“Çünkü Mina'nın hafızasından yalnızca bir anı silinmedi.”
Herkes sustu.
“Bir emir de silindi.”
Sakura fısıldadı:
“Hangi emir?”
Ekranda tek bir cümle belirdi.
SAKURA'YI KORU. NE PAHASINA OLURSA OLSUN.
Mina ekrana baktı.
Sonra Sakura'ya döndü.
“Ben seni bırakmadım.”
Sakura sessizce ona yaklaştı.
“Biliyorum.”
Mina başını eğdi.
“Bundan sonra da bırakmayacağım.”
Haruto ve Daiki birbirlerine baktı.
Aralarındaki gerilim hâlâ bitmemişti.
Ama artık ikisi de aynı şeyi anlamıştı:
Bu oyunun gerçek düşmanı birbirleri değildi.
Sakura'nın annesinin son kaydı başladı.
“İhanet aşaması tamamlandı.”
Ekranda son mesaj belirdi:
MİNA HAYASHİ — SADAKAT TESTİ BAŞARILI.
Mina gözlerini kapattı.
Sakura şaşkınlıkla ekrana baktı.
“Yani bütün bunlar…”
Haruto cümleyi tamamladı.
“Bir testti.”
Daiki başını salladı.
“Ama neden?”
Ekran bir kez daha değişti.
Bu kez yalnızca bir isim vardı:
KAZUKİ AKİYAMA.
Ardından mesaj geldi:
“Sakura, artık gerçek düşmanın kim olduğunu öğrenmeye hazırsın.”
Ekran kapandı.
Kapılar açıldı.
Sakura, Haruto'nun yanında dururken Mina da Daiki'nin yanında kaldı.
Fakat hiçbiri bilmiyordu.
Bu gece sona eren şey ihanet aşamasıydı.
Asıl savaş ise şimdi başlıyordu.
Bölüm etkileşimi
