7. bölüm · Rüzgara Karşı
Bölüm 7: Turnuva Günü
Bölüm 7: Turnuva Günü
Salon kalabalıktı.
Havada ter, heyecan ve mücadele kokusu vardı.
Tribünler, bağırışlarla, tezahüratlarla yankılanıyordu.
Efe, köşede eldivenlerini sıkarken derin derin nefes alıyordu.
Antrenörü yanındaydı.
Efe'nin omzuna dokundu.
"Hatırla Efe," dedi,
"Buraya kazanmaya değil, kendine söz verdiğin için geldin.
Sen zaten kazandın."
Efe kafasını salladı.
Ama kalbinin deli gibi attığını hissediyordu.
Rakibi ringde onu bekliyordu.
Büyük, kaslı bir çocuktu.
Gözlerinde küçümseyen bir bakış vardı.
Zil sesi çaldı.
Efe ringe adımını attı.
Her şey bir an sessizleşti.
Sanki salondaki sesler uzaklaştı, sadece kendi nefesini duydu.
İlk yumruk geldiğinde Efe geri adım attı.
Rakibi hızlı ve güçlüydü.
Ama Efe, aldığı her darbede annesinin sözlerini hatırladı:
"Yorulmak hakkın oğlum, ama pes etmek değil."
İkinci raunt başladı.
Bu kez Efe’nin gözleri daha netti.
Antrenmanda öğrendiği kombinasyonları hatırladı:
Direkt, kroşe, front kick...
Bir açığı yakaladı.
Direkt!
Sonra kroşe!
Ardından sert bir front kick!
Rakibi geriledi.
Salonda bir uğultu yükseldi.
Antrenörü köşeden bağırıyordu:
"Devam et! Kendi hızında kal!"
Üçüncü rauntta Efe rakibini baskı altına aldı.
Her yumrukta sadece rakibine değil, içindeki korkulara, yalnızlığa, küçümsenmeye de vuruyordu.
Son raundun son saniyelerinde, rakibi dengesi bozulup yere düştü.
Zil çaldı.
Efe, ellerini kaldırmadı.
Kazandığını biliyor muydu? Belki.
Ama asıl zafer onun için başka bir yerdeydi:
Pes etmediği yerde.
Sonuç açıklandığında, hakem Efe’nin elini havaya kaldırdı.
Salonda alkışlar yükseldi.
Ama Efe, gözlerini kapattı.
Sadece annesinin sesi çınlıyordu kulaklarında:
"Sen farklısın. O yüzden değerli olacaksın."
O gün Efe sadece bir maçı değil,
Kendine olan inancını da sonuna kadar kazanmıştı.
