33. bölüm · Rüzgara Karşı
Bölüm 33: Sessiz Çalışma
Bölüm 33: Sessiz Çalışma
Sınav haftası kampüsün her yerini sardığında, kütüphane savaş alanına dönmüştü.
Kimi çöküp uykusuz notlara bakıyor, kimi elinde kahveyle gözyaşlarını bastırıyordu.
Ama Efe, planlıydı.
Sabahları güne saat 06:00’da başlıyordu.
Önce kısa bir yürüyüş, ardından kahvaltı.
07:00’da çalışma masasında oluyordu.
Elinde bir çizelge:
Her derse ait saatleri, tekrar zamanlarını ve soru çözümlerini gün gün ayarlamıştı.
Her başarılı günü, kendi elleriyle yeşil kalemle işaretliyordu.
Başarıyı görmek, onu motive ediyordu.
Mert gelip gidiyor, Umut panik yapıyor, Elif ve Zeynep başka bir grup kurmuştu.
Ama Efe, daha çok tek başına çalışıyordu.
Ta ki… Asya ile tanışana kadar.
Kütüphanenin arka salonunda bir masa:
Efe yerleşmiş, notlarına gömülmüşken yanına biri yaklaştı.
Asya: “Pardon… burada biri var mıydı?”
Efe: (başını kaldırdı) “Yok, oturabilirsin.”
Asya sessizce oturdu.
Yanında kalem kutusu, renkli post-it’ler, çizelgeler…
Ve notları çoktan renklendirmişti.
İki saat konuşmadan çalıştılar.
Ama ilginçti;
ilk kez biriyle sessizce yan yana çalışmak Efe’yi bu kadar rahatlatmıştı.
Bir saat sonra, molada Asya sordu:
Asya: “Senin çizelgen baya profesyonel… kendi sistemin mi?”
Efe: “Evet. Zamanımı görmeden yapamıyorum. Yoksa dağılırım.”
Asya: (gülerek) “Ben de. Kontrolsüz çalışırsam sabaha kadar açık ekranla tavana bakıyorum.”
Gülüştüler.
Efe: “Ben Efe.”
Asya: “Asya. Cerrah olmak istiyorum.”
Efe: (gözleri büyür) “Ben de!”
Göz göze geldiler.
İlk defa biriyle hedefleri bu kadar örtüşmüştü.
Bir bağ oluştu.
Günler geçti.
Asya ve Efe artık kütüphanenin aynı köşesinde çalışıyordu.
Birbirlerine kahve ısmarlıyor, zorlandıkları konuları tartışıyor, molalarda kısa yürüyüşler yapıyorlardı.
Asya çok konuşkan biri değildi. Ama zeki ve dikkatlidir.
Efe’nin her hâlinden bir şey çıkarıyor, gereksiz sorular sormadan yanında oluyordu.
Bir gün, gece 23:00’de çalışma bitiminde Asya ona şöyle dedi:
Asya: “Efe… bu sene ilk defa yalnız çalışmıyorum gibi hissediyorum. Teşekkür ederim.”
Efe: (duraksar) “Ben de, Asya. Bazen birinin sadece sessizce orada olması, yeterli.”
O sözler gecede yankılandı.
Sınav sabahı:
Efe aynaya baktı.
Üstü başı düzgün, gözlerinde kararlılık.
“Bu savaş yalnız verilmedi.”
“Bu defa… daha güçlüyüm.”
Ve sınav salonuna yürürken, arkasında bir kalabalık değil ama bir dostluk vardı.
Asya gülümsedi, Efe başını eğdi.
Birbirlerine güvenerek, ilk sınava adım attılar.
