47. bölüm · Rüzgara Karşı
Bölüm 47: Sessiz Çatışmalar ve Açılan Yaralar
Bölüm 47: Sessiz Çatışmalar ve Açılan Yaralar
Yaz güneşi evin içine süzülürken Efe hâlâ uyanmamıştı. Annesi kahvaltıyı hazırlamış, çay suyunu koymuştu ama elleri hafifçe titriyordu. İlacını almak için dolabı açtı. Boşalan kutuları çöpe atarken bir dosya düştü raftan.
Tam o sırada Efe uyandı ve mutfağa geldi.
“Anne o ne?”
“Hiçbir şey oğlum, eski bir reçete.”
Annesi telaşla dosyayı aldı, yerine koydu.
Ama Efe fark etmişti: Üzerinde büyük harflerle “Onkoloji Takip Formu” yazıyordu.
İçine bir şey saplandı. Sormadı.
Henüz hazır değildi.
Ama artık gözlerini kapatamayacağı bir gerçekle karşı karşıyaydı.
O Öğleden Sonra – Sokakta Karşılaşma
Efe bisikletine atladı. Kafasını dağıtmak istiyordu.
Rüya ile buluşmuşlardı. Mahalledeki küçük kafeye geçip limonata söylediler.
“Sen hep bu kadar sessiz misin?” diye sordu Rüya.
“Hayır… sadece bazen çok şey düşününce, susmak en kolayı oluyor.”
Tam o sırada kafenin önünden geçen bir çift göz onları izliyordu.
Asya.
Efe ile göz göze geldi.
Gözleri donuktu, içinde anlamını Efe'nin bile çözemediği bir kırgınlık vardı.
Rüya bir şey fark etmiş gibi döndü ama hiçbir şey demedi.
Efe ise sadece bir saniye, Asya’ya baktı.
Yıllar önceki tanıdığı gözlerde, şimdi yabancı bir sis vardı.
O an anladı: geçmiş geçmişte kalmalıydı. Ama yarası hâlâ oradaydı.
Akşam – Sessizlik ve Gerçek
Evde annesi çamaşırları asıyordu.
Efe dayanamadı.
“Anne… bana doğruyu söyle.”
“Ne zamandır hastasın?”
Kadın dondu kaldı.
Yüzündeki ifadeyi tarif edemezdi Efe.
Kırgınlık mıydı, korku mu yoksa rahatlama mı?
“Oğlum… sadece bu yaz öğrendim. Ama seni üzmek istemedim. Hep güçlü kalmanı istedim.”
Efe elini tuttu, oturdular.
İlk defa, gerçekten birlikte ağladılar.
“Benim artık senden saklayacak hiçbir şeyim yok. Ama senin de benden uzak durmanı istemiyorum.” dedi annesi.
Efe başını annesinin dizine koydu.
“Bu yaz sadece senin değil anne… bu hayat da senin. Birlikte savaşacağız.”
Günlük – O Gece
> Bugün annemi kaybetmeye ne kadar yakın olduğumu anladım.
Ama o hâlâ buradaydı. Ve ben artık hiçbir saniyeyi boşa harcamayacağım.
Asya’yı gördüm.
Göz göze geldik.
Ama içim kıpırdamadı.
Rüya'nın adı boşuna Rüya değilmiş.
Belki de bazı insanlar geç kalmaz.
Hayat, bazen yarayı göstererek iyileştirir.
