28. bölüm · Rüzgara Karşı
Bölüm 28: İçimdeki Ses
Bölüm 28: İçimdeki Ses
Kütüphane koridorundan geçerken, pencerenin dışından spor sahasından gelen bağırışlar çalındı Efe’nin kulağına.
Bir an durdu.
Elindeki anatomi kitabını sıktı.
Bildiği bir ritimdi bu:
Yumrukların sertliği, adımların hızlı tınısı, nefeslerin kesik kesik atışı.
Bir zamanlar, kendisi de o ritmin bir parçasıydı.
Kickboks onun hayatının tam ortasındaydı.
Ter içinde kaldığı antrenmanlar, yediği sert kroşeler, attığı hızlı direktler…
Hepsi birer parçasıydı onun.
Şimdi ise beyaz önlük, kalın kitaplar, sonsuz notlar arasında,
o savaşçı ruhunu derinlere gömmek zorunda kalmıştı.
İçinde bir sızı hissetti.
Sanki uzun zamandır görmediği, eski bir dostun adını duymuş gibi.
Sanki bir parçası hâlâ ringde savaşıyor,
hâlâ yumruk sallıyordu.
Efe başını pencereye çevirdi.
Bir grup öğrenci top oynuyordu sahada.
Ama onun gözünde hepsi birer dövüşçü gibiydi.
Ayağa kalkıp bir anda koşmak,
yumruk atmak,
eski günlerdeki gibi ringe çıkmak istedi.
Ama sonra iç geçirdi.
Omzundaki çantayı düzeltti, kitabı koltuğunun altına aldı.
Tıp yolu zordu.
Ve bu yol, onun şimdi en büyük mücadelesiydi.
Kickboks ona dövüşmeyi öğretmişti.
Tıp ise sabretmeyi öğretecekti.
Ama bir gün...
Bir gün tekrar eldivenlerini takacağına dair içinde sessiz bir söz vardı.
O söz, hiçbir zaman kaybolmadı.
