RUHUNU BOYA kitap kapağı

13. bölüm / 29

RUHUNU BOYA

𖤍 RUHUNU BOYA | 12

Vaveyla Yazarı: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 29Şu an: 𖤍 RUHUNU BOYA | 12

-12-

Sorunun getirdikleriyle yüzleşemeden yemekler servis edildi. Bu sessizlikle kurtulamayacağını bilen adam "Oldum." yanıtını verdi dürüstçe. Yüzleşmede olan tek kişi o değildi.

Yüzleştiği o uzun sessizlik, Karmen'in "Yanlış bir şey sordum." demesine sebep oldu. Sorar gibi bile çıkmamıştı sesi. Hemen anlamıştı adamın böyle bir soru beklemediğini.

Pamir ise her şeyi sorabileceğini söylerken bu tür bir soruyu kastetmemişti. Oysa bu da her şeye dâhildi öyle değil mi? Kızın bir suçu yoktu. "Yo, hayır." dedi dalgın bir tonda. Bunun kendisini gereğinden fazla dağıtmasına izin vermedi. "Hayır da... bu... Hatırlamak istediğim bir geçmiş sayılmaz."

Yoğun bir merak duysa da sorusunu yinelemedi, başını salladı sadece. Ancak içindeki o meraklı yan ister istemez kıpırdanıyordu. Düşünüyordu. Pamir daha önce âşık olmuştu. Acaba adam hâlâ ona mı âşıktı? Öyleyse neden onunla evlenmemişti de hiç tanımadığı bir kızı seçmişti? Aklında sadece o varsa -ki böylesine sarsılmasından anladığı buydu- bu evlilik nasıl yürüyecekti? Öte yandan benden aşk bekleme demesinin sırrı da çözülmüş bulunuyordu. Birine âşıkken nasıl başkasına âşık olabilirdi ki? Her şey bir mantığa oturuyordu. Ancak hatırlamak istemediğim bir geçmiş demesi de çelişki yaratıyordu. Bunun geçmişte kaldığını ve hatırlamak istemediğini söylüyordu. Unutmak istediğini. Ama unutamadığını. Hangisi daha kötüydü bilemedi Karmen. Hâlâ birine âşık olması mı, onu unutmaya çalışırken kendisiyle evlenmesi mi? Kendi hayatıyla ilgili soru işaretleri yokmuş gibi bir de evlenmek üzere olduğu bu yabancıyla ilgili sorular belirmişti zihninde.

Pamir ise verdiği cevapla kafasını nasıl karıştırdığını fark etti ve pişmanlıkla gözlerini kapadı. Aşk olsa da olmasa da Karmen onun karısı olacaktı. Evleneceklerdi. Ona güven ve sadakat vaat etmişti. Güven vermişti. Şimdi yaptığı kaçak dövüşmeye giriyor gibi durabilirdi. Oysa geçmişte kaldığı için konuşmaktan kaçındığı bir şeydi sadece. Şu anki ilişkilerini ilgilendiren bir şey değildi. Eskiden güçlü bir duyguydu. Artık değildi.

"Bunlar çok geride kaldı." demekte buldu çareyi. "Bizi, ilişkimizi etkileyecek türde bir şey değil."

Oysa Karmen hâlâ görüşüp görüşmediklerini, ortak alanlarda karşılaşıp karşılaşmadıklarını nereden bilebilirdi ki? Hep bu şüpheyle mi yaklaşacaktı herkese? Bu karmaşıklıktan memnun olmadı kız. İlk defa bu işe girdiğine dair pişmanlık duydu. En azından "Hâlâ görüşüyor musunuz ya da karşılaşıyor musunuz?" diye sormak istedi. Karşısındaki adamın gözünde nasıl görünebileceğini düşünmedi bile.

Pamir hiçbir şey düşünmedi. Bunu sormak en doğal hakkıydı. Kesin bir ifadeyle başını iki yana salladı. "Hayır, bildiğim kadarıyla burada değil."

Az da olsa rahatladı genç kız. Sorduğu basit bir sorunun onu bu kadar zora sokacağını düşünmezdi. Ama en azından Pamir gibi bir adamın tamamen duygusuz olmadığını, bir zamanlar âşık olduğunu öğrenmişti. Belki de o kişi duygularını incittiği için aşka kapılarını kapatmıştı. Bu anlaşılabilir bir durumdu. Hele kendisi gibi kırılgan biri için son derece anlaşılır gelmişti.

Karmen tam "Kalkalım mı?" diye sorarken adamın telefonu çaldı. Eğer çalmasaydı yemeklerin yeni geldiğini hatırlatacaktı.

Arayan annesiydi. Nikâh günü alıp almadıklarını merak ediyordu. Kısa bir konuşmanın ardından düğün alışverişinin yarın olacağı kararlaştırıldı ve telefonu kapattı Pamir. "Yemeğine dokunmamışsın."

"Yiyemedim, özür dilerim."

"Özür dilemene gerek yok. Sadece acıktığını sanıyordum."

Karmen'in her tavrı ona farklı geliyordu. Her şeye karşı tedirgin yaklaşımı, mahcup hissetmesi, özür dilemesi, hep diken üstünde olması ve sessizliği... En çok da sessizliği. İşe yarayacağını bilseydi kendini baştan aşağı anlatırdı Pamir ama bir insanı tanımanın en iyi yolu zamandı, bunu biliyordu. Şimdi ne söylese boştu, havada kalacaktı tüm söyledikleri. Zamanla tanıyacaklardı birbirilerini.

O gün sessizce yemeklerini yiyip kalktılar. Eve döndüklerinde ise yine o görücü usulü tanışmış mesafeli çifte dönüştüler.

Ertesi gün yeni bir maraton bekliyordu Karmen'i. Düğün alışverişi için sabah erkenden çıktılar. Nursultan Hanım bu alışverişte olmaktan pek memnun görünmese de görevine son derece bağlıydı. Fatma yengesi ise çok zorlayıcıydı. Karmen her şeyin sadesini, uygununu isterken Fatma Hanım en şaşaalısını, en lüksünü istiyordu. Sanki kendi evleniyormuş gibi hevesliydi.

Nursultan Hanım hiçbirine sesini çıkarmadı. Fatma Hanım'ın açgözlü olduğunu düşünse de her şeyine evet dedi ancak memnuniyetsizliği gözlerinden okunuyordu. Karmen'se ezildikçe eziliyordu. Yengesinin onu yeni ailesine yanlış tanıttığını düşünüyordu.

Letafet Hanım çeyiz alışverişlerinden sonra takılar için bir yere girdiklerinde "Düğünde takılacak setleri bir halledelim, en önemlileri onlar." dedikten hemen sonra Karmen'e döndü. "Senin beğendiğin, içine sinen şeyler olsun kızım."

"Hiç gerek yok." dediğinde yengesinin gözlerinden ateş fırladığını görebiliyordu.

Nursultan Hanım ise otoriter bir tonda "Seninle bir ilgisi yok kızım, bu bizimle alakalı bir durum." dedi. Bunu söylerken hissettirdiği soğuk mesafe genç kızı ürküttü. "Bizim bir adımız var. Sen istesen de istemesen de bunlar olacak."

"Tabii ya! Olmaz olur mu hiç?" diye hevesle girdi söze Fatma Hanım. Karmen'e dönüp "Öyle olmaz kızım, çok ayıp. Koskoca Karadağlar gelinlerine bu kadar mı değer veriyor derler." sözleriyle hem Nursultan Hanım'ın egosunu kaşıdı hem de kızın önüne geçip çıkarılan takıları, setleri hanımlarla beraber incelemeye başladı.

Karmen ilk defa bu kadar ait olmadığı bir yerde hissediyordu kendini. Hanımlar ilgiyle ve merakla takıları seçmeye çalışırken o arkadaki koltukta oturup sessizce bitmesini bekledi. Ancak bitecek gibi değildi. Nursultan Hanım ve yengesi sürekli çatışıyordu. O an nefes alamadığını hissetti. Çıkıp hava almak istedi ama kaybolmaktan korktu.

Yokluğunu bile fark etmeyecek kadınlara kısa bir bakış attıktan sonra hemen kapının önüne çıktı. Gözlerini kapatıp ağır ağır nefes çekti ciğerlerine.

Gözlerini yeniden açtığında mağazanın önünde büyük, siyah bir aracın duraksadığını gördü. Başta Pamir olabileceğini varsaysa da bunun saçma olduğunu düşündü. O hazırlıklarda bulunmayacağını net bir şekilde belirtmişti. Onu ilgilendirmediği de açıktı. Neden gelecekti ki? Saliselik de olsa aracın içindeki yabancı adamın ona dikkatlice baktığını görür gibi oldu. Ancak ne olduğunu, kim olduğunu anlayamadan araç hareket edip gitti, gözden kayboldu. Yanlış anladığını düşündü ve içeri geri girdi kız.

Hanımlar nihayet takılar konusunda mutabakata varmış görünüyorlardı. Nursultan Hanım'ın pek memnun olmasa da nispeten daha iyi göründüğüne bakılırsa Letafet Hanım bir şekilde orta yolu bulmuş olmalıydı. Ancak Karmen için kötü haber, Letafet Hanım'ın "Kalan diğer her şey için yarın yeniden alışverişe çıkmamız gerek." sözüydü. Aynı kaosu ve kalabalığı bir gün daha yaşamak istemiyordu. Ama kaçacak yeri yoktu. Bu onun düğünüydü.

Karmen'e kalsa düğün falan istemezdi. İki imza, bitti gitti. Tüm bunlara gerek bile yoktu. Ama ne yazık ki her şeyin istediği gibi olacağı sözleri sadece lafta kalan bir şeydi.

Akşam yemeğinde Pamir, Karmen'in üzerindeki bu durgunluğu fark etti. Direkt ona sormasa da akşam yemeğinden sonra teyzesiyle verandaya çıkan Nursultan Hanım'ı yakalayıp sordu. "Düğün alışverişinde bir sorun mu oldu?"

"Ne gibi oğlum?" Bıkkın bir bakışla ekledi. "Fatma Hanım'ın görgüsüzlüğü ve açgözlülüğü dışında mı? Hayır, bir şey olmadı."

Genç adam ise bunlarla ilgilenmiyordu. "Karmen'in yüzü düşük gibi geldi bana. Bir konuda tartıştınız mı? Ters bir laf mı ettin kıza?"

"Ayol ne ters laf edeceğim senin nişanlına? Deden ne dediyse onu yapıyorum, her şey onun istediği gibi olsun diye paralıyorum kendimi. Daha ne yapayım?"

Letafet Hanım kahveleri getiren yardımcıya verandaya koymasını söyledikten sonra Pamir'e döndü. "Kızcağız hiçbir şeye karışmadı ki."

"O da bir tuhaftı zaten! Sanki o değil de ben evleniyorum. İnsan bir fikrini söyler, o da yok!"

Gözleri devrildi adamın. "Anne sen de bir karar ver. Kız istediğini söylese laf ediyorsun, söylemeyip sana bıraksa gene laf ediyorsun."

Gözleri büyüdü Nursultan Hanım'ın. "Sen de daha evlenmeden hanım köylü oldun!"

"Gerçekleri söylüyorum sadece. Hiçbir şeyden memnun olmuyorsun."

Ağzını açıp bir sürü şey söylemek isterdi ama yapmadı kadın. Sadece "Aman ben bir şey demiyorum oğlum, siz mutlu olun da!" dedi ve verandadaki yerine oturdu. Ağzının içinden "Uğursuzun tekiyle de nasıl mutlu olacaksa..." dediğini sadece ablasının duyduğunu sanıyordu.

"Nursultan."

Teyzesinin uyaran sözü üzerine tek kelime etmeden oradan ayrıldı Pamir. Bir söyle bin işit diye düşündü kendi kendine. Tam odasına çıkacakken arka bahçede tek başına oturan Karmen'i gördü. Önce gidip gitmeme konusunda kararsız kalsa da bugüne dair merakı galip geldi. Sessizce merdiven altındaki koridordan ilerleyip bahçeye çıktı.

Hırkasına sarınan kıza "Merhaba." dedikten sonra karşısına oturdu.

"Merhaba." Bunu söyleyen kızın yüzü düşünceli, göstermelik bir tebessümle gerilmişti.

"Nasıl gitti düğün alışverişi?"

"İyiydi."

Laf olsun diye söylediği belliydi. En azından Pamir bunu anlayabilecek kadar zeki bir adamdı. "Hoşuna gitmeyen bir şey mi oldu? Ya da annem ters bir laf mı etti."

"Yo, hayır, asla. Bir şey olmadı." Şükürsüz davranıp hazırlıklardan sıkıldığını söylemek istemedi. Ancak bu şekilde de dürüst olmadığını fark etti. "Sadece... yarın düğün alışverişi devam edecekmiş." İlk kez gözleri adama değdi. "Ben katılmasam olmaz mı?"

Şaşırdı adam. Oysa bildiği kadarıyla kadınlar alışverişe bayılırdı. Karşısındaki kız ise neredeyse buna katılmamak için yalvaracaktı. "Olur mu? Bu senin düğünün. Dedemi duymadın mı? Sen neyi nasıl istersen öyle olacak."

"Bu bizim düğünümüz." diye düzeltti kız. Bunu sitemkâr bir yerden söylemedi ancak sorumluluğun sadece kendisine yüklenmesinden de hoşnut olmadığını belirtti. "Hem ben düğün istemiyorum ki. Madem ben istemesem de düğün olacak, o zaman bari ailenin istediği gibi olsun. Benim orada bulunmam..."

"Karmen, hazırlıklara katılman için bir şey yapamam." Başını iki yana sallarken bu konuda çaresizdi. Eğer Karmen'in hazırlıklara katılmak istemediğini söylerse yeniden annesinin hedefi olurdu ve bunu istemiyordu. "Ama bunu senin için daha az sıkıcı hâle getirmek için elimden geleni yaparım."

"Nasıl yani?"

"Sadece ne istediğini söyle."

"Ben mi?" Şaşkındı bakışları. Bu kadar kısa süredir tanımasına rağmen hayatı boyunca onu tanıyan insanlardan daha çok ne istediğini soruyordu. "Belki sen de..." Hazırlıklara katılmasını teklif edecekken son anda vazgeçti Karmen. Ondan fazla şey isteyerek çok olmak istemiyordu. "Boş ver."

Bakışlarını onun yüz hizasına indiren adam "Benim de mi hazırlıklara katılmamı istiyorsun?" diye sordu. Buna pek gönüllü olmadığını gizlemedi. "Ama biliyorsun, sana bahsetmiştim, işlerim çok yoğun."

"Anlıyorum." O an ilk defa Pamir'i şaşırtacak bir şey yaptı kız. Sessiz bir dargınlığa gömülmektense gözleri heyecanla büyüdü. "O zaman adil bir rekabet olsun diye taş kâğıt makas oynayalım. Hangimiz kazanırsa onun istediği olur." Sorar gibi çıkmıştı bu cümle dudaklarından.

Adam duyduğuna başta inanamayıp güldü. "Nasıl yani, taş kâğıt makasla mı karar vereceğiz?"

"Evet, gayet adil bir yöntem."

Başta şaka olduğunu düşünüp anlam veremese de Karmen'in kararlı duruşunu görünce istemeye istemeye kabul etti "Peki." diyerek. Öte yandan onunla böyle çocukça bir anlaşmaya tutuştuğu için garip hissetti. "Taş kâğıt makas oynamayı biliyorsun yani."

Gözleri devrildi kızın. "Tabii ki biliyorum. Yoksa neden bunu teklif edeyim?"

Omuz silkti "Bilmem, pek öyle birine benzemiyorsun." diyen Pamir. Kızın soran bakışlarına karşın açıkladı. "Bu tür oyunları bilen birine yani."

"Murat'la sık oynarız. O öğretmişti bana da."

Dış dünyadan izole yaşadığını yeniden hatırlatmıştı kıza. Onun dış dünyayla en sağlam bağıydı Murat. Tek yakın arkadaşıydı. Bunun farkına yeniden vardığında ne hissedeceğini bilemedi adam.

"Hazır mısın?" diye sordu kız.

Sırtı dikleşen Pamir "Hazırım." cevabını verdi.

Bir elini avcunun üstüne koydu ikisi de. İlk hamlede ikisi de ellerini yumruk yapmıştı.

Gözleri devrilen adam "Taş." diye mırıldandı. "Çok klişe."

"Böyle düşünüyorsan keşke sen farklı olsaydın."

"İyi denemeydi."

Güldü Karmen. Bu kez ikisi de ellerini makas yapmışlardı. Hemen sonraki hamleleri ise kazananı belirledi. Çünkü Karmen makas, Pamir kâğıdı seçmişti.

Zaferinin tadını çıkaran kız makas yapan elini adamın kâğıt yapan eline sürttü. "Makas kâğıdı keser." dedi ve gülümsedi.

Pamir ise yalandan bozulmuş görünüyordu. Hâlbuki bu küçük oyundan bile zevk almıştı. Elinin yeniden onun eliyle temas ettiği an ise... bir garipti. "Oyunlarda şansım yoktur zaten."

"Kendini avutma şeklini sevdim."

Bozulan bir ifadeyle tebessüm etti adam. "Sen de fırsatını bulunca çok güzel ezikliyorsun insanı." Sessiz bir gülümsemeyle kendisine bakan kıza "Sen kazandın." deyip elini uzattı. El sıkıştıkları sırada ekledi. "Yarınki alışverişe ben de geliyorum."

Ciddiyetle "Gerçekten istemiyorsan gelmeyebilirsin. Tamam, eğlendik ama..." demesine kalmadan Pamir tarafından sözü kesildi.

"Benim ne kadar sözünün eri biri olduğumu henüz anlamadın sen. Bir söz verdiysem tutarım."

Karmen'i etkileyen de buydu ya. Kısa bakışmalarının ardından adamın çalan telefonu oluşmak üzere olan sessiz bağı yarıda kesti.

Pamir, çalan telefonunu açtığında hiç "Kumarda kaybeden aşkta kazanır derler, üzülme." gibi bir karşılama beklemiyordu. Bu sesin kime ait olduğunu çok iyi biliyordu. Ama o an her adımının o ses tarafından ölçülüp tartıldığını bilmiyordu. Yüz hatları gerilmesine rağmen hiçbir cevap vermedi. Telefondaki adam ise devam etti. "Boşuna etrafına bakma, beni göremezsin. Sana zarar veremeyecek kadar uzakta ama yaptıklarını görebilecek kadar yakınındayım."

Yerinden usulca kalkıp Karmen'den uzaklaştı. "Ne istiyorsun?"

"Bir şey istemiyorum." Bunu söylerken samimi bir arkadaş gibi çıkmıştı sesi. "Sadece tebrik etmek istedim. Bugün alışverişte nişanlını gördüm. Çok güzel. Tam ailenin istediği gibi bir gelin adayı seçmişsin, tebrik ederim."

Öfkesi sesinden okunamasa da bu yok olduğu anlamına gelmiyordu. Yine de sıradan bir sesle karşılık verdi Pamir. "Bir daha nişanlımla tesadüfen karşılaşacak olursan tekrar karşılaşabileceğin ayakların olmaz."

Karşılık beklemeden telefonu kapattı.

...

*

YAZAR NOTU: Hi guys! 🤎 20 BİN okunmaya ulaşmışız! 🎉 Öncelikle bunun için teşekkür ediyorum. Pamir ve Karmen'e gösterdiğiniz ilgiye çok müteşekkirim. 🥹 Ve bu bölümü 20 BİN okunma şerefine bırakıyorum. 💖 Daha derinlere inersek yazar notu bitmiyor, romana dönüyor. O yüzden bölüm hakkındaki yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz diyerek kaçıyorum. 🙌🏻 Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
Ek Instagram: iambuzlarkralicesi
Twitter: @buzdanjuliet
YouTube: Gülay Sena Dündar
Tiktok: @halikarnastabirgece
Tiktok Kişisel: @buzlarkralicesiofficial

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

467okunma 11beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18