PATLAMA kitap kapağı

1. bölüm / 19

PATLAMA

Kanlı küvet

Yazar: AYŞENUR ☆☆

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 19Şu an: Kanlı küvet

Eski fransız küvette biriken kanlı, su ilk dolduğunda bir insanın tenini yakacak sıcaklıkta olsa da su hızla soğumuştu.
Siyah kıvırcık saçlarını küvetten dışarıya sarkıtmış boynunu küvetin aşınmış kenarına dayamıştı. Ellerini suyun içine çekmeyi düşünüyordu ama hiç hali yoktu. Vücudu boş bir çuvaldan farksızdı.
Kendi bedeninin kontrolünü kaybettiğini hissediyordu.
Duvarda asılı olan saatten kaç saat geçtiğini hesaplamaya çalıştı.
Patlama anını saat olarak bilemesede eve varması en az 2 saatini almış olmalıydı. Kaba bir hesapla 5, 6 saat geçmişti.

O hala eve gelmemişti...

Gözlerini kapatıp anılarından uzak bir yere gitmeye çalıştı. Hislerini hayaşamaya alışık değildi. Yıllar içerisinde hislerini derinlere gömmeyi öğrenmişti ama göz bebeklerinin ardında dönen anıların hepsi kanla kaplıyken pişmanlıklarını bastırmak kolay değildi. Göğüsü sıkışıyor, nefes alamoyordu.. Rahatsız olarak gözlerini yumdu.

Çığlık hala kulağındaydı...

Patlama bu kadar şiddetli olmamalıydı. Tahmin ettiklerinden daha yıkıcı olmuştu. İnsanlar yaralanmıştı. Parkı en az iki kez kontrol etmesine rağmen nasıl onları görememişti?
Kasları bir türlü gevşemiyordu. İstemsizce tüm kaslarını kasarak titriyordu. Kontrol onda değildi. Beyni ruhundan bağımsız çalışıyordu. Onun yaşaması için elinden geleni yapıyordu.

Yaşaması mucizeydi. Bunu biliyorlardı. Deniz bir mucizeydi. Bu sayede ayrışabilmişlerdi.

Duyduğu kapı sesiyle tüm tüyleri diken diken olurken doğrulma isteği ve doğrulacak enerjisi olmamasıyla bir kere daha saate baktı.
Hareket eden tek şey saatin saniye sayan koluydu. Bir kaç saniye içinde eve giren kim ise kapıyı kapadı. Deniz yıllardır evde tek yaşıyordu. Bu yüzden geleni biliyordu. Aylardır hayallerini kurduğu halde tahmin ettiği hiç bir hissi yaşamıyordu. Hayal kırıklığı, korku ve bitkinlik beynini ele geçirmişti. Onu görme fikri tek hayaliyken şuan korkuyordu. Hiç bir şey istediği gibi gitmemişti. Kız nefesini tutarak bekledi. O da iyi gitmeyen şeylerden biri olabilirdi...

Ayak sesleri evin içinde bir iki adım attıktan sonra seslenme gereği bile duymadan nerede olduğunu biliyor gibi direkt banyoya girdi. "Deniz." Ali dizlerinin üstüne çöküp Denizin kollarını tutarak doğrulmasına yardım etti. Deniz Aliyi gördüğü an yaşadığı şoktan çıkıp olanların tüm acısını tekrar sıfırdan hissetti.
Tüm bedenini kaplayan kalın kırmızı yara izleri bir şimşeğin göğü yarışı gibi tenini kaplıyordu. İzler sızlarken bedeni ona çekiliyordu. Alinin omzuna yaslanıp bastırdığı hisleri serbest bırakırken katıla katıla ağlamaya başladı. Ali sakin bir ses tonuyla Denize teselli verdi. "Senin suçun değil! Bu benim hatam. Tamam mı?" Deniz kendi suçu olduğundan emin olsa da kafasını sallayarak ağlamaya devam etti. Etrafa daha dikkatli bakmalıydı. Onların canının yanmasına gerek yoktu!

Ali Denizin sakinleşmesini beklemeden küvette ayağa kalmasına yardım edip hızlı bir duş aldırarak üstünde kalan az mikatarda ki kanı temizledi. Kızon vücudunda ki izler daha da belirginleşmişti. Bu izler ikisinin ayrışmasını sağlayan patlamanın kalıcı izleriydi. İlerde daha az belli olsa da asla geçmeyecekti.
Küvetteki sular girdap oluşturarak giderden akarken kandan açık kırmızı rengini almıştı. Ali hızlıca Deniz için odasından kıyafet getirip özenle ona giydirdi. Uzun saçlarını şekil vermeden kuruttuğunda kabarmıştı.

Deniz kendini dipsiz bir kuyuyadaymışçasına izole hissediyordu. Sanki kendisini ve Aliyi banyonun aynasının karşısından değil içinden izliyordu.

Ali Denizi yatağına taşıyıp üstünü örttü. "Ben burdayım. Biraz dinlenmeye çalış olur mu?" Denizin tek ihtiyacı zamanın su gibi akıp geçmesiydi.
Beyninde ki uğultu hiç susmayacak gibiydi.
Uyumak çok iyi gelecekti ama Alinin yanında fiziksel bedeniyle beraber kalması bile onu rahatlatamıyordu. Aylarca bunun hayalini kurmamış mıydı? Tekrar yanyana olmalarının büyülü olacağını düşündüğü yıllar çok uzak geliyordu. Gözünü her kapattığında o kızın kopan kolunu eline alıp attığı çığlığı hatırlıyordu. Ali sakince Denizin yanına uzanıp kafasını kendi omzuna çekti. Deniz tüm vücuduna Aliyle temas eden yanağından yayılan tatlı ve tanıdık sıcaklıkla beraber ne düşündüğünü bile unuttu. Tek hatırladığı uyuması gerektiğiydi ve gözleri kapanıyordu.

Üç gün hiç uyanmayacaktı.

Ali onu içten dışa iyileştirecekti. Zihninin sakinleşmesi için elinden ne geliyorsa yapacaktı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…