19. bölüm / 19
PATLAMAGeçmiş hafta 2
Bölümler 19Şu an: Geçmiş hafta 2
- 1 Kanlı küvet581 kelime
- 2 Yeşil taş1.443 kelime
- 3 İlk karşılaşma2.513 kelime
- 4 Aura çarpışması878 kelime
- 5 Denizin evi1.613 kelime
- 6 Aliyle ilk karşılaşma anısı1.116 kelime
- 7 Furkan2.380 kelime
- 8 Denizin çocukluğu2.647 kelime
- 9 Günce1.938 kelime
- 10 Furkanın çalıştığı kafe3.134 kelime
- 11 Furkanın adresi663 kelime
- 12 Furkanın evi1.183 kelime
- 13 5.kişi2.572 kelime
- 14 Parkta ki çatlak2.634 kelime
- 15 Oyun gecesi2.082 kelime
- 16 Baskın2.261 kelime
- 17 Nöbet1.678 kelime
- 18 Geçmiş hafta 12.009 kelime
- 19 Geçmiş hafta 21.245 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ali sokak direğine yaslanmış dalgaların sesini dinleyerek evin içini dinliyordu. Dolunayın adanın en büyük ve en korunaklı evinde kaldığı haberini almalarının üstünden günler geçmiş olsa da Aslan tek başına gitmemiş Alinin dönmesini beklemişti. Ne olursa olsun tanıdığı en güvenilir ajan Aliydi. Bu kadar büyük bir operasyonu tek yürütmesi riskli olurdu. Üstelik İstanbulda ki ekip bu işi üstlenmeye yanaşmamıştı. Başkanlarıysa operasyonu hızla devralmıştı. "İsyancılar bize teslim oldular, operasyon bize ait." Demişti.
Aslan villanın diğer tarafında yanında adamlarıyla bekliyordu. Hepsinin gizlenmesini sağlayan Safî arabanın içinde önemli bir görevde değilmiş gibi dürümünü yiyordu. Dört iri kıyım adamı kıpırdamıyorlarken gizlemek onun için sıradan bir olaydı. Ali ve Aslan dışında ki üç Safî de en güvenilir ajanlardandı. Birlikte bir çok göreve çıkmışlardı. Hepsi kulağında ki kulaklıktan Alinin duyduklarını tekrar etmesini dinliyordu. Saatlerdir serin havada böcek sesleriyle günlük konuşmalara şahit olmuşlarken tam da bekledikleri saatte eve yanaşan arabayla hepsi silahlarını eline alıp hazır beklediler. Arabanın içinde ki Safî bile hareketlenmenin ardından yemeğini bırakıp odaklanmıştı. Araba villaya girerken Ali herkese duyduklarını kısık sesle aktarmaya devam etti. "Kadın; arabayı hazır bekleteyim mi? Kadın; hayır yemek yiyip uyurum, yarın hallederiz. Kadın; sende hissettin mi?"
Aslanın sesi kulaklıktan ajanlara iletildi. "Hazır olun!"
Hepsi silahlarını havaya kaldırıp ateş etmeye hazır beklerden arabada ki ajan diğer ajanları ve arabayla beraber kendini gizlemek için daha çok güç sarfetti. Ali Dolunayın adamlarına karşı gelebilceklerine emindi. İçeride Davut yoktu ve arabada ki kadınlardan birinin Dolunay, diğerinin Mavi olma ihtimali yüksek olsa da sayıları onlar için yeterliydi.
Yine de aklına Denizin kıvranmaları geldi. Yeteneklerini gereğinden fazla kullanırsa Denizin canı ciddi manada yanardı. Üstelik çok uzaktaydı ve Denizi iyileştirmek için yanına varması çok uzun sürerdi. Yanlarına süreyi kısaltacak bir ajan almamaları iyi olmamıştı. Bunu için gizli göreve uygun bir Safî bulamamışlardı.
Ali ve diğer ajanlar yakalanmamak için nerdeyse nefeslerini tutmuşlardı.
"Kadın; neyi? Kadın; sanırım evdekiler di. Önemli değildir. Kadın; emin misin?" Araba garaja girip garajın kapısı kapandıktan sonra ikisi de inip eve yönelirken konuşmaya devam ettiler. "Kadın; evde en az 6 kişi var, onlardır. Kadın; sabah eşyalarım hazır olsun. Şifacı yetişir mi? Kadın; şifacı yola çoktan çıktı. Öğlene kalmaz şile de ki eve geçer. Erkek; hoş geldin anne."
Yan yana olan ajanlar birbirine dönerken Ali Aslanın zihnine seslendi. 'Bu o' Ali zihin kanallarını çift taraflı yaparsa içeriyi dinleyemeyeceği için Aslandan yanıt gelse de duyamayacaktı. Duymak için sarf edeceği çabanın acısı Aliden değil Denizden çıkardı. "Kadın; hoş bulduk asker. Erkek; biz bizeyiz anne. Kadın; hiç bir zaman biz bize değiliz. İsyan ruhumuzda başlar." Aslanın verdiği alaycı nefesi hepsi duymuştu. "Kadın; ben yatağını hazırlamaya gidiyorum. Kadın; Mavi çantada ki ilaçları indirmeyi unutma." Aslan Mavi adını duyduğu an telsizden destek çağırdı. Ali silahını beline takarken yerden havalanmaya başladı. Pencerelerin önünü uzun ağaçlar kapattığı için içeriyi göremiyordu. Ağaçların ardını görebileceği kadar yükseldiğinde tüm pencerelerin demir panjurlarla kapalı olduğunu görüp küfrederek yere indi.
"İçeriyi aktarmaya devam et." Ali içeriyi görme isteğiyle duraksadığını fark etmemişti. Duydukları işlevsiz detaylar olsa da kelimesi kelimesine aktarmaya devam etti.
Bir iki saat daha içeriyi dinlemeye devam ettiler. Ali herkesin uyuduğunu söyledikten sonra o ve Aslan gelen destek ekipleri evin etrafına konuçlandırdılar. Yeni gelen ekipte ki herkes Safî değildi. Aralarında yüksek rütbeli askerler de vardı. Çok uzun zamandır büyük ölçekli bir baskın yapılmadığı için iki düzine asker ve ajan toplanmıştı.
İçeride Dolunay, Dolunayın büyük oğlu ve Mavi kesin olarak bulunuyordu. Sadece Maviyi yakalamak bile çok önemli bir operasyon olacak iken içeride en az üç büyük isyan lideri vardı. Diğerlerinin basit askerler olmadığından emin olsalar da konuşmalardan kimlilklerini tespit edememişlerdi. Sabaha kadar tüm ekip plan yapmış Aliyi çemberin dışında tutarak içeri girmeye karar vermişlerdi.
Ali askeri aracın içinde iki insan asker ve bir ajanla birlikte ekranları izlemeye geçti. Ekip bir kaç dakika içinde Aslanın liderliğiyle içeri girerken Ali içeride ki hareketlenmelerden önemli olanları aktarmaya devam etti. "Uyanan yok!" Aslan arkasında adamlarla sessizce üst kata çıkarken kafa ışıklarıyla önlerini görüyor göğüslerinde ki kameradan da Ali ve diğerleri aracın içinden izliyordu. İçlerinde Safîlerin gücünü bastırabilecek ajan olmadığı için yakalayacakları Safîleri bir kaç saatliğine felç edecek zehirli mermilerin takılı olduğu silahlar kuşanmışlardı.
Tüm adamlar koridorda odaların başına geçerken Ali içeriden bir tıkırtı duydu. "Biri hareket etti." Adamlar gerilirken Ali kameralardan evin krokisini çözmeye çalıştı. Tıkırtı artarken bir fısıltı duydu. "En az 10 kişi."
Alinin gözleri büyürken "MAVİ! Aslanın odası!" Diye bağırdı istemsizce. Aslan silahını havaya kaldırıp adamlara işaret verdi. Hepsi aynı anda kendi odalarının kapısını tek hamleyle açıp geri çekildiği an kaos başlamıştı. Ali arabada göğüsüne sığmayacak bir gerilimle operasyonu izliyordu.
Üç oda içeri girilir girilmez imha edilmişti. En az üçer kişi odaya giriyor beş saniye önce uyuyan isyancıları vuruyorlardı. İsyancılar bir kaç saniyede bayılınca arkalarında bayılanları bağlasın diye bir asker bırakıp diğer iki ajan veya asker koridora çıkıyordu. Aslan ve ekibinin işi diğerlerinin ki gibi kolay olmamıştı. Mavi Dolunayla aynı odada kalıyordu ve Mavi Ali tıkırtıyı duymadan önce, daha Aslan eve girmeden birilerinin geldiğini hissederek uyanmış ve Dolunayı uyandırmıştı. Kapı açılır açılmaz Aslanın kafasına inen surahiyle Aslan sendelemiş ve aynı anda tüm kameralar kapanmıştı.
Araçtakiler görüleri geri getirebileceklerini düşünürek düzeltmeye çalışırken Ali ayağa kalkıp "bende katılacağım" diyerek araçtan çıkmak istediğinde içeriyi kulaklıyla yöneten insan komutan Aliyi durdurdu. "Bekle!" Adamların bağırışları ve silah sesleri Ali tarafından duyulurken Aslan bağırdı. "ALİ!" Ali yanında ki komutanı itip eve koşarken ayakları her adımda hafifliyor bedeni telekinezi yeteneği sayesinde her adımda daha ileri atılıyordu. Ali içeri girerken askerlerden yarandığını duyduğu bir kaçını yerde baygın halde gördü. Merdivenlere vardığı an önüne düşen bedene çarpmamak için durduğunda tüyleri diken diken olmuştu. Bu Dolunaydı. Omzundan vurulmuş üstünde ki beyaz tişörtün omzu kana bulanmıştı. Doğuştan gümüş rengi saçları yüzünü kısmen kapatıyordu. Felç eden mermilerin en geç etki ettiği yer olan gözleri olan biteni anlamadığını ele vererek etrafı incelerken başında dikilen Aliye dikildi. Ali kitlenip kalırken Aslan merdivenin başında Aliye sırıtarak bakıyordu. Ali ayaklarının dibinde ki kadının acizliğine rağmen gözlerini gözlerinden çekmeyişiyle bir adım geriye gidip başını kaldırdı. Merdivenin başında ki Aslanla göz göze geldi.
Gözleriyle elinde ki kadını işaret ediyordu. Aslan bakışları hırs dolu olan Maviyi ensesinden yakalamış avladığı geyiği sergileyen bir avcı kadar gururluydu. Maviyi merdivenden aşağı savurduğunda Ali bir adım daha geri giderken Mavi merdivende taklalar atarak Dolunayın üstüne düştü. İki kadın da dehşet içinde kalmış birbirine bakıyordu. İlaç işe yaramış ikisi de hızla felç olduğu için kıpırdayamıyordu. Dolunayın gözleri ağırlaşıp kapanırken Mavi gözlerini sonuna kadar açarak Aliye baktı. Meydan okuyordu. Ali cebinde ki plastik kelepçelerden alıp gözleri kapanmadan önce Mavinin bileklerini sıkıca bağlayıp Dolunayın üstünden yuvarlayıp yüzünü yüzüne yaklaştırdı. "Bir süre beraberiz, enerjini sakla." Diye fısıldarken kadının gözleri ağırlaşmış, bakışları ruhsuzlaşmıştı. Ali Dolunayı bağlarken ikisi de baygın olsa da işini sağlama almak için Aslana döndü. "İkisini de tekrar vur." Aslan merdivenleri inmiş iki kadını da paketleyen Alinin başında durmuştu. 'Ne gerek var?' Dercesime Aliye baktığında Ali Mavinin vurulduğu yeri gözleriyle aradı. "Dolunay omzundan vurulmuş, Maviyi nereden vurdun?" Aslan ayağının ucuyla Mavinin yan duran bedenini omzuna bastırarak sırt üstü düşürdüğünde bağlı kolları arkasında kalırken yorgun gözleri aralıktı. Aslan ayakkabısının ucuyla mavinin kafasını soluna çevirdiğinde Ali kanı gördü. Kısa siyah saçları kulağının altında ki kanı gizleyemiyordu. Kanı parmağıyla silip iz aradı.
"Mermi içerdeyken mi iyileşmiş?" Aslan kadının kafasını daha ileriye itip mermi çıkışı var mı diye baktı. "Öyle duruyor. Üstüme atıldığında havaya ateş ettim sandım, vurulduğunu bir kaç saniye sonra düştüğünde anladım." Ali Dolunayın yarasına bakmak için onun tişörtünü omzunun delinen kısmından yırttığında deliği görebildi. Silah mermiyi özellikle içerde kalacak şekilde tasarlanmıştı ve bunun için bir iki metre kadar mesafeden sıkılmalıydı. Kadını kaldırıp omzunun arkasında çıkış var mı diye baktığında merminin çıktığı deliği görünce Ali ağzını açamadan Aslan silahını belinden çekip Aliye uzattı ve Ali sorgusuzca alıp mermi içeride kalacak şekilde Dolunayı karnından vurdu.
Bölüm etkileşimi
