4. bölüm / 19
PATLAMAAura çarpışması
Bölümler 19Şu an: Aura çarpışması
- 1 Kanlı küvet581 kelime
- 2 Yeşil taş1.443 kelime
- 3 İlk karşılaşma2.513 kelime
- 4 Aura çarpışması878 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Denizin evi1.613 kelime
- 6 Aliyle ilk karşılaşma anısı1.116 kelime
- 7 Furkan2.380 kelime
- 8 Denizin çocukluğu2.647 kelime
- 9 Günce1.938 kelime
- 10 Furkanın çalıştığı kafe3.134 kelime
- 11 Furkanın adresi663 kelime
- 12 Furkanın evi1.183 kelime
- 13 5.kişi2.572 kelime
- 14 Parkta ki çatlak2.634 kelime
- 15 Oyun gecesi2.082 kelime
- 16 Baskın2.261 kelime
- 17 Nöbet1.678 kelime
- 18 Geçmiş hafta 12.009 kelime
- 19 Geçmiş hafta 21.245 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Deniz kafeye yaklaştıkça içini bir sıkıntı kaplıyordu. Yarım yamalak anılarının içinde en net hatırladıkları Gizemin yüzüydü. Karşılaşsalar ve konuşmaya başlasalar o gece tekrar yaşanacak gibi hissediyordu. Tekrar aynı acıları yaşamaya dirayeti olup olmadığından emin değildi. Belki de Alinin dediği gibi bir araya gelmemelilerdi. Enerjileri birbirine yaklaşınca birleşip birilerinin dikkatini çekebilirdi.
Denizin içi sıkılsa da mantığı o kızın çok ağır şeyler yaşadığı gerçeğini unutturmuyordu. Üstelik tüm suç ondaymış gibi hissetmekten Alinin tüm uğraşlarına rağmen kendini alamıyordu. Her adımda o gecenin hisleri sislerin ardından gün yüzüne çıkıyordu. Bedeninde ki sayısız ince yara izli her adımda daha da sızlayarak kafeye vardı.
Kafenin kapısını aralayarak sessizce kenarda oturmuş pipetini kahvesinin içine agresif bir şekilde sokup çıkaran Gizemin yanına gitti.
Gizem de Denizi görür görmez gerilmişti. Deniz ne yapacağını bilemeden karşısında ki sandalyeye oturup Gizeme baktı. İkisi de nefes verip almayı unutmuş gibi derin bir nefes aynı anda aldılar.
İkisinin de komiğine giden bu hareketle gülerken gerginlikleri biraz azalmıştı.
Gizem dayanamayıp konuşmaya başladı. "Ben Gizem" elini masanın üstünden Denize uzattı. "Doğrı düzgün tanışamamıştık." Deniz ilk hamlenin gelmesiyle daha da rahatlayıp elini uzattı. "Bende Deniz." Gülümseyip Gizemin elini sıkmak için tuttuğu sırada ikisinin de canı büyük bir elektirik çarpmasıyla yanmıştı. İkisi de elini aniden çekip salladı. Deniz elini sallarken "çok tuhaf" diye seslice söylendi. Huzursuz olmuş gibiydi. Gizem bu tavrını canın yanmasına verip üzerine durmamıştı.
Gizem elini bacaklarının arasına bastırıp acısını anlık unutmaya çalıştı. "Evet elim baya acıdı." hafifçe gülüp. Birkaç dakikanın ardından konuşmaya başladılar.
İkisi de konunun o geceye gelmesini istemez gibi ilk önce günlük mevzulardan ve atölyenin bölünmesinden konuşmaya başladılar. "Evet arada perde bile yok sınıflar çok iç içe duruyordu." Gizem konuyu o geceye eninde sonunda getircek olduklarını bilse de şimdilik konuyu açmıyordu. "Evet ama saolsun Metin hoca pek bana sorun çıkarmadı. Ama diğer diğer hocalara hafta başından beri çok söylenmiş." Deniz gülüp gelen kahvesinden bir yudum aldı. "Dünyanın en mantıklı ve huysuz adamı olabilir Metin hoca. Bir keresinde çok söylendiği için ağrıyan çenesine söylenmişti." Gizem de güldü. "Ama makul biridir."
Gizem garson önünde ki kahveyi alınca daha fazla kaçamak konuşmanın faydası olmadığını ve Denizle konuşabileceği kadar bir samimiyet hissettiğini fark etti. "O gece hakkında. T.v. da doğal gaz patlaması diyorlar." Gizem buna inanmıyordu yaşananlar fazla doğa üstüyken sebebinin doğal gaz borusuyla alakası zaten olamazdı ama olsa bile boyutları o derece olmazdı da.
Deniz konunun sonunda oraya gelmesiyle biraz gerilse de kafasını salladı. "İkimiz de bunun doğru olmadığını biliyoruz bence." Gizem evet der gibi kafasını salladı. "Evet ama o zaman neydi? O kadar büyük bir patlama, boru sızıntısından olamaz ama ne?"
Deniz canı sıkılmış olsa da bu kadarını borçlu olduğunu bildiği için söylemek zorunda hissediyordu. "Değildi. Ama aslına bakarsan nasıl açıklayacağımı veya inanıp inanmayacağını bilmiyorum." Gizem küçümsemeyle gülüp " hayatım o gece kolum kopmuştu neye inanmayacağımı sanıyorsun bilmiyorum ama ben hafif şeyler atlatmadım. Kolum koptu benim. Bacağım tersine dönmüştü. İğleşmem yarım saat sürdü sadece. Üstelik bunlara sende şaitsin. Of, Ben delirdiğime emindim. Ve değildim de. Delirmediğime emin olduğum için delirdiğime emindim." Gizem kolunu kaldırıp Denize gösterdi. "Aslında sabah rüyaydı heralde derdim ama hafif izler kalmış. Zaten bir kaç gün sonra haberlere çıktı patlama." Deniz onun kolunun iyileşmiş olduğunı ilk gördüğünde iyi olcağını anladığı için Ali onu çekiştirdikten sonra geri dönmeye gerek duymamış olsa da sonradan çok pişman olmuştu. Şimdi onu bulmuş olsa da bu patlamada bir kaza zede olmadığını, direkt olarak sebebi olduğunu Gizeme nasıl açıklayacağını bilemiyordu.
Deniz kendi küçüklüğünden gelen yeteneklerinin Gizemde de var olabileceğini düşünüyordu. Yoksa o kadar hızlı iyileşemezdi. O da bir Safî olmalıydı.
"Bu iğleşme olayı sende önceden de var mıydı?" Gizem kolunu indirip kaşlarını kaldırdı. "O gün ölümlerden döndüm. Bir mucize oldu. Benim anlamadığım nasıl oldu bu. Üstelik sadece ben de değil. Senin üstün de kan kaplıydı. Bacaklarından süzülen kanlar kurumuştu. Ama saçındakiler beni çıkarırken yanağıma damlıyordu. Sen ne yaşadığın o gün. Sende yaralanmış ve iyileşmiştin değil mi?"
Deniz kendi bile bazı şeyleri unutmuş hayal meyal hatırlıyordu ama Gizem öyle diyince hatırlamıştı. O gece bedeni iki kere parçalanıp birleşmişti.
Ani bastıran kusma isteğiyle sandalyesini itip lavaboya koştu. Kapıyı açarken az daha bir kıza çarpacaktı. Aklından silinen anılar bir bir geri gelirken tuvaletin kapağını kaldırmasıyla kanla karışık pembe mide asidini kusması bir oldu.
Denizden ayrılması için Alinin çok büyük bir enerji kullanması gerekiyordu ve bu ayrılma konuştukları gibi vücudunu parçalayacaktı. Ne kadar konuşsalarda deniz kendini o duruma alıştıramazdı. Aliyi ikna etmek için umrunda değil taklidi yapmış olsa da gerçekten bedeni parçalandığında canı öyle çok yanmıştı ki...
Anılar hızla gözlerinin önünden geçerken Denizin genzi yanıyordu. Yerden zor bela kalkıp tuvalet kağıdı kopardı. O gece ilk denemede Ali tamamen ayrılamadığı için bir süre sonra bir daha ayrışmaya çalışmıştı. Deniz acıyı tekrar tekrar hatırlarken kusmamak için kendisini sıktı. İki kere yutkunurken kabinden çıktı. Yanında diş fırçası olsa iyi olurdu ama çantasındaki naneli şeker de işe yarardı.
Deniz ağzını gargara yaparken tuvalettin içine Gizem girdi. "Çok hızlı kalktın, anlayamadım ama, iyi misin?" Deniz tam iyiyim diyecekken bir kaç dakikadır yutkunarak bastırmaya çalıştığı mide suyunu yönünü tutturamayıp aynaya kusmuştu. Gizemde öğürme refleksi vardı ve Deniz kusunca o da boş bulunup öğürdü.
Deniz de Gizem de çok utanmışlardı.
Bir kaç dakika içinde Deniz etrafı temizlemiş Gizem Denizin rahat etmesi için onun dediği gibi masalarına dönmüştü. Deniz utancından o gecenin geri gelen anılarını 2. Plana atmıştı ve şimdi tuvaletten çıkmaya hazırlanırken tekrar 1.plana geliyorlardı. Deniz gözlerini sım sıkı kapatıp aklına daha farklı anılar getirmeye çalıştı.
Bölüm etkileşimi
