7. bölüm · Patikaların Çağrısı
Bölüm 7: Yeni Bir Yemin
Sessizlik.
Bazen çığlıktan daha keskin olur.
Tıpkı şimdi olduğu gibi.
Aren’in dev bedeni patikaların ışığıyla yok olduktan sonra, şehir yeniden nefes aldı.
Küller hâlâ havada süzülüyordu.
Ama kaos durmuştu.
Çünkü Aren durmuştu.
O, patikalardan geri dönmüştü.
Yıkıcı bir güçten, kırılmış bir çocuğa…
Şimdi karşısında Lina vardı.
Elini tutuyordu.
Ama kalabalık, bu görüntüyü görmüyordu.
Onlar sadece olanları görmüştü:
Ezilen binalar, kaybolan insanlar…
Ve onu suçluyorlardı.
Bir grup asker alanı çevreledi.
Silahlarını Aren’e doğrulttular.
“Teslim ol!”
“Geri çekil!”
“Yat yere, ellerini göster!”
Lina araya girdi.
Kollarını iki yana açtı.
“Durun! O artık tehlikeli değil!”
Komutan gözlerini kıstı.
“Tehlikeli değil mi?
O şey yüzünden 117 kişi öldü.”
Aren başını eğdi.
Konuşmadı.
Lina arkasını dönüp Aren’in gözlerine baktı.
“Cevap ver Aren. Bu insanlar haklı mı?
Bu kadar acıyı neden yaşattın?”
Aren bir süre sessiz kaldı.
Sonra derin bir nefes aldı.
“Çünkü artık dayanamadım.
Çünkü içimdeki ses… bana
‘Sakın acıma, onlar sana hiç acımadı.’ dedi.”
“Ama...”
“Sen o sesi susturdun.”
Lina’nın gözlerinden yaş süzüldü.
“Çünkü ben o sesi tanıyorum.
Hepimizde var o ses.
Ama önemli olan... onunla ne yaptığın.”
Askerler yaklaşmaya başladı.
Tam o sırada, gökyüzünde bir çatlak belirdi.
Patikalardan biri yeniden aktifleşti.
Ama bu kez farklıydı.
Yabancı bir enerji hissediliyordu.
Askerler panikledi.
Lina korkuyla geri çekildi.
Aren ise…
O çatlağa doğru yürümeye başladı.
“Biri geliyor...” dedi Aren.
“Bu... başka bir taşıyıcı.”
Ve aniden, patikadan biri çıktı.
Yüzü yaralı, gözleri öfkeyle dolu bir çocuk.
15 yaşlarında.
Ama gözleri... binlerce yıllık gibiydi.
“Sen kim olduğunu bile bilmiyorsun.
Sana verilenler aslında benimdi.”
“Şimdi onları geri almaya geldim.”
Aren geri adım attı.
Lina hemen önüne geçti.
“Yeter artık!” diye bağırdı.
“Biri daha mı? Kaç kişi daha acı çekecek?”
Yeni gelen çocuk gülümsedi.
“Sen de onun gibi zayıfsın.”
“Zayıflar her zaman yıkılır.
Şimdi izleyin... yeni kurucu kimmiş görün!”
Ve ardından...
Gökyüzü yeniden yırtıldı.
Karanlık patikalar bir bir açılmaya başladı.
Yeni bir savaşın habercisi gibiydi.
Aren, Lina’ya döndü.
Gözlerinde kararlılık vardı.
“Bu sefer...
benimle yürümeni istiyorum.
Yalnız değilim artık.
Ve bu sefer... savaş sebebim doğru.”
Lina başını salladı.
“Birlikte gideceğiz.
Ama bu kez... sadece yıkmak için değil.
Kurtarmak için.”
İkisi de çatlağa doğru yürüdü.
Yeni bir düşmana karşı.
Ama bu kez bir bağla, bir yeminle:
“Bir daha asla yalnız kalmayacağız.”
