11. bölüm · Patikaların Çağrısı
Bölüm 11: Küller Arasında Bir Kalp
“Dünya yanarken kalbini koruyabilir misin?”
Sınıf yoktu.
Okul, şehir, sokaklar… her şey bir rüyanın külü gibi dağılıp gitmişti.
Dev formu çöktüğünde Aren’in çıplak, yorgun bedeni çatlak bir zeminin ortasında duruyordu.
Gözlerinde ne zafer vardı, ne de rahatlama.
Sadece bir şey:
Sessizlik.
Viskar’ı yenmişti.
Ama onunla birlikte patikaların dengesi de kırılmıştı.
Artık geçmişe ya da geleceğe geçiş yoktu.
Zaman… ileriye doğru, tek yönlü ve hızlı akıyordu.
Ve Lina?
Lina artık fiziksel dünyada değildi.
Onun bilinci, Ymir’in parçası olmuş, patikaların içinde sonsuz bir yankıya dönüşmüştü.
O sırada Aren’in göğsünde bir parıltı belirdi.
Lina’nın bıraktığı son armağan…
Bir anı küresi.
Küreye dokunduğunda Lina’nın son sözleri yankılandı:
“Ben burada kalacağım. Ama senin adımlarınla yürüyeceğim.”
“Bir gün yeniden doğarsam… beni hatırla, olur mu?”
Aren’in kalbi sıkıştı.
Ama yüzünde ilk defa...
gerçek bir gülümseme belirdi.
Patikalar kapanmış olabilir…
Ama yeni bir çağ başlamıştı.
Hayatta kalan az sayıda insan, Aren’in etrafında toplanıyordu.
Kimisi ona “kurtarıcı”, kimisi “yok edici” diyordu.
Ama o hiçbirini umursamadı.
“Ben… sadece biri için savaştım.”
“Onun sesi artık rüzgarda yankılanıyor.”
Aren, her şeyin başladığı yere döndü.
O yıkılmış okul inşa etmeye başladı.
Bu bir savaş akademisi değildi.
Bu, güç sahibi olanların insan kalmayı öğrenebileceği bir yerdi.
Adı da buydu:
“Kalp Akademisi.”
Patikalarda Lina yalnız değildi.
Ymir, ona bir görev verdi:
“İnsanlık kendi sonunu seçtiğinde… onların vicdanı olacaksın.”
“Ve zamanı geldiğinde, seni yeniden çağıracağım.”
Lina gözlerini kapadı.
Ve sonsuz bir uykuya daldı.
Ama gözlerinde bir umut ışığı vardı.
