45. bölüm · Nefretin Ritmi
43.Bölüm...Hesab Günü.
Depodan yükselen siyah dumanlar gökyüzünü kaplarken, polis ekipleri yangın bölgesini emniyet şeridiyle çember altına almıştı. Yangından sağ çıkan ama dumandan boğulmak üzere olan Evan ve Kerem, polisler tarafından kelepçelenerek ekip araçlarına bindiriliyordu. Evan’ın o kibirli yüzü, uzatılan siyah deri defterin ve polislerin elindeki dijital kanıtların karşısında tamamen çökmüştü. Yıllardır kurduğu tehdit və şantaj krallığı gözlerinin önünde darmadağın oluyordu.
Teo, ambulansın arka kapağına oturmuş, omuzlarına sarılan battaniyenin altında derin nefesler alıyordu. Şakağındaki yara bandajlanmış, dumanlı gözlerindeki o hırçın öfke yerini sakin ama sarsılmaz bir zafere bırakmıştı.
Deniz, elindeki sıcak çay bardağıyla Teo’nun yanına geldi. Artık kaçmak, korkmak ya da saklanmak yoktu. Yüzündeki is izlerine rağmen gözleri uzun zaman sonra ilk kez bu kadar huzurla parıldıyordu.
"Bitti değil mi?" diye fısıldadı Deniz, Teo’nun yanına oturarak. "Gerçekten bitti..."
Teo, Deniz’in elini kavrayıp parmaklarını onun parmaklarına doladı. "Bitti Külkedisi," dedi, sesi her zamankinden daha yumuşak ve içten geliyordu. "Babalarımızın üzerindeki o leke temizlendi. Kerem de, Evan da hak ettikleri yere gidiyorlar. Bu şehirde artık bize zarar verebilecek tek bir kişi bile kalmadı."
Emniyet Müdürü, Teo’nun yanına gelip defterdeki belgeler sayesinde şehrin en büyük suç ağını çökerttiklerini belirtti ve onlara teşekkür etti. İfadeleri alındıktan sonra tamamen özgürdüler.
Şafak vakti şehri altın sarısı bir ışıkla aydınlatırken, Teo ve Deniz polis merkezinden el ele çıktılar. Motorun yanında durduklarında, rüzgar ikisinin de saçlarını hafifçe dalgalandırıyordu.
"Şimdi nereye gidiyoruz?" diye sordu Deniz, hafifçe gülümseyerek.
Teo, kaskı Deniz’e uzatırken dumanlı gözlerinde tatlı bir parıltı belirdi. "Kargaşanın, kumpasların olmadığı bir yere... Sadece senin ve benim olduğum yeni bir başlangıca."...
