22. bölüm · NAMLUNUN UCUNDAKİ KANUN

Çelik İrade

Aybüke Boyraz

22. Bölüm - Demir Kapının Önünde

Valeriá'dan;

Duvarlardaki metal raflarda sıra sıra dizili duran, siyah gövdeli hafif makineli tüfekleri gördüğümde içimdeki adalet hırsı saf bir intikam öfkesine dönüştü. İki adet Heckler & Koch MP5'i tezgaha alıp şarjörlerini sertçe yuvalarına oturttum. Mekanizmaları geriye çekip bıraktığımda çıkan o metalik, jilet gibi ses, koridordaki kırmızı ışıkların altında yankılandı."Al bunu," diyerek tüfeklerden birini Elena’ya uzattım.Elena, o toz pembe şifon elbisesiyle tüfeği kavradığında elleri titriyordu.

Ama gözlerinde, Gabriel'in o dün geceki korumacı ciddiyetinden bulaşan sarsılmaz bir kararlılık vardı. Tüfeğin kayışını omzuna doladı."Nizamiyeye gidiyoruz," dedim. "Bu kışladan çıkış yolu sadece orası. Onu orada köşeye sıkıştıracağız."Nizamiyenin devasa, paslı demir kapılarına giden ana koridordan dışarı fırladığımızda, sağanak Akdeniz yağmuru tenimizi anında dondurdu.

Yeşil ipek gömleğim vücuduma yapışırken, elimdeki silahın nişangahını nizamiyenin çıkış bariyerlerine doğru diktim.Oradaydı. Sergio, yanındaki iki Vlasov tetikçisiyle birlikte nöbetçi kulübesindeki askeri korumaları etkisiz hale getirmiş, nizamiyenin ağır sürgülü kapısını manuel olarak açmaya çalışıyordu. Üzerindeki o siyah deri ceket yağmurda parlıyordu."Sergio!" diye haykırdım. Sesim, gök gürültüsünü ve fırtınanın uğultusunu yırtıp nizamiyenin duvarlarında patladı.

Silahımın namlusunu doğrudan onun göğsüne kilitledim. Elena hemen solumda, bacaklarını omuz genişliğinde açıp tüfeğinin dipçiğini şifon elbisesinin askısının hemen altına, omzuna sertçe yaslamıştı. Sergio ve adamları arkalarına döndüklerinde, karşılarında çaresiz iki kurban değil, ellerinde namlularla dikilen iki cellat buldular.

Sergio’nun o esmer yüzünde ilk kez manipülasyonun ötesinde, ölümcül bir dehşet belirdi. "Valeriá..." diye kekeledi, yağmur suları yüzünden gözlerini kırpıştırarak. "Ateş etme...""Bir adım daha atarsan," dedim, sesimi doğrudan Luca’nın o pes ve boğuk Gölge tonuna büründürerek. Parmağımı tetiğin üzerinde milimetrik bir hareketle sıktım. "Seni bu nizamiyenin betonuna kendi ellerimle gömerim, Sergio. Oyun bitti."