6. bölüm / 14
MOHTİ ZİFA~ MOHTİ ZİFA ~ | 6. Bölüm |
Bölümler 14Şu an: ~ MOHTİ ZİFA ~ | 6. Bölüm |
- 1 ~ Mohti Zifa ~ | 1. Bölüm |4.013 kelime
- 2 ~ Mohti Zifa ~ | 2. Bölüm |2.746 kelime
- 3 ~ MOHTİ ZİFA ~ | 3. BÖLÜM |2.732 kelime
- 4 ~ MOHTİ ZİFA ~ | 4. BÖLÜM |2.551 kelime
- 5 ~ MOHTİ ZİFA ~ | 5. Bölüm |2.178 kelime
- 6 ~ MOHTİ ZİFA ~ | 6. Bölüm |1.390 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 ~ MOHTi ZİFA ~ | 7. BÖLÜM |2.353 kelime
- 8 ~ Mohti Zifa ~ | 8. Bölüm |2.387 kelime
- 9 ~ Mohti Zifa ~ | 9. Bölüm |1.433 kelime
- 10 ~ Mohti Zifa ~ | 10. Bölüm |1.580 kelime
- 11 ~ Mohti Zifa ~ | 11. Bölüm |1.771 kelime
- 12 ~ Mohti Zifa ~ | 12. Bölüm |1.497 kelime
- 13 ~ Mohti Zifa ~ | 13. Bölüm |1.471 kelime
- 14 ~ Mohti Zifa ~ | 14. Bölüm |3.128 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
2 Mayıs Cumartesi.
İyi okumalar dilerim.
.
.
.
Karşımdaki görüntüye daha fazla dayanamayarak içeri girip camı kapattım. Perdeyi sertçe çekerek tekrar yatağıma geçtim. Müzik sesi hâla kulaklarımdaydı. Sinirle oflayarak yatağımın içine girdim. Yorganı kafama kadar çektim. Müzik sesi gelmeye devam ediyordu ama daha azdı. Bir süre sonra tamamen kesilmişti ancak benim de gözlerim yavaştan kapanmaya başlamıştı. Uykuya daha fazla direnemeyerek gözlerimi kapattım. Aşağıdan gelen sesler başta çok boğuk olsa da sonrasında tamamen kesilmişti.
" Alisim..Güzel kızım.."
Babamın naif sesi ile beni çağırmasının yanında bir de saçlarımı ve yanağımı okşaması gülümseyerek gözlerimi aralamama sebep oldu. Uykulu sesim ile konuşurken kollarımı iki yana açmıştım.
" Babaa.."
Babamın yüzündeki gülümseme genişlemişti. Eğilip kollarının arasına aldı beni. Kollarımı omzuna sararak başımı omzuna yasladım. İşten yeni gelmiş olmalıydı. Üstünde siyah gömleği vardı. İşten gelir gelmez tişört ve eşofman giyiyordu gözlemlediğim kadarıyla. Rahat olmayı seviyordu benim gibi. Ama hiç saçlarını dağınık görmemiştim, bugün biraz dağılmıştı. Ayrıca parfümü de, ben türk lirası ile değil dolarla alındım, diyerek kalitesini belli ediyordu resmen.
" Yemeğe çağırmaya gelmiştim ama biraz böyle uzanalım mı?"
Sesinin fazlasıyla yorgun olduğunu yeni fark ediyordum. " Olur da, bir şey mi oldu baba? Bir sorun mu var?"
Sorumu cevaplamadan önce yatağın diğer tarafına geçti. Sırtını yatak başlığına yasladı. Doğrularak başımı göğsüne yasladım. Kollarını sıkıca etrafıma sardı. " Bir şey yok bebeğim. Sadece kızımın yanında dinleniyorum."
Dolan gözlerimi babama çevirdim. Gülümseyerek alnımdan öptü. Buraya gelirken aklımdan bambaşka senaryolar geçmişti. Babamın beni kabul etmeyeceğini, istemeyeceğini düşünürken şimdi onun kolları arasındaydım. Ve hayatımda hiç bu kadar güvende hissettiğimi hatırlamıyordum. Annem ile yaşarken sürekli diken üstünde hissederdim kendimi. Koca yalıda sadece ikimiz vardık. Dışarıdan en ufak bir ses gelse korkudan geceleri zar zor uyurduk. Ama şimdi babamın yanındayken öyle hissetmiyordum. Babam beni herşeyden korurdu, biliyordum. Bunu bana hissettiriyordu ve bu herşeye değerdi.
Odamın kapısının çalınması ile eş olarak Lazar'ın sesi geldi. " Müsait misin Alis?"
" Müsaitim abi. Gelebilirsin."
Başından beri içimden geldiği, güzel bir anda söylemeyi planlıyordum bunu. Lazar en başından beri yanımda olan, bana sahip çıkan ve yalnız bırakmayan tek kişiydi abiler arasında. Gerçi onlara abi denilebilir miydi sanmıyorum. Gördüğüm hiç bir abi onlar gibi davranmıyordu kardeşlerine. Mesela Boran abinin kardeşlerine bakışı bile farklıydı.
Sanki her birini kendi evladı gibi görüyor, öyle seviyordu. Keza Lazar'da öyleydi. Herkes ile şakalaşıp yüzlerini güldürmeyi biliyordu. Onun yanında birinin morali bozuk kalamazdı. Kadem Can'da aynı şekilde herkese karşı nazik ve sevecendi. Duruşu soğuk ve mesafeli dursada aslında çok tatlı bir insandı. Ardaş'ta Kadem Can'a ve babama benziyordu. Biraz sessiz, sakin ama sevecen bir yapısı vardı. Vidar ile birbirlerine çok bağlılardı.
Ben hayatım boyunca tıpkı onlar gibi kardeşim olmasını, birlikte sayısısz anı paylaşmayı hayal etmiştim. Anneme bunu asla söyleyememiştim üzülür diye. Ama anladığını da hissediyordum. Şimdi abilerim, kuzenlerim vardı fakat 16 yıl sonra tanışmıştık ve birbirimizin hayatına, kişiliğine dair en ufak bir şey bilmiyorduk. Bu çok acı verici bir durumdu. Kocaman ailenin içerisinde bana kalbini açmış iki üç kişi vardı, ve onlar da bana yeterdi. Diğerleri karar değiştirecek olurlarsa kabul ederdim tabiki. Fakat babaanne hanım ve Mirza konusunda bu durum değişebilirdi. Anneme laf etmişlerdi onlar. Bunu asla kabul edemezdim. Annem benim tek kırmızı çizgimdi ve ne olursa olsun bu asla değişmeyecekti. Kimsenin de laf etmesine izin vermezdim. Onu tanımıyorlardı ve tanımadan yargılayamazlardı.
Lazar içeri girdiğinde yüzündeki şaşkın ifade beni ve babamı güldürmüştü. Üzerindeki şoku atmasının ardından hızla yatağa ilerleyerek yanıma oturdu. Beni kendine çekerek sıkıca sarılarak saçlarımı öptü. Biraz fazla sıkı sarıldığının farkında değildi sanırım. " Bir daha de bakayım. "
" Nefes alabilirsem derim abiciğim."
Lazar abim gülerek kollarını gevşetti. " "Ayıptur söylemesu fidanum, hepsi keyfumuzun yerinde olmasundan!"
Yine karadeniz ağzı yapmasına gülerek kollarımı beline sardım. Babam ikimizinde alnından öperek kalktı yataktan. " Haydi bakalım, yemeğe inelim artık. Yemene içmene dikkat etmen gerekiyor yavrum. Doktor özellikle uyardı bu konuda. Hem üstünü daha sıkı giyin. Buradaki hava İstanbul'a benzemez."
Babamın dediklerini başımı sallaharak onayladım. Cidden benzemediğini bizzat yaşamıştım." Siz gidin ben geliyorum birazdan."
Babamlar odadan çıkınca ayağa kalkıp yatağımı düzelterek aynanın karşısına geçtim. Saçlarımı düzeltip telefonumu alarak odamdan çıktım. Benimle aynı anda Mirza'da çıkmıştı odasından. Göz göze geldiğimiz anda göz devirip merdivenlere ilerledim. Hızlıca aşağıya inerek yemek odasına girdim. Babam yine ayağa kalkıp sandalyemi çekmişti. Bu harekete her seferinde düşecektim ben ya. Çok tatlıydı bu adam. Gülümseyerek sandalyeme oturdum. Bu sefer karşımda tanımadığım bir kadın oturuyordu. Ben merakla ona bakarken gülümseyerek elini uzattı. " Merhaba Alis. Ben Hazar amcanın eşi Dima."
Uzattığı elini tutarak hafifçe sıktım. Çok güzel ve enerjik bir kadındı. Gözlerindeki parıltılar ve sesi bunu tasdikler nitelikteydi. Hazar amcam ile çok uyumlu bir çiftlerdi. Amcam da en az Dima yengem kadar enerjik ve güler yüzlü bir adamdı. Aslında bence diğerleri de öyleydi ama bu yanlarını ortaya çıkarmaları için doğru şartlar ve ortam yoktu. Burada sanırım en büyük etken babaanne hanım oluyordu. Bu kadının onları büyütmesine karşın gayet iyilerdi bence. Ona çekmemişlerdi en azından. Dedem nasıl birisiydi bilmiyorum ama sanırım ona benziyorlardı.
Akşam yemeğinde bilmediğim yöresel yemekler de vardı bugün. Genelde bildiğim klasik yemekler olurdu. Ama bugün farklı ot yemekleri de vardı. Ve hiç iştah açıcı görünmüyorlardı. Sanırım bugün sadece çorba içecektim.
" Canın ne istiyorsa söyle bana bebeğim hazırlayayım tabağını. İlaçlarını içersin sonra."
Babama gülümseyerek başımı iki yana salladım. " Hayır teşekkürler baba. Sadece çorba içeceğim."
Babam alnımdan öperek saçlarımı okşadı. Onun yanında kendimi kedi gibi hissediyordum. Sürekli göğsüne sırnaşıp kendimi sevdiresim geliyordu. Ve bu da her seferinde ayrı geçirdiğimiz yılların acısını hissettiriyordu. Hep düşünüyordum, ayrı kalmasaydık nasıl bir hayatımız olurdu, diye. Belki annem de hâlâ yaşıyor olurdu..
" Doktor yetersiz beslendiğini söylemişti. Sadece çorba ile doymazsın. Eğer yemekleri sevmiyorsan seveceğin bir şeyler hazırlayayım ister misin?"
Kadem Can'a gülümseyerek " Hayır, teşekkür ederim düşüncen için ama ekmek ile yersem doyarım."
Tebessüm edip omuz silkerek önüne döndü. Ben de önüme dönerek yemeğimi yemeye başladım. Sakin geçen yemeği bölen telefon sesi oldu. Babamın telefonu çalıyordu. Cebinden çıkarttığı telefona bakarken yüzünde ufak bir tebessüm oluştu. Telefonu açarak kulağına koyup arkasına yaslandı.
" Güzelim. Nasılsın?"
Güzelim? Kaşlarım kendiliğinden çatılmıştı. Hayatında biri olduğunu bana söylememişti.
" Ne zaman geliyorsunuz?"
Yanında başka birileri de vardı anlaşılan. Onunda mı çocukları var yoksa? Kollarımı önümde bağlayarak arkama yaslandım. Hissettiğim kıskançlık beni öfkelendirmeye yetmişti. Diğerleri hala yemek yemeye devam ederken ben babama odaklanmıştım.
" Tamam canım, görüşürüz. Dikkat edin kendinize."
Babam telefonu kapatarak masaya bıraktı. Bakışları Hızır amcama dönerken yüzünde geniş bir gülümseme vardı. " Gülhanım aradı, yarın sabah geliyorlarmış."
Anında herkesin yüzünde bir gülümseme oluştu. Babaanne hanım hariç tabiki. " O kim baba?" merakıma yenik düşerek sorduğum soruya Lazar abimin gülüşü, babamın cevap vermesine engel olmuştu. " Neden gülüyorsun abi?"
" Babamın konuşmaya başlamasından beri seni izliyordum. Kıskandın mı sen babamı? Halam ile konuşıyordu. Merak etme henüz evlendirmiyoruz."
Diğerlerinin de gülmesi iyice somurtmama neden olmuştı. Abimin sürekli beni gözlemlemesi hoşuma gitse de şu an hiç hoş olmamıştı. Utançtan yerin dibine girecektim resmen. Halam olmasına sevinmiştim ayrıca ama bu sevincimi bile yaşayamıyordum. Utançtan babama bile bakamıyordum şu anda. Ama o bunu anlamış olacak ki beni kollarının arasına çekerken abimin ensesine vurmayı da ihmal etmedi. " Utandırma ula kızımı!"
Saçlarıma bir kaç öpücük kondurdu. " Öyle bir şey yok asla da olmayacak birtanem. Hem kıskanman da ayrıca hoşuma gitmedi değil küçük hanım. "
Gülümseyerek derin bir nefes verip önüme döndüm.
" Ben sevgili yapsam ne dersin abicim? "
Abimin sorusuna anlık şaşırsam da kendimi toparlayarak sorgular şekilde gözlerine baktım. Gayet ciddiydi bu manyak...Onu da kıskandığımı duymak için yapıyorsa atlardım valla kollarına. Şapşal şey ya..
" Ben evlenimce yaparsın abicim."
Lafım ile birlikte masada öksürük sesleri ardı ardına yükseldi. Vidar bir ara boğulacakken Ardaş su içmesini sağladı. Ne dedik sanki ha. Evde kalacak halimiz yok ya.
" Yok ben buna asla hazır olamam. Çıkart aklından."
Sırıtarak abime döndüm. " E cevabını da aldın o halde Lazar Serander." göz kırptığımda çapkın gülüşü ilişti kulaklarıma. "Merak etme be fidanum, bu çapkun Lazar'un gönlüni ancak senun gibi bir dünya güzeli kelepçeleyebilir. E, o da imkansuz olduğuna göre, piyasa kurudu desene!"
Ama...
Ama bu adam benim kalbimi hiç düşünmüyor muydu yahu!
Yemim ederim şeytan tüyü var herifte. Her türlü kendine hayran etmeyi başarıyor.
Yok yok, ben evlendirmem bunu. Asla yani, hiçbir güç sağlayamaz bunu.
Ben hayran hayran abime bakarken o da aynı şekilde bana bakıyordu. Bakışmamızı bölen ise dışarıdan gelen silah sesleri olmuştu..
.
.
VEEE BÖLÜM SONUUU.
NASILDI??
BEĞENDİNİZ Mİ??
OY VE YORUM ATMAYI UNUTMAYIN LÜTFEENN.
KİTABA OLAN İLGİ VE ALAKANIZDAN ÖTÜRÜ TEŞEKKÜRLER CANLARIMMM🤍
YENİ BÖLÜM DAHA ERKEN GELECEK, BURADAKİ VE TİKTOK PLATFORMUNDAKİ KİTLEYİ BİRAZ FAZLA BEKLETTİM BU SEFER FARKINDAYIM..
ŞİMDİLİK HOŞÇAKALIN ✨💞
Bölüm etkileşimi
