MOHTİ ZİFA kitap kapağı

13. bölüm / 14

MOHTİ ZİFA

~ Mohti Zifa ~ | 13. Bölüm |

Vaveyla Yazarı: Nuray

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 14Şu an: ~ Mohti Zifa ~ | 13. Bölüm |

8 Ekim Perşembe.

İyi okumalar dilerim.

.

.

.

Kitaba öyle çok dalmıştım ki çalan kapı irkilmeme neden olmuştu. Saatin kaç olduğundan bile haberim yoktu. " Gel." dediğimde elinde büyük bir tepsi ile Mirza içeri girdi. Doğru ya yemek getireceğini söylemişti..

" Zahmet etmeseydin keşke, ben sonra bir şeyler atıştırırdım."

Cevap vermeyerek tepsiyi çalışma masama bıraktı. Tepsiye baktığımda iki kişilik yemek hazırlandığını görünce merakla ona döndüm. " Birlikte yemek yememizin bir sakıncası yoktur sanırım.."

Başımı iki yana salladım, sorun yok, dermişçesine. Hafifçe gülümseyip hemen eski haline dönmüştü. Alerjisi mi var acaba diye düşünmeden edemiyordum. " Sen başla ben geliyorum hemen." diyerek odadan çıktı. Ayağa kalkıp kitabı yerine bırakarak çalışma masamdaki sandalyeye oturdum ve beklemeye başladım. Bir süre sonra elimde bir sandalye ile gelerek yanımda yerini almıştı. Aramızda garip bir sessizlik vardı. İkimizde ne diyeceğimizi bilemiyorduk sanırım, ya da ne konuşacağımızı. Yemek yemeye başladığımızda aklıma babam gelmişti. Normalde beni merak eder odama çıkardı ama gelmemişti. Bir sorun mu vardı ki?

" Babam geldi mi?"

Bana dönerek bir süre gözlerime baktı ardından başını hızlıca iki yana sallayarak önüne döndü. " Bir sorun yok değil mi, bu saatte çoktan gelmesi gerekiyordu." dediğimde derin bir nefes alarak bana döndü. " Merak etme, önemli bir şey yok. İşler uzayabiliyor bazen. "

Nedense beni geçiştiriyor gibi hissediyordum. Yine de fazla üstünde durmayarak yemeğime döndüm. Bir süre sonra doyduğumu hissedince geri çekildim ve Mirza'ya döndüm. Onunda zaten bana baktığını görmek beni şaşırtmıştı. " Bir şey mi oldu?"

Başını iki yana sallayarak tebessüm etti. Gülümsediğini görmek beni de gülümsetmişti. Onun da gamzeleri vardıı..Ve ona çok yakışıyorlardı. " Gamzelerin çok yakışıyor sana.."

Aniden ağzımdan kaçan iltifat onun daha çok gülümsemesini sağlarken ben utançla gözlerimi kaçırdım. " Sana yakıştığı kadar kimseye yakışmaz gamzeler.."

" Teşekkür ederim..Abi."

Bir süre ne dediğimi idrak etmeye çalışır gibi baktı bana. Ardından gülümseyerek göz kırptı. Hâlâ aramızda garip bir mesafe hissediyordum. Gerçi diğer kardeşleri ile arasında da vardı bu. Yakın değillerdi. Sanki yabancı insanlar gibiydiler. Kadem Can, Lazar ve Boran abimler dışında diğer abilerin ev ile pek alakaları yoktu genel olarak. Hiçbirinin evde olsa da kardeşleri ile konuştuklarını ya da vakit geçirdiklerini görmemiştim. Birlikte şaka videomuzu izlediğimiz ve pijama partisinden sonra uyuya kaldığımız anlarda onların aslında buna ne kadar ihtiyaçlarını olduğunu sezmiştim. Babam ve amcamlar da o hallerini görünce hüzün ve özlemle bakıyorlardı. Demek ki eskiden böyle değillerdi. Zamanla herkes kendi kabuğuna çekilmişti. Ama bence bu düzeltilebilirdi. Kardeş ne demek buraya gelene kadar hiç bilmiyordum. Annemden başla kimse ile bir bağım yoktu. Ama buraya geldikten sonra anlamıştım ne kadar güzel bir duygu olduğunu. İnsanın her anında yanında yoldaş olacak birilerinin olması güç veriyordu aslında, bunu öğrenmiştim. Kendime daha çok güveniyordum artık. Babam ve abilerimin her zaman yanımda olacaklarını bilmek iyi hissettiriyordu. Aklımdaki soru işaretleri artmaya başladığında Mirza'ya çevirdim önüme eğdiğim bakışlarımı. İçimde kalmasını istemiyordum hiçbirşeyin. Madem o bir adım atmıştı ve birbirimize alışmaya çalışıyorduk aklımda bir soru işareti kalmasını istemiyordum.

" Neden herkese karşı mesafelisin? Yani geldiğimden beri kardeşlerin ya da diğerleri ile konuştuğuna bile şahitlik etmedim neredeyse."

Gözlerini kaçırarak bir süre sessiz kaldı. Ardından sandalyesini bana yaklaştırarak elimi tuttu. Bu hareketi beni şaşırtmıştı. Beklemiyordum..

" Alis..Ben diğerleri gibi abi olmayı beceremiyorum senin de fark ettiğin gibi. Burada seninle konuşup dertleşiyor olmam, sana içimdekileri anlatmam...Bunlar ilk defa olan şeyler. Ben siz yokken çok düşündüm. İtiraf edeyim inkar etmeye bile çalıştım bazı anlarda bana ve ailemize iyi geldiğini. Ama olan bu. Sen hepimizi hayata döndürdün. Babam, kardeşlerim, kuzenlerim..Hepsi yıllardır kendi kutusunda yaşıyorlardı resmen. Bir de babaannemin baskıları ile. Hepsi kendi içine o kadar çok çekilmiştiki kimse bir diğerinin yıkılışını görmüyordu. Birbirimize ihtiyacımız olan her anda biz birbirimizden daha çok kopmaya başlamıştık. Bir Boran çabalıyordu. Hepimiz işe tek tek ilgileniyordu. Ama o da tek başına nereye kadar yapacaktı bunu bilmiyorum. Sen öyle bir zamanda geldin ki, ilaç oldun bize. İyileşmeye başladığımı hissetmek uzun bir süre sonra iyi gelecekmiş gibi geliyor bana. Diğerleri gibi olur muyuz bilmem ama beni de abin olarak gördüğün için teşekkür ederim. Bundan sonra senin de diğerlerinin de yanında olmayı, abilik yapmayı öğreneceğim. Söz veriyorum. Abi sözü.."

Gözlerinin dolduğunu görmek beni de duygulandırmıştı. İçimdeki ani dürtü ile sarıldım ona. Buna ihtiyacı olduğunu hissetmiştim nedense. Bir süre hiçbir tepki vermemesi yanlış yaptığımı düşündürmüştü. Tam geri çekilecekken kollarını incitmekten korkar gibi dikkatlice belime sardı. Bir süre sonra geri çekildiğinde alnımdan öptü." Annem gittiğinden beri kimseye böyle sarılmamıştım. Bunun nasıl hissettirdiğini unutmuşum, şu an fark ediyorum."

İçimde bir yerlerin sızladığını hissettim. Tamam, belki beni kırmış ve üzmüştü ama o da hiç kolay şeyler yaşamıyordu. Annesizlik kaç yaşında olursan ol en zor şeydi. Üstüne bir de ailen varken yalnız kalmak daha beterdi. " İstediğin her zaman ben sana kocamaan sarılırım." dedim gülerek. O da gülmüştü. İyi hissetmesini istiyordum. O sırada kapı çalınca ikimizde o tarafa döndük. " Gel." dediğimde içeri Tuna ve Gira ellerinde hediye kutuları ile içeri girmişlerdi. Beni ve Mirza'yı görünce anlık bir şaşırmışlardı. E normaldi tabi, birbirimize az laf etmemiştik. Gülümseyerek " Gelin gelin, oturun şöyle." dedim yatağı göstererek. İkisi de gülümseyerek yatağa oturdular. Sandalyeyi onlara çevirerek oturduğumda Mirzada yanıma çekmişti sandalyesini.

" Nasıl olduğunu merak ettik te biz, aşağıda olanlardan sonra yemeğe de gelmeyince...Ne seveceğini bilemedim, umarım beğenirsin hediyemi."

Uzattığı kutuyu gülümseyerek alıp açtığında gözlerimden kalpler fışkırdığını söyleyebilirim.



" Bayıldımm!! Çok güzel, çok teşekkür ederim."

Elimdeki kutuyu masaya bırakarak Tuna'nın yanına gidip sarıldım. Sarılışıma karşılık vererek saçlarımı öpmüştü. " Rica ederim ama bir daha teşekkür etmek yok, anlaştık mı? Abinim ben senin, abilere teşekkür edilmez."

Sesi o kadar hüzünlü çıkmıştı ki...Hepsinin ağır yükleri vardı. Hepsi kendi içinde çok fazla şey yaşıyordu. Ama hep tek başına halletmeye çalışmışlardı. Ama artık bunu değiştirebilirdik bence. Hiçbiri tek olmak zorunda değillerdi. En önce ben vardım...Hepsine yardımcı olmaya hazırdım.

Geri çekilerek yanağından öpüp Gira ile aralarına oturdum. Gira gülümseyerek kutuyu uzattı. " Yanında olamadığımız için kusura bakma, en baştan beri seni anlamamız gerekirdi. Yaşadığın şeyler hiç kolay değildi. Annesizliğe alışamıyor insan hiçbir zaman...Gün geçtikçe ilk günkünden daha çok yakıyor insanın canını. Ben yanında olmadığım için pişmanım. Affet bizi abim.."

Dolan gözlerimi gizleme zahmetine girmedim. Onların da gözleri dolmuştu. Giraya sarılarak yüzümü boynuna gömdüm. O da sıkıca bana sarılmıştı. Omzumın ıslanmasıyla ağladığını anladım. Ben de gözlerimdeki yaşları daha fazla tutamamıştım. Bir süre sarılı kaldıktan sonra geri çekildim. Alnımdan öperek saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırarak gülümsedi. Burnumu çekerek zorlukla gülümserken önüme dönüp hediye kutumu açtım.



" Çok tatlı buu, çok teşekkür ederim. "

Tam o sırada odamın kapısı büyük bir gürültü ile açılmış, evdeki tüm erkekler yere düşmüşlerdi. Hazar amcam bile içlerindeydi.

Lazar
- Lan kim ayağını suratıma koydu benim?!

Kadem Can
- Efkan çek elini lan kafamdan!

Deva
- Ezildim lan burada ben!

Lodos
- Ya asıl ben ezildim!! Hepiniz üstüme düştünüz!

Hazar amcam
- Ula saygısızlar! Yere düşerken kim çekti ula beni?!

Hazar amcamın konuşmasıyla biz artık karnımızı tutarak gülüyorduk. Hızır amcam kapıda, elinde kamera ile bana dönerek göz kırpınca el salladım.

"Gel kizum, gel yanuma da... Ha bu sersemler burada debelensin dursun, biz senunle gireruk içeri, hediyelerine bakalum!"

" Siz bana hediye mi aldınız...Hepiniz mi?"

Diye sorduğumda hepsi aynı an da başlarını sallayarak onayladılar. Ay çok tatlı ama bunlarrr.

Aklıma gelen şey ile amcama döndüm. " Amca babam nerede?"

Hepsi bu sefer aynı anda göz devirmişlerdi. Ama ne yapayım, ben babamı özlemiştim. Tam o sırada babamın sesi gelmişti.

" Ne yapıyorsunuz ula kızımın odasında?! Defolun lan, çıkın kızımın odasından!"

Herkes sonunda ayağa kalktığında derin bir nefes vermişlerdi. Hazar amcam belini tutarak yiğenlerine ve oğullarına kötü kötü bakıyordu. Hepsinin üstüne o düşmüştü ama...

Lazar abim sitemle " Ya amca hepimizin üstüne sen düştün ya sen nasıl bizden daha hasarlı çıktın? Ayrıca hayır babacım, kardeşimin odasından çıkamam. Özledim zaten. Bu fırsatçılar da bizden önce gelmişler kızın odasına." bana dönerek konuşmasına devam etti. " Gel yavrum abinin yanına. "

Abime doğru giderken Vidar önüme geçerek sıkıca sarılmıştı bana. Gülerek sarılışına karşılık verdim.

Lazar abim onu ensesinden tutup hızla çekmişti. Ardından kendisi sarılmıştı bana. " Bakın gençler ve yaşlı bireyler, bu kızın favorisi benim. En baştan beri. Sakın kendinizi benden üstün görme gibi bir gaflete düşmeyin."

Babam daha fazla dayanamamış olacak ki o da Lazar abimi ensesinden tutup kenara atmıştı. " Haydi herkes dışarı. Kızım ile yalnız bırakın bizi."

Herkes dışarı çıkarken Kadem Can abim ve Ardaş iki yanağıma aynı anda öpücük kondurup gitmişlerdi. Babam kapıyı kapatarak derin bir nefes verip bana döndü. Çok yorgun ve bitkin görünüyordu. Sanki, hasta gibiydi.

" Bu gece terasta sana izletmek istediğim videolar var. Ne izleyeceğimiz sürpriz olsun. Ama önce biraz dinlenelim mi, çok ihtiyacım var."

Hızla başımı sallayarak onayladım onu. Ceketini çıkartıp sandalyenin sırt kısmına koydu. Yatağa geçerek örtünün altına girince ben de yanına yatıp başımı göğsüne yasladım. Kollarını sıkıca sararak burnunu saçlarıma yaslayıp bir kaç öpücük kondurdu. " Mis kokulum benim...İlacımsın. İyi ki girdin hayatıma kızım."

Başımı babamın göğsüne iyice yaslayarak sıkıca sarıldım. " iyi ki varsın baba. Seni çok seviyorum. Dünyalar kadar çok.."

" Dünyalar kadar çok seviyorum seni birtanem."

.

.

.

VEEEE BÖLÜM SONUUU.

NASILDI?

BEĞENDİNİZ Mİ??

OY VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18