3. bölüm / 20
MAHREZBASTON
Bölümler 20Şu an: BASTON
- 1 Giriş1.266 kelime
- 2 ÇEŞM-İ SİYAHIM1.674 kelime
- 3 BASTON1.546 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 SULU MANGAL1.872 kelime
- 5 PANKART VE LÂLELER1.134 kelime
- 6 ORALET1.730 kelime
- 7 ŞINAV1.653 kelime
- 8 TERS KÖŞE1.884 kelime
- 9 KALP SANCISI1.353 kelime
- 10 YÜZÜK1.076 kelime
- 11 TİM1.202 kelime
- 12 ALİ829 kelime
- 13 KURŞUN1.077 kelime
- 14 BİR KÜÇÜK ÖPÜCÜK974 kelime
- 15 MEKTUP911 kelime
- 16 ZEYBEK1.388 kelime
- 17 PUSU1.570 kelime
- 18 BASYAN760 kelime
- 19 DİNÇER567 kelime
- 20 KULAKSIZ743 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Vapur hareket etmişti, Beşiktaş’a doğru yavaş yavaş süzülmeye başlamıştı mavi suların üstünden. Betül ve Sevda her şeyden habersiz olmalarına rağmen, abilerini düşünceli görünce; onlarda çok etkileniyordu.Eslem gözleriyle Şahin’e işaret edip çocukları gösterdi.Şahin güçlü olmak zorundaydı, kardeşlerinin etkilenmesini asla istemezdi.
Zorlada olsa gülümsemeye başladı, karşıdaki şekerci amcaya gözü ilişti.Şeffaf poşetlerdeki renk renk şekerleri görünce kızlara doğru baktı.Sevda yutkunuyordu adamın tezgahına bakarak.Naneli küçük şekerler ve kakaolu olanlar onun en sevdikleriydi.Kardeşine, “Ne oldu fıstık? Kakaolu şekerleri gördün, için geçti değil mi?”
“Yok abi sadece canım çekti.”
“Demek öyle. Hepsini alayım dur!” deyince Sevda, “Hayır abi! Bir kaç tane alsan yeter bize.Eslem ablama da al ama.” dedi sevinçle.Betül sevinçle, “Shaggy bana Akide alır mısın?”
“Tabi aşkım. Hemen alıp geliyorum” dedi.Eslem ona bakarak, “Fıstık sen ona Shaggy neden diyorsun?” diye sorunca Sevda ona cevap verdi; “Eslem abla o Scooby-Doo'yu çok izlediği için abime Shaggy diyor.Kendine de Scooby.”
“Balım sen Velma ol, o Scooby olsun.”
“Hayır! Scooby benim.”
“Hahah.Tamam sensin balım.”
Şahin küçük poşetlerle renk renk şekerleri almıştı.Onlara birer poşet verip uyarmayı da unutmadı, “ Az yeyin, dişleriniz ağrır.”
Eslem ile onların şapur şupur şeker yemelerini izlerken, elinden tutup ona bakmaya başladı.Eslem ona, o Eslem’e bakıyordu.Sadece gözleriyle konuşuyorlardı ama sözlü konuşuyor gibi anlaşıyorlardı.
“Gözler kalbin aynasıymış.” dedi Şahin birden.Eslem “Hadi canım.” dedi.
“Dalga geçme Yabani.Bak hiç konuşmadan anlaşıyoruz işte.”
“Hep böyle anlaşalım Uyuz.Haha.Tamam senin adın ‘Uyuz’ bundan sonra.”
“Sence eşine bunu demek ayıp olmaz mı?”
“Eşime?”
“Evet.”
“Daha dur!Teklif bile almadı.Doğru sana kaçmış olabilirim ama daha nikahı kıyamadınız Uyuz bey!”
“Bak hala aynı.”
“Yabani diyene bak.”
“Tamam en kısa zamanda bu tatlı işleri halledecez ama okul işi ne olacak?”
“Ben 9. sınıftan beri çalışıyorum sınava, biliyorsun.İstanbul içi Hukuk gelir herhalde.Sen?”
“Baya eminsin kendinden.Ben bura mı? Ankara mı? Bilemedim ne yapacağımı?Babam malum orda.Veterinerlik istiyorum ama nasip.”
“Evet doğru. Biz Ankara’ya mı gitsek acaba?Onu kararlaştırmamız lazım.Tıp niye okumuyosun?”
“Sence kazanabilir miyim?”
“Belki olur.”
“Bence de kazanamam.”
“Belli olmaz Uyuz. Bakarsın kazanırsın.
“Ben köpek miyim ya? Uyuz diyorsun.”
“Veterinerlik öncesi seni tedavi edicem.Sana söz veriyorum aşko.”
Kendi aralarında tatlı tartışmalarını sürdürürken, Birden yüksek sesli müzik sesi geldi.Bu turistlere özel tur teknelerinden bir tanesiydi.Hemen yan taraflarından geçiyordu ama son ses müziğin gürültüsü yanlarında çalıyordu sanki.
‘Davut Güloğlu- Çat Çat’ parçasıydı bu.Sonra sağına baktı Şahin ama kızlar yerlerinde yoktu.Eslem ile beraber vapuru aramaya başladılar.Üst taraftaki alkış seslerine kulak verip, yukarı çıktıklarında gördükleri manzara bir garip gelmişti Şahin’e.Betül deliler gibi dans ediyor, Sevda elindeki şekerleri insanlara dağıtıyordu.Eslem gülme krizine girmişti ama Şahim kardeşlerini görünce bozulmuştu.Herkesin keyfide yerindeydi, alkışlarla onların dansına eşlik ediyorlardı.
“Kızım siz Çingeneler gibi her yerde neden dans ediyorsunuz?” dedi ve Betül’ü tuttu.O sırada arkasındaki teyze, kalçasına bastonla vurup, “ Bırak çocuğu zibidi!” diye bağırınca; gülen kalabalık Şahin’e doğru öfkeyle gelmeye başladı.
Tam o sırada Şahin’in üstüne yürüyen, adamların önüne geçen Eslem, “Onların abisi o!” diye araya girince ortalık sakinleşmeye başladı.Kalabalık dağılmıştı.Şahin ağrıyan kalçasını tutuyordu.Eslem yanına gelip, “İyi misin?” diye sordu.Acısı bir nebze olsun hafifleyen Şahin, “Evet iyiyim.Yaşlı kadın sağlam vurdu.Ama arka cebimdeki telefona geldi yarısı.Ekranı kırılmış.”
“Kadına kızma sakın!Çocukları korumaya çalıştı.”
“Yok kızmıyorum da, fena vurdu zilli.”
“Şahin tamam.Gider yeni kap alırız, olmadı ekranını yaptırırız.”
“Uff.Durduk yere başımıza gelene bak.Telefon takoz Allah’tan kalçamın yarısını korudu.Kızlar ayrılmak yok yanımızdan!Boş bırakmaya gelmiyorsunuz.” diye onlara biraz kızdı.
Yaşlı kadın onları bir süre gözüyle takip ettikten sonra, yavaşça yerinden kalkarak yanlarına geldi.
“Oğlum çok özür dilerim, bilmiyordum kardeşin olduklarını.Malum eskiden beri çocuk kaçırma olayları var, ben de onları savunmak istedim.Hakkını helal et yavrum.”
“Yok teyze sorun yok.Tamam yanlış anlaşılmış.Olabilir bir şey demiyorum.”
“Telefonun kırılmış.” dedi ve çantasından 20 YTL çıkarıp, cebine sokmaya çalıştı.Şahin kendini geri çekerek kadının parasını almak istemedi.
“Teyze çok fazla bu para.Ben gider değiştiririm ucuz bir şeye gerek yok cidden.Sağol.”
“Vallahi oğlum, tipin zibidiye benziyor, için pamuk tarlası gibi efendi.Seni yargıladım kusura bakma.Şu kızcağıza şeker al!Elindekileri bize verdi, harçlık etsin.” dedi ve Sevda’nın eline zorla sokuşturdu.Sevda teşekkür edip elini öptükten sonra kadın yanlarından uzaklaştı.
Eslem kıs kıs gülerken, Şahin yine ona baktı.Oda “ Yavrum ense uzun,düşük bel kot pantolon giymişsin.Saçların önü o biçim dik.Tamam yakışıyor ama yaşlı kadın ne bilsin.Şu saçını kılığını yenileyelim senin.”
“Yok ya iyim ben böyle.”
“Aile babası olacaksın! Bence düzenle derim.”
“Ne zaman olacağım?”
“Nikahı ne zaman kıyarsan artık.”
“Siz filme girin ben şu telefonu yaptırayım bari.”
“Sen Örümcek Adam’ı seversin.İzleyelim beraber.”
“Hem de nasıl severim.Tamam izleyelim, sonra giderim.”
Vapur Beşiktaş İskelesi’ne yanaşmıştı.Herkes hızlı hızşlı inmeye başlamıştı.Şahin inerken kendi kendine söylenmeye başlamıştı, “Arkadaş 15 dakikalık seferde başıma gelmeyen kalmadı.Şeker yedik,sohbet ettik,birde baston yedim üstüne.”
Eslem ve kızlar kahkaha ile gülmeye başlamışlardı.Şahin onlara ters ters bakarak, sizi korku filmine sokacağım cimcimeler” dedi ciddiyetle.Betül, “Hayır Shaggy, ben çok korkarım.”
“Onu horon tepmeden önce düşünecektin küçük cimcime.”
Betül ve Sevda üzgün üzgün bakarken ona “ Hayır tabii ki, Örümcek Adam seviyorum ben.” deyince kızlar tekrar sevinmeye başladılar.
Sinema salonuna gitmeden biraz gezdiler,alışveriş yaptılar.Bir yerde oturup hamburger yerken müzikten konu açıldı.Şahin kardeşlerinin film,müzik ve sanata yakın olmasını isteyen biriydi.Sürekli kitap okur ve takip ederdi sanat dünyasını.Babası Hasan onu bu konuda iyi yetiştirmişti, ona küçük yaşlarda sevdiği ne varsa yerine getirip, kitap okumayı sevdirmişti.Evlerinde kütüphaneleri bile vardı.
Sevda abisine, “Abi bana CD al, Bomba Bomba.com albümü içinde olsun ama.”
“Alayım da evi diskoya çevirin değil mi?”
“Siz ne ara bu şarkılarla göbek atar oldunuz?Ben görmedim hiç sizi.”
“Sen yokken, Viva, Kralpop açmamı istiyor Betül.”
“Bak sen şunlara, okuldan gelince demek ders çalışmadan direk dans ha.Babam bir şey demiyor muydu size?”
“O bahçede oluyor genelde biliyorsun.” diye gülerek söyledi.Betül’de gizli gizli ama çok tatlı gülüyordu.Eslem ona, “Kızlara alda dans etsinler, eğlensinler işte.Hani sen sanat severdin?”
“Sen de onlardan yana ol. Tamam tek kaldım.”
“Tatlım ben kızlardan yanayım hep.”
“Ben olsam ben de seni severdim.”
“Sevmiyor musun yoksa?”
“Tamam Eslem, bugün alacağım hem de.Patatesi boğazıma dizdin.”
“Tamam Uyuzum benim.”
“Hadi film saati geldi, yemeğimizi de yedik.Gidelim filme.”
Sinema salonuna girmişlerdi, kızları ortalarındaki koltuklara alıp, keyifle filmi seyretmişlerdi.Şahin, Üsküdar’a gelince, “Siz eve geçin Eslem, ben şu telefonu yaptırayım geliyorum.Ekran kayboldu iyice.”
“Tamam dikkat et.”
“Siz de balım.Akaşama bir şey lazım olursa ararsın.”
“Tamam.Eve geçince bakayım iyice.”
Onları gelen taksiye bindirip eve yolladı.Telefonu tamirciye verdikten sonra kuyumcuya gitti.Tanıdığı Bülent abisi onu kapıda karşılamıştı.
“Şahin’im hoşgeldin.”
“Hoşbulduk Bülent abi.Nasılsın?”
“İyim şükür aslan kardeşim, sen de iyisin.”
“İyiyim abi sağol.Benim emanetler hazır mı?”
“Hazır kardeşim.O geyik kolye baya güzel oldu.Yüzük hazır.”
“Gümüş değil mi abi kolye?”
“Sen altın dedin ama gümüş daha uygun olur.Yaptırdık valla Mustafa’ya.”
“Sağol abi.Bakabilir miyim?”
“Tabi tabi.Gel göstereyim.”
Bülent tezgahın arkasına geçip, tezgahın altından iki tane kırmızı kutu çıkardı.Birisi yüzük, diğeri kolye. Yüzük kutusunun içinden güzel bir tektaş yüzük çıkmıştı.Kolye kutusunun içinden ise parlayan bir geyik.Şahin en çok kolyeyi sevmişti.Güneş vurduğu anda gözleri bile alıyordu.
“Abi birde beşibirlik var mı sen de? Fiyatı nedir abi?”
“Düğün mü var Şahin’im?”
“Yakında olacak abi inşallah.”
“Var tabi.Beşibiryerde 20 çeyrek altına bedel, çeyrek 45 YTL, toplam 900 YTL abim.”
“Tamam abi alıyorum.”
“Gelin hanım baya şanslı biri.Kolye benim hediyem olsun.”
“Yok abi olur mu öyle?”
“Olur olur.Zaten ben uğraşmam gümüş işiyle biliyorsun.Seni kırmamak için rica ettim Mustafa’ya.Babanın hakkı çok üstümde.Benim ilk bu işlere başlamam onun sayesinde oldu.”
“Öyle mi?”
“Tabi.Rahmetli Bedri abiye o kefilim dedi, ben öyle başladım işlere.Şimdi dükkan sahibi oldum.Keşke oda pastaneyi kapatmasaydı.Kader işte ne yapalım?”
“Maalesef abi.Yürütemedi işleri biliyorsun.”
“Hasan abiyle dün görüştüm, Allah acil şifalar versin kardeşim.Bir ihtiyacın olursa gel mutlaka.”
“Tamam abi sağolasın.”
“Düğüne de çağır mutlaka.”
“Mutlaka abi.”
Dükkandan gülerek çıktı.Telefonunu aldıktan sonra evin yolunu tuttu.Evin bahçesinin önüne geldiğinde içerden yüksek bir müzik sesi geliyordu.Şahin hızla açık olan kapının önüne baktığında, içerde Betül ve Sevda dans ediyordu.Bir süre onları izledi, Eslem yoktu ortada.Arkasından biri dokundu, baktığında Eslem’di.Oda bakkala ekmek almaya gitmişti.
Şahin bir şey demeden içeri girdi.Eslem gülüyordu.Kızlar abilerini görünce hemen odaya koştular.Eslem yüzü asık Şahin’e, “ Onlar çocuk daha bir şey deme!”
“Yok ne söyleyim?Eğlensinler.”
“Benim canımın içi.” dedi ve ona sarıldı.Şahin’in aklına babasını aramk geldi birden.Hemen aradı.Babası telefonu açtı.
“Alo baba.”
“Efendim oğlum.”
“Ankara’da mısın? Geldiniz mi?”
“Geldik oğlum, geldik.Halan ve eniştenle oturuyoruz.Selamları var.”
“Aleyküm selam.İyiler değil mi onlar?”
“İyiler iyiler.Halan seninle konuşmak istiyor.”
“Alo halam.Nasılsın kuzum?”
“İyim hala, sen nasılsın?”
“İyim kurban olduğum.Lenn! Kız mı kaçırdın sen?”
“Haha. Yok hala kaçırmadım sayılır, Eslem ile zaten öyle bir düşüncemiz vardı.Kendi yerleşmek istedi bize.”
“Babası mı vermedi?”
“Galiba vermeyecekti zaten, o da baktı duruma, geldi yanıma.”
“Gider isteriz, vermezse de düğünü yaparız. Biz üstümüze düşeni yapalım, usül yerini bulsun.”
“Olur hala bakalım.”
“Afferin aslanıma.Kız tarafı haliyle kızgın olur ama yapacak bir şey yok şimdilik.Sevenler kavuşur öyle yada böyle.Ben üstümüze düşeni yaparım.Babanın tedavisine başlayacaklar yakında sen merak etme burayı.Kuzularda iyiymiş, konuştuk biraz önce.”
“Ondan sevinçlilerdi ben gelince.Meğersem seninle konuşmuşlar.”
“Kurban olurum onlara.Ben de sizin annenizim oğlum, kendinizi yalnız sanmayın.”
“Sağol hala biliyorum.Kendinize iyi bakın.”
“Sen de kuzum Allah’a emanetsin.”
Şahin telefonu kapatmadan, kulağını telefona dayayan Eslem’e, “İyi dinledin mi telefonu?”
“Sen kız mı kaçırdın leyn?” dedi Eslem gülerek ona.
“Halam işte, sağolsun evlatlarından ayırmaz bizi.”
“Kurban olduğum felan diyor baya düşkün.”
“Bizim oralarda öyle derler, tabi sen İstanbul’u memleketine değiştiğin için unutmuşsun.”
“ Laf mı sokuyon sen?Hem ben giderim arada.”
“En son 7 yaşındaymışsın.Ahaha.”
“Dalga geçme uyuz, hadi yardım et bana salatayı yap.”
“Ben yapmam ki, babam yapardı biz de hep.”
“Artık evin reisi sensin, sen yapacaksın!”
“Laflara bak.Tamam ben yaparım.”
Mutfağa geçtikleri zaman Eslem tahtayı ve bıçağı eline verdi.Malzemleri nasıl keseceğine kadar gösterdi ona takılarak.Kızlara da birer önlük giydirip, yaptığı bisküvili pastayı süsleme görevi verdi.Şahin herkesin mutlu oluşuna, tam bir aile olduklarına bakıyordu sadece.Artık yeni bir sayfa açmışlardı hayatlarında.Annesi yoktu ama Eslem vardı artık yanlarında.
Bölüm etkileşimi
