7. bölüm · Mafyanın Arzusu +18
7.Bölüm
Aslan Asilzade düşüncelere dalmışken, Murat ona birkaç şeyden daha bahsetti.
“Patron, diğer babalar seninle görüşmek istiyor. Ne zaman uygun olursun?”
Aslan hafifçe gülümsedi.
“Babalar yine neyin peşinde?”
“O günkü görüşmeyi Bora ayarlamıştı. Herkesi toplamış ama senin yer kapılınca sinirlenmişler. Görüşmenin iptal olmasını istemişler.”
Aslan kaşlarını çattı.
“Klasik bir yerdi, bunu mu gözlerinde büyütmüşler?”
“Abi, biliyorsun, bu ihaleden şimdilik hiçkimsenin haberi yok. O yüzden gizli bir toplantı planlıyorlardı. Dışarıdan biri duysa, her şeyi öğrenecekler diye korkmuşlar.”
“İhale adı altında başka işler dönüyor, Murat.”
“Abi, bir kumpas peşindeler ama henüz ne olduğunu anlayamadım.”
“Asıl sen bir görüşme ayarla. Bakalım bu ‘babalar’ ne istiyor.”
“Tamam abi, herkese haber veririm.”
Murat tam çıkacakken, Aslan seslendi.
“Murat.”
“Buyur, patron.”
“İhalede kimler var?”
“Abi, Seçkinler, Alacakıranlar, Turanlar, Korkmazerler ve biz… Asilzadeler.”
“Merve'nin babası da mı bu işin içinde?”
“Evet abi. Dayınız da bu ihalede.”
Aslan gülerek, “Üvey dayı,” dedi.
Merve Turan, Aslan’ın üvey kuzeniydi. Bir gün yetimhaneden kaçmış ve izini kaybettirmişti. Aslan ise küçüklüğünden beri sokaklarda büyümüş, öz ailesini hiç tanımamıştı.
Feyza Alacakıran — evlenmeden önce Turanların kızı olan Feyza Hanım — eşi öldükten sonra Aslan’ı evlat edinmişti. Ona kendi oğlu gibi sahip çıkmış, kardeşleri Ferhat, Nalan ve Kerem ile birlikte büyütmüştü.
Aslan, buruk bir tebessümle başını eğdi.
“Ah, güzel anacığım... İyi ki senin gibi bir kadının oğlu olmuşum. İyi ki Ferhat, Nalan ve Kerem kardeşlerim olmuş. Ama ne fayda… Ben gerçekten bu ailenin bir ferdi değilim ki. Ne haddime, aile istemek...”
Murat başını eğdi, sonra içten bir sesle cevap verdi:
“Bir gün senin de ailen olacak abi. Baba olduğunda…”
“Öyle hemen baba olunmaz, Murat’ım. Önce adam olunur, sonra baba. Adam olmayan, babalığın şanını bilir mi?”
“Neden böyle diyorsun abi? Senin gibi bir adam, nasıl baba olmaya layık olmaz?”
Aslan’ın gözleri bir an için doldu. Murat, şaşkınlıkla ona baktı.
“Ben… ben baba olamıyorum,” dedi Aslan kısık bir sesle.
Murat, yıllardır yanında yoldaş bildiği adamın bu sırrını ilk kez öğreniyordu.
Gözleri doldu.
“Ne diyorsun sen patron… Duyduklarını gerçekten söyledin mi?”
Aslan artık saklayamadı.
“Ben… ben adam değilim ki baba olayım, Murat. Ben eksiğim. Hem de kocaman bir eksiklik bu…”
Sözcükler boğazında düğümlendi.
“Adam olamayan, babalığa layık değildir.”
Aslan, Murat’a sımsıkı sarıldı.
İki yoldaş, gözyaşları içinde sessizce ağladı.
Aslan’ın taşıdığı yük, bir erkeğin yaşayabileceği en derin çaresizlikti.
Hormonlarının dengesizliği, onun baba olmasına engeldi. Bu yüzden bugüne dek hiçbir kadına dokunmamış, aşka bile mesafe koymuştu.
Ta ki... ona ayrılan bir masaya başka bir kadın oturana kadar.
