24. bölüm · Mafyanın Arzusu +18
24.Bölüm
Dün
Telefon kapanınca hemşire alaycı bir gülüş attı.
“Gel bakalım Bora Bey… Seni nasıl bir oyunun içine çektiğimi göreceksin. Bu âşıkları ayırmana izin vereceğimi mi sanıyorsun? Kendi kurduğun oyun, yine sana patlayacak. Sen ve o, kendini baba sanan adamlar… işiniz bitti.”
Telefonu cebine koyup arkasını döndüğünde gördüğü kişi karşısında duruyordu. Hemşirenin gözleri büyüdü, kalbi sıkıştı.
“Şeyda Hanım… Siz… ama nasıl uyandınız? Ne ara? Anlam veremiyorum.”
Şeyda gözlerini dikerek hemşireye baktı.
“Sahiden uyuduğumu mu sanıyordun? Kaç zamandır seni dinliyorum. Bora’nın adına neden çalışıyorsun? Nereden tanıyorsun onu? Aslan ve Sura’dan ne istiyorsunuz?”
Hemşirenin gözleri doldu.
“Hayır, Şeyda Hanım, benim kimseyle alıp veremediğim yok. Aslan ve Sura’yı ayırmak gibi bir niyetim olmadı.”
“Bora’yı nereden tanıyorsun o zaman? Neden onun için çalışıyorsun?”
“Aslında en başından beri onun gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için uğraşıyorum.”
“Gerçek yüzünü ortaya çıkarmak derken?”
“Bora Bey’in amacı Aslan Bey’i vurguna getirmekti. Bir keresinde bir olay olmuş, Bora Bey’in amcası Ziya Seçkin o olayda vefat etmiş. Seçkin ailesi uzun zamandır bunun peşinde. Turanlar, Korkmazerler ve Seçkinler… Üçü aynı masada gibi görünen ama birbirlerinin kuyusunu kazan aileler. Her şey çok karışık. Erkekleri kendilerine ‘baba’ diyor. Aslan Bey de onların arasına sızmak için onlar gibi görünmek zorunda kaldı ama asıl amacı intikam almaktı.
Sizi kurtaran kişi, Murat Bey’in babası Astsubay Ali Bey’di. Seçkin ailesi intikam için onlara pusu kurdu. Yıllar sonra bir anlaşma yapıldı: Herkes kendi dünyasında kalacaktı. Bir süre önce babalar ve Aslan Bey aynı masada anlaşma halindeydi. Ancak kuzeniniz Sura Hanım yanlış masaya oturunca her şey göze batmaya başladı. Küçük bir olay masanın dağılmasına sebep oldu.
Miray ve Bora sevgiliydi ama Berk, Miray’ı aldatıyor ve Merve’yle birlikteydi. Bora Bey beni tehdit etti, sizin aranıza casus olarak girmemi istedi. Mesleğimle tehdit edilince yapmak zorunda kaldım. Ama Aslan ve Sura’yı ayırmayı hiç düşünmedim. Aksine Bora’nın planını tersine çevirip ona zarar vermeye çalıştım.”
Şeyda daha da sertleşti.
“Bora’nın planı neydi? Seni kim tuttu? Neden bize yardım ediyorsun?”
Hemşire derin bir nefes aldı.
“Önce Bora Bey beni sizin için tuttu. Uyandığınızda hatırlayacaklarınızı Sura Hanım’a anlatacağınızdan korkuyordu. Planı, Aslan Bey’in ihale planlarını öğrenip kendisi için uygulamaktı. Sonra da suçu babasına ve diğer ortaklara atmayı düşünüyordu. Babalar zaten birbirine düşmüştü, suç birbirlerine yüklenecekti.
Masa dağıldığında Sura Hanım’ı hedef almak istedi ama vazgeçtiler, çünkü Aslan’ın onları yok edeceğini biliyorlardı. Bora, ortamın karışıklığını fırsat bilip bu kez beni hedef aldı. Siz hastayken bir gün hastaneye geldi, bana anlaşma teklif etti. Önce reddettim ama mesleğimle tehdit etti. Yıllarımın emeği yok olacaktı. Mecburen kabul ettim.
Sonra bir gün bir kadın hastaneye geldi, bana yardım teklif etti. ‘Bora Bey’i birlikte ifşa edebiliriz’ dedi. Kabul ettim.”
Şeyda hemen sordu:
“Sana yardım eden kimdi?”
“Merve Hanım.”
Şeyda şaşkınlıkla irkildi.
“Merve mi? Ama nasıl olur?”
“Merve Hanım, Aslan Bey’in üvey kuzeni. Onun mutluluğuna engel olmak istemedi.”
Şeyda oturdu, gözyaşları aktı.
“Meğer doğru sandığımız yalanlar, koynumuzda yatan yılanlarmış. Vah kahpe dünya, ne istersin masumdan, ne istersin günahsızdan?”
Akşam olmadan herkes salonda yüzleşmek için toplandı. Merve de oradaydı. Aslan onu sorguya çekti.
“Niye Merve? Niye yaptın bunu? Ben sana ne kötülük yaptım?”
“Hayır, Aslan abi… Beni de kullandılar.”
“Kim, seni neye kullansın? Her şey ortada; herkesi aldatmışsınız.”
“Bora’nın niyetini sonradan öğrendim. Meğer babalarımız, Bora’dan seninle benim birlikte olmamızı istemiş. Seninle akraba olduğumuzu biliyordu, tek amacı sana yakın olmaktı. Beni kullanarak seninle ortak olacaktı.
Bir gün Şeyda oraya geldi, Bora’yla konuşmamızı duydu. Sonra vazo kırıldı, Bora adamlarına emir verdi. Şeyda oradan kaçarken bayıldı. Murat onu buldu, senin evine getirdi. Şeyda uyanır da konuşur diye hemşireyi tehdit etti.
Her şeyi öğrenince hemşireyle anlaşma yaptık.”
Merve, Sura’ya döndü.
“Sura… Ne olur beni affet. Hep sana kötülük yaptık, hep arkandan iş çevirdik. Sana hayatı zindan ettik. Bora, Miray ve ben… Biz senin en yakınların olmayı hak etmedik.
Bora hem Aslan’a ait her şeyi hem de seni istiyordu. Sana kafayı takmıştı. Daha fazla üzülmene izin veremezdim. Hakkını çalamazdım. Mutluluğunun bozulmasını istemedim. İlk ve son kez senin için iyi bir şey yapmak istedim. Ne olur affet beni.”
Sura ve Merve sıkıca sarıldı. Odadaki herkes sessizce ağladı. Sonunda ortak karar verildi:
“Madem bu hikâyenin sonu yaklaştı… Son koz da bizden gelsin.”
