Lise Kaderimiz kitap kapağı

47. bölüm / 46

Lise Kaderimiz

🔆

Vaveyla Yazarı: Zeynopko Narbekov

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 🔆

45. Bölüm
Zeynep Yıldız'dan

Sahurdan itibaren uyumamıştım bir sağa sola dönmekten midem bulanmıştı bende yataktan kalkıp bilgisayarı alıp amcalara karşı açacağımız Dava için bilgi topluyordum bir yandan da avukat bakıyordum.
Güneş doğalı 2 saat olmuştu ve ben gram uyumamıştım aklıma geldikçe gelen soruların cevaplarını araştırıyordum saat 8 olduğunda bilgisayarı bir kenara koydum yataktan kalkıp odamdan çıktım abim mutfakta kendine kahvaltı hazırlıyordu içmesi gereken 5 tane ilaç vardı.
"Abiş kolay gelsin." Dedim mutfağa girip sandalyeye oturdum.
"Sağol." Dedi abim
"Akşam Ela'lara yemeğe gidiyoruz biliyorsun değil mi?" Dedim
"Biliyorum sende salı günü Buğlem ablanlara yemeğe gidiceğimizi biliyorsun değil mi?" Dedi
"Biliyorum abi." Dedim
"Sorun yok o zaman."
"Evet." Dedim
"Şimdi git içeri yemek yiycem ben." Dedi
"Tamam be hem bitince haber ver avukat hakkında konuşalım şunun şurasında ne kaldı 18 olmana." Dedim ayağı kalkıp mutfaktan çıkarken.
"Haklısın bakalım." Dedi mutfaktan çıkıp salona girdim koltuğa oturup telefona baktım kızlar yazmıştı.

Üçlü kaos 😎
Gizo
- grubumuzun adı nasıl
- mükemmel değil mi
Elo
- aşırı güzel
- ağzım açık kaldı görünce
Gizo
- ben yaptım çünkü
Elo
- tabi
Gizo
- Allah bana sabır versin
- Raşit mal olduğu için boş boş konuşuyor
Elo
- aynı Orhan
Siz
- Allah size sabır versin
Elo
- Amin
Gizo
- Amin
- bu akşam dönüyoruz diyoruz bebeye bu akşam mı dönüyoruz diyor
- şaka gibi ya
Siz
- bu zeka fazla
- az bize versin
Elo
- Orhanla niye bu kadar aynılar
Siz
- nesilleri aynı
Elo
- olabilir
Gizo
- mal oldukları için
Elo
- kesinlikle
Siz
- bu bence de
- benimde abim aynı şekil
Elo
- abilere girmeyelim
Gizo
- kıskanın abim zeki
Siz
- kıskandım
Elo
- benim ki de o açıdan zeki olmasa bile başka açıdan zeki
Siz
- bu konuda benimki iki türlüde zeki değil
Gizo
- büyüklere saygı duyarım ama senin abin saf
Elo
- şöyle bir düşünce harbiden
Siz
- susun biliyorum bende
- hâlâ nasıl kandığına inanamıyorum
- NEREDE O ZEKİ TOLGA YILDIZ
Gizo
- öldü o zekilik
Elo
- katılıyorum
Siz
- o zekayı geri vermek bize düştü
- ula hayattt
Elo
- hahahahahaha
Gizo
- işin zor bacım
Siz
- zor demek bile kolay kalır by işte
Gizo
- ...
- bu kız ne çekiyor ya
Siz
- beni kurtarın
Elo
- Gizemlerin evde kalacaktık
Siz
- he ya
- bal gibi fırsatı kaçırdık
Gizo
- abla sözü dinleseniz böyle olmaz
Siz
- abla olan benimde
- neyse
- ben abimle avukat bulmaya kaçar(malum malımız yendi)
Elo
- kolay gelsin
- akşam gelmeyi unutmayın
Siz
- nasıl unutabilirim
Gizo
- yardıma ihtiyacın olursa yaz
- bende bakarım avukatlara
Siz
- ay canım benim
- yazarım hadi bay
Elo
- by
Gizo
- bay bay

Kızların mesajlarını beğenip telefonu kapattım abimin yanına gidip başına dikildim.
"Bakıyormusun avukatlara?" Dedim
"Bakıyorum 3 kişiye baktım daha ama içime sinmedi hiçbiri." Dedi
"Bulunur abi." Dedim
"Bulunur tabii de bu devirde zor." Dedi
"Haklısın, bende bakayım o zaman." Dedim
"Bak bak." Dedi
Salondan çıkıp odama geçtim masanın üzerinde olan bilgisayarı alıp salona geri geldim koltuğa oturup avukatlara bakınmaya başladım.

🌙

Akşam ezanına 1 saat kala gözlerimi ekrandan ayırmıştım abimde benim gibiydi. Bilgisayarı kapatıp ayağı kalktım gözlerimin kararmasıyla geri oturdum yerime alışmayı bekleyip öyle ayağı kalktım odama geçip bilgisayarı masaya koydum dolaptan kazak pantolon alıp giyindim saçlarımı yarım bir şekilde toplayıp makyaj yapmaya geçtim maskara sürdüm işimi bitirdim oruçlu olduğum için nemlendirici sürmüyordum parfüm sıkıp aynadan kendime baktım.
Tamamıyla hazır olduktan sonra odamdan çıkıp salına gittim abimde hazır bir şekilde oturmuş telefona bakıyordu.
"Gidelim?" Dedim
"Gidelim." Dedi
Ayağı kalkıp yanıma geldi birden kapıya gittik üzerimdeki kazak kalın olduğu için montumu almadım botlarımı alıp kapıyı açtım botları giyip abim geçsin diye kenara çekildim ayakkabılarını giyip kapıyı kitledi.
"Tatlı almaya gidiceğiz mi?" Dedim
"Gideriz." Dedi abim
"Tamam." Dedim
Merdivenlerden inip dışarı çıktım abimle birlikte bide en yakın markete gidip tatlımızı aldık sonra ise Ela'ların evine doğru yürüdük.
Onların olduğu binaya vardık demir kapıya gelip zillerini çaldım kapı direkt açıldı kapıyı itekleyip içeri girdik üst kata çıkmaya başladık. Üst kata geldiğimizde Ela bize kapıyıaçmıştı.
"Hoşgeldiniz." Dedi Ela
"Hoşbulduk." Dedim
İçeri girip herkesle selamlaştık elimdeki tatlıyı Elaya verdim oda mutfağa bırakmaya gitti abimle boş koltuğa oturduk.
"Nasılsın Tolga geçmiş olsun hemde." Dedi Nurcan teyze
"İyiyim ilaçlar günler dedikçe daha iyi olucam." Dedi abim
"Amin." Dedi Nurcan teyze
"Siz nasılsınız?" Dedi abim
"İyiyiz bizde iş güç." Dedi Nurcan teyze birbirimize gülümsedik zil çaldı Yaren ablalar gelmişti.
"Ben bakarım." Dedi Ela içeri birinin girmesini bekledik kapıda berilen Ayten abla ile ayağı kalktık hepimiz.
"Hoşgeldiniz." Dedim
"Hoşbulduk." Dedi Ayten abla
Tekli koltuğa oturdu ardından Emir ve Yaren abla içeri girip sandalyeye oturdular Ela ve Orhan da annelerinin yanına oturdu hepimiz birbirimize bakıyorduk. Ezana kadar bakışırdık herhalde bu sessizliği bozan Ela oldu.
"Ben çölyak hastası olabilirim." Dedi
"Ne alaka, neden?" Dedim
"Yaşadığım sorunlarda yazıyordu kan vermeye gidiceğiz salı günü." Dedi Ela
"Allah korusun." Diyip elimi 3 kere duvara vurdum.
"Sağlık önemli." Dedi Ayten abla
"Çok." Dedim
"Senin sağlık nasıl?" Dedi Ayten abla
"Ne absürt bir soruydu." Dedi Ela
"Benim sağlık iyi değil." Dedim
"Neyin var?" Dedi Ayten abla
"Baş ağrısı var, gözüm görmüyor, kafada konuşan sesler var, başka da var mı hatırlamıyorum." Dedim
"Allah şifa versin." Dedi Ayten abla
"Amin." Dedim
"Ezan okundu okunacak buyurun masaya geçelim." Dedi Serdar abi
"Geçelim." Dedim
Ayağı kalkıp boş sandalyeye geçtim yanıma abim oturdu diğer yanıma Ela tam karşıma Emir onun yanına Yaren abla Emirin diğer yanına Ayten abla baş köşeye Serdar abi diğer baş köşeye Nurcan teyze.
Ezanın okunmasıyla orucumuzu açtık ardından hurmalarımızı yedik önümüze koyulan tavuk suyu çorbasını içmeye başladık.
"Umutla aranız nasıl Tolga?" Dedi Emir
"Napıcaksın aramızı?" Dedi abim
"Merak ettim sonuçta kaç yıllık dostun." Dedi Emir
"Fazla merak zarardır." Dedi abim
"Doğru." Dedi Emir
"Sakince bir yemek yiyelim." Dedi Serdar abi
Hak vererek sustuk geri çorbamızı içmeye başladık Ela ile telefonumuza mesaj geldi.
Merak ettiğim için cebimden çıkartıp ekranı açtım kamu spotundan gelmişti mesaj Uğur yazmıştı iyice meraklanıp açtım.

Kamu spotu 💅
Uğur
- iyi ki yollarımız kesişmiş iyi ki hayatımda olmuşsunuz hepinizin bende yeri ayrı birlikte geçirdiğimiz her an benim için çok değerli kalacak ama artık gitmek zorundayım hakkâri'ye taşınıyoruz belki uzaklaşacağız ama hiçbirinizin yeri kalbimde değişmeyecek keşke her şey aynı kalsaydı da gitmek zorunda olmasaydım sizi tanıdığım için çok mutluyum her şey için teşekkür ederim bu bir veda değil yeniden görüşene kadar kendinize çok iyi bakın iyi ki siz

Mesajını görmemle elimdeki kaşık düştü donuk bir şekilde ekrana bakıyordum kaşık düştüğü için herkes bana bakıyordu ama ben ekrandan ki mesaja bakıyordum.
Tekrardan gidiyordu oysaki ben onunla barışmak istiyordum bunun için onunla konuşmak istiyorum aklıma gelen onca güzel anı onca güzel an ile gözümden yaş geldi her seferinde elimden bir şey gelmiyordu geri kalan hep ben oluyordum. Bir mesajla bir lafla hep bırakmıştı ve artık geri gelse bile affetmeyecektim.

- Bölüm Sonu -

🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.