Lise Kaderimiz kitap kapağı

45. bölüm / 46

Lise Kaderimiz

🔆

Vaveyla Yazarı: Zeynopko Narbekov

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 46Şu an: 🔆

43. Bölüm
Ela Yılmaz'dan

Okuldan eve gelmiş tekrar okula gitmek için hazırlanıyordum ne saçma işti okulda iftar temeği yemek hiç bir şekilde anlamayacaktım.
"Ela çıkıyormusun annem." Dedi annem
"Çıkıyorum." Dedim telefonu odamdan çıktım.
"Ay maşallah Ela ne kadar yakıştı bu kıyafet." Dedi annem
"Normal kıyafet anne." Dedim
"Normal kıyafette bu renk sana çok güzel olmuş." Dedi annem
"Tamam anne." Dedim
"Bu ne ruhsuzluk?" Dedi
"Anne ben hep böyleyim." Dedim
"Biliyoruz." Dedi annem
"Çıkıyorum ben artık." Dedim
"İyi git Allahım korusun seni." Dedi
"Amin." Dedim
Salondan çıkıp dış kapıya gittim montumu alıp dışarı çıktım ayakkabılarımı giydim kapıyı kapattım merdivenlerden aşağı indim dışarı çıkıp gene okul yolunda yürümeye başladım kısa sürede okula varıp içeri giriş yaptım okulun ortasına kurulan sofra ile bakıştım o kadar büyüktü ki anlatamazdım bizimkilerin gelmesini bekliyordum sonuçta hepimiz yan yana olucaktık.
Bir banka oturup girip çıkana bakıyordum tek başıma aşırı sıkılmıştım zaten. Okuldan içeri giren Zeynep'i görmemle ayağı kalkıp yanına gitmeye çalışmam bir oldu hızlıca yanına vardım.
"Tek kaldım sen gelmeseydin." Dedim
"Erken gelme Ela." Dedi
"Kızma." Dedim
"İyi kızmıyorum." Dedi
"Nereye doğru geçeriz?" Dedim
"Şu diplere." Dedi elimden tutup diplerde ki kuytu köşede gitti.
"Bizi burada görürler dimi?" Dedim
"Görürler buraya gelme sebebimiz şu bunlar bir fotoğraf çekimi video çekimi yapıcakları için ve bizim yüzümüz olmasın diye buraya getirdim." Dedi
"Biliyorum geçen sene çekmeye çalıştılar hayır birde okula yeni gelmişiz." Dedim
"Hepsinden nefret." Dedi
"Dedikodu yapmak günah." Dedi Gizem yanımıza gelmiş oturmuştu bile.
"Sensiz yaptık diye diyorsun bunu." Dedim
"Yoo gerçekleri diyorum." Dedi Gizem
"Aferim." Dedi Zeynep
"Hayırlı akşamlar kızlar." Dedi Musa
"Hayırlı akşamlar canım." Dedi Gizem
"Hayırlı akşamlar." Dedik Zeynep'le
"Evde şuan bu saatlerde uyumak varken geldiğimiz yere bak ya." Dedi bizim masaya gelmiş olan Ali.
"Harbi." Dedi Musa
"Hayır birde hava soğuk." Dedi Ali
"O kadar soğuk değil ama rüzgar esince kendini belli ediyor." Dedi Musa
"He valla." Dedi Ali
"Hoşgeldin Ali." Dedim
"Hoşbuldum güzelim." Dedi Ali
"Bensiz kadro mu olur?" Dedi Uğur bir anda Ali ve Musa'nın üzerine atladı.
"Olm dursana." Dedi Ali
"Çocuk daha dün hastaneden çıktı az yavaş." Dedi Musa
"Pardon pardon vurmadım dimi?" Dedi Uğur
"Vurmadında az dikkatli ol." Dedi Ali
"Tabii olm el bebek gül bebek bakıcam sana." Dedi Uğur
"Abartma." Dedi Ali
"Ne abartması?" Dedi Uğur
"Senin bakmana gerek yok Ela'm bana bakar." Dedi Ali
"Baksın sana Elan." Dedi
"Ne tripcolic insansın lan." Dedi Ali
"Hiçte bile." Dedi Uğur
"Yalancının mumu yatsıya kadar yanar." Dedi Ali yanıma gelip boş sandalyeye oturdu.
"Bu renk sana yakışıyor Ela neden giymiyorsun?" Dedi Ali
"Bu renk çok bir şeyim yok hem ben sevmiyorum." Dedim
"Yakışmış ama." Dedi
"Annemde öyle dedi." Dedim
"Güzel olmuşsun ama?" Dedi
"Teşekkür ederim birtanem." Dedim
"Güzel insana güzel diyince neden insanlar teşekkür ediyor?" Dedi
"İltifat aldıkları için." Dedim
"Hiç bu yönden bakmadım." Dedi
"Zekiyim senden." Dedim
"One ne şüphe canım." Dedi
"Sayın ... lisesinin öğrencileri bu akşam yapılmış olan iftar yemeğimize katıldığınız için teşekkürlerimi sunarım." Dedi müdür yardımcısı
"Gelmeyen boğudurulcak demişsiniz?" Dedi Zeynep
"Ekran süresini azalt." Dedi Gizem
"Denerim." Dedi Zeynep
"İftar yemeğine kadar konuşmanız serbest." Dedi müdür yardımcısı
"Yok at nalı." Dedi Ali
"Konuşmamız için izin verdi ya şaka gibi." Dedi Gizem
"Abarttı iyice." Dedi Zeynep
"Bitsin şu işkence." Dedim
"Katılıyorum güzelime." Dedi Ali ona dönüp gülümsedim.
"Aile var aile var." Dedi Uğur
"Biz ne zamana bunu kovucağız?" Dedi Zeynep
"Kim kimi kovuyor." Dedi Uğur
"Seni kovuyorum." Dedi Zeynep
"Emredersiniz komutanım." Dedi Uğur
Hepimiz gülmeye başladık yemeğe kadar aramızda konuştuk yemekler geldi ezan okundu oruçlarımızı açtık yemeklerimizi yerken konular açıldı.
"Ela." Dedi karşı masada Emir.
"Ne var?" Dedim
"Cumartesi bize iftara geliyormuşsunuz." Dedi Emir
"Olabilir." Dedim
"Pazarda biz size geleceğiz." Dedi
"Menajerim olduğun için sağol." Dedim
"Ne demek gelirken bir şey almamızı istermisin?" Dedi
"Benim bildiğim ikramlıklar söylenmeden alınır ama." Dedim
"Bizde adet böyle." Dedi
"Sen hiç gelme o zaman bir iyilik yapıp." Dedim
"O istediğin olmuyor maalesef." Dedi
"Buna nolmuş be?" Dedi Zeynep
"Bende anlamadım." Dedim
"Ters tarafından kalkmış." Dedi Zeynep
"Bence de." Dedim
"Bu ters tarafından kalksa bile aynı olur aklında net bir şey var." Dedi Gizem
"Katılıyorum buna bana da pek samimice gelmedi." Dedi Zeynep
"Neyse ne." Dedim
"Biz kafada kurmaya devam edeceğiz Gizomla." Dedi Zeynep
"Asla seninle düşünmem ben sonra başımıza gelir." Dedi Gizem
"Bizim sevilme durumu." Dedi Zeynep
"Abi kardeş ne güzel anlaşıyorsunuz." Dedi Ecrin
"Bu ne alaka şimdi?" Dedi Zeynep
"Elmiranın yerini kolluyor." Dedim
"Dostları gitti ya her gün farklı bir kişilik olucak." Dedi Gizem
"Aman eksik kalsın." Dedim
"Ne bakıyor hâlâ." Dedi Zeynep
"Mal işte." Dedi Gizem
"Evet Ecrin kendisi ile öyle iyi anlaşırız ki anlatamam yaşaman lazım." Dedim
"Sen birde okul dışında gör." Dedi Yaren abla
"Hele ki hastanede ki zamanları." Dedim olayı anlayanlarla birlikte gülmeye başladık.
"Kendisinin bana bir lakabı var mükemmel ve ötesi." Dedi Zeynep
"Çokta güzel fotoğraf çeker kendisi." Dedi Gizem
"Evet." Dedi Zeynep
"Baya güzel." Dedim
"4'nüz bir olup beni mi zorbalıyorsunuz?" Dedi Emir
"Üstümüze iyilik sağlık ne alaka?" Dedi Zeynep
"Bana öyle geldi de." Dedi Emir
"Emirin sol arka çaprazında kalan kişi kim ve Zeynep'e neden bakıyor?" Dedi Gizem
"Ne bilelim biz?" Dedi Zeynep hızla.
"Bana tanıdık geldi tipi." Dedim
"İnsan insana benzer." Dedi Zeynep
"Sakin olsana sen." Dedim
"Sakinim ben." Dedi Zeynep
"Pek öyle değil gibisin." Dedim
"Sana öyle gelmiş." Dedi
"Pışt." Dedi Zeynep'in arkasından Gizem.
"Ne." Dedim arkadan ona bakarak.
"Bunda bir haller var." Dedi
"Ne saklıyor acaba?" Dedim
"Yakında çıkar kokusu." Dedi
"Saklamayaz bizden bir şey." Dedim
"Arkamdan konuşmadığınız kalmıştı o da oldu." Dedi Zeynep
"Kes be." Dedim
"Ela." Dedi Zeynep
"Efendim." Dedim
"Seni seviyorum bu yüzden canımı sıkma." Dedi
"Korkuyorum." Dedim
"Dön de önüne yemek ye." Dedi
"Tamam." Dedim
Önüme dönüp yemek yemeye devam ettim. Yemeklerimizi bitirdikten sonra çay ikram etmişlerdi onları içerken aklıma Ali'nin ilaç içmesi gerektiği geldi.
"Ali ilaçlarını iç." Dedim
"Hatırlattığın iyi oldu." Dedi Ali
Cebinden ilaçlarını çıkartıp masaya koydu küçük sulardan birini alıp kapağını açtı ilaçı alıp su yardımı ile yuttu.
"Şifa olsun." Dedi
"Amin." Dedim
"Evimde olduğumu daha çok bir evde olduğumu hissettirdin bana sana çok teşekkür ederim Ela'm." Dedi Ali bir anda.
"Yaa unutturma bana burdan çıkınca sana sarılcam." Dedim
"Asla unutturmam." Dedi
"Salaksın." Dedim
Kollarımı birleştirip çevreyi dinlemeye başladım Ali'nin telefona gelen bildirimle gözüm oraya kaydı ekranda Alinanın fotoğrafı vardı Alina çok tatlı çıkmıştı kırmızı tütülü bir elbise giymişti saçı keçi şeklindeydi neredendi ki bu okula gitmiyordu daha.
"Kurban bayramından." Dedi Ali sanki zihnimi okumuştu.
"Ne kadar tatlı olmuş." Dedim
"Asıl sen diğer kıyafetini göreceksin." Dedi eline telefonu alıp açtı birşeyler yapıp önüme getirdi.
"Bak bu kurban bayramının üçüncü günü." Dedi mavi renkli kıyafeti ile ekrana gülümseyen Alinayı gösterdi.
"Ay ne kadar güzel olmuş maşallah." Dedim
"Bak burda da AVM'ye gidiyoruz." Dedi
Bir kaç tane fotoğraf daha gösterdi ardından 4 yaşlarında elinde gemi olan bir erkek çocuğu çıktı çocuk çok tatlıydı kocaman yanaklıydı yumuşak olduğunu buradan tahmin edebiliyordum.
"Bu da benim işte." Dedi Ali
"Oha ne kadar tatlısın." Dedim
"Cidden mi?" Dedi
"Evet kocaman yanakların var." Dedim
"O zamanlar iştahım kapanmamış." Dedi
"Niye iştahın kapalı ki?" Dedim
"Bir damga yediğim için." Dedi
"Ali bu gerçek değil kendine haksızlık ediyorsun." Dedim
"İçime oturdu güzelim takmıyorum desem de takıyorum bazen." Dedi
"Muhammed takma diyemem ama duyma dinleme içini insan kendi içini dinlerse kötüleşir." Dedim
"Sen bana Muhammed mi dedin?" Dedi
"Evet bir sakıncası mı var adın diye biliyorum ben." Dedim
"Ne sakıncası alışmışım Aliye." Dedi Ali
"Kim bu?" Dedi Uğur sesi bize kadar gelmişti.
"Ne biliyim ben Uğur sen şizofren misin." Dedi Zeynep
"Madem tanımıyorsun ne diye sana bakıyor kaçtır?" Dedi Uğur
"Uğur biz sevgili değiliz farkındasın dimi?" Dedi Zeynep
"Olabilir." Dedi Uğur
"Sabır ya." Dedi Zeynep
Onlar atışmaya devam ettiler bizde konuşmaya Ali bana küçüklük fotoğraflarını gösterdi bende ona gösterdim aramızda konuştuk falan derken saat ilerlemişti artık okuldan çıkmadan vaktimiz gelmişti okuldan çıkıp yavaş adımlarla birlikte yürüyorduk.
"Bir ara buluşalım." Dedi Uğur
"Bizim hafta sonu dershane var." Dedi Ali
"Bize de ziyarete gelecekler." Dedi Zeynep
"Ne ziyareti?" Dedi Uğur
"Abim hastaneden çıktı ya duyan geliyor." Dedi Zeynep
"Heee." Dedi Uğur
"Biz memlekete gidicekmişiz." Dedi Musa
"Biz de abimin yanına gidiceğiz." Dedi Gizem
"Kimse kimseye uymuyormuş." Dedi Uğur
"Evde yatan sensin kardeşim." Dedi Musa
"Bir yerlere gitmek için size diyorum ya zaten." Dedi Uğur
"Apolarla buluş." Dedi Musa
"Apo mu?" Dedi Zeynep
"Evet." Dedi Musa
"Siz onlarla ne alaka?" Dedi Zeynep
"Arkadaşımız hem onu tanıyan mı var?" Dedi Musa
"He valla Oğuz falan kardeşimiz gibi bizim." Dedi Ali
"Karabıçak olan Oğuz?" Dedi Gizem
"Evet yemekte varmıydı o?" Dedi Ali
"Ben tanımıyorum Oğuzu." Dedi Uğur
"Ela Ela Ela." Dedi Gizem
"Adımı mı ezberliyorsun?" Dedim
"Ela çok değişmiş o." Dedi Gizem
"Kim o?" Dedim
"Dur tüm taşlar yerine oturdu." Dedi Gizem
"Noluyor güzelim?" Dedi Musa
"Bunu size anlatamam maalesef Ela sana eve geçince yazıcam." Dedi Gizem
"Neyi anladın Gizem?" Dedi Zeynep
"Öğrenirsin." Dedi Gizem
"Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete." Dedim
"Birde biz anlasak." Dedi Uğur
"Bunu öğrenmeyin." Dedi Gizem
"İyi." Dedi Uğur
"Geldik benim eve." Dedim binaya doğru giderken biri kolumdan tutup çekti.
"Sarılma sözünü unutma." Dedi Ali
"B12'im olan oğlanla." Dedim
"Birde benim ekran süreme laf ediyorsunuz." Dedi Zeynep
"Kes be." Dedim
Aliye gidip sarıldım kısa bir sarılmanın ardından vedalaşıp ayrıldım ben eve çıktım onlar evlerine gitti yukarı çıktım aklıma son günlerde karnımda olan şişlik, karın ağrısı, mide bulantısı, ağzımda olan yaralar geldi gidip yaşadıklarımı yapay zekaya sordum kendisinin bana çölyak olabilirsin dedikten sonra kafama takıldı acaba cidden çölyakmıydım.
Eve girdim annemlere gidip durumumu anlattım babamla beni dinlediler annem en kısa sürede seni hastaneye götürürüz dedi bende tamam diyip odama geçtim çantamı hazırlıyıp üzerimi değiştirip telefonu şarja taktım yatağa yattım çölyak olma ihtimalini düşünerek uyudum.

- Bölüm Sonu -

🤍

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.