30. bölüm · Lise Kaderimiz
🔆
29. Bölüm
Zeynep Yıldız'dan
Bugün abimin uyandırılma ihtimali vardı ayriyeten Kamil abinin nişanı vardı. Koyu haki yeşili ispanyol kol üst yıpranmış siyah kot pantolon giymiştim saçlarımı yarım toplamış hafif bir makyaj yapmıştım. Derin bir nefes vererek aynada kendime baktım hazırdım telefonun çalmasıyla arkamı dönüp yataktan telefonu aldım Umut abi arıyordu hayırdır inşallah.
"Alo Umut abi." Dedim
"Heh Zeynep Uğur deli gibi şifayı kapmış annemgilde köyde bende Kamilin yanındayım bizim eve gidip nane limon yapma şansın var mı o senin özel tarifinden akşama nişana katılabilir duruma gelse yeter." Dedi Umut abi
"Koskoca insan kendi yapamıyor mu?" Dedim
"Zeynep ayrısınız biliyorum ama o kadar heveslendi katılmak için benim hatrıma." Dedi Umut abi
"Abi senin hatrın bitti bende o öğrendiklerimden sonra." Dedim
"Yapma Zeynep." Dedi
"Ne yapmayım Umut abi 8 yıl kandırıldım boş yere düşman olduğum ona şimdide o kadar gerçeğe rağmen düşmanım hele sen ve abim hayal kırıklığımsınız." Dedim
"Aslında demiycektim ama annen hatrına yap." Dedi
"Annemin hatrına cenazesinde olmadığınız kadının sadece bir bıçaklanma yüzünden çekip gittiğiniz annemin hatrına bunca sene boşuna düşman kesildiğim ona yardım etmem için annemi kullanıyorsun. Abi düşme gözümde daha fazla gidicem yapıcam o nane limonu ama onların hatrına." Dedim
"Ne desen haklısın ayakkabılıkta anahtar var alt kapının şifresini biliyorsun. Teşekkür ederim." Dedi Umut abi
"Tamam." Dedim
Aramayı kapattım ağırdı onca gerçekten sonra yüzlerine gülmek zordu. Odamdan çıkıp dış kapıya gittim anahtarı alıp cebime attım ceketimi almayı unutmadım kapıyı açıp ayakkabılarımı giydim anahtarı cebime atmasaydım keşke kapıyı parmağımla kitlemiyordum. Kendime save söve anahtarı çıkıkartıp kapıyı kitledim unuttuğum bir şey var mı düşündüm.
"Anahtarı aldım telefonu aldım cüzdan zaten cebime birde dudak kalemim ve glossu almıştım başkada bir şey yok hadi bakalım." Dedim Merdivenlerden inip demir kapıyı açtım dışarı çıkıp sokağın başındaki binaya doğru gittim vardığımda kapının şifresini girip açtım yukarı kata çıkıp ayakkabılıktaki anahtarı aldım ayakkabılarımı çıkartıp kapıyı açtım anahtarı kapının yanındaki vestiyere astım mutfağa geçip malzemeleri alıp tezgaha çıkardım.
"Cezve nerede ya?" Dedim
"En alt çekmecede." Dedi Uğur
Geriye sıçrayarak kapıya baktım sırtını yaslamış bana bakıyordu.
"Manyak mısın sen sessizce gelmek ne." Dedim
"Pardon. Ne yapıyorsun burada tuzlu kahvemi büyüklerimiz yok senide ben istemeyeceğime göre." Dedi gülerek.
"Vah vah vah çok üzüldüm anlatamam. Sen cidden malsın ya iyilik yapıyoruz burada sana karşı düzgün davranayım diyorum. Ama yok beyefendi hâlâ laga luga derdinde." Dedim
"Yoksa o nane limonu mu yapacaktın?" Dedi
"Saçma salak konuşmasaydın evet ama yapmıyorum." Dedim sandalyeye oturdum.
"Zeynep." Dedi
"Ne?" Dedim
"Özür dilerim." Dedi
"Ne için?" Dedim
"Saçmaladığım için yapar mısın nane limon tarifini nişana katılmak istiyorum." Dedi
"Yapayım bari." Dedim
Ceketimi çıkartıp sandalyeye astım kollarımı çekip limonu ve portakalı kestim cezveyi alt çekmeceden aldım içine nane, limonu ve portakalı attım bir tutam tarçın ve bir kaç zencefil attım azıcıkda bal ekledim 2 bardak suyu da cezveye atıp ocağa koydum geri sandalyeye oturdum.
"Annenin tarifi bu dimi?" Dedi
"Evet." Dedim
Annem her hasta olduğumda bunu yapardı tarif defteri vardı arada okur ezberlerdim.
"İyileşecekmiyim Zeynep hanım?" Dedi
"Valla nişan ve sonrasına kadar götürür devamı Allah kerim." Dedim
"Bence her gün yaparsın." Dedi
"Aynen yaparım. Sen nasıl kaptın şifayı?" Dedim
"Salı günü yağmur yağarken dışarıdaydım eve gidesiye kadar oldu olan." Dedi alkışlayarak ona baktım.
"Aferim." Dedim
"Gözümden kaçmadı değil." Dedi
"Ney?" Dedim
"Beni merak ettin." Dedi kahkaha atarak ona baktım.
"Az daha at." Dedim
"Valla benim penceremden o şekil görünüyor." Dedi
"Çok şükür ki senin pencereden bakmıyoruz." Dedim ayağı kalkıp ocaktaki nane limona baktım çekmeceden kaşık alıp karıştırdım gelen kokuyla piştiğini anladım dolaptan kulplu bardağı alıp küçük süzgeci bardağa koydum cezvedeki suyu bardağa aktardım artığı için tezgaha koydum cezveyi.
"Sıcak dikkat ederek iç." Dedim bardağı masaya koydum.
"Tamam güzelim." Dedi
"Hayırdır olm güzelim falan?" Dedim
"Benden kurtulmak o kadar kolay değil." Dedi
"Demesen bilmiyordum ya." Dedim sandalyeye otururken.
"Hatırlatma diyelim." Dedi
"Allahım sabır." Dedim
"Amin." Dedi
Halının desenlerine bakarken Uğurda nane limonu bitirmişti ayağı kalkıp bardağı suya tuttu sonrada makineye koydu.
"Bu arada nane limondan kaldı ona az su katıp içersin." Dedim
"Tamamdır." Dedi
"Yoksa bir şey ben çıkıyorum." Dedim
Kızlarla birlikte hazırlanma planı suya düşmüştü ama hazırlandıktan sonra birlikte gitmek kararı almıştık karşı duvardaki saate baktım 16.00' dü buradan direkt Gizemlere geçerdim.
"Bekle bende hazırlanayım birlikte çıkalım aynı yere gidiyoruz sonuç olarak." Dedi
"Ben Gizemlere gidicema ama." Dedim
"Tamam nolucak beklesen?" Dedi
"Tamam git bekliyorum." Dedim
"Tamamdır." Dedi
Mutfaktan çıkıp odasına gitti bende beklerken TikTok bakmaya karar verdim telefonumu çıkartıp kilidi açtım ardından uygulamaya girerek video kaydırmaya başladım ben video izlerken mutfak kapısında bir hareketlilik oldu kafamı kaldırıp kapıya baktım bakmamla şok olmam bir olmuştu koyu yeşil yarım fermuarlı kazak benim pantolonum aynısı olan alt.
"Gerizekalı senin derdin ne aynı giydin benimle?" Dedim
"Ne alaka ben Kamil abinin göz rengi ile uyumlu giyindim." Dedi
"Cidden soruyorum malmısın?" Dedim
"Hayır." Dedi
"Allahım ben ne günah işledim de başıma bu bela oldu." Dedim yukarı bakarak.
"Orasını bilmiyorum ama bu kombine saat gider mi?" Dedi
"Sana o nane limonu yapan ellerim kırılsın." Dedim
"Kırılmasın." Dedi
"Git ne takacaksan tak da çıkalım artık saat 16.30 geliyor." Dedim
"Tamam canım." Dedi ve mutfaktan çıktı.
"Сколько лет мне пришлось бы отсидеть в тюрьме, если бы я его убила? К тому же, мне на самом деле нравятся его комплименты." Dedim (onu öldürsem kaç yıl hapis yatmam gerekirdi? Hem aslında iltifatları hoşuma gidiyor.)[Rusça]
Odasından çıkıp mutfak kapısına geldi ellerini cebine koyup bana baktı.
"Gidelim." Dedi
"Gidelim." Dedim
Sandalyeden kalkıp arkasına astığım ceketi aldım üzerime giyip mutfaktan çıktım dış kapıya geldim vestiyereden anahtarı ve ceketini aldı sabır dileyerek ona baktım. Kapıyı açtı dışarı çıktı bende çıktım ayakkabılarımı giyerken kapıyı kitledi sonrada o ayakkabılarını giydi ardından merdivenlerden indik dış kapıya gelince kapıyı açtı önden çıktım Gizemlerin eve doğru yol aldım arkamdan geliyordu.
"Peşimden gelmesene." Dedim
"Maalesef Berat abi bizleri almaya buraya gelecekmiş." Dedi
"Benim niye bundan haberim yok?" Dedim
"Gizem gruba yazmıştı bakmayan sensin." Dedi
"Ne zaman?" Dedim
"Ben saatimi aldığım sıra." Dedi
"Telefon sessizde hemde cebimdeydi." Dedim
"Ben olsam varya." Dedi
"Mükemmel olurdu." Dedim
"Aşkından ölüp bittiğini prens George bile biliyor." Dedi
"O çocuğunda gideri var he." Dedim
Gizemlerin eve gelmiş yukarı çıkıyorduk.
"O bebe mi?" Dedi gülerek.
"Ne kıskanç çıktın ya kendisinin adını biliyoruz sadece." Dedim
"Seni kıskanmamak elde değil yavrum." Dedi
"Ne flörtöz çıktın ya sen kaybol." Dedim
Kapının önüne gelmiş zile basıyordum kapı Gizem tarafından açıldı.
"Hoşgeldiniz." Dedi Gizem
"Hoşbuldum." Dedim ayakkabılarımı çıkartıp içeri girdim.
"Ben aşağıdayım." Dedi Uğur
"Berat abimde gelir birazdan." Dedi Gizem
"Tamam." Dedi ve geri merdivenlere yöneldi.
"Olm siz niye matchleştiniz?" Dedi Gizem
"Gerizekalı nane limon yapmk için onlara gittim bekle birlikte gidelim dedi sonrada üzerini değişirirdi benimle aynı giyinmiş açıklamasıda 'Kamil abinin göz rengi ile uyumlu giyindim' dedi." Dedim kahkaha atmaya başladı.
"Gülme ya." Dedim
"Ela gelsin seni zorbalayalım." Dedi Gizem
"Aman eksik kalsın." Dedim salona geçip oturdum Gizemde oturacağı sıra kapı çaldı.
"İyi insan lafın üstüne gelir." Dedi
"Biz sanki şam şeytanıyız." Dedim
"Sen sağ kolu olabilirsin." Dedi ve salondan çıktı.
"Ben geldim." Diye salona girdi Ela
"Hoşgeldin." Dedim
"Hiç oturma Berat abim gelmiş aşağı iniyoruz." Dedi Gizem
Ayağı kalkıp dış kapıya gittim ayakkabılarımı giydim ve beklemeye başladım hepimiz hazır olunca aşağı indik kapının önündeki arabaya gittik arka koltuklara yerleştik. Yarım saat sonra sohbetlerle salona varmıştık arabadan inip içeri girdik Ali ve Musa önceden gelmişti hatta Alina bile vardı onların olduğu masaya gittik herkes sevgilisinin yanına oturduğu için bizde Uğurla yanyanaydık.
"Ex yenge bizimkiyle aynı giyinme sebebin ne?" Dedi Ali
"Onu sizinkine sorun o beni taklit etti." Dedim
"Yoo ben Kamil abinin göz rengi ile aynı olmak için giyindim." Dedi Uğur
"İnandık." Dedim
"Nasıl işine gelirse." Dedi
"Keşke bizde aynı giyinseydik be yavrum." Dedi Ali
"Biz Alina ile aynı olmaktan mutluyuz ama seninle de aynı olabilirdik." Dedi Ela
"Bakın biz birbirimizi görmeden aynı giyindik." Dedi Gizem
"Evet." Dedi Gizem
"Kıskandım." Dedim
"Aynıyız biz." Dedi
"Salak senle ben sevgili değiliz." Dedim
"Oda olur." Dedi
"Yalnız aynı hataya iki kez düşmem." Dedim
"Görürüz." Dedi
"Görürüz." Dedim
"Olm bunların yın ve yang'lıyı beni benden alıyor." Dedi Ali
"Katılıyorum sevgilim." Dedi Ela
"Katılıyorum kardeşim." Dedi Musa
"Katılıyorum bende." Dedi Gizem
"Allahım." Dedim
"Sabır." Dedi Uğur
"Hoşgeldiniz değerli konuklar nişan için sevgili çiftmizi buraya davet ediyorum." Dedi mikrofondan biri alkışlayarak çiftin gelişini izledik ıslıklar hava uçuşuyordu.
"Zeynep telefonun çalıyor." Dedi Uğur
"Tamam." Dedim telefonu alıp aramayı açtım.
"Zeynep Yıldızlamı görüşüyorum?" Dedi hattın diğer tarafındaki kadın.
"Evet." Dedim
"Tolga Yıldız isimli hastamızı uyandırdık kendisi şuan normal odada yakını olarak siz olduğunuz için aradık." Dedi kadın
"Geliyorum." Dedim
"Geçmiş olsun." Dedi aramayı kapattı Gizeme baktım.
"Gizo abim uyanmış onun yanına gidiyorum kusura bakmayın." Dedim
"Ne kusuru git abinin yanına haber et bize, biz video çeker atarız." Dedi ayağı kalkıp yanına gittim sarılarak vedalaştım ardından Kamil abilerin yanına gittim.
"Kamil abi Nil abla abimi uyandırmışlar ben onun yanına gidiyorum tebrik ederim şimdiden hayırlı olsun mutluluklar." Dedim yanlarına geldiğim sıra
"Geçmiş olsun dileklerimizi abine ilet Allah şifa versin." Dedi Kamil abi
"Amin Kamil abi tekrardan tebrikler." Dedim
Nil ablanın da güzel sözlerini alıp yanlarından ayrıldım ceketimi çıkarmamıştım direkt salonun dışına gittim kapıya geldiğimde Uğuru gördüm.
"Hazırsan gidelim." Dedi
"Senin gelmene gerek yok ben tek giderim." Dedim
"Zeynep itiraz istemiyorum." Dedi
"Sen burada olmayı çok istiyorsun ben tek giderim." Dedim
"Hadi canım hadi çekilen videoları izlerim." Dedi
Kolumdan çekerek taksiye bindirdi birlikte hastaneye vardık içeri girip abimin oda numarası öğrendim 4. Kata çıkıp odasına geldim içeri girip yatakta yatan abime baktım gözlerim doldu.
"Abi." Dedim
"Güzelim." Dedi yanına gidip ona sarıldım yavaşça.
"İyisin değil mi?" Dedim
"İyiyim o kadar iyiyim ki anlat bakalım ben yokken neler oldu." Dedi
"Tamam." Diyerek anlatmaya başladım.
- Bölüm Sonu -
🤍
