Limit Dışı kitap kapağı

7. bölüm / 7

Limit Dışı

Ardında kalanlar

Vaveyla Yazarı: Zelal.var.problem.yok .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Ardında kalanlar

“Bazı insanlar gider, ama bıraktıkları izler kalır.”

Birkaç dakika sonra Umay'ın bize doğru geldiğini gördüm.
“Arden, bir yere gitmek istiyor. Ona sen mi baksan?”
“Nerede o?”
Arkasını gösterdi.
Yerde çökmüş hâlde oturan Elfida'yı gördüm.
Hiç düşünmeden yanına koştum ve önünde diz çöktüm.
“Gitmek istiyor musun?”
Gözlerini yerden kaldırmadan başını salladı.
Ayağa kalkıp elimi ona uzattım.
Elimi tuttu ve ayağa kalktı.
Onu kollarımın arasına alıp arabaya götürdüm.
Yol boyunca tek kelime etmedi.
Yan koltukta oturan Elfida'ya dönüp sordum.
“Nereye gidelim?”
“Mezarlığa.”
“Ne?”
Ne alaka şimdi?
Bana öyle bir baktı ki daha fazla sorgulamak istemedim.
“Tamam.”

***

Mezarlığa geldiğimizde Elfida arabadan indi ve sessizce yürümeye başladı.
Gecenin bu saatinde burası normalde bile ürkütücüydü. Ay ışığı mezar taşlarının üzerine vuruyor, rüzgâr ağaçların dallarını hafifçe sallıyordu.
Elfida bir mezarın önünde durdu.
Ben de arkasında durup taşın üzerindeki isme baktım.
Burak Alaz.
Elfida mezarın yanında diz çöktü.
Ona baktım.
“Bu kim?”
Bir süre sustu.
Sonra gözlerini mezar taşından ayırmadan cevap verdi.
“Babam.”
Donup kaldım.
Babası...
Ölmüş müydü?
Yanına çöktüm.
Elfida'nın sesi bu kez daha yumuşaktı.
“Bana araba kullanmayı o öğretmişti.”
Bakışlarımı mezardan ona çevirdim.
“Bizim yaşlarımızdayken o da sokak yarışlarına katılırmış. Tek hayali onun kadar iyi olmamdı. On yaşından beri beni buna çalıştırdı.”
Gözlerini mezardan ayırmıyordu.
“Bir gün... yolda yürürken büyük bir araba bana çarptı. Ameliyata alındım.”
Yutkundu.
“O ameliyatta felç kalabilirdim. Babam bana yetişmek için fazla hızlı gidiyormuş ve...”
Sesi çatladı.
Gözünden tek bir damla yaş süzüldü.
“O gün ameliyattan çıktığımda babamın cenazesine gittim.”
Birkaç saniye sustu.
“Ve bir daha araba kullanmaya cesaret edemedim.”
Ne diyeceğimi bilemedim.
Onu kendime çekip göğsüme yasladım.
İtiraz etmedi.
“Üç ay sonra annem bir adamla eve geldi. Evleneceğini söyledi.”
Sesi titriyordu.
“Karşı çıkmadım. Nasıl çıkardım ki? Daha on üç yaşındaydım.”
Hüznünün yerini öfke aldı.
“Sadece bir sene sonra o adam beni istemediğini söyledi.”
Dişlerini sıktı.
“Bir anneden ne beklersin? Kızının arkasında durmasını.”
Başını göğsümden kaldırdı.
“Ama ben bir sabah uyandığımda yurttaydım.”
İçim sıkıştı.
Gerçekten kimsesi yoktu.
“Şimdi onların bir çocukları oldu. İncila. ona istemsizce çok bağlandım. Sonuçta öz kardeşim. Bir tek onunla görüşüyorum.”
Bir an durdu.
“O heterokromi.”
Gülümsedim.
“Heterokromi tehlikeli bir şey değil.”
“Biliyorum.”
“Tatlı da duruyor.”
Elfida hafifçe gülümsedi.
Sonra bana döndü.
“Arden?”
“Hı?”
“Yarın İncila'nın doğum günü. Benimle gelmek ister misin?”
Hiç düşünmeden cevap verdim.
“Çok isterim.”
Tam o sırada telefonum çaldı.
Ekrana baktım ve açıp hoparlöre aldım.
“Alo?”
“Arden?”
“He.”
“Lian burada insanları kışkırtıyor. Senin piste çıkmaya götün yemediği için bir kızın arkasına saklandığını söylüyor.”
Çenemi sıktım.
“Geliyoruz.”
Telefonu kapattım.
Elfida bana baktı.
“yarıştaki çocukmu?”
“Evet.”
Ayağa kalktım.
“Gidelim.”
***

Parti alanına geri döndüğümüzde Lian'ın arabasının üzerine çıkmış insanları kışkırttığını gördük.
“Şu şerefsizin piste çıkmaya götü yemedi bile! Bizi dolandırdı!”
Tam araya girecektim ki yanımdan yükselen bir sesle durdum.
“HEY!”
Elfida.
Ne yapıyordu bu?
Herkes bir anda bize döndü.
Ama Elfida gayet sakindi.
Lian ona bakıp alaycı bir şekilde güldü.
“Vay vay vay... Arden Bey ve koruyucu meleği saklandıkları yerden çıkmışlar!”
Elfida Lian'ın karşısına geçti ve ellerini cebine soktu.
“Senin bir kıza yenilmeye gururun elvermeyip kaçacağını düşünmüştüm de...”
Başını hafifçe yana eğdi.
“Gururun araban kadar küçükmüş.”
Oha.
Böyle bir atak beklemiyordum.
Umay ve Bora'yı da yanıma alıp Elfida'nın arkasına geçtim.
Lian'ın yüzü öfkeden gerildi.
“Sen kiminle uğraştığını bilmiyorsun!”
Elfida hiç etkilenmeden cevap verdi.
“Ya sen biliyor musun?”
Bora kısık sesle güldü.
Lian bu kez doğrudan bana döndü.
“Şu kızın arkasına saklanmayı bırakıp adam gibi benimle dövüş.”
Tam cevap verecektim ki Elfida araya girdi.
“Neden? Bir kızla dövüşmekten de mi korkuyorsun?”
Lian'ın yüzündeki damar belirginleşti.
Bir anda öne atılıp Elfida'nın bileğini yakaladı.
“Bana bak!”
Tam müdahale edecektim ki...
Kıvırcık beni bir kez daha şaşkına çevirdi.
Başını hızla öne savurup Lian'a kafa attı.
Lian sendeleyip yere düştü.
Elfida hiç beklemeden bacak arasına tekmeyi geçirdi.
Lian yerde kıvranırken Elfida üzerine eğildi.
“Bana bir daha dokunursan seni gebertirim, orospu çocuğu!”
Ben olduğum yerde kalmıştım.
Ne yaşadığımı bile anlamamıştım.
Elfida ise sanki hiçbir şey olmamış gibi arkasını dönüp arabaya doğru yürümeye başladı.
Koşarak peşinden gittik.
Umay şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen şaka mısın?”
Bora kahkaha attı.
“Sen gerçekten Arden'in kız hâli gibi bir şeysin.”
Elfida omzunun üzerinden bize baktı.
“Ben Arden'in kız hâli değilim.”
Bir an durdu.
“Arden benim erkek hâlimdir.”
Bora kahkahayı patlattı.
“Egosuna kadar aynı ya!”
Ben gözlerimi devirdim.
“İkiniz de kesin artık.”
Ama içten içe gülüyordum.
Bu geceyi burada bitirip doğruca Bora'lara geçtik.
Gece boyunca filmler izleyip saçmaladık, güldük, eğlendik.
Sabah olduğunda ise kıvırcığın kardeşinin doğum günü için küçük sürprizler hazırlamaya başladım.
Neden yaptığımı tam olarak bilmiyordum.
Belki de onu biraz olsun mutlu etmek istiyordum.
Tek bildiğim bir şey vardı.
Elfida hayatıma girmişti.
Ve nedense...
artık oradan kolay kolay çıkacak gibi görünmüyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.