1. bölüm · Laviniam olur musun deniz kızı (teoden)

Her başlangıcın bir sonu vardır

Betül Kına

D:Sen ne kadar iğrenç bi adammışsın ya,ben nasıl seni böyle görmemişim ya da göz ardı etmişim bitti ya bitti ömrü hayatım boyunca bitti. Dünyada son bir günüm kalsa yine o gün sana lanet okuyacağım be!
T: öyle mi deniz gerçekten böyle mi bitireceksin peki böyle olsun ama unutma bizim nişanımız hala var ve öyle devam da edecek unuttun mu biz doğduğumuz andan beşik kertmesi edildik her halükarda benimle evleneceksin kaçışın yok deniz kızı.
D: hay sikeyim böyle geleneği ya. Keşke sana aşık olmasaydım keşke seni sevmeseydim keşke değer vermeseydim. Biliyormusun şimdi girsen o suda kendini boğsan umurumda olmaz.
Deniz arkasını dönüp hızla uzaklaşmaya çalışırken, gözlerinden akan yaşlar yanaklarını yakıyordu. Kalbindeki o devasa kırıklık, yerini saf bir öfkeye ve çaresizliğe bırakmıştı. Yıllarca sevdiği, uğruna her şeyi göze alabileceğini sandığı adamın arkasından bakmak bile midesini bulandırıyordu artık.
Teoman ise olduğu yerde çakılı kalmıştı. Deniz’in son sözleri, "kendini boğsan umurumda olmaz" deyişi, göğsüne ağır bir taş gibi oturmuştu. Yüzündeki o kendinden emin, kibirli maske bir anlığına çatladı. Gözlerinde öfkeyle karışık derin bir kırgınlık şimşek gibi çaktı ama kendine itiraf edemediği bu acıyı hemen sert bir alayla örttü.
Birkaç büyük adımla Deniz’e yetişip bileğini kavradı. Canını yakmamaya çalışıyordu ama gitmesine izin vermeye de niyeti yoktu.
T: Arkana bakmadan çekip gidemezsin Deniz kızı Duydun mu beni? İstediğin kadar lanet oku, istediğin kadar nefret et, Ama benden kurtulamazsın.
Deniz bileğini hızla geri çekmeye çalıştı, gözleri öfkeden çakmak çakmaktı.
D: Bırak beni! Dokunma bana Teoman! Senin o kirli ellerini de, yalanlarını da, o bahsettiğin saçma sapan geleneği de istemiyorum! Benim için öldün sen, anlıyor musun? Öldün!"
Teoman alaycı bir gülüşle elini bıraktı ama adım atmayıp tam karşısında durdu. Gözlerinin içine bakarken ses tonu gitgide alçaldı, fısıltıya dönüştü ama her bir kelimesi kurşun gibi ağırdı.
T: Ölsem bile O mezar taşında senin soyadının yanında benimki yazacak Deniz kızı. Bizim kaderimiz daha biz ilk nefesimizi aldığımızda mühürlendi. Sen ne kadar yırtınırsan yırtın, o yüzük o parmağa takılacak. Şimdi git Ağla, bağır, çağır. Ama o güne hazır ol. Çünkü kaçışın yok.
Deniz, Teoman'ın gözlerindeki o karanlık kararlılığı görünce ürperdiğini hissetti. Eski Teoman değildi bu; tanıdığı, aşık olduğu adam çoktan gitmiş, yerine bu inatçı ve acımasız yabancı gelmişti. Daha fazla tek bir kelime bile etmedi. Gücünün son damlasıyla arkasını döndü ve sahil şeridindeki karanlığa doğru koşarak uzaklaştı.
Teoman ise arkasından bakarken yavaşça elini kalbine götürdü. Deniz'in sözleri zihninde yankılanıyordu: Keşke sana aşık olmasaydım
Kendi kendine fısıldadı:
T: Geç kaldı Deniz İkimiz için de çok geç.