3. bölüm / 16
Laviniam olur musun deniz kızı (teoden)Ben o gazda boğuldum
Bölümler 16Şu an: Ben o gazda boğuldum
- 1 Her başlangıcın bir sonu vardır404 kelime
- 2 Her yol sana çıkıyor1.424 kelime
- 3 Ben o gazda boğuldum732 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Beraber yanalım1.155 kelime
- 5 Belki çokta kötü değildir1.079 kelime
- 6 Damga978 kelime
- 7 Aidiyet885 kelime
- 8 Hamilelik1.023 kelime
- 9 Ev hanımı934 kelime
- 10 Acı gerçek ve fırtına858 kelime
- 11 Belki tekrar başlarız geceyle980 kelime
- 12 Minik açık büfe1.206 kelime
- 13 Limonlu dondurma1.606 kelime
- 14 Mola1.763 kelime
- 15 Unutma1.746 kelime
- 16 Eczane, polis, ikinci fırtına2.614 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hala hızlı bir şekilde yürüyordum teomansa arkamdan hafif adımlarla yürüyor "beni lütfen affet" diye mırıldanıyordu.
D:artık çeneni kapatırmısın lütfen.
T:Benim çenemi sadece senin dudakların kapatabilir... deniz kızı.
Dedi ve bana doğru yaklaştı
Teoman’ın bu cüretkar ve bir o kadar da çaresiz cümlesini duyduğum an, adımlarım kumsalda birden kilitlendi. "Benim çenemi sadece senin dudakların kapatabilir..." Bu kelimeler, az önce denizin dibinde dondurmaya, yok etmeye çalıştığım ne varsa hepsini saniyeler içinde eriten bir kıvılcım gibiydi.
Arkamı dönmeye fırsat bulamadan, sıcaklığını hemen arkamda hissettim. Sırılsıklam ve titreyen bedenime inat, onun vücudu cayır cayır yanıyordu. Teoman, aralarındaki o son mesafeyi de kapatıp omuzlarımdan tuttu ve beni yavaşça kendine doğru çevirdi.
Öfkeyle parlayan ama içi tamamen kırık bir aşkla dolu gözlerimi ona diktim. "Yapma..." diye fısıldamak istedim ama dudaklarım titredi, sesim dışarı çıkmadı. Karşımda duran adamın gözleri tamamen kararmıştı. O kibirli, inatçı, Akkayalar Koleji'nin sert çocuğu maskesi kumsaldaki dalgalara karışıp gitmişti. Sadece bana muhtaç, beni kaybetmekten deli gibi korkan bir adam vardı.
Teoman, ıslak parmaklarını yanaklarıma yerleştirdi. Avuçlarının sıcaklığı buz kesmiş tenime değdiği an ikimizin de irkildiğini hissettim. İçimdeki o ses yeniden bağırmaya başladı: Ondan uzak dur, o seni yok edecek, bu adamı sevmemen gerekiyor! Ama kalbim o kadar sert vuruyordu ki, mantığımın çığlıklarını duyamıyordum artık.
T: (Nefesi dudaklarıma çarparken, neredeyse inler gibi fısıldadı) "Affetme... İstersen her gün lanet oku ama benden gitme Deniz kızı."
Daha fazla dayanamadı. Aralarındaki tüm o gurur duvarlarını, geçmişin yükünü ve az önceki zehirli tartışmamızı tek bir hamlede yıkıp geçti. Eğildi ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Ayrılmak bir yana, dudaklarımız birbirine daha da kenetlendi. Teoman, sanki beni o denizin dibinde bırakıp gerçekten gideceğimden korkuyormuş gibi, kollarını belime daha da sıkı doladı. Dudaklarından kopan o çaresiz, boğuk nefes doğrudan içime aktı. Artık ne Akkayalar Koleji umrumuzdaydı ne de bizi buraya bağlayan o lanet gelenekler. Sadece ikimiz vardık; birbirini yok etmek isteyen ama ayrı kalmayı da beceremeyen iki deli.
Dengemizi yitirdiğimizi, dizlerimin bağının çözüldüğünü hissettim. Teoman beni bırakmadı; aksine, ağırlığını bana vererek beni yavaşça kumsalın o ince, soğuk kumlarına doğru çekti.
Sırtım ıslak ve yumuşak kuma değdiğinde, üzerime çöken bedeniyle birlikte karanlık gökyüzü tamamen kapandı. Kumların soğukluğu giysilerimi aşıp tenime işliyordu ama Teoman’ın dudakları, göğsüme bastıran kalbi o kadar sıcaktı ki, titremem üşümekten değil, içimdeki o devasa yangındandı. Öpüşü gitgide daha da derinleşti, daha da vahşileşti. Parmaklarım onun sırılsıklam saçlarının arasında kaybolurken, kuma gömülen elleriyle yüzünü kavradı. Gitmek istemiyordum, beni bırakmasını istemiyordum. Ondan nefret etmem, arkama bakmadan kaçmam gerektiğine dair içimde yankılanan o mantıklı ses, onun teninin kokusuyla tamamen boğulup gitti.
Gece, dalgaların ritmi ve kumların üzerinde birbirine karışan nefeslerimizle akıp gitti. Kaç dakika, kaç saat öylece kaldık, ne zaman yorgunluktan sızdık bilmiyordum. Tek bildiğim, o soğuk kumsalda, onun kollarının arasında kendimi ilk defa hem mahkum hem de tamamen özgür hissettiğimdi.
Yüzüme vuran sıcak ve parlak bir ışıkla gözlerimi araladım.
Güneş, denizin ufkundan yavaşça yükseliyor, gökyüzünü pembeyle turuncunun en güzel tonlarına boyuyordu. Dalgalar artık dün geceki gibi hırçın değildi; sakin, usul usul kıyıya vuruyordu. Nerede olduğumu idrak etmem birkaç saniyemi aldı. Sırtımın altındaki kumlar kurumuş, tenimi hafifçe gıdıklıyordu.
Hafifçe kıpırdanmak istedim ama üzerimdeki ağırlık buna izin vermedi.
Teoman, tek kolunu belime sıkıca dolamış, başını göğsümün hemen altına, boynuma gömmüştü. Dudakları hafifçe aralıktı ve düzenli nefesleri tenimi ısıtıyordu. Geceki o hırçın, dünyaya meydan okuyan adam gitmiş; yerine sadece bana sığınmış, masum bir çocuk gelmişti. Altın sarısı saçlarına karışan kum taneleri güneşin altında parlıyordu.
Yavaşça elimi kaldırdım. Parmak uçlarımla, onu uyandırmamaya dikkat ederek yüzüne düşen ıslaklığı kurumuş saç tutamlarını geriye doğru ittim. Yüzhatlarını inceledim. Bu adam benim felaketimdi, bunu biliyordum. Karada nefes almamı zorlaştıran, beni kendi girdabına çeken adam tam olarak buydu. Ama tam şu an, sabahın bu büyüleyici sessizliğinde, kollarının arasında uyandığımda ona duyduğum o yasak aşkın kalbimde nasıl büyüdüğünü gördüm.
Ondan kaçamazdım. Ne kadar denersem deneyeyim, bu kumsal, bu deniz ve bu adam benim kaderimdi.
Ben saçlarıyla oynarken Teoman hafifçe kıpırdandı. Kaşları hafifçe çatıldı, sanki rüyasında bile beni kaybediyormuş gibi kolunu belime daha da sertçe doladı ve beni kendine çekti. Gözlerini açmadan, uykulu ve boğuk bir sesle mırıldandı:
T: "Gitmedin..."
Gözlerini yavaşça açtığında, o deniz mavisi bakışları doğrudan benimkilere kilitlendi. Yüzünde ilk defa yalan barındırmayan, sıcacık ve rahatlamış bir tebessüm belirdi.
D: "Gitmedim," diye fısıldadım, içimdeki tüm o savunma duvarlarının yerle bir olduğunu hissederek. "Ama bu hiçbir şeyi değiştirmez Teoman."
Teoman başını kaldırıp hafifçe doğruldu, üzerime eğilerek kum bulaşmış parmaklarıyla yanağımı okşadı. Gözlerindeki o inatçı parıltı sabah güneşiyle birlikte yeniden canlanmıştı.
T: "Her şeyi değiştirir Deniz kızı. Sen sabaha benimle uyandın. Bundan sonrası sadece detay."
Bölüm etkileşimi
