5. bölüm / 9
KUSURSUZ CİNAYETÇekilmiş sandalye
Bölümler 9Şu an: Çekilmiş sandalye
Aras yavaş adımlarla yemek odasına yürüdü. Uzun bir toplantı masasını andıran masanın en başında oturan babasına kısa bir bakış attı. Masanın diğer ucunda, sanki onun için ayrılmışça hafif dışarı çekilmiş sandalyeyi gördü. Oraya oturmak istemedi, tereddüt etti. Babasının iki sandalye sağında durup oturdu.
Masa devasaydı ama baba-oğul baş başaydılar. Yemeği yerken ortamdaki sessizlik diz boyuydu. Bu ağır sessizliği bozan Burhan Bey oldu:
"Eee Aras Bey, nasıl gidiyor?"
Aras yeşil gözlerini tabağından kaldırıp babasına çevirdi.
"Aynı... Okul, ev, sürünüp gidiyoruz."
"Sürünmek" kelimesini özellikle bastırarak söylemiş, buraya geliş amacını ve parasızlığını ima etmişti. Burhan Bey şişman vücudunu Eski İstanbul beyefendilerine yakışır bir hareketle geriye attı.
"Yeterli param olsa da nedense sana verirken içim acıyor."
Aras dişlerini sıktı. Konuşmanın bir an önce bitmesini istercesine ters bir tonla sordu:
"Nedenmiş o?"
"Boş yere... Sen bir roman karakteri gibi hayat yaşayacaksın diye sana ayda deli gibi para döküyorum."
Aras’ın kanı beynine sıçradı. Altı üstü tek odalı bir evin kirası ile biraz harçlıktı istediği. Her babanın yapması gereken temel bir şeydi bu.
"Okuyorum ben!"
Burhan Bey ayağa kalktı. Ellerini arkasında birleştirip Aras’a üstten bir bakış attı:
"Okuyorsun, ha? Rektör arkadaşım Serdar Bey’i biliyorsun... Bu dönemin yarısında yokmuşsun, notların berbat."
Aras da hışımla ayağa kalktı. Artık ağzındaki yemek bile yavan geliyordu.
"Öyle olsun baba. Her yemeği zehir et bize... Annem olsa—"
Burhan Bey sesini desibellerce yükselterek lafını kesti:
"Kes sesini! Derhal terk et evimi!"
Bölüm etkileşimi
