18. bölüm / 23
Kırık Yüzük17 – İlmek İlmek Örülen Bir Yuva
Bölümler 23Şu an: 17 – İlmek İlmek Örülen Bir Yuva
- 1 KIRIK YÜZÜK Bir Uyanış Manifestosu726 kelime
- 2 1.BÖLÜM : GRİ DÜNYANIN İLK KIVILCIMI894 kelime
- 3 2. BÖLÜM: İNANMADIĞIM MASALLAR480 kelime
- 4 3. BÖLÜM: SESSİZLİĞİN GÜRÜLTÜSÜ418 kelime
- 5 4.BÖLÜM: PASLI BİR BÜYÜ359 kelime
- 6 5. BÖLÜM: KIŞ GÜNEŞİ335 kelime
- 7 6. BÖLÜM: KALBİN TESLİMİYETİ393 kelime
- 8 7. BÖLÜM: MÜHRÜN SOĞUKLUĞU390 kelime
- 9 8. BÖLÜM: ACELE EDİLMİŞ CENNET365 kelime
- 10 9. BÖLÜM: HAYALETLER ŞEHRİ399 kelime
- 11 10. BÖLÜM: AYAZ KİMDİ391 kelime
- 12 11.BÖLÜM Ayazın Gölgesinde Kalan Yıldız364 kelime
- 13 12.Bölüm tehditin soğuk namlusu402 kelime
- 14 13 Bölüm – Buzdan Bir Kalbe İnanmak420 kelime
- 15 14 Bölüm Demirin Soğukluğu, Kalbin Sıcaklığı399 kelime
- 16 15 .Bölüm – Griye Yer Yok358 kelime
- 17 16. Bölüm Ruhun Aynası ve Parktaki Mucize362 kelime
- 18 17 – İlmek İlmek Örülen Bir Yuva302 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 18.Bölüm Ayaz’ın Zirvesi ve İmkansız370 kelime
- 20 19.Bölüm Tek Kişilik Bir Cumhuriyet340 kelime
- 21 20.Bölüm – Kusursuzluğun Zehri344 kelime
- 22 21 .Bölüm Fabrikanın Devi: Ayaz’ın Krallığı395 kelime
- 23 22 Küllerden Doğmak384 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ayaz, sadece bir sevgili değil; Asmira’nın hayatındaki tüm o sızılı ve kimsesiz boşlukları milimetrik hesaplarla dolduran usta bir mimar gibiydi. Onun dışarıya karşı ördüğü o dondurucu kalkan, Asmira’nın yanında kışı unutturan devasa bir şömineye dönüşmüştü.
Bu kale içinde Asmira, hayatında ilk kez kendini gerçekten "güvende" hissediyordu. Çünkü Ayaz’ın tek bir bakışı, yaklaşan tüm fırtınaları durdurmaya yetecek kadar kudretliydi.
Ayaz’ın onun için göze aldığı o sessiz kahramanlıklar, Asmira’nın ruhunu titretiyordu. Başının sıkıştığı o hayati meselede, Ayaz tek bir saniye bile düşünmeden kendi itibarını riske atmıştı.
En ağır yüklerin altına tereddütsüz giriyor; "Yorulmadın mı?" diye soran Asmira’nın saçlarını okşayıp, "Sen sadece yanımda dur, ben gerekirse dağı taşı sırtımda taşırım," diyordu. Bu sözler, Asmira için uğruna canını verebileceği mutlak bir gerçekti.
Zihnine bir mühür gibi kazınan o asıl an; Ayaz’ın telefonunu satıp yüzük alması değildi sadece. O, adeta kendi ömründen parçalar sunuyordu.
Gece gündüz uykusuz mesailerde, o ciğer solutan ağır metal kokusunun içinde nefes almadan çalışırken tek bir motivasyonu vardı: Asmira’ya hayalindeki yuvayı sunmak.
Hastalandığında başucunda bekleyen, her iniltisinde içi titreyen o adam; dışarıdaki o kaba sabayı andıran "Ayaz" olamazdı. O, Asmira’nın yaralarını sarmak için gönderilmiş bir mucizeydi.
Asmira, o dönemlerde Ayaz’ın her kaba hareketini, her sert ve yersiz çıkışını; bu devasa fedakarlıkların ödenmesi gereken küçük birer bedeli gibi görüp görmezden geliyordu. Çünkü Ayaz, karşısında bir kahraman gibi dimdik duruyordu.
Okuyucu, Asmira’nın neden bu adama bu kadar iyileşmez bir tutkuyla bağlandığını artık çok daha iyi anlıyordu; çünkü Ayaz, bir kadına sadece "prenses" gibi hissettirmenin yolunu değil; onu "vazgeçilmez ve kutsal bir emanet" gibi hissettirmenin o en sarsıcı yolunu bulmuştu.
Bu, her kadının hayalini kurduğu o mutlak teslimiyetin ta kendisiydi. Oysa bu teslimiyet, aslında boynuna dolanan o görünmez altın zincirin ilk halkasıydı.
Borçlu hissediyordu Asmira; ve birine "can borcu" hissetmek, ona ömür boyu mahkûm kalmanın en zarif, en sessiz yoluydu. Ayaz, Asmira’yı sevgiyle değil, minnetle hapsetmişti.
Bölüm etkileşimi
