10. bölüm / 23
Kazaen aşkYıllar geçmiş gibi
Bölümler 23Şu an: Yıllar geçmiş gibi
- 1 Kitap ile ilgili bilgilendirme118 kelime
- 2 Doğruluk mu cesaretlik mi?219 kelime
- 3 Mutlu sabah429 kelime
- 4 Buldum987 kelime
- 5 Kimsin sen?353 kelime
- 6 Instagram'da193 kelime
- 7 Küçük bir rol1.542 kelime
- 8 Fotoğraf1.065 kelime
- 9 Saçlarım!1.019 kelime
- 10 Yıllar geçmiş gibi763 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Bir günde iki bölüm!(Süprizim)798 kelime
- 12 Nil1.217 kelime
- 13 Sıcak sabah, acı akşam1.328 kelime
- 14 Gezi2.039 kelime
- 15 İntagram'da179 kelime
- 16 Sus!450 kelime
- 17 Parti1.377 kelime
- 18 Yangın1.122 kelime
- 19 EX629 kelime
- 20 En sevdiğim, en sevdiğim!!!2.163 kelime
- 21 Zaman2.699 kelime
- 22 İntagram'da962 kelime
- 23 Son140 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uras'ın aşkını itiraf etmesiden ve kaçıp gitmesinin üzerinden tam tamına bir hafta geçti. Onu bulmak için bir sürü karakol gezdim, her bir polisinde yanıtı şu oldu ''Kumsal Hanım, Kendi rızasıyla kaybolan birini polis zorla getiremez. Kabullenseniz iyi edersiniz." Bunu asla kabul etmeyordum. Şuan yine karakoldayım, umarım bu polis memuruda aynı şeyi söylemez diye dua ediyordum.
Bu bir haftada hem ruhen hemde bedenen çökmüştüm, amacı bumuydu yani aşkını itiraf edip benim cevabımı bile öğrenmeden kaçmak mı? Sadece Uras değil Kayra ve Mert'de ortalıklarda yoktu. Nil ve abim yanı başımda bekliyorlardı, abimi dediğine göre Esin ablayıda son günlerde görmemişti (Esin=Uras'ın ablası) Allah'ım çıldırıcam. Nerede bunlar!
Elimde sadece bir pet şişe ve bir haftadır bende duran Uras'ın siyah deri ceketi vardı. Birkaç dakika sonra elinde dosya ile gelen polisi gördüğüm an da ayaklandım. Ama aldığım cevaplar ile dizlerimin bağı çözüldü:
Polis:
--Kumsal Demir, sizmisiniz?
--Evet.
Stres ve korkudan tırnaklarımı yemeye başlamıştım:
--Sizi tekrar bir sorguya alacağız, her karakolda aynı şeyi dile getir--(sözünü kestim)
İçimde tutamıyordum artık göz yaşlarımı, bu kadar acı çekmek zorundamıydım. Sevdiklerini kaybedenler anlardı benim şu acımı, bu acıyı ilk defa yaşıyordum. Çok ağırdı, çok büyüktü ve vücudum bir yerden sonra kaldıramamıştı. Göz yaşları ve nefessizlik ile yığıldım yere:
--Dayanamıyorum artık! Her yeri aradım yok neredesiniz... Kaldıramıyorum artık söyleyin neredesiniz?(!)
Nil ve abim kollarıma girip beni yerden kaldırdı. Nasıl bu kadar bağlanmış olabilirdim üçünede, nasıl birkaç günde bu kadar sevebilirdim. Nasıl gerçek olabiliyordu bu, abim sert sesi ile cevap verdi:
--Neden bir daha sorguya alıyorsunuz? Heryerdeki cevabı ne ise buradaki de aynı olacak!
--Yapabileceğimiz bir şey yok beyefendi. Mecbur sorgu yapmalıyız.
Ben:
--Tamam gidelim sorgu odasına...
Oturduğum koltuktan kalktım, abim hemen koluma girdi. Bakışlarım sağ tarafımda bulunan ve benim kadar kendiside tükenmiş Nil'e kaydı:
--İkimizde güçlü durmak zorundayız, başka çaremiz yok.
Sorgu odasına girip her zaman ki gibi sandalyeye oturdum. Polis ezbere bildiğim soruları sormaya başladı:
--Kaybolmadan önce size söylediği şey neydi?
--Aşık olduğunu söyledi.
--Peki siz bu itirafa karşı ne yaptınız?
Bu farklı bir soruydu, ciddi ve şaşırmış bakışlarımı saklamadan cevap verdim:
--İlk başta peşinden koştum ama arkadaşları beni durdurdu.
--Arkadaşlarının isimleri ne?
--Kayra ve Mert, soy isimlerini bilmiyorum.
--O olaydan sonra onları hiç gördün mü?
--Hayır Uras ile birlikte yok oldular.
--Tamamdır sorgunuz bitti çıkabilirsiniz.
Yorgun vücudum ile kendimi odadan dışarı attım. Kaç gündür uyumuyorum acaba, tipim kesin kaymıştır. Odadan çıktıktan sonra abimlerin beklediği yere doğru ilerledim ikiside telaşlı görünüyordu:
--Ne oldu?
Abim:
--Senin telefonun çaldı az önce.
--Kimdi arayan?(!)
--'Satıcı' diye birisi ben--(sözünü kestim)
--Neredeymiş Uras?(!)
--Ben O kişinin Uras olduğunu bilmediğim için telefonu kapattım.
'ABİ NE YAPTIN!' diye bağırmak çok istedim o an ama yapamadım. Bir nevi suçluydum niye olaydan sonra ismi değiştirmedim ki. Hemen telefona girdim, bütün bildirimleri karıştırmaya başladım. Ama yoktu, hiç bir mesaj yoktu ondan.
______________________________________________________________________________
Gece saat 03:12 ve benim gözümde gram uyku yok. Bir haftada on kilo verdim diye bilirim, ama kanıtlayamam. Abim 'belki yer' beklentisi ile komidinimin üstüne bir kase çora koymuştu. Ama yiyemiyordum, aç olsam bile yiyemiyordum. Midem kaldırmıyordu, gözlerim yatağın üstündeki siyah deri cekete kaydı. Ceketi yanıma alıp yatmaya başladım, erkek parfümü kokuyordu. Kokusu marka olduğunun bir kanıtıydı.
Kendi kendime konuşmaya başladım;
''Neden yaptın Uras? Nasıl yaptın Uras?''
''Nasıl bir kaç gün içerisinde beni kendine bu kadar bağlayabildin.''
''Neden bana ceketini ve cevapsız sorularımı bırakarak gittin.''
''Benim acı çekmemi mi istedin? Eğer amacın buysa, başardın. Acı çekiyorum şuan, mutlumusun?''
Sessizlik hemde en derininden... Sadece yamur damlaları duyuyordu beni şuan.
Gözümden bir yaş damla aktı, devam ettim kendi kenime konuşmaya;
''Neden şakalarından mahrum ettin beni Kayra, bak gülemiyorum.''
''Söz veriyorum güleceğim bundan sonra şakalarına... Söz''
Sessizlik
''Neden mantığından uzak tutuyorsun beni Mert, bak düşünemiyorum.''
''Söz veriyorum dedeiklerini yapacağım bundan sonra...Söz''
Göz yaşlarım şelale gibi akıyordu artık. Durmuyordu, duramıyordu. Sesim çıkmasın diye ceketi ağzıma kapattım. Bazenleri acısını bile yaşayamıyordu insan. Ben şakır şakır ağlarken ceketten bir not düştü, yavaşça eğildim ve not kağıdını açtım içinde şu yazıyordu:
''Mesele sevgilim değil, sensin Kumsal. Mesele dışındaki güzellik değil içindeki güzellik Kumsal.
Benim meselem başkası değil. sensin KUMSAL...''
Artık hıçkırıklar içindeydim çünkü bu not Uras'ın kaybolduğu gün yazılmıştı.
''02.09.2026'' (Tarih sallamasyondur.)
Elimdeki notu yumruğumun içine sakladım ve olabildiğince sıktım, samki o bir uçurumdan aşağı düşüyormuşta ben onu sıkı sıkı tutuyormuşum gibi. Allah'a yalvardım, ne olur rüyamda Kayra ve Mert'i göriyim diye, sanki onları koruyormuş gibi. Elimdeki not ve düşündüğüm rüyalar ile gözlerim kapandı...
______________________________________________________________________________
Bu bölüm ile ilgili spoileri paylaşmıştım Siz bölümü böylemi bekliyordunuz yoksa.Daha farklı bir şey mi bekliyordunuz. Eğer sonuna kadar geldiyseniz bir kalbinizi ve kitap hakkındaki yorumlarınızı lütfen benden esirgemeyin. Bölüm biraz kısa oldu, haklısınız ama herkesin fark edeceği bir şey yapacağım şu an esnada. Yanında Bir bölüm daha yayınladım evet yanlış duymadınız!
Seviliyorsunuz...❤️❤️🤍🤍💙💙
Bölüm etkileşimi
