22. bölüm / 23
Kazaen aşkİntagram'da
Bölümler 23Şu an: İntagram'da
- 1 Kitap ile ilgili bilgilendirme118 kelime
- 2 Doğruluk mu cesaretlik mi?219 kelime
- 3 Mutlu sabah429 kelime
- 4 Buldum987 kelime
- 5 Kimsin sen?353 kelime
- 6 Instagram'da193 kelime
- 7 Küçük bir rol1.542 kelime
- 8 Fotoğraf1.065 kelime
- 9 Saçlarım!1.019 kelime
- 10 Yıllar geçmiş gibi763 kelime
- 11 Bir günde iki bölüm!(Süprizim)798 kelime
- 12 Nil1.217 kelime
- 13 Sıcak sabah, acı akşam1.328 kelime
- 14 Gezi2.039 kelime
- 15 İntagram'da179 kelime
- 16 Sus!450 kelime
- 17 Parti1.377 kelime
- 18 Yangın1.122 kelime
- 19 EX629 kelime
- 20 En sevdiğim, en sevdiğim!!!2.163 kelime
- 21 Zaman2.699 kelime
- 22 İntagram'da962 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 Son140 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kumsals_melania:
Nasıl bir duyguymuş aşk...
Uras_ydr:"hayalimden fazla güzel."
Kayra034:"nil ve bana da nasip olsun."
Nilos_04:"yiiaa!"
Elifs:"tebrik ederim!"
Kumsals_melania:"teşekkür ederiz."
Elifs ve mert_43:
Sakinlik.
Kumsals_melania:"çok tatlısınız!"
Elifs:"thank you honey."
Nilos_034:"bende istiyom!"
Kayra34:"gideriz aşkım."
Mert_43:"güzelim benim."
Elifs:"Hi... Hi... Hi"
Nilos_034:
Minik bir öpücük.
Kayra_034:"her zaman!"
Nilos_034:"yaşasın!"
Kumsals_melania:"yiiaa, aşkım! Bana neden yok!"
Uras_ydr:"odaya gel."
Mert_43:"ben çıkıyım mı odadan?"
Elifs:"bi zahmet, hem sen neden Uras ile aynı odadasın?"
Kumsals_melania:"URAS!"
Uras_ydr:"yemin ederim oda da değil!"
Uras_ydr:
Vermem seni ellere vermem, Allah şahidim olsun!
mvr_ydr:''hiç gözüm tutmadı şu kızı.''
Uras_ydr:''Anne! Yapma şöyle.''
mvr_ydr:''Ne var! Doğru söylemekte mi günah oldu?''
Nilos_34:''Kayra! Eğer bizde bundan olmazsak çok pis trip yersin!''
kayra034:''Sen git bunu babana söyle, taktı adam bana!''
Elifs:''Darısı isteyenlerin başına.''
Mert_43:''Yani bize.''
_______________________________________________________________________________
Perdeden içeriye giren güneşin yüzüme vurması ile uyandım. Ellerini belime sarmış olan Uras vardı yanımda;
Kumsal:
-Aşkım.
Yeni uyanmanın verdiği kalın ses ile cevapladı:
-Aşkın sana ölsün.
İstemsiz bir tebessüm belirdi dudaklarımda. Vücudumu ona döndüm:
-Ölmesin. Eğer o ölürse ben yaşayamam.
Ela gözleri gösterdi kendini:
-Bunaldın mı?
-Neyden?
-Annemden.
-Yanii... şey
-Tamamdır, anlaşıldı. Mimara söyleyeyim evi daha erken bit-
O sırada kaynanamın sesi duyuldu kapıdan:
-Oğluşum! Hadi kahvaltıya!
Uras:
-Erkek olmakta zor biliyor musun?
Kumsal:
-Nesi zor?
-Hep dibinde durman gereken bir annen var.
Hafif bir kahkaha koptu ağzımdan.
-Hadi kalk. Bu gün evimize bir gidelim, bakalım ne halde.
Uras ellerini belimden çözdü. Ve kalktı, dolaptan bir tişört alıp giyindi. Bende ebeveyin lavabosunda yüzümü yıkayıp odadan çıktım.
Kaynanam:
-Neredesinz siz?
Sorusu ile mutfağa giriş yaptık. Neredeyse bir haftadır Uras'ların evinin misafif odasında kalıyoruz. Ve doğruyu söylemek gerekirse kaynanam beni pestil etmişti. Neymiş; mantı açamıyormuşum, hiç gözünün önünde çamaşır yıkamamışım, mutfağa su içmek dışında girmiyormuşum vb. Bir sürü şey. Gerçi söylediklerini yapma gayretinde bulunmamıştım, ve bulunmayacaktım. Kim ne derse desin umurumda değil.
Uras ile boşanırsanız kaynanan yüzünden yüzünden Kumsal'ım.
''Sen bu aralar mantıklı konuşmaya başladın. Ne oldu sana?''
Bilmiyorum ani bir olgulaşma geldi.
Uras:
-Odamızdaydık anne.
Kahvaltı masasındaki sandalyelerden birine geçtim. Uras yanıma kaynanam ve kayınvalidem de karşımıza oturdu.
-Oda demişken, bir konu konumak istiyorum sizinle.
Allah, yardımcımız olsun! Ver kaynana!
-Ne konusu anne.
Diye mantıklı bir soru sordu kocam.
-Ben artık torun sevmek istiy-
Uras:
-Karım isterse olur.
Kaynanam ufak çaplı bir şok yaşadı.
-Karın isterse olur öyle mi?
-Öyle.
-Vazgeçtim torun istemiyorum. Zaten bu karı bakamaz benim torunuma.
-Anne!
Ne dedi? Ne dedi? Doğmamış evladımıza ve bize laf mı soktu o!
''Yanlışın var iç ses, o lafları şimdi ben ona sokucam!''
Derin bir nefes alıp konuşmaya başladım:
-Birincisi, benim daha doğmamış çocuğum için böyle laflar kullanmanız hoşuma gitmedi! İkincisi, çocuk olmasını istiyorsak biz Uras ile konuşur anlaşırız. Bu sizi ilgilendirmez!
-Bak... Bak, laflara bak!
Uras:
-Anne... Kumsal haklı. Eğer öyle bir düşünceye kapılırsak konuşuruz ki, daha evleneli bir buçuk hafta oldu.
Bir an başım döndü sonra tekrar kendime geldim. Uras halimi fark etmiş olacak ki elini sırtıma yerleştirip sıvazlamaya başladı:
-İyi misin?
-Daha iyiyim.
Kaynanam:
-Daha kendi dengesini kuramıyor!
-ANNE! BU KIZ YENİ BİR HAYATA BAŞLIYOR. BEN ALIŞMIŞ OLABİLİRİM AMA O DAHA ALIŞAMADI!
Sonra bana dönüp beni kucakladı. Yatak odasına girip beni yatağa oturttu.
Uras:
-Sen giyer misin? Giydireyim mi?
-Ben giyerim.
-Tamam, ben valizlerimizi hazırlayayım.
-Ne valizi?
-Sende, bende bunaldık. Bir otelde kalalım, hatta balayı yapalım.
Dudaklarımda minik bir tebessüm oluştu:
-Nereye gideceğiz?
-Nereye istersen.
-O zaman...
Bir adım yaklaştım:
-Evimize gitmek istiyorum.
Eli ile yanağımı okşamaya başladı:
-Güzelim, ev daha hazır değil unuttun mu?
-Yoo, unutmadım. Senin olduğun her yer ev benim için.
-Bak sen... Öyle diyorsun.
-Öyle diyorum.
-Tamam, o zaman bizim bodrumdaki çadırı alayım. Kamp yapalım.
-Gerçekten mi?(!)
-Evet.
Dolaptan benim için br takım seçip yatağa koydu. Sonra da odadan çıktı. İçimde nedensiz bir heyecan vardı, onunla ilk defa bir yere gitmiyordum. Neden böyle heyecanlanmıştım?
Aşıksın çünkü...
''Bak bu hiç aklıma gelmemişti iç ses.'' bu iç sesse bu aralar ne oluyor? Fazla olgunlaştı, neden?
İnan bende bilmiyorum.
''Öyle olsun bakalım.'' yatağın üstündeki takımı giyip, odadan çıktım. Salona doğru gitmek için uzun bir koridor vardı. Tam salona girmek için sağa dönecektim ki kaynanamın sesini duydum:
-Ben dedim sana, bu kız ailemizi parçalayacak diye.
Kayınvalidem:
-Öyle deme hanım, yeni evlendiler bırak yanlız kalsınlar.
-Uras'ın lisesinde br kız vardı, sevgilisiydi. Neydi adı? Heh... İrem. O kızı aradım geçen, evlenmemiş. Yapsak şu ikisinin arasını çok güzel ol-
Kumsal:
-Annecim hatırlatırım, oğun benim ile evli!
Helal kız! Savun kocanı!
-Boşanır, görürüm iki gün sonra sizi. Ben siz ayrılmadan nefes alamam!
Kayınvalidem:
-Hanım, deme şöyle!
-Sen sus!
Sonra bana döndü:
-Kendini bu aileden sanma, gidicisin! Beni oğlumdan ayırıyorsun!
-Ben öyle bir şey yapmıyorum!
-Yapıyorsun!
-YAPMIYORUM!
Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Kahretmesin şimdi olmaz, olamaz.
Kaynanam:
-Ağlayarak kendini hakl-
-BIKTIM ARTIK! BİR BUÇUK HAFTADA PESTİLİMİ ÇIKARDINIZ! BENİM TEK İSTEDİĞİM EŞİM İLE DAHA FAZLA VAKİT GEÇİRMEK!
Ağlamaktan nefes alamaz hale gelmiştim.
-NE GİYDİĞİMDEN TUTUN URAS İLE NEREYE GİTTİĞİMİZE BİLE KARIŞMANIZ BENİ BUNALTTI! ŞİMDİ DE DİYORSUNUZ Kİ-
Uras:
-Sakin güzelim...
Uras sımsıkı sarılmıştı bana, tansiyonu gram çıkmayan ben! Bir kaynana yüzünden kalp krizi geçireceğim! Şaka gibi. Ben de ona sarıldım, sımsıkı hemde. Eli ile okşadı saçlarımı, öptü ve kokladı.
-Sakin olmaya çalış birtanem.
-Olamıyorum! Tek istediğim gitmek.
-Gideceğiz... Merak etme.
Kaynanam:
-Hiç bir ye-
-Anne sen bu konuya karışma! Bu kızın senden çektiği ne ya! Annem olduğundan şüphe ediyorum artık!
-Ne? Ne şüphesi oğlum, annenim ben senin.
-O zaman bu anne oğluna ve gelinine biraz zaman verecek!
Sakin adımlar ile yatak odasına ilerledik. İçeri girdiğim gibi ağlamaya devam ettim.
-Boş ver çadırı, gidiyoruz buradan.
Hıçkırıklarım ile sordum:
-Ne- reye? Gidi- yoruz.
-Eskişehir'e.
-Ne-den?
-Orada bir ev buldum. Mobilyası falan herşeyi hazır, oaraya gideceğiz.
-Ya, bi-zim grup?
-Onlara söylediğim gibi kabul ettiler. Grupça gidiyoruz.
-Tamam.
Yanıma oturdu:
-Annem adına çok özür dilerim bebeğim.
Derin bir nefes alıp yatağa uzandım...
_______________________________________________________________________________
Önemli not: Bir hikayenin sezon finalini okudunuz. Kitabın ikicisi yaptığım duyuruya uygun olacak. Bir sonraki hafta sonu yeni bölüm geliyor. İkinci kitap manşetlerden ya da gönderilerden tanıtılacak. Bu kitapta son söyleyişim.
Seviliyorsunuz...❤️❤️💙💙🤍🤍
Bölüm etkileşimi
