18. bölüm / 23
Kazaen aşkYangın
Bölümler 23Şu an: Yangın
- 1 Kitap ile ilgili bilgilendirme118 kelime
- 2 Doğruluk mu cesaretlik mi?219 kelime
- 3 Mutlu sabah429 kelime
- 4 Buldum987 kelime
- 5 Kimsin sen?353 kelime
- 6 Instagram'da193 kelime
- 7 Küçük bir rol1.542 kelime
- 8 Fotoğraf1.065 kelime
- 9 Saçlarım!1.019 kelime
- 10 Yıllar geçmiş gibi763 kelime
- 11 Bir günde iki bölüm!(Süprizim)798 kelime
- 12 Nil1.217 kelime
- 13 Sıcak sabah, acı akşam1.328 kelime
- 14 Gezi2.039 kelime
- 15 İntagram'da179 kelime
- 16 Sus!450 kelime
- 17 Parti1.377 kelime
- 18 Yangın1.122 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 EX629 kelime
- 20 En sevdiğim, en sevdiğim!!!2.163 kelime
- 21 Zaman2.699 kelime
- 22 İntagram'da962 kelime
- 23 Son140 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uras'ın bana bıraktığı mektubu kaçıncı kez okuyorum bilmiyorum. 10. kez bile olabilir. Ama çok güzel yazmış, ne yapabilirim şimdi. (Yazarın notu: Ben yazdım ama neyse.) Geç uyandığım için hemen okul için hazırlandım, içimden bir ses bugün günümün çok güzel geçeceğini söylüyordu.
Okula geldiğinde neredeyse herkese selam verdim. En sevmediğim matematik kocasına bile, istemsiz oldu ama olsun. Sınıfa geçip dersimizin kitaplarını çıkardım. Nil üstümdeki bu neşeyi fark etmiş olacak ki hemen sordu:
--bakıyorum da bugün ayrı bir mutlusun.
--evet!
--nedenini sorabilir miyim?
--nedeni yok, mutluyum.
O sırada Kayra ve Mert yanımıza geldi. Uras nedense yoktu;
Mert:
--bakıyorum da ayrı bir mutluluk var yüzünüzde.
Kayra:
--Mert'im ama nazar değmesin. Vur tahtaya vur!
Nil ile ben birbirimize bakıp güldük;
Kumsal:
--Uras nerede?
Kayra ve Mert'in yüzü düştü bir anda, neden böyle olmuştu ne güzel eğleniyorduk;
Mert:
--B-bir işi çıktı gelir.
Hızlıca ortamdan uzaklaştılar, benden bir şey saklıyorlardı öğrenmem lazımdı. Arkalarından ilerledim ve Mert'i bir yerde sıkıştırdım:
--doğruyu söyleyin Ne oldu?
O sırada Kayra'nın telefonu çaldı. "Buna bakmam lazım" diyerek ortamdan ayrıldı. Mert'e soran gözlerle bakarken bir yandan da Kayra'nın kimle konuştum dudaklarından okumaya çalışıyordum. Arayan kesinlikle Uras'tı.
--bir şey olduğu yok, gelir birazdan.
Kayra:
--Mert acil gitmemiz lazım yürü!
Kumsal:
--Ben de geliyorum.
--Hayır sen burada duruyorsun.
--geliyorum!
--olmaz!
Onlar hızlıca okulun çıkışına doğru ilerlerken ben de koşarak arkalarından devam ettim. Sevgilime bir şey olmasına izin veremezdim, ikisi de siyah bir arabaya binip uzaklaştı. Yoldan bir taksi çevirip onları takip etmesini söyledim, çok şükür ki abim evden çıkmadan önce para vermişti.
Geldiğiniz yer çok garip bir alandı, yani benim için garipti. Beyaz büyük bir villa vardı. Neresi olabilirdi burası, onlar siyah araç ile otoparktan içeri girerken ben taksi şoförüne otoparka birkaç kilometre uzakta beni indirmesini istedim. Araçtan indikten sonra bir ağacın arkasına saklanıp izlemeye başladım. Arabaya okul forması ile giren Kayra ve Mert takım elbiseyle çıkmışlardı.
Ne oluyor ya!
Diye bağırıyordu hiç sesim, yavaş ve temkinli adımlarla. Saklanacak başka bir yere geçtim. Buradan daha az gözüktüğüme eminim, Kayra ve Mert villa'nın kapısına doğru ilerledi Uras'ta içeriden aynı onlar gibi takım elbise ile çıktı!
Bence seni aldatıyor...
"Yapmaz öyle şey, saçma sapan konuşma!" O kadar stres yapmıştım ki artık iç sesimle konuşuyordum. Uras öyle bir şey yapmazdı değil mi? Yapamazdı! Ben onu o da beni seviyordu.
Üçü de kapının önünde bir şeyler konuşmaya başladı. Hatta ne konuştularsa Mert buna kanka ile güldü. Allah'ım çıldıracağım! Boğazsım var şu an bunları. Daha bugün Uras'tan aldığım aşk mektubuna sevinirken şu an çıldırıyorum! Ya sabır, ya selamet!
Eğilmekten bacaklarım ağrıdığı için hafif ayaklanmaya çalıştım. Ama yerde bulunan bir odun parçasına bastım ve çıtırtı sesi bütün bahçede duyuldu. Buna karşı olarak Uras seslendi:
--birisi var.
Mert:
--kim girebilir ki özel mülk değil mi burası?
--belli olmaz, güvenlikler daha gelmedi.
O sırada villanın içinden iki kız çıktı.
Buralar karışacak vasiyet alın!
Diye bağırıyordu iç sesim, kendi kendime 'o öyle bir şey yapmaz' falan diyordum. Ama olaylar düşündüğümden ve karışıktı muhtemelen. Bu iki kızdan birisi Uras'ın omuzuna elini koydu öbür ise Kayra'nın, Allah'ım ne oluyor? (!) Tansiyonum düştü ambulans çağırın! Kız dudağındaki tebessüm ile konuşmaya başladı:
--babam seni çağırıyor aşkım.
Daha fazla dayanamayıp olduğum yerden kalktım ve bağırdım "NE DİYORSUN YA!!!"
Ama bunu bir tek ben söylememiştim. İki kız daha benimle bağırmıştı, sesin geldiği yöne doğru başımı çevirdim; Nil ve Elif de yanımdaydı. Mert'e hemen söze girdi:
--kızlar yanlış anladınız.
Nil:
--bunu başka türlü nasıl anlayabiliriz! Açıklamanız var mı?
Kayra:
--bacım elinizi omuzundan çeker misiniz?
--Kayra cevap ver bu ne!
Ben şok olmuştum konuşamıyorum. Bir insan nasıl yapabilirdi bunu? Hiç mi düşünmemişti sevdiklerini, ya da onu sevenleri. Biz ortama girdiğimiz anda Uras'ın omuzuna elini koyan kız elini ondan çekti. Tamam bu bir nevi içime su serpmiş olsa da, hala daha sinirliydim! Güvenmekle bir hata mı etmiştim yoksa? Hiç sevmemeli miydim onu?
Bir anda dizlerim üzerinde duramamaya başladım fark ettim. Bir anda kendimi yerde otururken buldum, nefes almaya çalışıyorum ama alamıyordum. Bu zamana kadar aşık olduğum değil ama hoşlandığım bir sürü kişi olmuştu. Onlarla böyle bir ilişkiye girmemiştik ama en azından benim canım bu kadar yakmamışlardı. Benim yere oturmamla herkes başıma toplandı;
Uras:
--Bir tanem iyimisin?
Nil:
--Bak hala bir tanem diyor!!!
--Nil bir dur olay yanlış anlaşıldı!
Elif ve Uras beni kollarından tutup ayağa kaldırdı ve villanın içine doğru götürdüler. İçerisi sanki büyük iş anlaşması yapılacakmış gibi ciddiydi. Beni koltuğa oturttular, oysa şu an orası dövmek istiyordum. Bana verdikleri bir bardak suyu içip hafiften olsa kendime geldim. Ama böyle duramazdım! Bir bardak suyumu içip hemen ayağa kalktım. Burası aşkım diyen o kızın saçını başını yolmak için, elimi saçımı uzatıp aşağı doğru eğmeye başladım kendisini!
Vur kız vur iyice vur! İlk önce bu sonra Uras...
İç sesime ilk defa katılıyorum! İlk önce bu yelloz, ondan sonra Uras! Ben dövmeye başlayınca Nil ve Elif de benimle beraber dövmeye başladı. Villadaki bütün herkes başımıza toplandı, Uras beni arkamdan çekmeye çalışıyordu.
Yer mi Anadolu çocuğu!!!
Diye bağırmaya devam ediyor hiç sesim, daha çok bağır iç ses! Beni de gaza getiriyorsun iyi oluyor. Kaç dakikadır ya da kaç saattir dövdün bilmiyorum ama insanlar perişan olmuş durumdaydı ben kendime geldiğimde. Uras önümde oturmuş üzgün bakışlar atıyordu gözlerime,
İstediği kadar üzülsün hak etti bu!
"Doğru diyorsun hak etti."
Uras:
--Efendim?
Yanlışlıkla dışından konuşmuştum ama altta kalmamak için hemen laf sıkıştırdım araya:
--Satıcının önünde gidenisin!!! Terbiyesiz, edepsiz!!!
--Beni dinlemiyorsun ki anlatayım.
--Sence böyle bir durumdan sonra dinlemem doğru mu?(!!!)
--Ben olsam dinlerdim.
--Uras kendimi zor tutuyorum sinirlendirme beni!
Beni sinirlendirmemesine rağmen onu dövmeye başladım. Hem dayak yiyecek hem de trip çekecekti! Bir daha benim yüzümü zor görürdü! Az önce uras'a aşkım diyen kız tekrar yanımıza geldi:
--Şey... ben özür dilerim. Büyük bir yanlış anlaşılma var ortada.
--İkinizi de dinlemek istemiyorum!
Uras:
--Güze-
--Bana güzelim deme!
--Kumsal lütfen anlatalım olayı.
--Son konuşmanı yap gideceğim!
--Babamın ortağının kızı bu hanımefendi. Anlaşmaya göre ikimizin de sevgili rolü yapması lazım. Konuklar da şu anda içeride olduğu için sevgili gibi davranmamız lazım. Onlar gittikten sonra ikimiz de birbirimizden ayrılacağız zaten, bu sözleşmede iki gün geçerli. Yoksa ortada herhangi bir aşk meselesi yok.
--Kayra peki!
--O hanımefendi de Merve Hanım'ın kardeşi. Üçümüzün babası da Merve Hanım'ın babası ile anlaşma yapacak o yüzden sadece sevgili rolünü yapacağız bu kadar.
--Mert'e bulamamışlar mı kız!!!
--Onun sevgilileri yapacağı kişi içerideydi.
--Uras ben gidiyorum arkamdan sakın gelme! Bu saatten sonra yüzümü dahi göremezsin!
--Yapacağım şeyleri yapmayacağıma inanarak mı gidiyorsun?
--Eğer arkamdan gelirsen yüzümü bile göremezsin!
Hızla çantamı alıp binadan çıktım. Hadi her şeyi anladım bana neden bundan bahsetmemişti! Bahsetseydi belki bir nevi bir şey demezdim, ama bana bahsetmeden böyle bir işe kalkışması gerçekten kalbimi kırmıştı! Ve dediğim gibi göremeyecekti yüzümü...
Helal kız sana, Ben de seni korkak bir şey sanırdım!
Ah iç ses, ah... Bütün belalarımı senden alıyorum zaten.
_______________________________________________________________________________
Tekrardan merhabalar, ya aslında daha çok uzatacaktım ve daha mantıklı bir şey bulacaktım... Ama ilham bazen kısıtlı geliyor... Sorry 🥺
Seviliyorsunuz...❤️❤️💙💙🤍🤍
Bölüm etkileşimi
