8. bölüm / 23
Kazaen aşkFotoğraf
Bölümler 23Şu an: Fotoğraf
- 1 Kitap ile ilgili bilgilendirme118 kelime
- 2 Doğruluk mu cesaretlik mi?219 kelime
- 3 Mutlu sabah429 kelime
- 4 Buldum987 kelime
- 5 Kimsin sen?353 kelime
- 6 Instagram'da193 kelime
- 7 Küçük bir rol1.542 kelime
- 8 Fotoğraf1.065 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 Saçlarım!1.019 kelime
- 10 Yıllar geçmiş gibi763 kelime
- 11 Bir günde iki bölüm!(Süprizim)798 kelime
- 12 Nil1.217 kelime
- 13 Sıcak sabah, acı akşam1.328 kelime
- 14 Gezi2.039 kelime
- 15 İntagram'da179 kelime
- 16 Sus!450 kelime
- 17 Parti1.377 kelime
- 18 Yangın1.122 kelime
- 19 EX629 kelime
- 20 En sevdiğim, en sevdiğim!!!2.163 kelime
- 21 Zaman2.699 kelime
- 22 İntagram'da962 kelime
- 23 Son140 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
1 haftadır Uras ile sevgililik rolü yapan birisi olarak yorulduğum gerçeğini söylemeden edemeyeceğim. Her yerde 'aşkım' diye seslenmek zorundasın; 'aşkım şuraya gidelim mi?' , 'aşkım bugün ne içsek?' , 'aşkım bugün müsait misin?' falanlar filanlar. Ama bir sıkıntımız vardı, ınstagram'ımızda sevgililik ile ilgili hiçbir şey paylaşmadığınız için daha doğrusu sevgilimiz ile hiçbir şey paylaşmadığımız için çoğu insan artık bu numarayı yemiyordu, hatta birisi yanıma gelip "sen uras'la sevgili değilsin ya, onu bana ayarlasana." Aynen bunu söyledi.
Tabii çaktırmamak için kavga başlatmak zorunda kaldım. Uras ise Eyyüp'ü gayet sinir ediyordu, benim patavatsız durabilirdi ama irem'in duracağı yoktu. Her saniye Uras'ın dibindeydi. Ve bugün nasıl olduğunu anlamadığım bir olay döndü. Nil, Uras, Kayra ve Mert nasıl olduysa beni sevgili fotoğrafı çekmek için ikna etti. Ve şu an oraya gidiyorum, basketbol sahasına. Herhalde fotoğraf burada çekilecekmiş, nil'in attığı konuma geldim. Dördü de beni sahanın tam ortasında bekliyordu başka kimse yoktu. Nil olduğu yerden koşa koşa tatlı tatlı geldi yanıma:
--bir tanem hoş geldin!
Ben de ona eşlik edip gülümsedim:
--hoş buldum!
Arkadan Mert'in sesi duyuldu:
--vallahi bu bunlar bence sizden daha sevgili, aşkım, bir tanem, cicim size söylemediği iltifatları birbirlerine söylüyorlar.
İkimiz de aynı tatlılıkla bizi bekledikleri yere kadar geldik. Uras'ın elindeki basketbol topunu gördüğümde sormadan ödemedim:
--antrenmandan mı geldin?
--hayır
--bu top ne o zaman?
Herkes gülümseyerek birbirine baktı, abi ne oluyor şu an ne yapacağız. Kayra daha fazla durmadan açıkladı:
--düşündüğümüz poz şu; sen uras'ın omzuna çıkacaksın,
Ukala bir tavırla, "Eee..."
--uras'ın omuzunda basket potasına basket atacaksın.
Olamaz, Bu gerçek olamaz! Allah'ım kurtar beni, al Beni yanına. Yarabbim yardım eyle, birkaç tane hafız olmuş olabilirim çünkü aklımdaki bütün duaları ezber okudum o an. Sinirle gözlerimi kapattım:
Nil:
--aşkım ne oldu?
--Nil Bu soru mu?
Ben neden yükselmiyordum ki evet bağıracaktım:
--ya siz Deli misiniz? Abinin sevgili olduğumuzdan haberi yok, eğer duyarsa ikimizin de ağzına sıçar. Şimdi ikimizi geçtim beni yaşatmaz, tamam fotoğraf çekilelim ama ne zaman paylaşacağıma karışmayacaksınız.
Bakışlarımı Uras'a çevirdim:
--sen de bu sevgili olayını açıklarken yanımda olacaksın. Tamam mı?
Dalga geçer bir tebessümle:
--Tamam.
--Gülme!
Mert:
--hadi o zaman başlayalım.
Yarım saat sonra:
Allah'ım yarabbim, olmuyor. Ben yapamıyorum bunu, oysa oyuncuların mükemmel fotoğraf çekiliyorlar! Nil dayanamayıp yere yatmıştı bile, kaç çekimleri yapıyoruz ama olmuyor. Ya basket potasına girmiyor, ya ben Uras'ın omuzuna çıkamıyorum. Her halükarda bir sıkıntı buluyor, vallahi billahi bıktım. Yardım et yarabbim!
Uras en sona dayanamayıp söze girdi:
--Kumsal ne var lan bunda! Omzuma çıkacaksın başka bir şey yaptığın yok, oradan da basket atamıyorsun ya ayrı bir şaşırıyorum.
--kolay mı? hem kolay mı? (!) Omzuna çıkmamda sıkıntı yok! Orada dengede durmam da sıkıntı var! Sen de düz dur o zaman.
'Çocuk daha ne yapsın, helaltı denedi senin için.' dedim kendi kendime. O kadar suçlu değilim, değil mi ama. Düz dursa sıkıntı olmayacak. Kayra eli ile hareket yapıp:
--haydi son kez.
Uras:
--fıtık oluştu bende. Çekmesek mi acaba?
Ben:
--kimse kusura bakmasın bu fotoğraf çekilecek! Ben buraya geldim yarım saatte de buradayım bu fotoğraf eğer çekilmezse hiç kimse kusura bakmasın yıkarım burayı. Hatta sadece buraya değil siz de yıkarım!
Mert:
--tamam buldum, Nil sen arkada dur photoshop'la bir şekilde kaybettiririz.
--Ben arkada durup ne yapacağım Mert.
--arka taraftan eline destekle Kumsalı, en yakın arkadaşı sonuçta.
Her zaman yaptığım şekilde çıktım Uras'ın omzuna, bu sefer arkamdan Nil de vardı. Popişimden beni desteklemekle meşguldü, vallahi çıldıracağım! Çok şükür ki bu kadar uzun süre Uras'ın omuzunda kalabildim. Nil yavaşça beni bırakıp yerden topu aldı, topu Uras'a, Uras'da bana verdi. Hadi bu sefer yapabilirsin, arkadan kayra'nın motivasyon konuşmasını dinliyordum:
--hadi Kumsal yaparsın, bu sefer yapabilirsin bizi daha fazla uğraştırmazsın! Dengeni salla sakın düşme, düşersin sen de biz de dana'yı yedik! Sakın düşme sakın topu at, lütfen at! Hadi yaparsın.
Ve o asil an gerçekleşti, Ben basket topunu potaya attım. Fotoğraf çekildi, o fotoğrafın çeki sesi o topun potaya girme anı. Bana oksijen verdi diyebilirim, meğerse yarım saattir nefes almıyormuşum:
Uras:
--çok şükür, Mert çektin mi?
--çektim, çektim.
Beni aşağı indirmek için Uras yavaş yavaş eğilirken, yine sakarlığımı konuşturdum. E adam da gökdelen gibi olduğu için sanki paraşütten atlıyormuş gibi hissettim kendimi, paraşütten de atlamadık demeyiz. Yere düşüp popişime ani bir darbe aldım. Herkes yerdeki bana bakıyordu. Sadece Uras koşmuştu yanıma:
--Kumsal, iyi misin bir şey var mı?
Evet var, götüm yanıyor. Sayılırım Uras doktor.
Amacım yerden kalkmaktı ama beceremedim, kalkamadığımı görünce bütün ekip yanıma toplandı:
Mert:
--yenge iyi misin?
Ben:
--bana boş alan da yenge deyip durma aynı acıyı sana çektirmeyeyim! Ah!
Nil:
--bir tanem biliyorum ama, doktora mı gitsek?
-- Olmaz, doktora falan git--(sözüm kesildi)
Kendimi bir anda Uras'ın kucağında buldum:
--bırak beni!
--arabaya kadar kucağımdasın.
--istemiyorum öyle bir şey. Nereye götüreceksin beni?
--arabaya götüreceğim, oradan da evine gideceksin.
--abime sevgililik olayını anlatacağız, sen de geliyorsun eve.
--tamam benim için sıkıntı yok.
Siyah bir arabaya bindirdi beni, tatlı bir şoför duruyordu ön tarafta. Birkaç dakikalık yolun ardından eve gelmiştik. Uras kapıyı açtı sonra benim çıkmama izin verdi, elimde iki anahtar ile kapıyı açıp içeri girdim. Daire kapısını açmayı üşendiğim için zile bastım. Kapı açıldı, kırmızıyla abimin şaşkın bakışları bir oldu:
-- ne oluyor lan.
Birbirimize bakıp, bakışlarımı hamile çevirdim tekrar:
-- abi önemli bir konu var konuşabilir miyiz?
Kapıyı ardına kadar açtı, ev çok şükür ki topluyordu. Üçümüzde loş ışık ile aydınlatılmış salonuna girip koltuğa oturduk. Sözü uzatmadan başladım, sanki kız istiyoruz olana bak:
--şimdi abi şöyle söylemem gerekirse.
--evet.
Söyle gitsin Kumsal, söyle bacım:
--biz Uras ile sevgili olduk!
--tamam.
Nasıl yani kırmayacak mı? Ben o kadar gaz verdim hem kendime hem de arabadakilere. "Rezil olduk baba!" Diyesim geldi o an ama yapamadım konuyu devam ettirdim:
--kızmayacakmısın?
--haberim varı da zaten.
--nereden haberdar oldun?
--Uras'ın arkadaşları aradı söyledi.
Nereden tanıyordu Uras'ı, Allah'ım neden bugün her şeyi bana ters yarabbim:
--sen nereden tanıyorsun Uras'ı?
--ablasıyla aynı fakültedeyiz.
Demek ki bir ablası vardı. Allah'ım umarım iyi bir görümce olurum. Eğer olmazsan bu beni çiğ çiğ yer. Uras ayaklandı:
--ben çıkayım o zaman. İyi akşamlar.
Arkasından yavaş yavaş ilerledim, abim hiç istifini bozmadan oturmaya devam ediyordu, kapıya geldiğimizde elimle kolunu sıktım. Bakışları acıttığını belli ediyordu:
--ne yapıyorsun ya!
--madem abimin haberi vardı niye bana söylemedin!
--izleyip eğlendim işte ne var?
Ayakkabılarını giymiş bir şekilde ayrılırken kendi ayakkabımı ona fırlattım şayet kaçtı. Gıcık ya ayrı bir gıcık. Madem abimin bundan haberi var, o zaman umursamaya pek gerek yoktu. Çektiğimiz fotoğrafı paylaşalım...
_______________________________________________________________________________
Bu bölümde böyle oldu, canım sıkıldıkça yazmaya başladım. Yazarken çok eğleniyorum eğer siz de eğleniyorsanız lütfen alttaki kalbi her okuyan bassın, kırın o kalbi. Basmaktan kırdılsın!
Seviliyorsun...💙💙🤍🤍❤️❤️
Bölüm etkileşimi
