Karanlığın İçindeki Işık 🌙⚡ kitap kapağı

2. bölüm / 20

2. Bölüm — İlk Görev

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 2. Bölüm — İlk Görev

Sabah güneşi odanın penceresinden içeri vuruyordu.

Luna gözlerini açıp birkaç saniye tavana baktı.

Bugün Marry'nin ekibe katıldığı ilk gündü.

Üzerini değiştirdikten sonra aynanın karşısına geçti. Dalgalı kahverengi saçlarını düzeltti. Güneş ışığı gözlerine vurduğunda kahverengi gözleri açık kahverengiye dönüyordu.

Kapısını açıp koridora çıktığında içeriden kahkahalar duydu.

Salona girdiğinde gördüğü manzara karşısında gülümsedi.

Stella koltukta oturuyordu. Jack ise onun yanında durmuş, Stella'nın saçlarıyla oynuyordu.

"Saçımı bozuyorsun."

"Zaten güzel."

Stella gülümseyerek Jack'in eline hafifçe vurdu.

"Kes şunu."

Luna kaşlarını kaldırdı.

"Sabah sabah yine başladınız."

Jack gülerek Stella'nın yanına oturdu.

"Ne yapalım? Sevgiliyiz."

Stella utanarak ona baktı.

"Her şeyi söylemek zorunda mısın?"

Luna kahkaha attı.

"Tamam, tamam."

Tam o sırada Martin içeri girdi.

"Profesör herkesi çağırıyor."

Jack ayağa kalktı.

"Bir görev mi var?"

"Evet."

---

Herkes toplantı odasında toplandığında Profesör masanın üzerine bir dosya bıraktı.

"Şehrin dışında eski bir araştırma tesisi var. Dün gece oradan olağandışı enerji sinyalleri aldık."

Martin dosyayı açtı.

"Karşı şirket?"

"Kesin değil."

Luna dosyaya baktı.

"Oraya gitmemizi mi istiyorsun?"

Profesör başını salladı.

"Evet. Fakat dikkatli olun."

Marry hemen konuştu.

"Ben de gelebilir miyim?"

Martin ona baktı.

"İlk görevin olacak."

"Tam olarak bu yüzden gelmek istiyorum."

Jack gülümsedi.

"Cesur."

Stella ona baktı.

"Sen ilk görevinde de böyle konuşuyordun."

"Ben hâlâ cesurum."

"Ben hâlâ sana katılmıyorum."

Jack Stella'ya bakıp gülümsedi.

"Sen beni seviyorsun ama."

Stella istemsizce gülümsedi.

"Maalesef."

Luna başını salladı.

"Siz ikiniz gerçekten hiç susmuyorsunuz."

Marry bu konuşmaları izlerken gülümsedi.

Sonra gözleri Martin'e kaydı.

Martin hâlâ dosyaya bakıyordu.

Marry birkaç saniye onu izledi.

İçinde tuhaf bir heyecan oluştu.

Daha dün tanışmıştı.

Ama Martin'de onu kendisine çeken bir şey vardı.

---

Ekip kısa süre sonra araştırma tesisine ulaştı.

Bina eski ve terk edilmiş görünüyordu.

Luna kapının önünde durdu.

"Bir dakika."

Martin ona baktı.

"Ne oldu?"

Luna gözlerini kapattı.

Etrafındaki havayı hissetmeye çalıştı.

"İçeride hava çok garip."

Jack kaşlarını çattı.

"Garip derken?"

"Hiçbir hava akımı yok."

Stella etrafa baktı.

"Belki bina kapalı olduğu içindir."

Luna başını salladı.

"Hayır. Bu normal değil."

Martin elini kaldırdı.

"Herkes dikkatli olsun."

Kapı açıldı.

Ekip içeri girdi.

---

Koridor karanlıktı.

Jack ellerini kaldırdı.

Parmaklarının çevresinde alevler oluştu.

Stella ona baktı.

"Biraz dikkatli ol."

"Neden?"

"Çünkü geçen sefer duvarı yakmıştın."

"Yanlışlıkla."

"Üç kere."

Jack sustu.

Marry güldü.

Martin ise önlerine bakmaya devam etti.

"Ses çıkarmayın."

Bir anda ileriden bir ses geldi.

Tak... tak...

Herkes durdu.

Marry'nin gözlerinde elektrik kıvılcımları belirdi.

"Birisi var."

Martin başını salladı.

"Ben bakacağım."

Marry hemen onun yanında yürümeye başladı.

"Ben de geliyorum."

Luna onları uzaktan izledi.

Marry'nin Martin'in yanında olmaktan ne kadar mutlu olduğu dikkatinden kaçmamıştı.

Ama henüz bunun üzerinde durmadı.

---

Koridorun sonunda eski bir laboratuvar buldular.

Masaların üzerinde kırılmış tüpler ve eski dosyalar vardı.

Martin dosyalardan birini aldı.

"Burada deneyler yapılmış."

Stella yaklaştı.

"İnsanlar üzerinde mi?"

Martin'in yüzü ciddileşti.

"Öyle görünüyor."

Luna'nın içi ürperdi.

Kendisi de geçmişte bir denek olmuştu.

Bu yüzden bu tür yerler ona hiç yabancı değildi.

Bir anda içerideki ışıklar söndü.

Marry irkildi.

"Ne oluyor?"

Jack ellerindeki ateşi büyüttü.

"Kimse hareket etmesin."

Luna etrafındaki havayı kontrol etmeye çalıştı.

Ama karanlığın içinde bir şey vardı.

Bir hareket...

Bir gölge...

Sonra bir anda ortadan kayboldu.

Martin bağırdı:

"Kim var orada?"

Cevap gelmedi.

Luna gözlerini karanlığa dikti.

"Birisi bizi izliyor."

Marry elektriğini kullanarak etrafı aydınlattı.

Hiç kimse yoktu.

Jack kaşlarını çattı.

"Az önce burada biri vardı."

Stella başını salladı.

"Ben de gördüm."

Martin yerdeki bir dosyayı fark etti.

Dosyanın üzerinde tek bir isim yazıyordu:

LUCAS FREKAQNS

Martin dosyayı eline aldı.

"Lucas Frekaqns..."

Luna ismi sessizce tekrarladı.

"Kim bu?"

Kimse cevap veremedi.

---

Aynı dakikalarda...

Tesisin çok uzağında, karanlık bir binanın çatısında bir genç duruyordu.

Dalgalı kahverengi saçları rüzgârda hareket ediyordu.

Kahverengi gözleri uzaktaki ışıklara bakıyordu.

Işık yüzüne vurduğunda gözleri açık kahverengi görünüyordu.

Genç elini kaldırdı.

Ayaklarının altındaki gölgeler hareket etti.

Sonra karanlığın içine doğru yürüdü.

Bir saniye sonra tamamen kayboldu.

Lucas Frekaqns.

Profesörün ekibinin henüz tanımadığı düşman.

Ve Luna'nın hayatını sonsuza kadar değiştirecek kişi.

Ama ikisi de bunu henüz bilmiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…