Karanlığın İçindeki Işık 🌙⚡ kitap kapağı

19. bölüm / 20

19.Bölüm — Babamın Gölgesi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 20Şu an: 19.Bölüm — Babamın Gölgesi

Marry, telefonundaki mesajı uzun süre izledi.

“Anneni görmek istiyorsan yarın saat 20.00'de eski deney merkezine gel. Tek başına.”

Mesajı kimin gönderdiğini bilmiyordu. Ancak annesinin adının geçmesi onu endişelendirmişti.

Telefonu kapatıp odasından çıktı. Koridorda Lucas'la karşılaştı.

— Nereye gidiyorsun? diye sordu Lucas.

— Biraz hava almaya.

Lucas kardeşinin yüzüne dikkatle baktı.

— Bir şey mi oldu?

— Hayır.

— Marry, bana yalan söyleme.

Marry cevap vermedi. Lucas'ın yanından geçip uzaklaştı.

Ancak Lucas onun bir şey sakladığından emindi.

Ertesi gün Luna, çalışma odasında eski fotoğrafları inceliyordu. Annesinin getirdiği birkaç fotoğrafın arasında Victor Blackwood'un gençlik yıllarına ait bir fotoğraf da vardı.

Fotoğrafı eline aldı.

Koyu kahverengi saçlar, keskin yüz hatları ve kendinden emin bakışlar...

Luna fotoğrafa biraz daha yaklaştı.

— Gerçekten bana benziyor...

Tam o sırada kapı açıldı. Martin içeri girdi.

— Ne yapıyorsun?

Luna fotoğrafı gösterdi.

— Babamın fotoğrafı.

Martin fotoğrafa baktı, ardından Luna'ya döndü.

— Şimdi fark ettim de gerçekten birbirinize benziyorsunuz.

Luna kaşlarını kaldırdı.

— Sadece görünüş olarak mı?

Martin gülümsedi.

— Pek sayılmaz. İkiniz de inatçısınız. Bir şeyi kafanıza koyduğunuzda kimse sizi durduramıyor.

Luna gözlerini devirdi.

— Ben en azından insanları laboratuvarlarda deney malzemesi olarak kullanmıyorum.

Martin güldü.

— O konuda haklısın.

Luna fotoğrafı masaya bıraktı.

— Bazen onunla aynı özellikleri taşıyor olmaktan korkuyorum.

Martin'in yüzü ciddileşti.

— Birine benzemek, onun gibi biri olacağın anlamına gelmez.

Luna cevap vermedi.

Akşam saatlerine doğru Profesör Adrian herkesi toplantı odasına çağırdı.

— Victor'un eski deney merkezinde bir hareketlilik var. Orada yeni bir proje başlatmış.

Lucas kollarını göğsünde birleştirdi.

— Tahmin edeyim. Yine bizimle ilgili.

— Evet. Ancak bir sorun var. Marry'nin telefonuna dün gece bir mesaj gönderilmiş.

Herkes Marry'ye döndü.

Marry şaşkınlıkla Profesör Adrian'a baktı.

— Nereden biliyorsunuz?

Lucas araya girdi.

— Telefonunu kontrol ettim. Benden sakladığın mesajı gördüm.

Marry başını eğdi.

— Annemle ilgiliydi.

Profesör Adrian'ın yüzü değişti.

— Elena mı?

Marry başını salladı.

— Onu görebileceğimi söylediler. Yarın saat sekizde eski deney merkezinde olmamı istiyorlar.

Lucas sinirlendi.

— Ve bunu tek başına yapmayı mı düşündün?

— Lucas, annemden bahsediyorlar!

— Ya bu bir tuzaksa?

Marry sessizleşti.

Profesör Adrian sakin bir sesle konuştu:

— Kimse tek başına gitmeyecek. Önce Elena'nın nerede olduğunu öğrenmeliyiz.

Saat 19.40.

Eski deney merkezinin çevresi karanlıktı.

Luna, Lucas, Martin, Jack ve Stella girişe yakın bir noktada bekliyordu. Profesör Adrian ise merkez binadan bağlantı kuruyordu.

Marry'nin yüzü gergindi.

— Ya gerçekten annem oradaysa?

Lucas ona döndü.

— Onu bulacağız. Ama kendini tehlikeye atmayacaksın.

Marry başını salladı.

Tam o sırada merkez binanın kapısı kendiliğinden açıldı.

İçeriden bir ses duyuldu.

— Hoş geldin, Marry.

Luna'nın gözleri karanlık koridora çevrildi.

— Bu ses...

Lucas'ın yüzü sertleşti.

— Victor.

Karanlığın içinden bir adam çıktı.

Uzun boylu, koyu saçlı ve keskin bakışlıydı. Üzerinde siyah bir takım elbise vardı.

Luna olduğu yerde dondu.

Adamın yüzüne dikkatle baktı.

Fotoğraftaki adamın aynısıydı.

Victor Blackwood.

İlk kez karşı karşıyaydılar.

Victor'un bakışları Luna'ya çevrildi.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra yavaşça gülümsedi.

— Demek sonunda karşılaştık.

Luna çenesini kaldırdı.

— Sen Victor Blackwood'sun.

— Öyleyim.

— Benim babam olduğunu söylemeyeceksin, değil mi?

Victor başını hafifçe yana eğdi.

— Bunu zaten biliyorsun.

Luna bir adım öne çıktı.

— O zaman neden bugüne kadar karşıma çıkmadın?

Victor kızının yüzünü inceledi.

— Çünkü seni uzaktan izlemek daha kolaydı.

Luna'nın gözleri öfkeyle parladı.

— Beni izlemek mi? Hayatımı mahvettin!

Victor sakinliğini bozmadı.

— Öfkelendiğinde gözlerin benimkiler gibi parlıyor.

Luna bir an duraksadı.

Victor devam etti:

— Aynı bakış. Aynı inat. Aynı dik başlılık...

— Ben sen değilim!

Victor'un yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

— Bunu zaman gösterecek.

Lucas öne çıktı.

— Marry'yi neden buraya çağırdın?

Victor bakışlarını ona çevirdi.

— Ah, Lio...

Lucas'ın yüzü gerildi.

— Bana o isimle hitap etme.

— Oysa o senin gerçek adın.

— Gerçek ailemden beni sen kopardın!

Victor cevap vermedi.

Marry öne çıktı.

— Annem nerede?

Victor elini kaldırdı.

Arkadaki büyük ekranlardan biri açıldı.

Ekranda Elena Diaz görünüyordu. Bir odada oturuyordu ve kameraya doğru bakıyordu.

Marry'nin sesi titredi.

— Anne...

Elena ekrana yaklaştı.

— Marry? Lucas?

Lucas ekrana bakakaldı.

— Bu gerçekten annem mi?

Profesör Adrian'ın sesi kulaklıktan duyuldu.

— Elena! Beni duyabiliyor musun?

Elena başını çevirdi.

— Profesör Adrian...

Victor ekrana bakarak konuştu.

— Ailenizi yeniden bir araya getirmek istedim. Ne kadar düşünceli olduğumu fark ettiniz mi?

Luna öfkeyle ona döndü.

— Onu serbest bırak!

Victor'un yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Önce seninle konuşacağız, kızım.

— Benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok!

— Öyleyse annenin sana anlatmadığı bir şeyi ben anlatayım.

Luna'nın annesinden söz edilince yüzü değişti.

Victor yavaşça yaklaştı.

— Senin gücün yalnızca büyü dünyasından gelmiyor. İçinde benim kanım da var. Senin taşıdığın lanetin bir parçası benimle başladı.

Luna başını iki yana salladı.

— Yalan söylüyorsun.

— Beni tanımıyorsun. Ama ne zaman öfkelensen bana biraz daha benziyorsun.

Luna'nın elleri titremeye başladı.

Etrafındaki hava hareketlendi. Yerdeki küçük taşlar yükseldi.

Lucas hemen yanına geldi.

— Luna, sakin ol.

Victor geri çekilmedi.

— İşte bu. Tam olarak görmek istediğim şey.

Bir anda binanın ışıkları söndü.

Karanlığın içinde Lucas'ın gölgeleri hareketlendi. Jack ve Stella arkadaşlarının yanında yer aldı. Martin ise ekrandaki bağlantıyı kesmek için kontrol paneline yöneldi.

Luna'nın annesinin sesi kulaklıktan duyuldu:

— Luna! Beni dinle! Öfkeni onun kullanmasına izin verme!

Luna gözlerini kapattı.

Nefes aldı.

Etrafındaki rüzgâr yavaşça sakinleşti.

Victor ilk kez şaşırmış görünüyordu.

— İlginç...

Luna gözlerini açtı.

— Benim gücüm senin kontrol edebileceğin bir şey değil.

Victor ona uzun uzun baktı.

— Bunu göreceğiz.

Tam o sırada Lucas'ın arkasındaki duvar açıldı. Gizli bir bölmeden birkaç kişi çıktı. Lucas hemen Marry'nin önüne geçti.

Martin bağırdı:

— Lucas, dikkat et!

Ancak Luna'nın kolundaki sembol birden parladı.

Ardından Lucas'ın bileğindeki işaret de ışık saçtı.

İki sembol aynı anda havaya yansıdı.

Victor başını kaldırdı.

— Sonunda...

Luna şaşkınlıkla ona baktı.

— Ne oldu?

Victor yavaşça gülümsedi.

— Mühür tamamlandı.

Bir anda yer sarsıldı. Duvarlarda eski yazılar belirmeye başladı.

Profesör Adrian'ın sesi kulaklıktan yükseldi:

— Herkes merkezden uzaklaşsın! Bu bir tuzak!

Luna, Lucas'ın elini tuttu.

Victor ise geri çekilerek karanlığın içine karıştı.

— Görüşeceğiz, kızım.

Birkaç dakika sonra ekip binanın dışına çıkmayı başarmıştı.

Marry, Lucas'ın koluna tutunmuştu.

— Annemizi bulabilecek miyiz?

Lucas ona baktı.

— Evet. Söz veriyorum.

Luna ise sessizdi.

Martin yanına geldi.

— İyi misin?

Luna başını salladı.

— Onu gördüm.

— Victor'u mu?

— Evet. Ve artık neden bana bu kadar tanıdık geldiğini anlıyorum.

Martin ona dikkatle baktı.

— Çünkü ona benziyorsun.

Luna gözlerini yere indirdi.

— Görünüşümde, huylarımda... Ondan parçalar var. Ama onun gibi olmak istemiyorum.

Martin sakin bir sesle cevap verdi:

— Sen kendi kararlarını veren birisin, Luna. Kim olduğunu sen belirlersin.

Luna hafifçe gülümsedi.

Ancak o sırada Profesör Adrian'ın telefonu çaldı.

Arayan Elena'ydı.

Profesör Adrian hemen açtı.

— Elena! Neredesin?

Elena'nın sesi telaşlıydı.

— Beni dinle. Victor'un asıl planını öğrendim.

— Ne planı?

Elena bir süre sustu.

Sonra fısıldadı:

— Luna ve Lucas'ı aynı yerde buluşturmasının nedeni laneti uyandırmak değil. Onları birbirinden ayırmak istiyor. Çünkü mühür ancak ikisi birlikteyken kırılabilir.

Profesör Adrian'ın yüzü bembeyaz oldu.

— Peki neden onları ayırmak istiyor?

Elena'nın sesi titredi.

— Çünkü mühür kırılırsa Victor'un yıllardır sakladığı gerçek ortaya çıkacak...

Telefon bir anda kesildi.

Profesör Adrian ekrana baktı.

Luna yanına geldi.

— Ne gerçeği?

Profesör Adrian cevap veremedi.

Çünkü Elena'nın son gönderdiği mesaj ekrana düşmüştü:

“Luna'nın gücü lanetin anahtarı. Ama Lucas'ın kanında Victor'un bile bilmediği bir sır var.”

Bölüm sonu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

1okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…