16. bölüm / 24
Hayatın sonu değil1.6
Bölümler 24Şu an: 1.6
- 1 0.189 kelime
- 2 0.299 kelime
- 3 0.3119 kelime
- 4 0.475 kelime
- 5 0.561 kelime
- 6 0.6596 kelime
- 7 0.7269 kelime
- 8 0.8817 kelime
- 9 0.91.240 kelime
- 10 0.10841 kelime
- 11 1.11.449 kelime
- 12 1.21.103 kelime
- 13 1.31.126 kelime
- 14 1.4201 kelime
- 15 1.5184 kelime
- 16 1.6748 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 1.7484 kelime
- 18 1.8508 kelime
- 19 1.9674 kelime
- 20 1.10780 kelime
- 21 2.1801 kelime
- 22 2.2789 kelime
- 23 2.3701 kelime
- 24 2.4888 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yiğit'le konuşurken resmen yüzüm kızarıyor. Şu an aynaya baksam domates gibiyimdir kesin. Çocuk resmen beni utandırmak için yaratılmış. "Ceylan gözlüm" diyor, "güzelim" diyor. Normalde bir erkek bana böyle bir şey dese suratına gülerim ama Yiğit deyince bir tuhaf oluyorum. Ondan ses seda çıkmazdı, şimdi böyle konuşuyor. Eminim o da benim bu halimi biliyordur. Utanınca güleceğine yemin edebilirim ama ispatlayamam.
Tam mesajlaşıyorduk, annem mutfaktan bağırdı. "Ceren! Bulaşıklar duruyor, gelsene!" Öyle bir bağırdı ki telefon elimden düştü. Yiğit'e "annem çağırıyor, geliyorum" yazdım, çıktım. Bulaşıkları yıkamaya başladım ama aklım bir karış havada. Of ya, ne yapıyor acaba şimdi? Ders mi çalışıyor, yoksa o da benim gibi telefona mı bakıyor? Saçmalama Ceren, daha iki dakika önce konuştunuz. Ama ne yapayım, elimde değil.
Bir de o "Ceylan gözlüm" lafı yok mu... Resmen içimi eritiyor. Bulaşıkları yıkarken tabağı iki kere duruladım, çatalı yanlış yere koydum. Annem arkamdan "Ceren, ne yapıyorsun kızım, tabak temiz" dedi. "Daldım" dedim. Neye daldığımı söyleyemedim tabii.
Neyse, mutfak işi bitti. Odama çıktım, kapıyı kapattım. Gece olmuş, herkes yatmaya hazırlanıyor. Ben de yatağa uzandım, telefonu elime aldım. Yiğit'le konuşacağım daha. Ama tam o sırada kapı açıldı. Hiç çalmadılar bile.
Yakup abim ve Eymen abim girdi. İkisi de sırtlarını kapıya vermiş, bana bakıyorlar. Yakup abim kollarını kavuşturmuş, Eymen abim de yanında duruyor. Suratlarında o "sorguya çekeceğiz" ifadesi var.
İçimden "Eyvah" dedim. Yakup abimle Eymen abim bir erkekle konuştuğumu bilse, ben bittim. Hem de ne bittim. İkisi de aşırı kıskançtır. Saçımın teline bile laf ederler. Hele Yakup abim... 28 yaşında ama hâlâ bana bebek gibi davranıyor. "Erkek arkadaşım olmayacak" diye tutturmuştu bir kere, hâlâ unutmadım.
Cem'le işim yok. O daha 9 yaşında, aşk meşk nedir bilmez. İyi ki de bilmiyor, bilse anneme kadar gider bu iş. Aman aman.
Yakup abim konuştu. "Ceren."
"Efendim abi?"
"Annem söyledi. Şu aralar çok telefona bakıyormuşsun. Doğru mu?"
Eymen abim hemen atladı. "Evet, ne var bizden sakladığın?"
Yutkundum. "Yok abilerim, şey ya... Hocalar şuralar çok ödev veriyorlar. Onlara bakıyorum."
Yakup abim gözlerini kıstı. "Peki öyle olsun. Ama bir şey diyeyim, erkek arkadaşın olmayacak. 30 yaşına kadar."
Eymen abim "Yok artık" dedi. "30 yaşına kadar mı? Yuh!"
Yakup abim ona döndü. "Ne yiyor?"
Eymen abim "Yaptığın şey çok saçma" dedi. "Ben dayı olmak istiyorum."
Yakup abim "Dikerim senin dayı olmak isteğini" dedi. "Kes sesini."
Eymen abim "Ayıp ya" dedi.
Ben araya girmeye çalıştım. "Of yeter ya."
Yakup abim bana baktı. "Ne yeter? Yoksa erkek arkadaşın mı var?"
İçimden bir soğuk ter boşandı. "Yok. Hiç yok."
Eymen abim elini omzuma koydu. "Olsun, ben arkandayım. Sen abine bakma."
Yakup abim "Hayır!" dedi. "Olmaz, izin vermiyorum. Hayır!"
Eymen abim "Yok ya" dedi. "Sen 26 yaşındasın, kız arkadaşın yok. Bırak kızın da olsun."
Yakup abim "Sus" dedi. "Senin var mı sanki?"
Eymen abim gülümsedi. "Var."
Oda bir anda sessizleşti. Yakup abim bir an durdu. "Kim?"
Eymen abim hiç bozuntuya vermeden "Adı Yeşim" dedi. "22 yaşında."
Ben o an donup kaldım. Yeşim mi? Yeşim... Yiğit'in ablası Yeşim mi? Hemen aklıma Yiğit'in bana bahsettiği ablası geldi. "Yeşim" demişti. Yaşını bilmiyordum ama 22 yaşında olabilirdi. Sinop'ta kaç tane Yeşim vardı ki? Resmen beynimde şimşekler çaktı. Ama belli etmemeye çalıştım.
"Yeşim mi?" dedim. Sesim biraz fazla tiz çıkmıştı.
Eymen abim bana baktı. "Evet. Ne oldu?"
Hemen toparlandım. "Hiç. Sadece... güzel isim."
Yakup abim hâlâ şoktaydı. "Kim bu Yeşim? Nereden tanıyorsun?"
Eymen abim omuz silkti. "Dışarıda tanıştık işte. Bir kafede. Çok tatlı kız."
Ben içimden "Aman tanrım" dedim. Eğer bu Yeşim, Yiğit'in ablasıysa, ileride işler çok karışacaktı. Hem de nasıl karışacaktı. Eymen abimle Yiğit'in ablası... Yakup abim bunu duysa kalpten giderdi herhalde.
Yakup abim "Ceren" dedi. Beni tekrar sorguya çekiyordu. "Sen bir şey saklıyorsun. Yüzünden belli."
"Yok abi, vallahi yok."
Yakup abim bir süre baktı. Sonra pes etti gibi oldu. "Tamam. Ama telefonu elinden düşürmeyeceksin, anladın mı?"
"Anladım abi."
Eymen abim "Hadi git, kız rahat bırak" dedi. "Biz de aşağıda çay içelim. Bu Yeşim meselesini konuşacağız."
Yakup abim ona ters ters baktı. "Ne konuşacağız?"
"Anlatacaksın Yakup. Hem de her şeyi."
İkisi çıktı. Kapı kapandı. Ben yatağa yığıldım. Kalbim hâlâ hızlı atıyordu. Telefonu aldım. Yiğit'e yazdım.
ceren_yilmaz_00_: abimler odama daldı, az kalsın yakalanıyordum
Yiğit.karaca_1: ciddi misin? ne oldu?
ceren_yilmaz_00_: yok bir şey, atlattım. ama sana bir şey söyleyeceğim.
Yiğit.karaca_1: söyle
ceren_yilmaz_00_: abim Eymen, Yeşim diye biriyle konuşuyormuş. 22 yaşında.
Yiğit.karaca_1: ...
Yiğit.karaca_1: ceren
Yiğit.karaca_1: benim ablamın adı Yeşim. 22 yaşında.
ceren_yilmaz_00_: evet, tahmin ettim.
Yiğit.karaca_1: yani abin benim ablamla mı konuşuyor?
ceren_yilmaz_00_: öyle görünüyor
Yiğit.karaca_1: bu iş çok karışacak
ceren_yilmaz_00_: hem de nasıl
Yiğit.karaca_1: yarın okulda konuşalım mı?
ceren_yilmaz_00_: konuşalım
Yiğit.karaca_1: iyi geceler Ceylan Gözlüm
ceren_yilmaz_00_: iyi geceler Yiğit.
Bölüm etkileşimi
