Hayatın sonu değil kitap kapağı

12. bölüm / 24

Hayatın sonu değil

1.2

Vaveyla Yazarı: Mavisu D.

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 24Şu an: 1.2

Yiğit sabah kalktığında elleri titriyordu. Lavaboya gitti, yüzünü yıkadı. Aynaya baktı, kendine "Sakin ol" dedi. Ama olmuyordu. Saat daha 09.00'du ve buluşmaya altı saat vardı.

Kahvaltıda annesi "Yine ders mi çalışacaksın" dedi. "Yok" dedi Yiğit. "Arkadaşlarla buluşacağım." Annesi bir şey demedi ama Yeşim kafasını kaldırdı, gözlerini kıstı. Yiğit gözlerini kaçırdı.

Saat 11.00'de Kaan'ı aradı. "Gel lan" dedi. "Bir şey anlatacağım." Kaan "Ne oldu, sesin bir tuhaf" dedi. "Gel işte."

Yarım saat sonra Kaan, Doruk, Emir ve Kuzey, Yiğit'in evinin önündeki parkta toplandılar. Yiğit geldi, banka oturdu. Elleri cebinde, ayakları yere vuruyordu.

Kaan "Ee" dedi. "Anlatsana."

Yiğit derin bir nefes aldı. "Şimdi... beni tanıyan biri var."

Doruk "Kim" dedi.

"Fake hesap açmış. Adını 'Fark etmez' koymuş. İki haftadır yazıyor."

Emir güldü. "Yürü be."

"Sus. Dinleyin."

Yiğit anlattı. Baştan. İlk mesajları, engellemesini, yeni hesabı, "bana aşık olma" demesini, Ceren'in onu engellemesini, kendi engeli kaldırmasını, Aras'ın adını söylemesini, kafede buluşma kararını. Hepsi.

Kuzey "Vay anasını" dedi. "Kız sana iki yıldır aşıkmış."

"Öyle diyor."

"Sen ne diyorsun?"

"Bilmiyorum. İşte o yüzden bugün buluşuyoruz."

Kaan kollarını kavuşturdu. "Tamam. Şöyle yapacağız. Sen git buluşma yerine. Biz de geleceğiz. Ama uzaktan. Saklanacağız. Seni izleyeceğiz."

Yiğit "Ne" dedi.

Doruk "Evet" dedi. "Eğer bir yanlışın olursa, el işaretiyle düzeltmeni isteyeceğiz."

"Saçmalamayın."

Emir "Saçmalık değil bu" dedi. "Sen bu işlerde iyi değilsin Yiğit. İlk defa bir kızla buluşuyorsun. Yanında biz olmazsak batırırsın."

"Batırmam."

Kuzey güldü. "Yiğit, sen geçen hafta kantinde kıza 'affedersiniz' dedin, kız 'buyurun' dedi, sen kaçtın. Hatırladın mı?"

Yiğit sustu.

Kaan "Yani" dedi. "Kabul ediyor musun?"

Yiğit bir süre baktı. Sonra "Tamam" dedi. "Ama uzak duracaksınız."

"Uzak duracağız."

"Çok uzak."

"Tamam ya."

Yiğit kalktı. Tam giderken döndü. "Bir de... yanına çiçek götürsem nasıl olur?"

Doruk "Çiçek mi" dedi.

"Evet."

Emir "Ne çiçeği" dedi.

"Beyaz papatya."

Kuzey "Neden beyaz papatya" dedi.

Yiğit omuz silkti. "Bilmem. Herkes sever diye düşündüm."

Kaan güldü. "Tamam, al. Ama şunu bil, kız papatya sevmiyorsa sen yandın."

"Yanmayacağım."

"Söz verme."

Yiğit gitti. Yolda bir çiçekçi buldu. İçeri girdi. Tezgâhın arkasındaki kadın "Buyurun" dedi.

"Beyaz papatya var mı?"

"Var. Kaç tane?"

"Bir demet."

Kadın demeti hazırladı. Kağıda sardı. Yiğit parayı uzattı, aldı. Çiçekçiden çıktı. Elinde papatyalar. Yürürken bir iki kere kokladı. Sonra kendine güldü. "Ne yapıyorum ben" dedi.

Kafeye vardı. Saat 14.30'du. İçeri girdi. Cam kenarına oturdu. Papatyaları masaya koydu. Garson geldi. "Çay" dedi Yiğit. Garson gitti.

Yiğit saate baktı. 14.35.

Elini masaya koydu. Terliyordu. Cebinden peçete çıkardı, sildi. Sonra papatyalara baktı. Beyaz, temiz, sakin. Kendisi gibi değil.

Saat 14.40. Yiğit telefonunu çıkardı. Fark etmez_2'ye baktı. Çevrimiçi değil. "En son 13.20'de görüldü." Yani hazırlanıyor. Ya da yolda. Ya da vazgeçti.

Yok. Vazgeçmez. O iki yıldır bekliyor.

Saat 14.50. Yiğit çayını içti. Yarısı bitti. Garsona bir daha çağırmadı. Sadece bekledi.

Saat 15.00. Kimse gelmedi.

Saat 15.05. Yiğit papatyaları düzeltti. Bir tanesinin sapı kırılmıştı. Cebine koydu.

Saat 15.10. Yiğit dışarı baktı. İnsanlar geçiyordu. Bir kız vardı, ama o değildi. Başka bir kız. Yanında bir çocuk vardı, el eleydiler.

Saat 15.15. Yiğit telefonunu aldı. "Geliyor musun" yazdı. Sildi. "Neredesin" yazdı. Sildi. "İyi misin" yazdı. Sildi. Sonunda hiçbir şey yazmadı.

Saat 15.20. Yiğit'in elleri hâlâ terliyordu. Peçeteyi tekrar çıkardı. Sildi. Papatyalar hâlâ masada. Beyaz. Sakin.

Saat 15.25. Yiğit ayağa kalktı. Tam çıkacaktı ki kapı açıldı.

Bir kız girdi.

Yiğit onu gördü.

Uzun boylu değildi. Saçları koyu kahverengi, omuzlarına dökülüyordu. Gözleri büyüktü, hafif çekik. Dudakları dolgundu. Yanaklarında bir ben vardı. Üstünde beyaz bir kazak, altında kot pantolon. Elinde küçük bir çanta.

Gözleri Yiğit'i buldu.

Yiğit olduğu yerde kaldı.

Kalbi hızlı atmaya başladı. Ne kadar kızlarla ilgilenmese de, ne kadar "benim işim ders" dese de, kalbi atıyordu. Duramıyordu. Elleri terliyordu. Boğazı kuruydu.

Kız yanına geldi.

"Yiğit?" dedi.

Yiğit başını salladı. Konuşamadı.

"Ben Ceren."

"Biliyorum" dedi Yiğit. Sesi çıkmıştı ama zorla.

Ceren oturdu. Karşısına. Papatyaları gördü. Bir an baktı. Sonra Yiğit'e baktı.

"Bunlar ne?" dedi.

"Papatya" dedi Yiğit. "Beyaz papatya."

"Neden?"

"Bilmem. Sevimli diye."

Ceren güldü. "Sevimli mi?"

"Evet."

"Sen mi seçtin?"

"Ben seçtim."

Ceren papatyalara baktı. Sonra tekrar Yiğit'e. "Teşekkür ederim."

"Bir şey değil."

Sustular. Ama sessizlik bu sefer rahatsız edici değildi. Yiğit hâlâ kalbinin atışını duyuyordu. Ceren fark etmesin diye elini masanın altına sakladı.

Ceren "Beni bekledin mi" dedi.

"Bekledim."

"Ne kadar?"

"Yarım saat."

Ceren güldü. "Yarım saat mi? Ben bir saat beklerdim."

"Sen mi?"

"Ben."

"Niye?"

"Çünkü ben iki yıldır bekliyorum. Yarım saat ne ki."

Yiğit bir şey diyemedi. Boğazı düğümlendi. Ceren'in gözlerine baktı. Ceren de ona baktı. İkisi de sustu.

Sonra Ceren "Çay" dedi.

Yiğit garsonu çağırdı. "İki çay."

Garson gitti. Ceren çantasını açtı, telefonunu çıkardı, masaya koydu. Sonra Yiğit'e baktı.

"Sen beni nasıl buldun?" dedi. "Yani... ilk gördüğünde ne düşündün?"

Yiğit düşündü. "Şaşırdım" dedi.

"Neden?"

"Çünkü... seni hayal ettiğimden farklıydın."

Ceren kaşını kaldırdı. "Nasıl hayal ediyordun?"

"Bilmem. Daha... değişik."

"Değişik mi?"

"Yani... sarışın falan sandım."

Ceren güldü. "Sarışın mı? Ben mi?"

"Bilmem. Öyle sandım."

"Sen sarışın seviyorsun demek."

"Yok. Öyle demek istemedim."

"Tamam."

"Yani..."

"Tamam dedim ya."

Yiğit sustu. Ceren hâlâ gülüyordu. Yiğit onun gülüşüne baktı. İçinden bir şey geçti. Sıcak bir şey.

Çaylar geldi. İkisi de birer yudum aldı. Sonra Ceren tekrar konuştu.

"Yiğit."

"Efendim."

"Sen beni engellediğinde... gerçekten 'bana aşık olma' mı dedin?"

Yiğit başını öne eğdi. "Dedim."

"Neden?"

"Çünkü... korktum."

"Korktun mu?"

"Evet."

"Neden korktun?"

Yiğit bir süre sustu. Sonra anlattı.

"Nehir diye biri vardı. 10. sınıfta. Bana 'seni seviyorum' dedi. Ben de inandım. Sonra öğrendim ki aslında Poyraz'a aşıkmış. Beni kullanmış. Sadece Poyraz'a yakın olmak için yanıma gelmiş. O günden sonra kimseye güvenmedim."

Ceren dinledi. Hiçbir şey söylemedi. Sadece dinledi.

"Yani" dedi Yiğit. "Sen bana yazdığında... aynı şey olacak sandım. O yüzden engelledim. O yüzden 'bana aşık olma' dedim. Ama..."

"Ama ne?"

"Ama sonra pişman oldum."

Ceren gülümsedi. "İyi."

"İyi mi?"

"İyi."

Yiğit "Sen kızmadın mı" dedi.

"Kızmadım" dedi Ceren. "Çünkü ben seni tanıyorum. İki yıldır. Sen kızlarla konuşmayan, sadece ders çalışan birisin. Senin böyle bir şey yaşadığını tahmin ettim."

"Tahmin mi ettin?"

"Evet. Çünkü senin gibi birinin bu kadar soğuk olması için bir şey yaşaması lazım."

Yiğit sustu. Ceren haklıydı.

"Sen" dedi Yiğit. "Benden vazgeçmedin. Neden?"

"Çünkü" dedi Ceren. "Sen bana bakmasan da, ben sana baktım. Sen beni görmesen de, ben seni gördüm. Ve senin iyi biri olduğunu biliyordum."

"İyi biri miyim?"

"Bence öylesin."

Yiğit başını kaldırdı. Ceren'e baktı. Ceren de ona baktı. Ve o an Yiğit, iki yıldır görmediği bir şeyi gördü. Karşısında biri vardı. Onu bekleyen biri.

"Bir çay daha içelim mi" dedi Yiğit.

"İçelim" dedi Ceren.

Garsonu çağırdılar. İki çay daha söylediler. Ve o gün, kafede, cam kenarında, beyaz papatyaların yanında, Yiğit ilk defa birine güvendi. Tam olarak değil. Ama başladı.

Ve o sırada kafenin dışında, camdan bakan dört kişi vardı. Kaan, Doruk, Emir ve Kuzey. Hepsi el işaretiyle "iyi gidiyorsun" yapıyordu. Yiğit onları gördü. Gözlerini devirdi. Ama gülümsedi. Ceren fark etmedi bile.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

48okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18