3. bölüm / 6
Hayatımın Senaryosunu Kim Yazıyor?2. Bölüm: 7 Yıl Sonra
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm: 7 Yıl Sonra
2. BÖLÜM
Yedi Yıl Sonra
Bazı insanların hayatımıza geri dönmesi, onları yeniden tanımakla ilgili değildir.
Onları bıraktığımız yerden devam ettirmekle ilgilidir.
Leo'yu gördüğümde hissettiğim şey tam olarak buydu.
Sanki aradan yedi yıl geçmemişti.
Sanki dün evden çıkıp gitmiş, bugün yeniden karşıma gelmişti.
Ama aslında yedi yıl geçmişti.
Ben değişmiştim.
O değişmişti.
Hayatımız değişmişti.
Ve buna rağmen yan yana oturduğumuzda her şey garip bir şekilde tanıdık geliyordu.
Son dersin bitmesine daha birkaç dakika vardı.
Öğretmen tahtaya son notları yazarken sınıfın içindeki uğultu giderek artıyordu. Herkes artık çıkmak için sabırsızlanıyordu. Ben ise defterimin üzerine eğilmiş, yazıyormuş gibi yapıyordum.
Aslında aklım başka yerdeydi.
Yanımda oturan Leo'ya.
Yedi yıl boyunca nerede olduğunu, neler yaşadığını, nasıl değiştiğini merak ediyordum.
Ama bunların hiçbirini sınıfın ortasında soramazdım.
Hem sorsam bile cevapların kısa olacağını biliyordum.
Leo'nun bazı şeyleri anlatmayı sevmediğini çocukluğumuzdan beri biliyordum.
Özellikle de kendisiyle ilgili şeyleri.
Zil çaldığında herkes aynı anda ayağa kalktı.
Sandalyelerin çıkardığı ses sınıfı doldurdu.
Ben de defterimi kapatıp çantama koydum.
Leo ayağa kalkarken bana baktı.
“Hazır mısın?”
Başımı salladım.
“Evet.”
Sınıftan çıktığımızda koridor her zamankinden daha kalabalıktı.
Herkes eve gitmek için kapıya yöneliyordu.
Ben ise birkaç adım attıktan sonra yavaşladım.
Leo da durdu.
Bir süre birbirimize baktık.
Sonunda dayanamadım.
“Gerçekten burada mı kalacaksın?”
Leo'nun yüzündeki gülümseme biraz değişti.
“Evet.”
“Yani gerçekten?”
“Gerçekten.”
Bu kez ben gülümsedim.
İçimde garip bir rahatlama oldu.
Yedi yıldır ilk kez ikizimin yeniden hayatımın içinde olduğunu gerçekten hissediyordum.
“Buna alışmam biraz zaman alacak.”
“Ben alıştım bile.”
“Ne ara?”
“Bugün.”
Güldüm.
“Sen hiç değişmemişsin.”
“Sen de.”
Bu cümle basit bir cümleydi.
Ama nedense içimde uzun süre kaldı.
Çünkü değişmiştim.
Bunu ikimiz de biliyorduk.
Belki dışarıdan bakınca hâlâ aynıydık.
Ama çocukken birlikte yaptığımız şeylerin çoğu artık geride kalmıştı.
Yedi yıl önce Leo giderken henüz küçüktük.
Şimdi ise aynı okulda, aynı sınıfta, aynı sıranın iki tarafında oturan iki yedinci sınıf öğrencisiydik.
Hayat bazen insanları uzaklaştırıp sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden yan yana getiriyordu.
Belki de bunun bir nedeni vardı.
---
Okuldan çıktığımızda hava serinlemişti.
Miray bizimle birlikte bir süre yürüdü.
Alex de birkaç adım gerimizden geliyordu.
Dördümüz aynı yolda ilerlerken garip bir görüntü oluşturuyorduk.
Miray hâlâ Leo'nun dönüşüne alışamamış gibiydi.
Ben ise hâlâ onun gerçekten yanımda olduğuna alışmaya çalışıyordum.
Okuldan eve yürümek fazla uzun sürmüyordu.
Apartmanımız birkaç sokak ilerideydi.
Miray'ın yolu başka tarafa ayrılıyordu.
Ayrılmadan önce bana sarıldı.
“Yarın görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
Sonra Leo'ya baktı.
“Sen de.”
Leo başını salladı.
Alex de kısa bir el salladı.
Miray uzaklaşırken birkaç saniye onu izledim.
Sonra önüme döndüm.
Sokak yavaş yavaş sessizleşiyordu.
Gün batıyordu.
Gökyüzünün rengi değişirken Leo yanımda yürüyordu.
Çocukken bu yolu birlikte yürüdüğümüz zamanları düşündüm.
O zamanlar hayatımız çok daha basitti.
Ne okulda saklamamız gereken şeyler vardı ne de insanların bize bakışlarını düşünüyorduk.
Şimdi ise her şey daha karmaşıktı.
Özellikle benim için.
Vourn soyadını okuldan saklamak kolay değildi.
Ama bugüne kadar başarmıştım.
Leo'nun dönüşüyle bunun değişmesinden korkuyordum.
Çünkü Leo bazen düşünmeden konuşabiliyordu.
Hem de hiç düşünmeden.
Bunu ona defalarca söylemiştim.
Apartmanın önüne geldiğimizde durdum.
Leo binaya baktı.
“Burada mı kalıyorsun?”
“Evet.”
Bir süre binayı inceledi.
“Burası...”
“Normal.”
“Onu demeyecektim.”
“Ne diyecektin?”
“Güzel.”
Gülümsedim.
“Ben seviyorum.”
Aslında bu evin en sevdiğim yanı tam olarak buydu.
Kimsenin dikkatini çekmiyordu.
Kimse burada yaşayan insanların kim olduğunu merak etmiyordu.
Sıradan bir apartmandı.
Sıradan bir daire.
Sıradan bir hayat.
Benim okulda ihtiyacım olan şey de buydu.
---
Eve girdiğimizde çantamı koltuğun üzerine bıraktım.
Leo etrafa baktı.
Onun için burası yeni bir yerdi.
Benim içinse yıllardır güvenli alanımdı.
Mutfağa geçip su aldım.
Leo da arkamdan geldi.
Bir süre konuşmadan durduk.
Sonra bana baktı.
“Beni özledin mi?”
Bardağı masaya bıraktım.
“Hayır.”
Leo'nun yüzü düştü.
Bir saniye bekledim.
“Çok özledim.”
Güldü.
“Biliyordum.”
“Şımarma.”
“Yedi yıldır bunu bekliyordum.”
Bu kez ben sustum.
Çünkü gerçekten de yedi yıl olmuştu.
Bir insanı özlemek başka bir şeydi.
Onunla yaşadığın çocukluğu özlemek başka.
Leo sadece ikizim değildi.
Çocukluğumun yarısıydı.
Birlikte büyüdüğüm kişiydi.
Benim söylememe gerek kalmadan ne düşündüğümü anlayan kişiydi.
Ve şimdi geri dönmüştü.
---
O gece uzun süre uyuyamadım.
Yatağımda dönüp durdum.
Gözlerimi kapattığımda okulun görüntüsü geliyordu.
Leo'nun sınıfa girişi.
Alex'in gelişi.
Arkadaşlarımın şaşkınlığı.
Ve koridorda göz göze geldiğim o çocuk.
Adı neydi?
Bir süre düşündüm.
Sonra hatırladım.
Mehmet.
Sınıftan Mehmet.
Hepsi bu.
Üzerinde durulacak bir şey yoktu.
Yüzünü bile doğru düzgün hatırlamıyordum.
Düşüncelerimi başka yere çevirdim.
Yarın yine okul vardı.
Leo yanımda olacaktı.
Alex de.
Belki her şey daha kolay olacaktı.
Belki de daha karmaşık.
Bunu bilmiyordum.
Telefonum komodinin üzerinde duruyordu.
Ekranı açıp saate baktım.
Gece yarısına yaklaşmıştı.
Telefonu tekrar kapattım.
Gözlerimi kapattım.
Yarın ne olacağını düşünmeden uyumaya çalıştım.
Ama insan bazı günlerin hayatında bir dönüm noktası olduğunu önceden anlayamıyordu.
Ben de anlayamamıştım.
Çünkü benim için her şey bir okul yılının ilk günüyle başlamıştı.
Oysa aslında...
Yedi yıl önce başlayan bir hikâye yeniden yazılmaya başlıyordu.
Bölüm etkileşimi
