52. bölüm · Gün Işığı
50. Bölüm: Savaş
Arel
Karşımda Beş Süvari’nin en kötüsü Baltazar duruyordu. Yüzündeki öfke ve gözlerindeki dehşet, bana karşı duyduğu nefreti açıkça gösteriyordu. Birkaç saniye boyunca birbirimize baktık. Ortamdaki sessizlik o kadar ağırdı ki kendi kalp atışlarımı bile duyabiliyordum.Baltazar’ın bakışları üzerimdeydi.Siryus’un ölümü aklıma geldi.İçimdeki öfke yeniden yükseldi.Bu kez geri çekilmeyecektim.Baltazar bir anda üzerime doğru koşmaya başladı. Adımları gittikçe hızlanıyordu. Üzerime doğru gelirken yüzündeki öfke daha da belirginleşti.Ben de Gün Işığı gücümü kullandım.Gün Işığı’nı yere yansıtıp bizi yukarı uçurdum.Bir anda ayaklarım yerden kesildi. Elis de kollarımdaydı. Onu sıkıca tutarak yukarı doğru yükseldim. Aşağı baktığımda Baltazar’ın olduğu yerde kaldığını gördüm.Ama savaş daha yeni başlıyordu.Bu sefer Hels zıplama gücüyle üzerimize doğru zıpladı. Havada olduğumuz için kaçacak fazla yerimiz yoktu. Hels gittikçe yaklaşıyordu.Elis’i bir kolumla tutarken diğer elimle kendimi savunmaya çalıştım.Hels’in suratına sert bir yumruk attım.Darbe onu geriye savurdu.Hels aşağı doğru düşerken ben de Elis’le birlikte tekrar yere indim.Nefes nefese kalmıştım.Beş Süvari ile cidden savaşıyorduk.Üstelik karşımızda yalnızca bir kişi yoktu.Her biri farklı bir güce sahipti.Her biri bizi alt etmek için elinden geleni yapıyordu.Elis’e baktım.Onu bu savaşın ortasında bırakmayacaktım.Beş Süvari artık bize zarar veremezdi.Buna izin vermezdim.Tam o sırada Fargus saldırdı.Üzerimize doğru hızla geliyordu. Saldırısının nereden geleceğini anlamaya çalışırken Elis bir anda harekete geçti.Fargus için zaman akışını durdurdu.Bir anda Fargus olduğu yerde kaldı.Sanki dünya onun etrafında durmuştu.Elis’in gücü sayesinde birkaç saniyeliğine de olsa avantaj elde etmiştik.Ama Baltazar hâlâ oradaydı.Bize doğru bakıyordu.Gözlerinde korkunç bir öfke vardı.Bir anda ellerini kaldırdı.Ateş büyüsünü kullandı.Alevler hızla üzerimize doğru geldi.Kaçmaya çalıştım ama ateş koluma isabet etti.Kolumun bir kısmı yandı.Acıyla geri çekildim.Dişlerimi sıktım.Kolumun yandığını hissediyordum. Acı gittikçe büyüyordu ama Elis’in yanında korktuğumu belli etmek istemiyordum.Elis bana doğru geldi.— Arel!Onun sesini duyunca başımı kaldırdım.— İyiyim Gün Işığım.Gerçekten iyi değildim.Ama savaşmak zorundaydım.Geri çekilip tüm gücümü kullanmaya karar verdim.İçimdeki Gün Işığı’nın giderek büyüdüğünü hissediyordum. Sanki içimde bir güneş vardı ve artık bütün gücüyle dışarı çıkmak istiyordu.Ellerimi ileriye doğru uzattım.Gücümü topladım.Sonra tüm ışığımı onlara birden yansıttım.Büyük bir ışık patlaması ortaya çıktı.Etraf bir anda aydınlandı.Işık o kadar güçlüydü ki gözlerimi bile kısmak zorunda kaldım. Beş Süvari’nin bulunduğu yerde büyük bir parlaklık oluştu.Hepsinin geriye savrulduğunu gördüm.Ama Baltazar kaçtı.Işığın arasından sıyrılıp kendisini kurtarmıştı.Öfkeden dişlerimi sıktım.Onun kaçmasına izin vermek istemiyordum.Ama Baltazar’ın aklında başka bir şey vardı.Son bir saldırı yapmak için geriye çekildi.Elinde büyük kutsal kılıcı vardı.Kılıcın üzerinde garip semboller bulunuyordu. Uzaktan bile gücü hissediliyordu.Baltazar bir anda kılıcı Elis’in üzerine fırlattı.Her şey çok hızlı gerçekleşti.Elis’in ne olduğunu anlamasına bile fırsat yoktu.Kılıç ona doğru ilerliyordu.Ben ise düşünmeden hareket ettim.Elis’in önüne geçtim.Kılıç tam üzerimize gelirken tüm gücümle onu tuttum.Kılıcın ağırlığı kollarımı sarsıyordu. Ellerim titremeye başlamıştı. Yaralı kolum yeniden acımaya başlamıştı.Ama bırakmadım.Elis arkamdaydı.Onu korumalıydım.Siryus’un sözleri zihnimde yankılandı.Elis’i sakın kaybetme.Kılıcı bütün gücümle tuttum.Sonra onu Baltazar’a doğru çevirdim.Bir anda bütün gücümü kullandım.Kılıç Baltazar’a isabet etti.Baltazar geriye doğru savruldu.Ardından etraftaki sessizlik geri geldi.Bir süre kimse hareket etmedi.Nefes nefese kalmıştım.Elis arkamdan bana sarıldı.Onu hissettiğim anda içimdeki bütün korku biraz olsun azaldı.Başımı kaldırıp etrafa baktım.Beş Süvari’nin hepsi yenilmişti.Bir zamanlar bizi korkutan, bizi takip eden ve hayatımızı cehenneme çeviren kişiler şimdi karşımızda yenilmiş halde duruyordu.Ama içimde zaferden daha farklı bir his vardı.Siryus aklıma geldi.Keşke burada olsaydı.Keşke bu savaşı bizimle birlikte görebilseydi.Belki de bizi izliyordu.Belki de Gün Işığı’nın içinde onun da bir parçası vardı.Elis’in elini tuttum.Gözlerimiz birbirine kilitlendi.Artık kaçmıyorduk.Artık saklanmıyorduk.Artık korkunun bizi yönetmesine izin vermeyecektik.Çünkü bu kez Gün Işığı bizim yanımızdaydı.Ve ilk defa, gerçekten kazanabileceğimize inanıyordum.
