16. bölüm · Gün Işığı

14. Bölüm: İlk İz

Melis Mısra

Bölümler
1 Giriş 2 Giriş Devamı 3 1. Bölüm: Gün Batımım 4 2. Bölüm: Yol 5 3. Bölüm: Zihnin Sırrı 6 4. Bölüm: Gizemli Gece 7 5. Bölüm: Hayal 8 6. Bölüm: İşaret 9 7. Bölüm: Yakınlık 10 8. Bölüm: Sen Kimsin 11 9. Bölüm: İçimi Kaplayan Sis 12 10. Bölüm: Silik Hafıza 13 11. Bölüm: Uyanış 14 12. Bölüm: Daha Güçlü 15 13. Bölüm: Uçurtma 16 14. Bölüm: İlk İz 17 15. Bölüm: Gizemli Gerçek 18 16. Bölüm: Sihirli Işık 19 17. Bölüm: Sürpriz 20 18. Bölüm: Sandık 21 19. Bölüm: Geçidin Çağrısı 22 20. Bölüm: Sırrımız 23 21. Bölüm: Işık Huzmesi 24 22. Bölüm: Orman 25 23. Bölüm: Ormandaki Muhafız 26 24. Bölüm: Kaçış 27 25. Bölüm: Yakaladım 28 26. Bölüm: Tehlikenin Başlangıcı 29 27. Bölüm: Bir Tuhaflık Var 30 28. Bölüm: Kısır Döngü 31 29. Bölüm: İpucu 32 30. Bölüm: Geldim 33 31. Bölüm: Kaçışın 34 32. Bölüm: Ephermus 35 33. Bölüm: İlk Büyü 36 34. Bölüm: Kayıp Hatıralar 37 35. Bölüm: Beş Süvari 38 36. Bölüm: Güneşin Varisi 39 37. Bölüm: Kardeşler 40 38. Bölüm: Hain 41 39. Bölüm: Yakalanış 42 40. Bölüm: Gün Işığından Sır 43 41. Bölüm: Aidis’e Dönüş 44 42. Bölüm: Güneş Şehri 45 43. Bölüm: Saray 46 44. Bölüm: Gerçekler 47 45. Bölüm: İmha Planı 48 46. Bölüm: Büyük Kaçış 49 47. Bölüm: Kayıp 50 48. Bölüm: Son Büyü 51 49. Bölüm: Son Geçit 52 50. Bölüm: Savaş 53 51. Bölüm: Güneşin Çocukları 54 52. Bölüm: Yüzleşme 55 53. Bölüm: Büyük Seçim 56 54. Bölüm: Coşku 57 55. Bölüm: Başlangıç ( Sezon Finali )

Gece o mesajı düşünmeden yapamadım. Düşündükçe daha çok uykum kaçıyordu. O gece sabaha kadar neredeyse hiç uyuyamadım.Gerçekten o mesaj gelmişti, emindim.Ama telefonda hiçbir mesaj yoktu.Acaba hayal mi gördüm?Yok…Hayır.Bu bir hayal olamazdı.Onu gördüğüme emindim.Sabah olduğunda uykusuz bir şekilde okula doğru bastonumla yürüyordum. Gözlerimin altında mor halkalar oluşmuştu. Sokak her zamanki gibi sessizdi.Tam okulun önüne geldiğim sırada aynı uçurtmalı çocuğu tekrar gördüm.Elindeki rengârenk uçurtma rüzgârda dans ediyordu.Çocuk bana baktı.Gülümsedi.Sonra yavaşça konuştu.— “Işığı takip et… Sonunda doğru yolu bulacaksın.”Ne diyeceğimi bilemedim.Şaşkınlık içinde ona bakarken okulun kapısından öğretmenin sesi duyuldu.— “Çocuklar, hadi sınıfa!”Refleks olarak başımı okul kapısına çevirdim.Tekrar arkamı döndüğümde…Uçurtmalı çocuk yoktu.Sanki hiç orada olmamıştı.Tam o anda başım dönmeye başladı.Gözlerimin önünde bulanık görüntüler belirdi.İki çocuk…Biri bana sesleniyordu.Gökyüzünde süzülen rengârenk bir uçurtma…Rüyamda gördüğüm uçurtmanın aynısı…Anılarımın arasında yeniden kıpırdanmaya başlamıştı.Derin bir nefes almaya çalışırken uzaktan bir ses duydum.— “Elis!”Başımı kaldırdığımda okul kapısında duran Arel’i gördüm.Onu görür görmez başımdaki ağrı yavaş yavaş geçti.Arel yanıma geldi.— “İyi misin?” diye sordu.Ben de gülümsemeye çalışarak,— “İyiyim.” dedim.Birlikte okulun içine girdik.Ama aklım hâlâ o uçurtmalı çocuktaydı.O sabah, okuldan önce…ArelTek başıma yaşıyordum.Sabah uyandığımda başım dayanılmaz şekilde ağrıyordu.Yavaşça yataktan kalktım.Bir ağrı kesici içtim.Sonra gözüm rafın üzerindeki eski kutuya takıldı.Sanki beni çağırıyordu.Kutuyu elime aldım.İçinden eski bir aile fotoğrafı çıktı.Fotoğrafın yanında ise üzerinde güneş sembolü bulunan bir kolye duruyordu.Kolye avucumun içinde hafifçe ısınmış gibiydi.Fotoğrafı çevirdim.Arkasında tek bir cümle yazıyordu.“Güneş, senin asıl olduğun kişiyi bulmana yardım edecek.”Bu cümleyi okur okumaz gözlerim doldu.Neden ağladığımı bilmiyordum.Ama içimde tarif edemediğim bir özlem vardı.Tam o sırada pencereden dışarı baktım.Karşı binanın çatısında birini gördüm.Şapkalı bir adamdı.Onu tanıyordum.Buna emindim.Ama…Aslında kim olduğunu hatırlayamıyordum.Bir an gözlerimi kırptım.Adam çoktan kaybolmuştu.Aynı akşam…ElisOkul beni çok yormuştu.Odamda dalgın dalgın boşluğa bakıyordum.Aklımdaki sorular giderek çoğalıyordu.Tam o sırada…Pat!Camdan bir şey çarptı.Hızla ayağa kalkıp pencereye doğru uzandım.İçeri küçük bir taş atılmıştı.Taşın etrafına ince bir ip bağlanmıştı.İpin ucunda ise katlanmış küçük bir not vardı.Titreyen ellerimle notu açtım.Üzerinde tek bir cümle yazıyordu.“Gün Işığı sandığının çok ötesinde bir yer, Elis.”Kalbim hızla çarpmaya başladı.Pencereden dışarı baktım.Sokakta kimse yoktu.Derin bir nefes aldım.Gözlerimi kapattım.“Gerçek ne?” diye düşündüm.Bütün bu yaşananlar neden benim başıma geliyordu?Yavaşça gözlerimi yeniden açtım.Elimdeki nota baktım.Not…Yok olmuştu.Geriye sadece küçük taş kalmıştı.Odamın içini derin bir sessizlik kapladı.Ama içimde bir his vardı.Sanki…Birileri beni uzaktan izliyordu.