40. bölüm · Gün Işığı
38. Bölüm: Hain
Elis
Öğlen saat 12.00’de uyandım.Kalbim hâlâ bu sabah yaşadığım heyecanla atıyordu. Arel beni öptükten sonra misafir odasına gidip uyumuştu. O anı düşündükçe istemsizce gülümsüyordum.Neyse ki annemle babam hiçbir şey duymamıştı.Yatağımdan kalkıp banyoya gittim. Evin içinde derin bir sessizlik vardı. Koridordan yürürken yalnızca ayak seslerim yankılanıyordu.Bugün okula gitmek zorundaydım.Artık gitmeyeli çok olmuştu.Neredeyse bir aydır okula gidemiyordum ve ailemin bundan haberi yoktu.Onlar benim ara sıra okula gittiğimi sanıyordu.Evde olmadığım zamanlarda ise arkadaşlarımla buluştuğumu söylüyordum.Bazen de Max ve Daisy’de kaldığımı söyleyerek durumu geçiştiriyordum.Onlara yalan söylüyordum.Bu durum vicdanımı rahatsız ediyordu ama başka seçeneğim yoktu.Lavabodaki aynaya baktım.Yüzüm hâlâ kıpkırmızıydı.Arel’in yaptığı aklıma geldikçe utancımdan gülümsüyordum.Elllerimi yüzüme götürüp yanaklarımı ovuşturdum.Sonra kendime hafifçe bir tokat attım.— Kendine gel, Elis…diye mırıldandım.Derin bir nefes aldım.Üzerimi giyindim.Çantamı hazırladım.Büyü kitabını yine dikkatlice çantamın en alt kısmına sakladım.Kimsenin onu görmesine izin veremezdim.Evden çıkarken annem mutfaktan bana seslendi.— İyi dersler kızım.— Sağ ol anne.Gülümseyerek evden çıktım.Lexis’in karanlık sokaklarında yürümeye başladım.Yapay gökyüzü yine griydi.Sokak lambaları gündüz olmasına rağmen yanmaya devam ediyordu.Aidis’ten gelen kirli sular dar sokakların kenarlarından ağır ağır akıyordu.İnsanların yüzünde yine aynı umutsuz ifade vardı.Ama bu kez içimde küçük de olsa bir umut taşıyordum.Çünkü artık yalnız değildim.Yine de her şeye rağmen dikkatli olmam gerekiyordu.Arel’in abileri bizden şüphelenebilirdi.En küçük hata ikimizin de sonu olabilirdi.Bu düşüncelerle okulun kapısına vardım.Her şey dışarıdan bakınca eskisi gibiydi.Ama ben artık eskisi gibi değildim.
Arel
Uyandım.Saat öğlen 14.00 olmuştu.Normalde bu saate kadar hiç uyumazdım.Geç kalkmayı hiç sevmezdim.Ama o kadar bitkindim ki istemediğim saatlerde uyanmıştım.Baltazar’ın yaptığı işkenceler hâlâ vücudumda hissediliyordu.Sırtımdaki yaralar hafifçe sızlıyor, hareket ettikçe canımı yakıyordu.Yavaşça yataktan kalktım.Perdeyi araladım.Camdan dışarı baktım.Lexis her zamanki gibi sessizdi.İnsanlar işlerine gidiyor, kimse kimsenin yüzüne bile bakmıyordu.Tam perdeyi kapatacakken dışarıda duran birini fark ettim.Şapkalı bir adamdı.Uzun boyluydu.Siyah bir palto giymişti.Yüzünün büyük kısmı şapkasının gölgesinde kalıyordu.Birine çok benzetmiştim.Ama çıkaramıyordum.Adam hiç kıpırdamadan bana bakıyordu.Gözlerini üzerimden ayırmıyordu.Ben de ona bakmaya başladım.Dakikalar geçmiş gibiydi.Neden bana öyle bakıyordu?Kimdi?Baltazar’ın adamlarından biri miydi?Yoksa abilerimin gönderdiği başka bir muhafız mıydı?İçime kötü bir his çöktü.Tam pencereye biraz daha yaklaşacakken…Adam yavaşça arkasını döndü.Ve dar sokakların arasında gözden kayboldu.Sinir olmuştum.Bir şeylerin ters gittiğini hissediyordum.
Elis
Okula varmıştım.Koridorlar her zamanki gibi kalabalıktı.Öğrenciler birbirleriyle konuşuyor, gülüyor ve sınıflarına yetişmeye çalışıyordu.Sanki Lexis’te hiçbir şey olmamış gibiydi.Ders başlamıştı.Sırama oturdum.Öğretmen tahtaya bir şeyler yazıyordu.Ama benim aklım sürekli Arel’deydi.Acaba şimdi ne yapıyordu?Yaraları biraz olsun iyileşmiş miydi?Tam düşüncelere dalmışken yan sıramdan hafif bir fısıltı duydum.Max ve Daisy bana doğru eğilmişti.İkisi de oldukça tedirgin görünüyordu.Daisy yavaşça konuştu.— Hey Elis… Sana bir haberim var.Şaşkınlıkla ona baktım.— Ne oldu?Daisy sesini biraz daha kıstı.Sanki biri bizi dinliyormuş gibi etrafına baktı.Sonra kulağıma doğru eğildi.— Lexis’te Aidis Kralı adına çalışan bir casus varmış. Bu sabah haberlerde gördük. Lexis’in haini olarak haberlere çıktı.Bir anda kalbim hızlandı.Nefesim düğümlendi.Casus…Bu kelime beynimde yankılanmaya başladı.İlk aklıma gelen kişi Arel olmuştu.Ya onu kastediyorlarsa?Ya biri Arel’in gerçek kimliğini öğrenmişse?Boğazım kurudu.Ellerim istemsizce titremeye başladı.Tam Daisy’ye bir şey soracakken okulun hoparlörlerinden metalik bir ses yükseldi.— Dikkat, dikkat… Tüm öğrencilerin ders bitiminden sonra okul bahçesinde toplanmaları zorunludur. Önemli bir güvenlik duyurusu yapılacaktır.Sınıfta bir anda uğultu başladı.Herkes birbirine bakıyordu.Ben ise içimde büyüyen tek bir düşünceyle donup kalmıştım.Acaba bu duyuru gerçekten bir casus hakkında mıydı… Yoksa hedef Arel miydi?
