20. bölüm · GÖZLERİM KAPALIYKEN
19. BÖLÜM
KEYİFLİ OKUMALAR
"Her şeyi anlattım Karan, neden hala diretiyorsun...sevgilim.?"
Sevgilim.
Eski sevgilisiyle mi barışmıştı.?
Bir haftada kendini başkasının kollarına mı atmıştı.?
•
"Evimden git ve bir daha gelme Özge."
Aklıma binlerce senaryo gelirken başım iyice ağrımaya başlamıştı.
Salon kapısına gidip durduğumda artık sesleri daha net geliyordu.
"Benim suçum yok diyorum! Senin düşmanların beni kaçırdığı için terk edildiğini sandın."
"Altı yılda unuttun mu beni.?"
Özge'nin sorusuyla kaşlarım iyice çatıldı.
Karan'ın alayla gülme sesini duyduğumda başımı hafifçe uzatıp karşımdaki ikiliye baktım.
Özge siyah saçlı ve uzun boylu bir kadındı.
"Karan lütfen oturalım konuşalım yapma böyle...bizi bu kadar kolay bitirme."
Kalbim hızlı atmaya başladığında yutkunup başımı tekrar onları görmek için uzattım.
"Biz diye bir şey yok, başıma bela olma yoksa neler olacağını biliyorsun Özge."
"Ben isteyerek bırakmadım diyorum.!"
Özge'nin sesi yükselince Karan etrafını kontrol edip arkasını döndü.
Benim duymamdan mı korkuyordu.
"Sezer.! Alın hanımefendiyi...bir daha bu eve girmeyecek. Eğer girerse hepiniz kendinizi öldü bilin."
"Karan lütfen yapma böyle nolur konuşalım.!"
Karan o bağırınca tekrar arkasını döndüğünde başımı hemen geri çekmiştim.
"Son kez söylüyorum bir daha karşıma çıkma."
"Sinirli olduğun için böyle söylüyors.."
"Başkasına aşığım lan!" Bağırmıştı ama sesini yine de kısık tutuyordu.
Başkasına aşığım.
Bunu o kızdan kurtulmak için mi söylüyordu yoksa gerçekten bana aşık mıydı?
Ya başkası için söylüyorsa.
"Saçmalama lütfen. Aşka bile inanmıyorsun saçmalama Karan."
Bir kaç saniye sessizlikten sonra Özge'den ağlamalı bir ses çıktı.
"Ciddisin...ciddisin Karan." Sesi şaşkın ve ağlamaklıydı.
"Kim.?" Diye sorduğunda ayaklarıma bakıyordum.
"O kız mı.? O kız senin iste.."
"Karşıma çıkma Özge. Aramızdakiler altı yıl önce bitti gitti uzatma. Evime gelme, şirketime gelme."
"İnanamıyorum sana Karan...bizim seninle her şeyden önce bir dostluğumuz vardı. O kız için bunu sil.."
Onları daha fazla dinlemek istemediğim için bahçeye geri döndüm ve arkadan dolanarak kapıdan çıkacakken korumalar beni durdurdu.
"Alara hanım, Karan bey gitmeniz iç.."
"Alara.?"
Duyduğum sesle hemen yan tarafımızdaki arabada duran kişiye baktım.
Poyraz Hanzade.
Arabadan inecekken onu durdurdum.
"Beni eve bırakır mısın.?"
"Poyraz bey, Alara hanım bir y.."
"Tamam Alara benimle Karan'a haber verirsiniz...atla."
Poyraz üstümdeki Karan'ın tişörtüne bakarak dişlerini sıktığında ben kemerimi bağlıyordum.
Yola çıktıktan bir dakika sonra çalan telefona göz ucuyla bakıp hızla yola döndüm.
"Efendim Karan.?"
"Benimle...hayır...eve bırakacağım sonra bir işim yok. Hayır...tamam...tamam diyorum Karan. Gelince konuşalım." Kapattığında derin bir nefes verdi.
"Kavga mı ettiniz.?"
Başımı iki yana salladığımda yine ofladı.
"Ne bu halin ozaman.? Yüzün bembeyaz."
"Özge'yi tanıyor musun.?" Dediğimde bir iki saniye cevap vermedi.
"Hangi Özge." Yapma der gibi güldüm.
"Altı yedi yıllık bir mevzu konuşmaya bile değmez emin ol."
Yine alayla gülümsedim.
"Konuşmaya değecek bir şeyler var ki o kız az önce Karan'ın evindeydi."
Tek kaşı kalktığında yolda olan bakışları bir kaç saniyeliğine beni buldu.
"Niye gelmiş.?" Dediğinde bu sefer dişini sıkan taraf bendim.
"Eski günleri yâd etmek istiyorlardır belki, bilemem."
"Saçma sapan konuşma. Bu durumdan hiç hoşlanmasam da Karan'ın gözü senden başkasını görmüyor...adam dünyada kimse kalmamış gibi benim kardeşimi seviyor."
Hızla ona döndüm.
Oldukça ciddi ve sinirliydi.
"Karan'ın sevgi dili insanları ağlatıp üzmek mi? Ayrıca unutma sen de onun kardeşiyle bir şeyler yaşıyorsun" Bizim evin yoluna gireceği sırada tekrar konuştum.
"Mahalledeki eve gideceğim oraya bırakır mısın beni.?"
Emin misin der gibi baktığında başımı sallayıp onayladım.
Diğer yoldan girdiğinde arkama yaslanıp kapıdaki konuşmaları düşündüm.
Eski sevgilisi evine gelecek kadar yüzü kimden almıştı.? Tabii ki Karan'dan.
Çenemi kaşıyarak nefesimi verdiğimde Poyraz bana bakıp tekrar önüne döndü.
"Resmen karşılıklı konuştular.! Kadın ona aşkını itiraf ederken o kapıyı suratına çarpmak yerine dinledi ve sakin sakin cevap verdi." Sinirle ve yüksek sesle birden konuşmam onu epey şaşırtmış olacak ki şaşkınlıkla bir bana bir de yola bakıyordu.
"Düzgünce reddedip göndermek istemiştir hemen ani kar.."
"Konuşmasına izin vermeden kapıyı suratına kapatması lazımdı.!" Ellerimi öne uzatarak konuşmuştum.
Poyraz tek kaşını kaldırarak önüne döndüğünde sinirden çatlamak üzereydim.
"Karan'ı öldürmek istiyorum...o kadına baktı ve konuştu."
"Bakmadan nasıl konuşsun Alara."
Sessiz bir çığlık attığımda gözlerimi kapatıp sakinleşmeye çalıştım ama olmadı.
"Barışacak değil mi onunla.? Seni de beni oyala diye aradı."
Söylediklerim onu güldürdüğünde gözlerimi kısmış öz abim olacak varlığa bakıyordum.
"Hayal dünyanda olanları merak etmedim değil bücür ama yanlış tahmin. Senin ağlayıp ağlamadığını sordu ve eve bıraktığımda onu aramamı istedi."
"Defolsun gitsin."
Sonunda eve geldiğimizde telefonumu sıkıca tutarak arabadan indim.
"Bıraktığın için teşekkür ederim." Bir şey demesine izin vermeden apartmana yürürken gitmediğini görünce tekrar ona doğru yürüyünce arabadan inmişti.
"Noldu.?" Ellerini omzuma koyduğunda ona masumca baktım.
"Seni eve çağırırdım ama şu an sinirli olduğum için gidip yastıkları yumruklayacağımdan çağıramam."
Poyraz kahkaha attıktan sonra beni kendine çekip sarıldığında ben de kollarımı ona doladım.
Başımın üstünden öptüğünde dudakları bir süre orada kaldı.
"Eminim mantıklı bir açıklaması vardır boşuna moralini bozma."
"Hiç sanmıyorum."
Yanaklarımı tutup gözlerime baktıktan sonra bana tekrar sarıldı.
"Karan seni seviyor...kendide bunu yeni yeni kabul ettiği için saçma sapan davranıyor."
Herkes bunu diyordu ama ben buna inanmıyordum.
Karan benimle sadece oyun oynamıştı.
Burukça tebessüm ettiğimde Poyraz'la ayrıldık.
"Eve bırakayım mı seni?" Başımı iki yana salladım.
Bugün burada kalacaktım.
"Tamam ısrar etmiyorum...geç hadi böyle durma." Üzerimi gösterdiğinde onu onaylayıp apartmana girmiştim bile.
Anahtarı sakladığımız yerden alıp içeri girdiğimde aldığım kokuyla gözlerim kapandı.
Karan gibi kokuyordu.
Kapıyı kapatıp içeri geçtiğimde geçen gün buraya getirdiğim eşyalarıma bakıyordum.
Laptopum salonun ortasındaki sehpada dururken kupamda hemen yanındaydı.
Hızlı bir şekilde dağınıklığı toplayıp kendimi duşa attım.
Artık Karan'ı düşünmeyecektim.
Belki böyle olursa daha kolay atlatabilirdim ama yapamıyordum.
Sürekli aklımın bir köşesinde o vardı.
Derin bir nefes verip ayak üstü bir şeyler atıştırdıktan sonra koltuğa uzanarak karnıma da laptopu koyup az önce yapmayacağım şeyi yaparak Karan ve Özge'nin ismini arattım.
Çıkan haberlere bakarken kaşlarımın çatıldığından bir haberdim.
MAGAZİNEDİT
KARAN BEYOĞLU VE SEVGİLİSİ YAKLAŞIK İKİ AY AYRILMIŞ ARKADAŞLAR. BİR BUÇUK YILLIK BİR İLİŞKİNİN SONU ZATEN BAŞTAN BELLİYDİ..
ÇİFTİMİZ HAKKINDA ÇIKAN DEDİKODULARDAN BİR AÇIK İLİŞKİ YAŞADIKLARIYDI. BİLİYORSUNUZ ÇOK MEDYAYA YANSIYAN BİR İLİŞKİ DEĞİLDİ (KARAN BEYOĞLUNUN TÜM İLİŞKİLERİ GİBİ) AMA ONA RAĞMEN BU İLİŞKİ BİZE HİÇ GEÇMEMİŞTİ. BİR İDDİAM DAHA VAR, KARAN BEYOĞLU ALDATILMIŞ DİYORLAR. EĞER ONUN GİBİ BİR ADAM BİLE ALDATILDIYSA DİĞERLERİNİ DÜŞÜNEMİYORUM. DETAYLARI ÖĞRENDİKÇE SİZE AKTARACAĞIM.
120.628 beğenme 11.299 yorum
@instagramkullanıcısı: yok artık.
@instagramkullanıcısı: Aldatmışsa net maldır.
@instagramkullanıcısı: iyi sömürmüşler
@instagramkullanıcısı: bence Karan bu ismi çıkanlarla değilde hiç duymadığımız birisiyle şak diye evlenecek ya da sevgili olacak.
@instagramkullanıcısı: terbiyesizlink
@instagramkullanıcısı: cidden bitmiş mi.? Bize yeni başlıyor gibi geldi :)
@instagramkullanıcısı: Bu kızı hiç sevememiştim zaten
@instagramkullanıcısı: Karan olaysın hayatım
@instagramkullanıcısı: Bu adam benim kocam
@instagramkullanıcısı: Üffff
@instagramkullanıcısı: Birazdan bu haber de kaldırılır.
Bir kaç haber daha vardı ama bakıp moralimi iyice bozmak istememiştim.
Zaten tarihleri neredeyse yedi yıl önceye aitti.
Buradan bir şeyler öğrenemeyeceğimi anlayıp ayağa kalktım ve Eslem'i aradım.
"Efendim Alara.?"
"Eslem, sana çok saçma bir şey sorabilir miyim.?"
"Sor." Dedi hiç yadırgamadan.
"Karan ve Özge hakkında ne biliyorsun.?"
Hım gibi bir ses çıkartıp güldü.
"Abimin eski sevgilisi ama baya olmuştur sekiz dokuz yıl."
"Altı buçuk yıl olmuş." Dediğimde Eslem kıkırdadı.
"Anlaşılan detayları öğrenmek istiyorsun."
Aslında istemiyordum ama istiyordum da.
"Yarın buluşalım bu konu hakkında konuşalım tamam mı.?"
Başımı sallayarak onaylarken bir elimle de dudağımı çekiştiriyordum.
"Tamam öyle yapalım o zaman...Eslem.? Karan bu kadına aşık mıydı.?"
"Yarın anlatayım hepsini Alara. Telefondan bir şey anlamazsın."
Yine onayladım ve kapattım.
Salonda bir kaç kere yürüyüp etrafımda döndüm.
Kafam dağılsın diye tekrar koltuğa uzanıp dizi açtım ve bilgisayarı yine karnıma koyarak izlemeye başladım.
Üstümde hala Karan'ın tişörtü vardı. Duştan sonra yine onu giymiştim.
Aklım başka yerdeyken odaklanamayıp sadece ekrana bakıyordum.
Oflayarak kalkıp salonun ışığını açarak mutfağa geçtim ve kendime akşam yemeği hazırlamaya başladım.
Evde pek bir şey olmadığı için patates kızartması ve makarna yapıyordum.
Aslında neden buraya geldiğimi bilmiyordum. Sadece güzel anılarımızın olduğu bu evde kalmak iyi geliyordu.
Çalan kapıyla kaşlarım havalandı.
Kimdi?
Buraya Karan ve benden başkası gelmezdi.
Karan'ın gelmiş olma ihtimaliyle kalp atış hızım değişince koşar adım kapıya gittim ve kapıyı hemen açtım.
Yüzüm anında düşerken bedenimi hızla kapının arkasına gizledim.
Karşımda duran bu orta yaşlı adam kimdi hiçbir fikrim yoktu.
"Buyurun?"
"İyi akşamlar Yılmaz bey yok mu?"
Adamın bakışları sanki aradaki kapıyı delecekmiş gibi bacaklarıma doğru kayınca rahatsızca kıpırdandım.
Aslında tişört dizimin çok az üstündeydi ve ben bu boydan daha kısa elbiseler giyiyordum ama bu adamın bakışlarından çok rahatsız olmuştum.
"Hayır, iyi akşamlar." Kapıyı kapatacağım sırada birden araya ayağını koyunca az önce heyecanla çarpan kalbim şimdi korkuyla çarptı.
"Sen yeni kiracı mısın?"
"Kiracı değilim beyefendi, ayağınızı çekin."
"Görmedim seni daha önce...evde başka kimse var mı? Tek misin?"
"Eşim şu an lavaboda çıktığında geldiğinizi söylerim." Tek kaşı havaya kalktığında sorgular bir şekilde yüzüme bakıyordu.
Bakışları tekrar beni süzmeye başladığında tekrar konuştum.
"Aşkım çıktın mı?" Arkaya doğru seslendiğimde ayağını çektiği an kapıyı o kadar hızlı bir şekilde kapatıp kilitlemiştim ki eli az kalsın arada kalacaktı.
Salona koşarak telefonu aradığımda kapıya bu sefer daha sert vurulmaya başlamıştı.
Titreyen ellerim Karan'ın isminin üstünde durduğunda bundan vazgeçip aklıma gelen diğer kişiyi aradım.
"Alara.?"
"Poyraz bugün beni bıraktığın eve gelir misin?"
Hışırtı seslerinden sonra tekrar konuştu.
"N'oluyo bu sesinin hali ne?"
"Poyraz." Dedim neredeyse ağlayarak.
"Çıkıyorum yola...bir şey mi oldu?"
"Kapıda bir adam var." Kalbimi tutup koridora yürüdüm ve zaten gevşek duran tahta kapının oynadığını görünce daha da korktum.
"Ne adamı? Kim var Alara!"
"Kapıyı kıracak." Dediğimde küfür etti.
"Tamam geliyorum korkma..kim bu ırzını siktiğim.?"
Onun da sesi telaşlı geldiğinde ben hala dış kapıya korkuyla bakıyordum.
"Güzellik açsana kapıyı bir şey yapmayacağım hadi." Gelen sesi Poyraz duyup bağırmıştı.
"Poyraz, korkuyorum."
Gözümden bir damla yaş aktığında hızla arkası gelmişti.
"Başka bir odaya girip kapını kilitle."
Yatak odasına girerken burnuma gelen kokuyla koşarak mutfağa gidip ocağın altını kapattım.
Kapı tekrar zorlandığında ağzımdan korku dolu bir nida çıktı.
"Alara hatta kal." Ve sessizlik.
Bir dakika bile dolmadan tekrar sesini duyduğumda gözyaşlarımı siliyordum.
"Başka odaya gir kapıyı kilitle hemen."
Yatak odası girdim ama kapının kilidi yoktu.
Ağlamam sesli bir hal alınca telefonu hoparlöre alıp yatağı kapıya itmeye çalıştım ama olmuyordu.
"Anahtar yok."
"Tamam ne yapabiliriz...odadaki eşyaları kapının önüne it."
"Olmuyor.!" Diyip ağlarken tüm gücümle yine ittim ama çok az ilerlemişti.
"İtebildiğin bir şeyi it...ne var odada."
Sadece yatak ve dolap vardı.
Söylediğimde küfür etti.
"Dolabı dene."
Kapıdan o adamın seslerini duyduğumda apartmandan birinin duruma müdahale etmesi için bildiğim tüm duaları okuyordum.
"Olmuyor Poyraz." Kapının önüne çökerek dizlerimi kendime çektiğimde titrediğimi yeni fark ettim.
Dış kapının açılma sesini duyduğum an nefesim kesilmişti.
"Kapıyı kırdı."
Poyraz bağırarak kornaya bastığında gözyaşlarım benden bağımsız korkuyla akıyordu.
"Tatlım.? Neredesin bakalım?" Parke sesini duyduğumda yerimde daha çok küçüldüm.
"Poyraz korkuyorum." Fısıltıyla konuştuğumda ondan ses gelmemişti.
Başımı kaldırıp kapının ortasındaki camdan onun bedenini gördüğümde korkudan ölmek üzereydim.
Gözyaşlarım sessiz bir şekilde akarken adamın eli kapı kulpuna uzandığı an gözlerimi sıkıca kapattım ama tam o anda duyduğum sesle dudaklarım titredi.
"Amına koyduğumun orospu çocuğu...sen kime tatlı diyorsun lan ağzının yayını siktiğimin pezevengi."
Karan gelmişti.
Karan buradaydı.
Kurtarmıştı beni.
Kapının yanındaki duvara sırtımı yaslayıp hızlı atan kalbimi tuttum.
Nasıl beş dakika içinde gelmişti. İmkansızdı.
İçerden onun adamı dövme sesleri gelirken ben öylece karşıya bakıyordum. Çok korkmuştum.
Odanın kapısı yavaş bir şekilde açıldığında gözleri anında titreyen bedenimi buldu.
Gözlerinde oluşan rahatlamayla dizlerini kırarak koluma dokunmuştu.
"Zarar verdi mi?"
Başımı iki yana salladığımda o bedenimi baştan sonra kontrol edip beni hızla kucağına aldığında kollarım hızla boynuna dolanınca ayağa kalkıp yürümeye başladı.
O kadar sıkı sarılıyordum ki sırtımı okşayan eli ve bana sertçe sarılan adamı fark edemedim.
"Geldim ağlama."
Bu cümleyi bekliyormuşum gibi hıçkırdığımda başımı omzuna gömerek kendimi bırakıp ağlamaya başlamam bir olmuştu.
Adımları durduğunda nefesini boynumda hissediyordum.
"Buradayım Alara, ağlama bir şey yok...buradayım."
"Çok korktum." Hıçkırıklarımın arasında konuştuğumda o derin bir nefes verip bana o kadar sıkı sarılmıştı ki tek beden olmuş gibiydik.
Kucağında benimle birlikte kapıdan çıktığında gözüm dış kapıya kayınca ona daha sıkı sarıldım.
"Buradayım korkma artık."
Dudakları boynuma değdiğinde iç çekmiştim.
Bedenimi arabaya koyduğunda kemerimi takarken gözleri üstümdeydi ama ona bakmadım.
Bir anda şaşıracağım bir şey yaparak alnımdan öptüğünde dolu gözlerim kapandı.
Karan kapımı kapatıp kendi tarafına geçtiğinde ikimizden de çıt çıkmıyordu.
Telefonu aramızdaki bu sessizliği böldüğünde hemen açmıştı.
"Benimle...sorun yok eve geçiyoruz."
Kapattığında göz ucuyla yan profilini izledim.
Sinirliydi.
Dişlerini sıktığını görüyordum.
"Ne diye hala siktiğimin evine gidiyorsun.?" Direksiyona sertçe vurduğunda yutkunarak gözlerimi kapattım.
"Oyun bitmedi mi niye hala buradasın Alara.?"
Dudaklarımdan tekrar bir hıçkırık koptuğunda kollarımı birbirine sararak ağlamaya başladım.
"Ağlama."
Daha çok ağladığımda arabayı kenara çekip indi ve kapımı açarak beni tekrardan kolları arasına aldı.
"Ağlama dayanamıyorum, ağlama."
Kollarımı boynuna dolayarak kokusunu içime çekerken bu anında bozulmamasını diliyordum.
"Seni özledim." Dediğimde bana daha sıkı sarıldı.
O özlememiş miydi?
Hiç mi özlememişti?
Kollarımı çözüp ondan ayrıldığımda burnumu çekerek önüme döndüm ve ona bakmadım.
Aptalın tekiydim.
Onu bu kadar özlediğim için aptalın tekiydim.
Karan cebinden sigarasını çıkartıp tekrar arabayı çalıştırdığında bu sefer eve gidene kadar aramızda bir konuşma geçmemişti.
Onun evine gelmiştik.
"Beni eve bırakır mısın?" Dediğimde sinirle arabadan inip eve yürümeye başladı ama benim inmediğimi anlayınca omzunun üstünden bakıp ağzının içinden bir şeyler söyledi ve bana doğru gelmeye başladı.
Kapımı açıp kemerimi çözdüğünde bedenimi tek koluyla kaldırmıştı.
"Evdesin zaten." Dediğinde içimde bir şeyler hareketlendi ama bu söylediği cümleyi umarım kendime göre yorumlamamışımdır.
Yani bize evin burası diyor.
"Karan." Dediğimde adımları bir kaç saniye durdu ama sonra merdivenlerden çıkmaya devam etti.
Hala beni tek koluyla taşıyordu.
"Öğrendikten sonra olan hiçbir şey yalan değildi."
Kasıldığında devam ettim.
"Belki inanmıyorsun ama doğruyu söylüyorum, yemin ederim evdeki ilk gecemizden itibaren hiçbir şey yalan değildi.."
Aslında ondan çok öncesinde başlamıştı hislerim ama kendime yedirememiştim.
Yatak odasına girdiğimizde beni yatağa bırakıp gözlerime baktığında dolu gözlerimle ona bakıyordum.
Başımı iki yana salladım. "Yalan değildi."
Kısık çıkmıştı sesim.
Eli yavaşça yüzüme dokunmak için havaya kalktığında yanağımı avuç içine koyacağını sanarak gözlerimi kapattım ama o hamle gelmedi.
Gözlerimi açtığımda elinin hala havada durduğunu ama yanağıma değmediğini görünce içimde bir şeyler kırıldı.
"İçinden geçenleri söyle konuşalım...böyle yabancı gibi bakma gözlerime." Havada duran elini tuttuğumda gözyaşlarım akmaya başladı.
Ağlamaktan nefret ediyordum ama onun o bakışları beni o kadar kırıyor ki dayanamıyordum.
"Benim sana hissettiklerim yalan değildi." Yutkunup çenesini tuttum ve yüzlerimizi iyice yaklaştırdım.
"Eğer senin bana söylediklerin yalansa söyle ve kurtul benden...yaşadıklarımız, söylediğin sözler, bana olan sevgin eğer yalansa hayatından sonsu.."
"Değildi."
Gözlerim kapandığında dudaklarım titredi.
"Hiçbiri yalan değildi amına koyayım." Sinirle ayaklandığında ben gözyaşlarımı akıtıyordum.
"Ne sikim yaptın bana Alara. Ne yaptın da ben bir haftadır bu haldeyim...ne yaptın da sen o evdesin diye sabahtan beri aşağıda arabanın içinde bekliyordum?"
Gözlerimi açıp ona baktığımda oldukça şaşırmıştım.
Demek o yüzden yanıma beş dakika içinde gelmişti.
Kapımda beklediği için.
Ayağa kalktığımda pencerenin önündeki bedenin karşısına geçip göz göze gelmemizi sağladım.
"Oturup doğru düzgün konuşmazsak ikimizde üzülmeye devam edeceğiz." Ellerini tuttum.
Tekrar konuşacağım sırada o benden önce davrandı.
"Yaptığın şeyleri hazmetmeye çalışıyorum...ikimize de biraz zaman ver."
Burukça tebessüm ettim.
"Zaman vereyim?" Ellerini bıraktım. "Tüm zamanlar senin olsun Karan...zaman bittikten sonra beni hala burada bulabilirsin umarım. Ha eğer bulamazsan.."
Tek kaşı kalktığında devam ettim.
"Bulamazsan sakın aramaya kalkma tamam mı.?"
Omzuna çarpıp yanından geçtiğimde kapıdan çıkacağım an omuzlarımdan tutarak sırtımı duvara yasladı.
"Ne saçmalıyorsun?"
"Olacak olanı söylüyorum. Sen zamana bırakmaya devam et hadi."
Çıkmak istediğimde izin vermedi.
Ellerini başımın üstündeki duvara yaslayıp üstten bana bakıyordu.
"Siktirtme zamanını Alara."
"Sen şizofrensin ya gerçekten...çekil önümden eve gideceğim."
"Bugün buradasın, sabrımı sınama." Dediğinde yatak odasının kapısını kilitleyerek banyoya gitmişti.
"Ruh hastası! Geri zekalı! Ne istediğini bile bilmeyen ergenin tekisin! Bok böc.."
Banyo kapısına doğru bağırdığımda kapıyı çıplak bir şekilde açacağını düşünmemiştim.
Saçları ıslak ve çıplak bir şekilde çıkmış devam et der gibi bakıyordu.
"Duvarların rengini bir ara değiştir diyorum, çok boğuk duruyor." Elimle etrafı gösterdiğimde gözlerimi kaçırmaya çalıştım.
Pisliğin vücudu çok iyiydi.
Banyonun kapısı sertçe kapandığında su sesi tekrar gelmeye başlamıştı.
Gözlerimi devirip yatağa uzandığımda kokusuyla gözlerim kapandı.
Kötü haber.
Onun kokusuna bağımlı olmuş olabilirdim.
Örtüyü başımın üstüne sonuna kadar çekip yattığım yerde küçüldüğümde kokusunu solumakla meşguldüm.
Onun varlığı beni o kadar güvende hissettiriyordu ki yaşadığım kötü ve korkunç olaya rağmen kendimi hızlı bir şekilde uykunun kollarına atabilmiştim.
Üstümden çekilen örtüyle kaşlarımı çatarak kıpırdandım.
Yatağın diğer tarafı çöktüğü an karnıma sarılan kollarla gülümsedim.
Karan'ın nefesini ve dudaklarını boynumda hissederken baş parmağı karnımı okşuyordu.
"Çok özledim Alara...geberiyorum lan seni üzdüğüm için." O kadar sessiz konuşuyordu ki eğer uykum açılmamış olsaydı duymazdım ama duymuştum.
"Her dakika seni düşünmekten kafayı yemek üzereyim." Diyordu.
Bunları uyuyor olduğumu düşündüğü için mi söylüyordu.?
Derin bir nefes aldığında ona doğru biraz kaydım ve vücuduna iyice yapıştım.
"Söylediklerimde ciddi değildim."
'Hepsi acımasız bir oyundu'
'Karan Beyoğlu'nun sana aşık olduğunu mu sandın.?'
Yalan söylemişti.
Benim onu sevdiğim gibi o da beni seviyordu.
Bacaklarımı bacaklarının arası alıp iyice uzandığında elleri üstümdeydi.
"Yaptığın şeylere çok sinirliyim." Demişti.
Kıpırdanarak ona doğru döndüm ve başımı kaldırarak gözlerine baktım.
"Sinirin ne zaman geçecek peki?"
Ensemden tutarak beni göğüsüne yasladığında ona sıkıca sarıldım.
Dudakları saçlarımın üstündeydi.
Başımı omzuna koyarak onun kokusuyla uykuya daldığımda yarın başımıza gelecekleri bilseydim hiç uyumazdım ya da onun yanından ayrılmazdım.
BÖLÜM SONU
Bölümü nasıl buldunuz.???
Elimde bölüm olmadığı için oy sınırı 300 yorum sınırı 350
Artı olarak bölümler bundan sonra (sınır geçtiğinde) haftalık gelecek muhtemelen cuma günleri atarım.
Sonraki bölümde görüşmek üzere.
