Bölümler 29Şu an: - 9. Bölüm: Tevekkül Hırkası-
- 1 ÖNSÖZ107 kelime
- 2 GİRİŞ179 kelime
- 3 -1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-216 kelime
- 4 -2. Bölüm:Fırtından Önceki sessizlik-270 kelime
- 5 -3.Bölüm : Eski Dost, Yeni Yol-273 kelime
- 6 -4. Bölüm: Seccadedeki İlk Gözyaşı-375 kelime
- 7 - 5. Bölüm: Kopan Bağlar-455 kelime
- 8 - 6. Bölüm: Kimsesiz Şehir-388 kelime
- 9 - 7. Bölüm: Nefsin İtirazı-283 kelime
- 10 - 8. Bölüm: Gecenin Nurdan Kapısı-210 kelime
- 11 - 9. Bölüm: Tevekkül Hırkası-230 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 - 10. Bölüm: İlk Menzil-202 kelime
- 13 - 11. Bölüm: Kalplerin Yol Ayrımı-261 kelime
- 14 - 12. Bölüm: Sınanan Bağlar-255 kelime
- 15 - 13. Bölüm: Yarım Kalan Hikaye-240 kelime
- 16 - 14. Bölüm: Eski Masada Yeni Muhasebe-204 kelime
- 17 - 15. Bölüm: Akıl ve Kalbin Çatışması-179 kelime
- 18 - 16. Bölüm: Nuh’un Sessiz Ziyareti-177 kelime
- 19 - 17. Bölüm: Fırtınanın Ortakları-188 kelime
- 20 - 18. Bölüm: İlk Ortak Kod-175 kelime
- 21 - 19. Bölüm: Adem’in Sarsılan Mantığı-164 kelime
- 22 20. Bölüm: Nuh’un İlk Secdesi157 kelime
- 23 - 21. Bölüm: Şirketteki Boş Koltuk-171 kelime
- 24 - 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-187 kelime
- 25 - 23. Bölüm: Dijital Dünyaya Elveda-169 kelime
- 26 - 24. Bölüm: Ahmet Amca’nın Emaneti-211 kelime
- 27 25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)209 kelime
- 28 Canım okurum🥰200 kelime
- 29 Arka kapağı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İstifasının ve dijital dünyadan tamamen elini eteğini çekmesinin üzerinden haftalar geçmişti. Kerem'in o eski şaşaalı hayatından kalan maddi birikimleri, faturalar ve yaşam masrafları yüzünden yavaş yavaş azalmaya başlamıştı. Geleceğe dair o insani kaygılar, "Yarın ne olacağım, nasıl geçineceğim?" korkuları kalbine ufak ufak şüpheler fısıldamaya başladığında, Kerem bu kez korkuya teslim olmak yerine onu tevekkülle karşılamaya karar verdi. İlk radikal adımı atarak Boğaz'a bakan, o lüks ama içi sahtelikle dolu devasa dairesini sattı. Oradan gelen paranın büyük kısmını ihtiyacı olanlara dağıttı ve çocukluğunun geçtiği o eski mahalleye, Ahmet Amca’nın sahaf dükkanına sadece birkaç sokak mesafede olan küçük, mütevazı, ahşap pencereli bir eve taşındı. Dünyevi eşyalarından, o markalı mobilyalarından ve gösterişten arındıkça, ruhunun daha da hafiflediğini, adeta kuş gibi özgürleştiğini fark etti.
Mahallenin o samimi havasında, Ahmet Amca bir akşam dükkanda ona taze demlenmiş bir çay uzatırken yüzündeki endişeyi sezdi ve o babacan sesiyle konuştu: "Bak güzel evladım, rızkı veren yalnızca Allah'tır. Kuşları, karıncaları aç bırakmayan Zat, Kendine yönelen bir kalbi hiç ummadığı kapılardan rızıklandırır. Sen yeter ki O'na teslim ol." Kerem, o günden sonra zihnine üşüşen tüm gelecek kaygılarını bir kenara itti ve üzerine görünmez, kırılmaz bir tevekkül hırkası giydi. İçindeki o dünyevi korkular, yerini her şeyi hakkıyla yöneten Yaratıcı'ya duyulan derin bir güvene bıraktı. Yirmi yaşında, kariyerinin zirvesindeyken her şeyini kaybeden ama aslında her şeyi kazanan bu genç, geleceğini tamamen Allah'ın takdirine bırakmanın o muazzam, tarifsiz hafifliğini iliklerine kadar yaşıyordu.
Bölüm etkileşimi
