26. bölüm · Gönül Uyanışı
- 24. Bölüm: Ahmet Amca’nın Emaneti-
Zaman hızla akıp geçmiş, mahalledeki o küçük sahaf dükkanı dört gencin samimi gayretleriyle adeta bir huzur ve ilim yuvasına dönmüştü. Ancak bir sabah Kerem dükkana geldiğinde, Ahmet Amca’yı o her zamanki masasında değil, arkadaki küçük odada, elinde eski bir anahtarla yatakta dinlenirken buldu. Yaşlı bilgenin yüzünde her zamankinden daha parlak ama bir o kadar da yolcu olduğunu hissettiren nurani bir sükunet vardı. Kerem’in elini sıkıca tuttu ve o tarihi anahtarı avucunun içine bıraktı.
"Benim bu dünyadaki nöbetim artık nihayete eriyor Kerem evladım," dedi Ahmet Amca, sesi hafifçe kısılmıştı ama hala kalbe işliyordu. "Bu dükkan, bu kitaplar ve en önemlisi o vefa defteri artık sana ve dostlarına emanet. Siz o parıltılı cam kuleleri yıktınız ve burada hakiki birer gönül mimarı oldunuz. Şimdi bu ışığı sönmeden, sonraki nesillere taşıma sırası sizde." Muhammed, Adem ve Nuh da odaya girip yaşlı adamın elini öptüklerinde, Ahmet Amca hepsine son kez sevgiyle baktı ve dudaklarından dökülen kelime-i şehadetle ruhunu Rahman'a teslim etti.
Dükkanı kaplayan o derin ve asil sessizlik, feryat figan bir yas değil; tam aksine, vazifesini hakkıyla tamamlamış bir velinin düğün gecesi huzuruydu. Kerem, avucundaki o soğuk anahtara baktı ve dostlarının gözlerindeki o sarsılmaz kararlılığı gördü. Ahmet Amca gitmişti ama arkasında modern dünyanın karanlığına karşı sönmeyecek, dopdolu dört koca meşale ve uyanmış dört tertemiz kalp bırakmıştı.
