3. bölüm / 29
Gönül Uyanışı-1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-
Bölümler 29Şu an: -1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-
- 1 ÖNSÖZ107 kelime
- 2 GİRİŞ179 kelime
- 3 -1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-216 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 -2. Bölüm:Fırtından Önceki sessizlik-270 kelime
- 5 -3.Bölüm : Eski Dost, Yeni Yol-273 kelime
- 6 -4. Bölüm: Seccadedeki İlk Gözyaşı-375 kelime
- 7 - 5. Bölüm: Kopan Bağlar-455 kelime
- 8 - 6. Bölüm: Kimsesiz Şehir-388 kelime
- 9 - 7. Bölüm: Nefsin İtirazı-283 kelime
- 10 - 8. Bölüm: Gecenin Nurdan Kapısı-210 kelime
- 11 - 9. Bölüm: Tevekkül Hırkası-230 kelime
- 12 - 10. Bölüm: İlk Menzil-202 kelime
- 13 - 11. Bölüm: Kalplerin Yol Ayrımı-261 kelime
- 14 - 12. Bölüm: Sınanan Bağlar-255 kelime
- 15 - 13. Bölüm: Yarım Kalan Hikaye-240 kelime
- 16 - 14. Bölüm: Eski Masada Yeni Muhasebe-204 kelime
- 17 - 15. Bölüm: Akıl ve Kalbin Çatışması-179 kelime
- 18 - 16. Bölüm: Nuh’un Sessiz Ziyareti-177 kelime
- 19 - 17. Bölüm: Fırtınanın Ortakları-188 kelime
- 20 - 18. Bölüm: İlk Ortak Kod-175 kelime
- 21 - 19. Bölüm: Adem’in Sarsılan Mantığı-164 kelime
- 22 20. Bölüm: Nuh’un İlk Secdesi157 kelime
- 23 - 21. Bölüm: Şirketteki Boş Koltuk-171 kelime
- 24 - 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-187 kelime
- 25 - 23. Bölüm: Dijital Dünyaya Elveda-169 kelime
- 26 - 24. Bölüm: Ahmet Amca’nın Emaneti-211 kelime
- 27 25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)209 kelime
- 28 Canım okurum🥰200 kelime
- 29 Arka kapağı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kerem, yirmi yıllık ömrüne sığdırdığı o hızlı başarı merdivenlerinin en üst basamağında duruyordu. Akranları henüz ne yapacağını bilemezken, o dijital dünyanın dâhilerinden biri olarak kabul edilmiş, parıltılı plazaların aranan yüzü olmuştu. Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı: Dışarıdan parıl parıl süzülen bu hayatın içi, Kerem için buz gibi bir yalnızlıktan ibaretti.
O gece, yine gece yarısını çoktan geçmişti. İstanbul’un ışıkları penceresinden birer yıldız gibi görünüyordon ama odanın içindeki o mavi ekran ışığı, Kerem'in gözlerini ve ruhunu yakıyordu. Sosyal medyadaki binlerce beğeni, altına yazılan övgü dolu yorumlar, banka hesabındaki rakamlar... Hiçbiri, göğsünün tam ortasındaki o amansız sıkışmayı hafifletmiyordu.
Klavyeden elini çekti. Derin bir sessizlik kapladı odayı. Başını arkaya yaslayıp gözlerini kapattığında, zihninde yankılanan o ayet-i kerimeyi düşündü: "Yoksa ahiret hayatını dünya hayatına mı tercih ettiniz?"
Bu soru, o ana kadar inşa ettiği tüm o sahte kaleleri yerle bir edecek güçteydi. Henüz yirmi yaşındaydı ama sanki asırlardır yaşıyormuş ve asırlardır yoruluyormuş gibi hissetti. Kendine söylediği tüm yalanlar, o tek bir sorunun karşısında eriyip gitti.
Ayağa kalktı, masanın üzerindeki o çok güvendiği teknolojiyi, telefonunu, bilgisayarını tek bir hamleyle tamamen kapattı. Oda zifiri karanlığa büründü. Ama Kerem, ilk defa o karanlığın içinde ruhunun aydınlanmaya başladığını hissetti. Pencereye doğru yürüdü, İstanbul'un serin esintisini yüzünde hissederken kalbine fısıldadı:
"Yoruldum Allah'ım. Bu sahte aydınlıktan, bu gürültüden çok yoruldum. Beni asıl uyanışa, sana döndür."
Bölüm etkileşimi
