24. bölüm / 29
Gönül Uyanışı- 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-
Bölümler 29Şu an: - 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-
- 1 ÖNSÖZ107 kelime
- 2 GİRİŞ179 kelime
- 3 -1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-216 kelime
- 4 -2. Bölüm:Fırtından Önceki sessizlik-270 kelime
- 5 -3.Bölüm : Eski Dost, Yeni Yol-273 kelime
- 6 -4. Bölüm: Seccadedeki İlk Gözyaşı-375 kelime
- 7 - 5. Bölüm: Kopan Bağlar-455 kelime
- 8 - 6. Bölüm: Kimsesiz Şehir-388 kelime
- 9 - 7. Bölüm: Nefsin İtirazı-283 kelime
- 10 - 8. Bölüm: Gecenin Nurdan Kapısı-210 kelime
- 11 - 9. Bölüm: Tevekkül Hırkası-230 kelime
- 12 - 10. Bölüm: İlk Menzil-202 kelime
- 13 - 11. Bölüm: Kalplerin Yol Ayrımı-261 kelime
- 14 - 12. Bölüm: Sınanan Bağlar-255 kelime
- 15 - 13. Bölüm: Yarım Kalan Hikaye-240 kelime
- 16 - 14. Bölüm: Eski Masada Yeni Muhasebe-204 kelime
- 17 - 15. Bölüm: Akıl ve Kalbin Çatışması-179 kelime
- 18 - 16. Bölüm: Nuh’un Sessiz Ziyareti-177 kelime
- 19 - 17. Bölüm: Fırtınanın Ortakları-188 kelime
- 20 - 18. Bölüm: İlk Ortak Kod-175 kelime
- 21 - 19. Bölüm: Adem’in Sarsılan Mantığı-164 kelime
- 22 20. Bölüm: Nuh’un İlk Secdesi157 kelime
- 23 - 21. Bölüm: Şirketteki Boş Koltuk-171 kelime
- 24 - 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-187 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 - 23. Bölüm: Dijital Dünyaya Elveda-169 kelime
- 26 - 24. Bölüm: Ahmet Amca’nın Emaneti-211 kelime
- 27 25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)209 kelime
- 28 Canım okurum🥰200 kelime
- 29 Arka kapağı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Beklenen o büyük buluşma, bir cuma günü ikindi namazının ardından gerçekleşti. Muhammed, Adem ve Nuh; üçü birlikte sahaf dükkanının kapısından içeri adım attıklarında, Kerem rafları düzenliyordu. Ahmet Amca ise o her zamanki babacan tebessümüyle onları karşıladı. Dört eski dost, uzun aylar ve büyük fırtınaların ardından ilk kez aynı ahşap masanın etrafında, bu kez hırslardan ve unvanlardan arınmış olarak yan yana geldi.
Muhammed masaya bir kağıt bıraktı; bu, şirketin hisselerini hayır kurumlarına ve çalışanlara devretme planıydı. Adem ise Gururunu tamamen yenmiş bir şekilde Kerem’in elini sıktı: "Bize aklın sınırlarını ve kalbin genişliğini gösterdiğin için teşekkür ederim dostum. Biz de seninle aynı yola çıkmaya karar verdik." Nuh ise neyini çıkarıp masanın köşesine koydu; artık o eski kırgın hayaller bitmiş, yerini hakiki bir neşeye bırakmıştı.
Ahmet Amca, önlerine taze demlenmiş çayları bırakırken gözleri dolmuştu. "İşte hakiki zenginlik ve gerçek başarı budur evlatlarım," dedi sesi titreyerek. "Birbirinizin elini dünyalık için değil, ahiret için tuttunuz. Şimdi bu dükkan sadece bir kitapçı değil, sizin gönül uyanışınızın ilk medresesidir." Kerem, dostlarının gözlerindeki o nurlu ve samimi değişimi izlerken, verdiği o ilk radikal kararın ne kadar büyük bir hayra vesile olduğunu bir kez daha anladı.
Bölüm etkileşimi
