27. bölüm / 29
Gönül Uyanışı25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)
Bölümler 29Şu an: 25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)
- 1 ÖNSÖZ107 kelime
- 2 GİRİŞ179 kelime
- 3 -1. Bölüm: Ekranların Arkasındaki karanlık-216 kelime
- 4 -2. Bölüm:Fırtından Önceki sessizlik-270 kelime
- 5 -3.Bölüm : Eski Dost, Yeni Yol-273 kelime
- 6 -4. Bölüm: Seccadedeki İlk Gözyaşı-375 kelime
- 7 - 5. Bölüm: Kopan Bağlar-455 kelime
- 8 - 6. Bölüm: Kimsesiz Şehir-388 kelime
- 9 - 7. Bölüm: Nefsin İtirazı-283 kelime
- 10 - 8. Bölüm: Gecenin Nurdan Kapısı-210 kelime
- 11 - 9. Bölüm: Tevekkül Hırkası-230 kelime
- 12 - 10. Bölüm: İlk Menzil-202 kelime
- 13 - 11. Bölüm: Kalplerin Yol Ayrımı-261 kelime
- 14 - 12. Bölüm: Sınanan Bağlar-255 kelime
- 15 - 13. Bölüm: Yarım Kalan Hikaye-240 kelime
- 16 - 14. Bölüm: Eski Masada Yeni Muhasebe-204 kelime
- 17 - 15. Bölüm: Akıl ve Kalbin Çatışması-179 kelime
- 18 - 16. Bölüm: Nuh’un Sessiz Ziyareti-177 kelime
- 19 - 17. Bölüm: Fırtınanın Ortakları-188 kelime
- 20 - 18. Bölüm: İlk Ortak Kod-175 kelime
- 21 - 19. Bölüm: Adem’in Sarsılan Mantığı-164 kelime
- 22 20. Bölüm: Nuh’un İlk Secdesi157 kelime
- 23 - 21. Bölüm: Şirketteki Boş Koltuk-171 kelime
- 24 - 22. Bölüm: Mahallede Dört Dost-187 kelime
- 25 - 23. Bölüm: Dijital Dünyaya Elveda-169 kelime
- 26 - 24. Bölüm: Ahmet Amca’nın Emaneti-211 kelime
- 27 25. Bölüm: Sonsuz Uyanış (Final)209 kelime · Okuduğun bölüm
- 28 Canım okurum🥰200 kelime
- 29 Arka kapağı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ahmet Amca’nın vefatının üzerinden aylar geçmiş, sahaf dükkanının tabelasının hemen altına küçük ve şık bir yazı eklenmişti: "Ahmet Amca’nın İzinde, Gönül Medresesi". Kerem, dükkanın o meşhur ahşap masasında oturmuş, önündeki deftere kitabın son satırlarını kaydederken; içeri giren Muhammed mahalledeki yetimlerin eğitim programını organize ediyor, Adem platformun yeni ahlak dersleri altyapısını denetliyor, Nuh ise dükkanın köşesinde yeni talebelere ney üflemeyi öğretiyordu.
Yirmi yaşında, o ellinci kattaki plazanın camından İstanbul’a bakıp "Yoruldum Allah'ım, beni asıl uyanışa döndür" diye dua eden o yalnız, çaresiz genç; şimdi etrafındaki can dostlarıyla birlikte hakiki bir saadet asrının küçük bir numunesini yaşıyordu. Dünyadan vazgeçtiğinde her şeyini kaybettiğini sanan nefsine inat; seccadenin sükunetinde hem ruhunu, hem dostlarını, hem de ebedi geleceğini kazanmıştı. Dükkanın kapısı yavaşça açıldı ve içeriye, tıpkı Kerem’in aylar önceki o eski hali gibi gözleri yorgun, elinde akıllı telefonuyla modern dünyanın gürültüsünden bunalmış genç bir çocuk girdi.
Kerem, elindeki kalemi yavaşça masaya bıraktı, yüzüne Ahmet Amca’dan miras kalan o huzur dolu, babacan tebessümü yerleştirdi ve ayağa kalktı. Çocuğun gözlerinin içine bakarak, "Hoş geldin kardeşim, gel bir çayımızı iç, belliki çok uzaklardan ve çok gürültülü bir yerden geliyorsun," diyerek onu masaya davet etti. Kitap burada bitiyordu ama o mavi ekranların loş ışığında kaybolmuş ruhlar için hakiki gönül uyanışı, yeryüzünde dalga dalga yayılmaya asıl şimdi başlıyordu.
SON
Bölüm etkileşimi
