17. bölüm · Gönül Uyanışı

- 15. Bölüm: Akıl ve Kalbin Çatışması-

Hasret Oktay

Birkaç gün sonra sahaf dükkanının kapısı bu kez daha sert bir şekilde çalındı; içeri giren Adem’di. Elindeki kalın ekonomi dergilerini masaya fırlatır gibi bıraktı. "Kerem, senin bu yaptığın mistik teslimiyet piyasa gerçeklerine tamamen aykırı," diyerek direkt konuya girdi. "Mantıklı düşün. Din, insanı dünyadan koparmamalı. Sen üreterek, zengin olarak da inancını yaşayabilirsin. Bu mahalle köşesinde harcanıp gitmek sadece bir israftır."
Ahmet Amca, rafların arkasından ikilinin bu keskin tartışmasını sessizce takip ediyordu. Kerem, Adem’in tamamen rasyonel, maddiyatçı duvarlarla örülü dünyasına nasıl bir köprü kuracağını düşündü. "Haklısın Adem, İslam üretime karşı değildir," dedi ses tonunu hiç yükseltmeden. "Ama benim ürettiğim şeyler beni köleleştiriyorsa, her saniyemi Allah'ı unutarak harcamama sebep oluyorsa, o zenginlik benim felaketimdir. Ben burada harcanmıyorum; aksine, aklımın kalbime teslim olmasını öğreniyorum."
Adem, Kerem’in ayetlerden ve manevi dengelerden verdiği bu cevaplar karşısında kendi rasyonel argümanlarının yetersiz kaldığını hissetti. Akıl ile kalbin bu büyük çatışmasında, Kerem'in sığınacak sarsılmaz bir limanı vardı; Adem ise sadece kendi zekasının yarattığı dalgalarla boğuşuyordu. Öfkeyle dergilerini geri alıp dükkandan çıkarken, Ahmet Amca Kerem’in yanına gelip omuzunu sıvazladı: "Aklı ilahlaştıranlar, kalbin hakikatini asla kavrayamazlar evladım. Sen doğru yerdesin."