19. bölüm · Gönül Uyanışı
- 17. Bölüm: Fırtınanın Ortakları-
Şirkette işlerin iyice sarpa sarması üzerine Muhammed, Adem ve Nuh bir akşam vakti ani bir kararla hep birlikte sahaf dükkanına geldiler. Üç eski dost, Kerem ve Ahmet Amca’nın karşısındaki ahşap masaya dizildiğinde, dükkan bir anda eski hayat ile yeni hayatın tam ortasında kalmış bir fırtına üssüne dönüştü. Muhammed işin içinden çıkılamayan teknik krizleri, Adem kaybedilen finansal güçleri anlatırken; Nuh ise grubun dağılan ruhunu temsil ediyordu.
Kerem, karşısında oturan bu üç başarılı ama içi darmadağın olmuş gence baktı. Bir zamanlar kendisi de o fırtınanın tam merkezindeydi. Sözü bu kez Ahmet Amca devraldı ve masaya taze çayları bırakırken konuştu: "Evlatlarım, siz fırtınanın dışındaki gemiyi kurtarmaya çalışıyorsunuz ama asıl içinizdeki gemi batıyor. Kerem o gemiden atlayıp karaya ayak bastı. Şimdi siz ona kızıyorsunuz çünkü sizin hala dalgalarla boğuşacak gücünüz var sanıyorsunuz."
Yaşlı bilgenin bu sarsıcı tespitiyle odada derin bir sessizlik oldu. Muhammed elindeki kalemi bıraktı, Adem gözlerini yere indirdi, Nuh ise hafifçe başını salladı. Kerem dostlarına bakarak, "Ben sizi yarı yolda bırakmadım," dedi. "Sadece yolun yanlış olduğunu fark ettim ve sizi de bu doğru patikaya bekliyorum." Üç dost, o gece dükkandan ayrılırken içlerindeki fırtınanın yönünün yavaş yavaş değiştiğini ilk kez hissetmişlerdi.
