67. bölüm · Gonca Lal
O Gün Hastanedeydim
Medya: Gonca ve Giray
🐥🍊
"Çetin o hastanedeydi."
...
Oda sessizliğe gömüldü.
Kimse konuşmadı.
Kimse nefes almıyormuş gibi görünüyordu.
Çetin'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
Alp yavaşça oğluna döndü.
"Ne demek bu?"
diye sordu.
Çetin cevap vermedi.
Sadece Hakan'a baktı.
Uzun uzun.
Sonra derin bir nefes verdi.
"Evet."
dedi.
...
Bu cevap kimsenin beklediği cevap değildi.
Demir bir adım öne çıktı.
"Evet mi?"
"Evet."
"Yani oradaydın?"
"Evet."
Oda yeniden karıştı.
"Ne işin vardı?"
"Neden gittin?"
"Ne biliyorsun?"
"Konuş!"
Bir anda herkes aynı anda bağırmaya başladı.
Aras masaya vurdu.
"Gürültüyü kesin!"
Bu kez herkes sustu.
Benim kalbim hızlanıyordu.
Çünkü ilk kez...
O güne ait biri karşımızdaydı.
Ve konuşuyordu.
"Anlat."
dedi Alp.
Bu bir emir gibiydi.
Çetin başını salladı.
Sonra bana baktı.
"Doğduğun gün..."
Odadaki herkes dikkat kesildi.
"Babam beni hastaneye göndermişti."
Alp kaşlarını çattı.
"Ben mi gönderdim?"
"Hatırlamıyorsun."
"Hatırlamam gereken şeyi söyle."
Çetin birkaç saniye sustu.
Sonra devam etti.
"Bir tehdit vardı."
"Ne tehdidi?"
diye sordu Pars.
"Çakıcı ailesine karşı."
Oda sessizleşti.
Çetin pencereye yürüdü.
"Eğer o gün hastaneye gitmeseydim..."
Cümlesini tamamlamadı.
Ama herkes anladı.
Bir şey olmuştu.
Tam o sırada Hakan başını tuttu.
Acıyla yüzünü buruşturdu.
"Kan..."
dedi.
"Her yerde kan vardı."
Aras hemen yanına gitti.
"Hakan sakin ol."
Ama Hakan dinlemiyordu.
Gözleri boşluğa dalmıştı.
Sanki geçmişi yeniden yaşıyordu.
"Bir kadın ağlıyordu."
"Bir adam bağırıyordu."
"Sonra..."
Bir anda sustu.
Titremeye başladı.
"Hakan?"
Adam gözlerini bana çevirdi.
Ve söylediği şey...
Kalbimin sıkışmasına neden oldu.
"İki bebek vardı."
...
Sessizlik.
İki bebek.
Ben ve Giray.
Giray da donup kalmıştı.
İlk kez şaka yapmıyordu.
İlk kez ciddi görünüyordu.
"Sonra ne oldu?"
diye sordum.
Sesim titriyordu.
Hakan cevap vermeye çalıştı.
Ama başını tuttu.
Canı yanıyordu.
Çok.
"Hatırlamıyorum."
dedi.
"Hatırlamaya çalışıyorum."
"Olmuyor."
Bir anda odanın içindeki umut yeniden kırıldı.
Çünkü yine cevapsız kalmıştık.
Tam o sırada...
Timur'un telefonu çaldı.
Herkes dönüp ona baktı.
Timur ekrana baktı.
Sonra yüzü değişti.
Bir anda.
"Noldu?"
diye sordu Kartal.
Timur cevap vermedi.
Telefonu kulağına götürdü.
Kısa bir konuşma yaptı.
Sonra telefonu kapattı.
"Bir sorun var."
dedi.
Ben artık bu cümleden nefret ediyordum.
Gerçekten.
"Bu sefer ne oldu?"
diye sordu Demir.
Timur derin bir nefes aldı.
"Birisi eski hastane arşivine tekrar girmiş."
"Kim?"
"Bilmiyorum."
"Ama..."
O lanet kelime.
Yine.
Ama.
"Ama bu kez bir dosya silinmiş."
Kalbim sıkıştı.
"Hangi dosya?"
Timur bana baktı.
Sonra yavaşça söyledi.
"Doğum videosu."
...
Ne?
Oda buz kesti.
Çünkü eğer gerçekten bir doğum videosu varsa...
Belki de bütün gerçeği gösteriyordu.
Ve biri...
Tam gerçeğe yaklaşmışken...
Onu silmişti.
Ama Timur'un söyleyecekleri bitmemişti.
"Silinmiş."
dedi.
"Ama tamamen değil."
Demir hemen ayağa kalktı.
"Ne demek?"
Timur bilgisayarını açtı.
Ekrana baktı.
Ve yavaşça gülümsedi.
"Bir kısmını kurtardım."
...
Odadaki herkes aynı anda ekrana döndü.
Çünkü belki de...
On altı yıllık sır...
Bir videonun içinde saklıydı.
Devam Edecek...
🐥🍊🤍
