71. bölüm · Gonca Lal
Gerçeğin İlk Parçası
Medya: Gonca Lal
🐥🍊
Odadaki herkes donmuştu.
Aras'ın masaya bıraktığı fotoğrafa bakıyorduk.
Ben nefes almayı bile unutmuştum.
"Bu..."
diye fısıldadım.
"Olmaz."
Demir hemen fotoğrafı eline aldı.
Kaşları çatıldı.
"Bu adam..."
Pars de fotoğrafa baktı.
"...Hastanenin eski güvenlik amiri."
Aras başını salladı.
"Evet."
"Adı Selim Acar."
Timur bilgisayarını çevirdi.
"On altı yıl önce doğumun olduğu gece görevli."
Kartal ekrana yaklaştı.
"Sonra?"
"Ertesi gün istifa etmiş."
"Ondan sonra?"
"İzini kaybettik."
Odadaki sessizlik daha da ağırlaştı.
Ben yatağın kenarına oturdum.
Kalbim hızlı atıyordu.
O gece...
Birileri gerçekten bir şey yapmıştı.
Ama neden?
Ve neden benim doğduğum gece?
Tam o sırada Çetin konuştu.
"Bu iş sadece bir bebek meselesi değil."
Herkes ona döndü.
Çetin masaya doğru yürüdü.
"Ben yıllardır babamın yanında bu işleri görüyorum."
"Bunu yapan biri varsa..."
"...amacı sadece Gonca değildir."
Alp başını salladı.
"Doğru."
Mahir de aynı fikirdeydi.
"Bizi birbirimize düşürmek istemiş."
Demir yumruklarını sıktı.
"Ve başarılı da olmuş."
Kimse itiraz etmedi.
Çünkü gerçek buydu.
Yıllarca iki aile birbirine şüpheyle bakmıştı.
Ben sessizce anneme baktım.
Narin...
Gözleri doluydu.
Yanıma geldi.
Saçımı okşadı.
"Ne olursa olsun..."
dedi.
"Sen benim kızımsın."
İlk defa hiç düşünmeden sarıldım.
Belki de ilk defa...
Gerçekten annem gibi hissetmiştim.
O an odadaki herkes sustu.
Demir başını çevirdi.
Pars hafifçe gülümsedi.
Murat derin bir nefes aldı.
Güney ise gözlerini silip bana bakıyordu.
"Hoş geldin..."
dedi kısık sesle.
"...eve."
Tam o sırada...
Kapı açıldı.
İçeri Serpil ve Ali girdi.
İkisi de telaşlı görünüyordu.
Beni görünce rahatladılar.
Serpil doğruca yanıma geldi.
"Seni her yerde arıyoruz."
Ben başımı eğdim.
"Özür dilerim."
Ali hafifçe gülümsedi.
"Bir daha haber vermeden kaçma."
Demir araya girdi.
"Biz kaçırdık."
Ali ona döndü.
"Biliyorum."
"O zaman niye kızıyorsun?"
"Kızmıyorum."
"Ses tonun öyle demiyor."
Odadaki gergin hava bir anda dağıldı.
İlk kez herkes aynı anda güldü.
Hatta Gökalp bile.
"Abi siz gerçekten çocuk gibisiniz."
Demir dönüp ona baktı.
"Sen karışma."
Gökalp omuz silkti.
"Tamam."
Aliş hemen araya girdi.
"Ben karışayım mı?"
Herkes aynı anda:
"Hayır!"
Aliş dudak büktü.
"Bir deneyeyim dedim."
Ben kahkaha attım.
Uzun zaman sonra...
İçten.
Gerçekten.
Ama o kahkaha uzun sürmedi.
Timur'un telefonu çaldı.
Ekrana baktı.
Yüzü bir anda ciddileşti.
"Ne oldu?"
diye sordu Kartal.
Timur telefonu kapattı.
"Selim Acar bulunmuş."
Herkes ayağa kalktı.
"Nerede?"
"Eski bir depoda."
"Canlı mı?"
Timur birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça başını iki yana salladı.
"Hayır."
Oda yeniden sessizleşti.
"Bizden önce ulaşmışlar."
Demir dişlerini sıktı.
"Lanet olsun."
Aras hemen sordu.
"Polis ne diyor?"
"Ölmeden önce bir zarf bırakmış."
Ben farkında olmadan ayağa kalktım.
"İçinde ne var?"
Timur'un cevabı hepimizi şoke etti.
"Zarfın üzerinde tek bir cümle yazıyor."
"Neymiş?"
Timur derin bir nefes aldı.
Sonra yavaşça okudu.
'Karahanlılar doğru kişiyi aramıyor.'
Odadaki herkes birbirine baktı.
Çünkü bu cümle...
Bildiğimiz her şeyi yeniden sorgulatacak kadar ağırdı.
Devam Edecek...
🐥🍊
